vatan ile cümle
vatan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ortak bir vatandaşlık olmayacak.Eine Burgergemeinde gibt es nicht.
Bu yüzden Norveç vatandaşlığı için başvuruda bulundu.Sie soll Asyl in Norwegen beantragt haben.
Karl’ın talepleri vatandaşları memnun etmemiştir.Die Ergebnisse befriedigen Carlos nicht.
Baskında 8 Türk ve 1 Türk asıllı Amerikan vatandaşı öldü.Bei den Getöteten handelt es sich um acht Türken und einen türkischstämmigen US-Bürger.
Nakoula, Mısır'da doğdu, Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti ve bir Amerika vatandaşı oldu.Nakoula immigrierte in die Vereinigten Staaten und wurde US-Bürger.
Yönetim mağlubiyeti vatan hainliği olarak değerlendirdi.Die kubistische Parade wurde als Landesverrat angesehen.
1 Estonya ve Letonya'nın vatandaşı olmayan sakinleri dahil.Mit estnischen und lettischen nationalen Kreisen arbeitete man nicht zusammen.
Ne yazık ki, 105 kişilik Çinli göçmen kontenjanı dolmuştu ve vatandaşlık başvurusu kabul edilmedi.55 Einwohner waren konfessionslos und bei 78 Einwohnern ist die Konfession nicht ermittelt.
1996 yılından bu yana aynı zamanda Kanada vatandaşıdır.Seit 1961 war er kanadischer Staatsbürger.
Vatanın cesur evladı ebediyete kavuştu.Der Vater zeugt auf Ewigkeit den Sohn.
Reşit vatandaşlar da o zamanlar erkekler olarak tanımlanmıştır.Die Bewohner der Außenbürgerschaft wurden auch als Außenbürger bezeichnet.
Arjantin pasaportu Arjantin vatandaşlarına ülke dışı seyahat edebilmeleri amacıyla verilmektedir.Die argentinische Regierung erklärte seine argentinische Staatsangehörigkeit für ungültig.
Iron Patriot (Demir Vatansever) olarak da bilinirAuch als Arnold Isvording bekannt.
Dünya rekoru 9045 puanla Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı Ashton Eaton'a aittir.Es gab einen Weltrekord, den der US-Amerikaner Ashton Eaton mit 9045 Punkten im Zehnkampf aufstellte.
Somali ve ABD vatandaşlığına sahiptir.Sie besitzt die sudanesische und US-amerikanische Staatsangehörigkeit.
Bir dünya vatandaşı olarak yaşamıştır.Als Ware ist sie Bürger dieser Welt.
2005 yılında İtalyan vatandaşlığına geçti.2015 erhielt er die italienische Staatsbürgerschaft.
Vatan onu zor günde çağırır.Katja gibt ihm Halt in dieser schweren Stunde.
Hollanda doğumlu, İsviçre vatandaşıdır.Er war durch Geburt auch Schweizer Staatsbürger.
Bu sayede Kenya vatandaşları Dünya'da seyahat özgürlüğü açısından 67. sırada yer almaktadır. ^Damit lag Osttimor an 37. Stelle der Kaffee produzierenden Länder.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Frauen, Kinder, Fremde oder Sklaven waren nicht zugelassen.
2011 yılında Türk vatandaşı olmuştur.Seit 2011 ist er russischer Staatsbürger.
Tüm vatandaşların en az dokuz sene okul eğitimi görmesi şart.Der Besuch der allgemeinbildenden Schulen dauert mindestens neun Jahre.
Parlamentosu Knesset'teki 120 üyenin halen 12'si Arap asıllı İsrail vatandaşıdır.Gegenwärtig sind 13 der 120 Abgeordneten der Knesset Araber.
En nihayet 1968'de Avusturya vatandaşlığına alındı.1968 wurde ihm die österreichische Staatsbürgerschaft verliehen.
“Ölüm, asıl vatanına ulaşmak için ruhun kurtuluşundan başka bir şey değildir.(...)So könne ihnen und ihren verlorenen Seelen nur der Tod des letzten lebenden Verwandten Frieden geben.
1994 yılında Kanada vatandaşlığına geçmiştir.Die kanadische Staatsangehörigkeit erwarb sie 2004.
Bazı sığınmacılar başarıyla Türk vatandaşlığı için başvuruda bulundular.Deshalb beantragte Bebbe die türkische Staatsangehörigkeit.
Amerikan vatandaşlığına geçti ve bir bilgi teknolojisi yönetici olarak çalıştı.Er nahm die US-Staatsbürgerschaft an und war als Wissenschaftler sehr erfolgreich.
ABD ve Avustralya vatandaşlığına sahiptir.Er besitzt sowohl die US-amerikanische als auch die australische Staatsbürgerschaft.
Ayrıca Almanya'da yaşayan vatandaşlar da vardır.Dazu kamen noch einige in Deutschland bürgerlich lebende Ausländer.
