vatan ile cümle
vatan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Irak pasaportu uluslararası seyahat için Irak vatandaşlarına verilir.Le passeport irakien est délivré aux citoyens de l'Irak pour les voyages internationaux.
Normal pasaport: normal vatandaşlara verilir.Passeport ordinaire: délivré aux citoyens normaux.
Rusya, Kuril Adaları'nda kıyıya yakın bölgelerde yaşayan 11 bin vatandaşını tahliye etti.La Russie évacue 11 000 résidents des zones côtières des Îles Kouriles peu après le séisme.
1924 Anayasası'nın Cumhurbaşkanı ancak vatana ihanetten yargılanabilir maddesi mevcuttu.Article 42. - Le président de la République n'est responsable que dans le cas de haute trahison.
Radames ve Aida vatan hainliğinden tutuklanır.Radames et Aida sont alors arrêtés pour trahison.
Aynı zamanda ABD vatandaşıdır.Il est aussi un citoyen des États-Unis.
İki ülkedeki vatandaşlara kendi ülkesini seçme hakkı tanındı.Les citoyens des deux territoires se voient attribuer le droit de choisir leur territoire.
Alman vatandaşlığı kanunu temel olarak jus sanguinis prensibine dayalıdır.Le droit de la nationalité islandaise se fonde sur les principes du Jus sanguinis.
Kazak pasaportu Kazakistan vatandaşlarının yurtdışına seyahat edebilmeleri amacıyla verilmektedir.Le passeport kazakh est un document délivré aux citoyens du Kazakhstan pour voyager en dehors de leur pays.
Lozanlı büyük babası dolayısıyla İsviçre vatandaşlığı da vardır.Grâce à sa grand-mère, il possède également la nationalité suisse,.
Yasaya göre 45 yaşında veya aşmış bir Çin vatandaşı olmalıdır.De par la loi le président doit être un citoyen chinois âgé d’au moins 45 ans.
Uçakta Japon vatandaşı olmayan toplam yirmi bir yolcu mevcuttu.21 passagers non-japonais étaient à bord.
İspanyol pasaportu İspanya vatandaşlarına ülke dışı seyahat yapabilmeleri nedeniyle verilir.Le passeport espagnol est délivré aux citoyens espagnols pour voyager hors d'Espagne.
Bir Aztek vatandaşı da ceza olarak köle olabilirdi.Un aztèque pouvait devenir esclave comme peine pour certains crimes.
2003 yılında Finlandiya vatandaşlığına geçti, oyuncu günümüzde Rus pasaportunu da taşımaktadır.Il devient citoyen finlandais en 2003 mais garde toujours son passeport russe.
Hükumeti seçme ve devletin kanunlarına karar verme hakkı sadece vatandaşlara ait olacaktır.Le droit de fixer la direction et les lois de l'État est réservé aux seuls citoyens.
Avusturya, genellikle çifte vatandaşlığa izin vermemektedir.La Chine ne reconnaît pas la double citoyenneté.
Somali ve ABD vatandaşlığına sahiptir.Il possède la citoyenneté somalienne et la citoyenneté américaine.
God Bless Our Homeland Ghana (Türkçe:Tanrı Vatanımız Gana'yı Korusun), Afrika ülkesi Gana'nın ulusal marşıdır.God Bless Our Homeland Ghana (« Dieu bénisse notre patrie, le Ghana ») est l'hymne national du Ghana.
Vatanî görevini (askerlik), 333.La 333e division d'infanterie (en allemand : 333.
Bu yüzden Norveç vatandaşlığı için başvuruda bulundu.Ils en revendiquent, dès lors, la possession pour la Norvège.
Aralık 2004 itibarıyla, Almanya'da yaklaşık 7 milyon yabancı, Alman vatandaşlığına geçmiştir.Décembre : Près de 6 millions d'Allemands sont au chômage.
Duveyri aynı zamanda Fransa vatandaşlığına sahiptir.Đelić possède également la nationalité française.
Vatanın cesur evladı ebediyete kavuştu.Le Fils procède du Père par génération éternelle.
Federasyonda, sadece federal hizmetini tamamlamış vatandaşların oy hakkı vardır.La Fédération ne permet qu'à ceux qui terminent une période de Service fédéral de voter.
1924'te 284 Yahudi 62 Müslüman vatandaşlık talebinde bulundu.En 1924, ils sont 284 contre 62 musulmans à demander la naturalisation.
Birçok Arap vatandaşı da, savaşa felaket olarak bakar.De nombreux Allemands se sentent coupables de la guerre.
Bir yıl sonra ise, 1877’de matbaanın kapıları halka açılmış olup, vatandaşların ziyaretine sunulmuştur.Un an plus tard, en 1877, il était possible de visiter l'imprimerie et la maison d'habitation attenante.
