Hitler daha sonra sekreter Traudl Junge'yi başka bir odaya götürerek, son vasiyetini yazdırttı.随后希特勒带秘书特劳德尔·荣格到另一间房间,口述自己的遗嘱,让秘书记录下来。
Vasiyeti üzerine cenazesinde hiçbir dini merasim yapılmamıştır.葬仪按其遗嘱不采用任何宗教仪式。
Ölümünden sonra vasiyeti üzerine yerine kardeşi Baga Kağan geçmiştir.當門托耳逝世後,她改嫁給門托耳的弟弟門農。
Babasının vasiyeti üzerine vaftiz babasının yanında kaldı.按照她父亲的愿望她受洗礼。
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.在他的遺囑中,他留他財產的三分之一給莉薇婭,而其它的三分之二給繼承人提庇留。
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.1月5日,預立遺囑。
Fakat vasiyetnameyi silemezsiniz.苟減價則囤穀不出。
Vasiyeti üzerine İstanbul surlarının dibine gömüldüğü rivayet edilir.按其遗嘱,葬于岳麓山。
Abdülbaha, 1892 yılında babasının vasiyetnamesinde Bahai dininin başı ve merkezi olarak tayin edilmiştir.在1892年,他父亲在遗嘱中任命他为自己的继任者和巴哈伊信仰的领袖 。
Shakespeare, vasiyetinde Sadler'ın ilk adını "Hamlett" olarak yazmıştır.萨德勒的名在莎士比亚的遗言中被拼为了"Hamlett"。
Geriye hiçbir vasiyet ve kendisi ile ilgili dilek bırakmadı.”遂与绝,欲其家嫁之,其家不敢。
Vasiyetinde bütün arşivini Stockholm Kürt Enstitüsü’ne bağışladı.”把齐王国司的金银布帛器物全部赏赐给尉迟恭。
Vasiyet hakkında not almak yasaktır.由教諭爲知縣。
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.그러나 그렇다고 그들을 가정한 가설이 틀린다고도 하기 어렵다.
Vasiyetine uygun olarak mezarının yeri açıklanmadı.유언으로 자신의 무덤이 있는 곳이 공개되는 것을 원하지 않았다.
Bu rivayetle amel etmek isteyenler, önceden yazdırmalı, yakınlarına da vasiyet yapmalı.이로써 온 사회의 선도자가 됨을 바라는 것이로다. — —이상은 일찍이 사람에게 말한 보람이 있는 한 절이로다.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.12월 2일에 자유 계약이 공시됐다.
Kongre süresince vasiyetten bahsedilmeyecektir.사서에 그 성씨가 전해지지 않는다.
On tane vasiyetname hazırlamış olduğu anlaşıldı.10개의 프엉(坊)으로 구성되어 있다.
Doğduğu şehre gömülmeyi vasiyet etti, ancak bu yerine getirilemedi.גם ביקש בצוואתו להיקבר שם, אך זה לא התאפשר.
Fakat vasiyetnameyi silemezsiniz.לֹא תְשִׂימוּן עָלָיו נֶשֶׁךְ.
Bu vasiyetnamede parti ve devlet yönetimi hakkında çok önemli uyarılarda bulundu.הצו נתקל בהתנגדות עזה בקרב האצולה ובמועצת המלך (conseil du roi).
Vasiyeti üzerine ölüsü yakılmıştır.גופתו נשרפה על פי צוואתו.
Vasiyeti üzerine Aşiyan Mezarlığına defnedildi.נקבר בבית שנהפך למסגד בהתאם לצוואתו.
Cenazesinin yakılmasını vasiyet etmişti.בצוואתו, ביקש לשרוף את גופתו.
Yanında Hitler'in vasiyetinin bir kopyasını taşıyordu.Борман носи със себе си копие от завещанието на Хитлер.
Geriye hiçbir vasiyet ve kendisi ile ilgili dilek bırakmadı.След него той не желае нито едно негово произведение да бъде адаптирано.
Macellan vasiyetnamesinde, köle olan Malay tercümanının özgür bırakılmasını istemişti.В своето завещание Магелан записва, че неговият малайски преводач трябва да бъде освободен след смъртта му.
Vasiyetnamesinde mülkü Philadelphia şehrine bıraktı.След смъртта си завещава имуществото си на градската болница.