Turistler ve hatta Sarov’da yaşamayan Rus vatandaşları bile şehre izinsiz giriş yapamazlar.Kurden und Schiiten sollten jedoch nicht in die Stadt selbst eindringen.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Jugendliche unter 18 Jahren benötigen eine Einverständniserklärung ihrer Eltern.
Belçika vatandaşlığına da sahiptir.Er besitzt außerdem die belgische Staatsbürgerschaft.
Şubat 1997'de Alman vatandaşlığı kazandı.Im Februar 1999 erhielt er die deutsche Staatsbürgerschaft.
Bütün Alman vatandaşları eşit haklara ve yükümlülüklere sahiptir.Alle haben die gleichen politischen Rechte und Pflichten.
Türk vatandaşlığı kanunu, 11 Şubat 1964'te kabul edilmiş ve birkaç kere değişikliğe uğramıştır.Das Mutterschutzgesetz trat am 6. Februar 1952 in Kraft und wurde seitdem mehrmals geändert.
Vatanseverlik bir mezhep haline gelmişti.Sie entwickelte sich zu einer zivilen Siedlung.
Yeni Yüzyıl, Sabah ve Vatan'da çalıştı.Er wirkte im 13. Jahrhundert in Siena und Umgebung.
En azından Wüttemberg hükumeti vatandaşlık haklarını 1841'de geri vermişti.Immerhin hatte die württembergische Regierung seine „bürgerliche Ehre“ 1841 wiederhergestellt.
Homoioi Sparta vatandaşlarından oluşurdu.Homoioi wurde somit zum Synonym für die spartanischen Vollbürger.
Rossellini İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri çifte vatandaşıdır..Rovelli hat die italienische und US-amerikanische Staatsbürgerschaft.
Varoufakis Yunanistan-Avustralya çifte vatandaşlığına sahiptir.Varoufakis besitzt neben der griechischen auch die australische Staatsangehörigkeit.
Bir ay sonra da vatan hainliğinden idam edildi.Einen Monat später bezichtigte er selbst seine ermordeten Räte des Verrats.
Carlos 2 Ağustos 2005'te Brezilya vatandaşlığının yanına bir de İspanyol vatandaşlığı ekledi.Seit dem 5. Oktober 2006 besitzt er neben der brasilianischen auch die französische Staatsbürgerschaft.
Yasmine Hamdan Fransa vatandaşlığına sahiptir.Yassir besitzt die marokkanische Staatsbürgerschaft.
Kentin 1945'in ilk aylarında Kızıl Ordu tarafından fethedilmesiyle birçok vatandaş kaçmış ya da öldürülmüştür.Bei der Besetzung durch die Rote Armee Anfang März 1945 gab es zahlreiche Tote und Verletzte.
İçine düştüğü ekonomik sıkıntılar onu öz vatanına, İstanbul'a dönmesini zorunlu kılmıştır.Finanzielle Nöte zwingen ihn zur Rückkehr nach Wien.
100 metre mücadelesini Lyudmila Kondratyeva ve vatandaşı Marlies Göhr'ün arkasından üçüncü bitirdi.Im 100-Meter-Lauf wurde sie Dritte hinter Ljudmila Kondratjewa (USR) und Marlies Göhr (GDR).
Bu adam da onlar gibi vatanperverdir.Ebenfalls ein Vampir, wie seine Eltern.
1919'da İsviçre vatandaşlığına kabul edildi.1919 erhielten sie die Schweizer Staatsbürgerschaft.
İsteği kabul edilmiş ve Avusturya vatandaşlığı muhafaza edilmiştir.Mit der Berufung wurde ihm die österreichische Staatsbürgerschaft verliehen.
Rus vatandaşlığına da sahiptir.Sie hat zudem die russische Staatsangehörigkeit.
Vatanî görevini (askerlik), 333.Selbstständiges Infanterie-Bataillon (930 Mann) 323.
Her vatandaş, kişisel kimlik kartı almak için uygundur.Jeder Befähigungsausweis kann direkt erworben werden.
Bazı vatandaşlar, halen eski Yugoslav pasaportu kullanır.Das Patriarchat verwendet den alten Julianischen Kalender.
Fakat sonra da hükumet vatandaşlıktan feragat eden Yahudilerin mal varlıklarına el koydu.Zugleich erhielt es das Verfügungsrecht über den Besitz ermordeter Juden.
O tarihten bu yana da Büyükçekmece fahri vatandaşıdır.Seit damals bin ich Vollzeit-Berufskünstler.
Jay daha sonra Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı oldu.Banks wurde später auch US-Bürger.
2011 itibarıyla 120 İsrail Parlamentosu üyesinin 13 ü Arap vatandaşıdır.Seit der Parlamentswahl in Israel 2015 zur 20. Knesset sind 13 der 120 Abgeordneten arabische Israelis.