Yun Suk-Young (13 Şubat 1990) doğumlu, Güney Kore vatandaşı futbolcudur.Yun Suk-young, né le 13 février 1990, est un footballeur sud-coréen.
18 yaşındayken Fransız vatandaşı olabilmiştir.Il prend la nationalité française à 18 ans.
Jay daha sonra Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı oldu.Peu après, Perry devient un citoyen israélien.
Yabancı, bulunduğu ülke ile vatandaşlık bağı olmayan kişi.Un étranger est une personne qui n'a pas la nationalité du pays où il se trouve au moment concerné.
Şu anda ABD vatandaşıdır.Il est maintenant citoyen américain.
Bazı vatandaşlarımız diyor ki, "sen benim istemediğim bir şeyi yapamazsın.Il dit : mes frères, je vous en prie, ne me faites pas de mal.
İngiltere'de vatana ihanet suçu 1351 tarihli Treason Act ile tanımlanmıştır.Une autre législation importante incluait le Treason Act de 1351, concernant l’acte de trahison.
Suriye asıllı Alman vatandaşıdır.Zammar est un citoyen allemand né en Syrie.
Çocukluğu Londra ve Chicago arasında geçmiş ve hem İngiliz hem de Amerikan vatandaşlığına sahiptir.Son enfance a été partagée entre Londres et Chicago, il a les deux nationalités, britannique et américaine,,.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.Tous les citoyens ont les mêmes droits et les mêmes devoirs.
Kanunda vatandaşlığın kaybedilmesi hükmünü içeren cezalar neticesine Türk vatandaşlığı kaybedilebilir.Le rejet de l'islam peut être sanctionné par la perte de la citoyenneté.
Yunan'lar yasal lord olan IV. Aleksios'u öldürdüklerinden beri vatan haini ve katildiler.Tout d'abord, les Grecs sont des traîtres et des assassins, car ils ont tué leur seigneur, Alexis IV.
Aynı zamanda Avustralya vatandaşıdır.Il est également international australien.
1969 yılında İspanya'ya yerleşen Betty, 1972 yılında İspanyol vatandaşlığına geçmiştir.Elle s'installe en Espagne en 1969, et obtient la nationalité espagnole en 1972.
Abramoviç Rus ve İngiliz çifte vatandaşlığına sahiptir.Novoselov détient la double nationalité Russe et Britannique.
Bu sayede Umman vatandaşları Dünya'da seyahat özgürlüğü açısından 72. sırada yer almaktadır.Il reste ainsi au 22e rang mondial par trafic total de marchandises.
Bu adam da onlar gibi vatanperverdir.Ce dernier est aussi son parrain.
Arsa bize göre bizim vatanımızdı çünkü."Le terrain, c'est notre raison d'être. ».
Beyler Bu Vatana Nasıl Kıydınız? 09.Hein ?... qu'en dites-vous, mes maîtres ?
Kendisi Rusya vatandaşı.Il est de nationalité russe.
Carpe diem) Concordia civium murus urbium Vatandaşlar arasında uyum, işte bir şehrin surları budur.Concordia civium murus urbium « La concorde entre les citoyens, voilà la muraille des villes. » (Proverbe ? ).
Yahudiler onun zamanından bir süre sonra, kurtuluşa ermek yerine vatanlarından sürüldüler.Les juges reviennent sur leurs jugement et lui attribue la victoire.
Altmışlı yılların başında Sovyet vatandaşlığına kabul edildi.Dans les années 1960, elle reçoit la citoyenneté soviétique.
Ortak bir vatandaşlık olmayacak.Il n’y a pas de condition de nationalité.
1807 - Amerika Birleşik Devletleri eski Başkan Yardımcısı Aaron Burr, vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.1807 : Aaron Burr est arrêté, accusé de conspiration.
Vatandaşların halk oylaması çağrısı yapabilmesi için ise 430.000 seçmenin imzası istenir.Le référendum d’initiative populaire est possible à partir de la demande de 30 000 électeurs.
Bu ilandan kısa bir süre sonra, İngiliz vatandaşı olmuştur.Il est bientôt naturalisé britannique.
Proje için birçok ülke vatandaşları tarafından para yardımı yapılmıştır.Beaucoup d'habitants de la ville donnèrent de l'argent pour le projet.
2011 yılında Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı oldu.Il est devenu un citoyen américain en 2011.
Bu çağrıya yaklaşık 300 bin vatandaş uymuş ve kilise inşası için bağışta bulunmuşdür.Près de 700 professionnels ont répondu présents et sont venus célébrer la création européenne.
Ortalama bir Amerika vatandaşı yıllık ortalama 3 mSv doza maruz kalmaktadır.Par exemple, l'exposition moyenne est de 3 mSv par an par personne aux États-Unis.
Kanada ve ABD vatandaşıdır.Il est également citoyen du Canada et des États-Unis.