Vasiyetiyle Nobel Ödülleri'ni başlatmıştır.Животът ѝ е свързан с Нобеловата награда.
Bu dönemde vasiyetini yazdı ve tüm mallarını eşine bıraktı.В завещанието си признава децата си и им оставя малкото, което има.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Князът формулира исканията си на 11 май.
Vasiyeti üzerine yönetsel görevlerini Halife Abdullah üstlendi.Роля на посредник за урегулирането му приела Бразилия.
Vasiyeti üzerine evinin yanındaki mezarlıkta eşinin yanında toprağa verildi.Откриват го на земята близо до коня му.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Spomendan mu se obilježava 2. kolovoza.
Vasiyeti üzerine cenazesinde hiçbir dini merasim yapılmamıştır.Kao što je i naglasio u oporuci, na pogrebu mu nije bilo nikakvih vjerskih obilježja.
Vasiyetnamesinde mülkü Philadelphia şehrine bıraktı.Pod njegovom upravom planiran je i osnovan grad Philadelphia.
Dumbledore vasiyetinde ona Ozan Beedle'ın Hikayeleri kitabını bırakır.Dumbledore jej v poslednej vôli odkázal originálnu knižku Rozprávky barda Beedla.
Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.Jej telo bolo oddelené na dve časti.
Evinin bahçesine gömülmeyi vasiyet etti.Na záhrade domu je i pochovaný.
Yanında Hitler'in vasiyetinin bir kopyasını taşıyordu.Na ich použitie bol okrem toho potrebný súhlas samotného Hitlera.
Hemen arkasından Hitler, politik ve özel vasiyetini ona yazdırdı.Za jej vlády dosiahlo kráľovstvo zenit svojej politickej a ekonomickej moci.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Na lastno željo zapustila oddajo 2. marca.
Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.Po testu so skupino razdelili na dva dela.
Vasiyetinde tahtı küçük torunu Prens Mihai'ye bıraktı.Leta 1999 pa je svojo kneževino prepustil svojemu sinu Knezu Michaelu.
Macellan vasiyetnamesinde, köle olan Malay tercümanının özgür bırakılmasını istemişti.Magelanas buvo nurodęs, kad malajų kalbos vertėjas atgautų laisvę.
Vasiyetnamesinde mülkü Philadelphia şehrine bıraktı.Grįžusi į JAV šeima apsistojo Filadelfijoje.
Vasiyetinde mirasının esas bölümünü Melzi’ye bıraktı.Pagal testamentą visą savo turtą perleido jėzuitams.
29 Nisan 1945'te Berlin Savaşı sırasında Hitler son iradesini ve politik vasiyetini dikte ettirdi.29. aprilli varastel hommikutundidel hakkas Hitler koostama oma viimast poliitilist testamenti.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Tema volitused jõustuvad 2. jaanuaril.
Vasiyeti üzerine cenazesi 27 Kasım'da yakılmıştır.On maetud vastavalt tema enda soovile Eestisse Pärnamäe kalmistule, matus toimus 27. oktoobril 1967.
Cenaze töreninden sonra ailesi Richard'ın vasiyetnamesinin okunması için Richard'ın evinde toplanır.Oliveri surma järel tervitas ta innukalt oma venna Richardi asumist lordprotektori ametisse.
Ayrıca son isteği ve vasiyetnamesi(25 Nisan, 1564).62 all (Siseministeeriumi teadaanne 15. aprillist 1935).
Adrenalin, öldürmek. Size bir vasiyet verecek.Adrenaline, moorden, het prikkelt je er toe.
Adrenalin, öldürmek. Size bir vasiyet verecek.아드레날린 따위 버려요! 이 유전자가 당신에게 의욕을 줄 것입니다.
Adrenalin, öldürmek. Size bir vasiyet verecek.Omoarǎ! adrenalina iţi va da putere.
Adrenalin, öldürmek. Size bir vasiyet verecek.אדרנלין, להרוג. זה יתן לך את החשק.
Adrenalin, öldürmek. Size bir vasiyet verecek.أدرلانين .. القتل .. انه سوف يعطيك الارادة
Adrenalin, öldürmek. Size bir vasiyet verecek.置き換えれないので、立ち向かったほうがいい
Ay yörüngesi. Vasiyetnamelerinizi yazmış mıydınız?Anh em viết di chúc hết chưa?