vatan ile cümle
vatan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İngiliz vatandaşlığı unvanını doğumda elde etti.Sie erwarb durch Heirat die britische Staatsbürgerschaft.
Bu arada İngiliz vatandaşlığını da almıştır.Er besitzt außerdem die englische Staatsangehörigkeit.
6 Mart 2006 tarihinde Avustralya vatandaşı oldu.Am 6. März 2006 wurde Coetzee australischer Staatsbürger.
Bu ilandan kısa bir süre sonra, İngiliz vatandaşı olmuştur.Das bedeutet, dass er zu diesem Zeitpunkt englischer Staatsbürger gewesen sein muss.
Ekim 2012 itibarı ile Türk vatandaşlığına geçmiştir.2012 erwarb sie die türkische Staatsbürgerschaft.
Korkmaz 1987 yılında Askeri hizmetini bitirmiş ve vatanına geri dönmüştür.1987 kehrte er zu Panionios zurück und beendete seine Karriere 1991.
Bu dönemde Sali, Britanya vatandaşlığı da aldı.In dieser Zeit wurde Haag auch britischer Staatsbürger.
ABD'de vatandaş ve uyruk aynı değildir.Gemeindemitgliedschaft und Vereinsmitgliedschaft sind hier nicht identisch.
Führer, vatandaşlık belgesini şehrin Nazi lideri Albert Forster'ın elinden aldı.Zum Chef der Zivilverwaltung wurde der Danziger Gauleiter Albert Forster bestellt.
6 Şubat - Osmanlı Meclisi'nde bir Felah-ı Vatan Grubu oluşturuldu.Am 8. Februar 1990 im Haus der Patriotischen Gesellschaft.
Vatandaşlık, gerçek kişilere has kullanılır.Die Bösewichte verwandeln sich in reale Menschen.
Bazı durumlarda konsolosluk memurları ve konsoloslar temsil ettikleri ülkenin vatandaşı olmayabilir.Der Generalkonsul muss nicht unbedingt Staatsbürger des Landes sein, das er vertritt.
Örneğin, bir İspanyol vatandaşı, İsviçre'de bir İngiliz’i yaralıyor.Wie ein Engländer sein Herz an Spanien verlor.
26 Haziran 1931'de de Amerikan vatandaşlığını elde etti.Am 10. Februar 1936 erhielt er die amerikanische Staatsbürgerschaft.
Aynı zamanda İspanya vatandaşı oldu.Andererseits wurde er aber auch als spanischer Staatsbürger diskriminiert.
Hindistan vatandaşlarının Nepal seyahatlerine vize almasına gerek yoktur.Das Auswärtige Amt warnt jedoch vor Reisen nach Nepal.
1929 yılında ailesi Fransız vatandaşlığına geçti.1924 folgte ihm die Familie, die 1929 die französische Staatsbürgerschaft erhielt.
Abramoviç Rus ve İngiliz çifte vatandaşlığına sahiptir.Dabrowski besitzt die polnische und die deutsche Staatsangehörigkeit.
Askerlik hizmetinin vatani bir vazife olduğu ilan edilerek zorunlu askerlik başlatıldı.Die im Grundgesetz vorgesehene militärische Dienstpflicht wurde ausgesetzt.
Aynı zamanda Rusya vatandaşıdır.Armaș ist auch russischer Staatsbürger.
Vatanı Çin’dir.Seine Heimat ist China.
Ayrıca her yıl çok sayıda İran vatandaşı turist olarak Türkiye'yi ziyarete gelmektedir.Zudem kommt ein Großteil der Touristen, die Albanien jährlich besuchen, aus dem Kosovo.
Kendisi eski bir porno yıldızıdır, ayrıca bir Amerikan vatandaşıdır.Er ist kurdischer Abstammung und hat die US-amerikanische Staatsbürgerschaft.
Vatandaşlık işleri İçişleri Bakanlığı'nca yürütülür.Haarsträubende Personalpolitik im Innenministerium.
Katar vatandaşı olmayanların bu yasa tahtında cezalandırılmaları ile ilgili tanınmış durumlar vardır.Es gibt bekannte Fälle, in denen auch Nicht-Bürger Katars unter das Strafgesetz gestellt wurden.
Vatandaşın politik katılım hakkı vardır.Das Publikum hat sowieso genug von Politik.
Beş yıl boyunca Einstein vatansızdı.Nicholas ist seit einem Jahr Witwer.
Türk vatandaşlığına geçen Okocha, Muhammed Yavuz adını almıştır.Sein türkischer Name ist Muhammed Yavuz.
Vatandaşı David Coulthard ise üçüncü oldu.Neuer Führender war somit David Coulthard.
Türk siyasal yaşamında cepheleşmelere bir örnek: Vatan Cephesi.Kurztherapie einer türkischen Familie, in: Familiendynamik.
1993'te ABD vatandaşlığını elde etti.1993 erhielt er die Staatsbürgerschaft der Vereinigten Staaten.
Avrupa topluluğu içinde seyahatlerde, İsviçre vatandaşları kimlik kartlarını da kullanabilirler.Auf der Site wurden Bürger der EU zur Ausnützung der schweizerischen Sozialleistungen aufgerufen.
Böylece vize alma işlemi Azerbaycan vatandaşları için daha kolay ve ucuz hale gelmiştir.So wurde es für die Bewohner des Festlandes leichter und schneller, nach Fehmarn überzusetzen.
1990'lı yıllarda Fransız vatandaşlığını almıştır.In diesen Jahren nahm er die französische Staatsbürgerschaft an.
Böylece Nobel alan ilk Sovyet vatandaşı oldu.Er wurde damit zum ersten Ehrenbürger von Euskirchen.
Seedorf'un Surinam vatandaşlığı da bulunuyor.Folgende SurfCAM-Produkte gibt es.
Üyelerinin tamamı İsviçre vatandaşlarından oluşur.Sie sind allesamt Schweizer Konvertiten.
Ayrıca Etiyopya vatandaşı 750.000 bin Somalili de Etiyopya'dan kaçarak Somali'ye sığındılar.37.000 Somalier sind nach Uganda geflüchtet.
Philadelphia'da büyüdü ve 15 Mayıs 1914'te Amerikan vatandaşı oldu.Kahn wuchs in Philadelphia auf, 1915 bekam er die US-amerikanische Staatsbürgerschaft.
Ve her vatandaş böyle vazgeçilmez bir rol oynar.Et ainsi chaque citoyen joue un rôle indispensable.
Ben bir Fransız vatandaşıyım.Je suis un citoyen français.
Her Bulgar vatandaşı aynı zamanda da Avrupa Birliği vatandaşıdır.Tout citoyen bulgare est aussi un citoyen de l'Union européenne.
Hiç Corneille’de Fransız Vatanseverliği’ne ait bir tek söz var mıdır?Y a-t-il un seul poème lyrique sur le patriotisme français chez Corneille ?
Evliliği takiben prenses İran vatandaşlığı aldı.Après le mariage, la princesse a obtenu la nationalité iranienne.
Bir yabancı ülke vatandaşının pasaport süresinin bitimine 3 aydan az bir süre varsa, vize verilmeyecektir.S'il y a moins de 3 mois pour l'expiration du passeport d'un citoyen étranger, un visa ne sera pas accordé.
Ginsburg ailesi 9 Haziran 1932'de Fransa vatandaşı oldular.La famille Ginsburg obtient la nationalité française le 9 juin 1932.
Turistler ve hatta Sarov’da yaşamayan Rus vatandaşları bile şehre izinsiz giriş yapamazlar.Les étrangers, et même les Russes qui ne vivent pas à Sarov, ne sont pas autorisés à y entrer sans permission.
1 Estonya ve Letonya'nın vatandaşı olmayan sakinleri dahil.Articles détaillés : Non-citoyens d'Estonie et Non-citoyens de Lettonie.
Lesotho, atalarımızın vatanı, Tüm ülkeler içerisinde en güzeli.Lesotho, terre de nos pères, Tu es le plus beau de tous les pays.
Gençlik Tutkusu (Passion of Youth)nda belirttiği üzere: "Bir daha ne vatanımı ne de sahip olduklarımı gördüm.Dans Passion of Youth, il écrit : « Je ne revis jamais ni ma terre natale, ni mes biens.
Ülkümen ise cevap olarak; “Türk kanunlarına göre ise bütün vatandaşlar eşittir.Ülkümen lui a répondu que « selon la loi turque tous les citoyens sont égaux.
Fakat Roza Eskinazi, asla bir vatan haini ya da bir işbirlikçi olmamıştır.Or, Roza Eskenazi n'est nullement ni traîtresse, ni collaboratrice.
Birlik ve Adalet ve Özgürlük Birlik ve adalet ve özgürlük Alman vatanı için!Union et droit et liberté Pour la patrie allemande !
Pasaport vatandaşa ait olmasına rağmen tüm pasaportlar Kanada Hükümetine aittir.Bien que détenus par les citoyens, tous les passeports restent la propriété du gouvernement du Canada.
Başarılı bir öğrenciydi ve okulun Birinci Vatandaş (Primer Ciudadano) unvanını aldı.Bon élève, il se vit décerner par l’école le titre de Premier Citoyen (Primer Ciudadano).
Bunlardan ikisi Ernest Burger ve Herbert Hans Haupt ABD vatandaşıydı.Deux d'entre eux, Ernest Burger et Herbert Haupt, étaient des citoyens américains.
Arjantin pasaportu Arjantin vatandaşlarına ülke dışı seyahat edebilmeleri amacıyla verilmektedir.Le Passeport argentin est utilisé par les citoyens argentins pour voyager à l'étranger.
Kendisi vatandaşı Kanadalı oyuncu Peter Stebbings ile evlidir.Elle est mariée à l'acteur canadien, Peter Stebbings.
Başrahibe belediye başkanını aday gösterir ve sıklıkla para basma işini şehrin vatandaşlarına devrederdi.La Mère supérieure désigne le maire, et délègue fréquemment la frappe des monnaies à des citoyens de la ville.
Çifte vatandaşlığa sahiptir.Il possède la double nationalité.