Ana içeriğe geç
Sözlük

vasiyet ile cümle

vasiyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Vakıf, dinamitin mucidi Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine kurulmuştur.Premiul este unul din cele cinci menționate expres în testamentul inventatorului dinamitei, Alfred Nobel.
Bu vasiyetnamede parti ve devlet yönetimi hakkında çok önemli uyarılarda bulundu.Am dat imediat instrucțiunile necesare poliției și partidului.
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.Végakaratában Liviára hagyta vagyonának egyharmadát, a fennmaradó kétharmadot pedig Tiberius örökölte.
Vasiyetinde, Shakespeare büyük kızı Susanna'ya bir servet yığını bıraktı.Végakaratában Shakespeare Susannára hagyta vagyona nagyobb részét.
Chopin'in vasiyeti üzerine bu parça (Mozart'ın Requiem'i ile birlikte) kendi cenazesinde çalınmıştır.Chopin kérésére ezt a darabot játszották le a saját temetésén Mozart Requiemével együtt.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Július 1-jén megírta végrendeletét.
Evinin bahçesine gömülmeyi vasiyet etti.Azt állította, hogy háza garázsa alá temette a holttestet.
Bu dönemde vasiyetini yazdı ve tüm mallarını eşine bıraktı.Végrendeletében mindenét feleségének hagyta.
Vasiyet sözlü veya yazılı olabilir.A végrendelet lehet szóbeli vagy írásbeli.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Giusti asetettiin virkaansa 2. joulukuuta.
Vasiyetnamesinde mülkü Philadelphia şehrine bıraktı.Testamentissaan hän luovutti talon Kamakuran kaupungilla.
Evinin bahçesine gömülmeyi vasiyet etti.Η οικογένεια τον κήδευσε στον κήπο του σπιτιού.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Η μνήμη του εορτάζεται στις 2 Οκτωβρίου.
Bu vasiyetnamede parti ve devlet yönetimi hakkında çok önemli uyarılarda bulundu.Το τραγικό γεγονός προκάλεσε έντονο ενδιαφέρον από πλευράς της κυβέρνησης και της πολιτικής ηγεσίας.
Burada, umumi vasiyette de belirtilmesi gereken bir noktaya dokunmalıyım.Και σ' αυτό πρέπει να βάλω une pétition de principe.
Kongre süresince vasiyetten bahsedilmeyecektir.Η σύγκλητος δεν εφάρμοσε τη διαθήκη.
Cenazesinin yakılmasını vasiyet etmişti.Ζητήθηκε να γίνει η κηδεία του δημοσία δαπάνη.
Vasiyeti üzerine Kenan ülkesinde toprağa verildi.Την οποία άφησαν στην θέληση της μνήμης.
Vasiyeti üzerine ölüsü yakılmıştır.Το πιστοποιητικό θανάτου του κάηκε εν μέρει.
Ayrıca son isteği ve vasiyetnamesi(25 Nisan, 1564).Den inkluderer også hans sidste prædikener og hans sidste vilje samt testamente (25. april 1564).
Vasiyet hakkında not almak yasaktır.Lov om oplagsbeviser skal udstedes.
Babasının vasiyeti üzerine vaftiz babasının yanında kaldı.Nu mangler han kun sin fars velsignelse.
16 Mayıs 2016'da, vasiyeti üzerine Ulus Mezarlığına defnedildi.16. maj 1950 blev kirkegården officielt indviet.
Kudüs'e gömülme vasiyetine rağmen, İsrail tarafından bu talep reddedildi.Han bad om at blive begravet i sin hjemby Jerusalem, hvilket de israelske myndigheder ikke ville tillade.
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.Arten er forholdsvis uvanlig hos oss og er ikke regnet som en stor skadegjører.
Yanında Hitler'in vasiyetinin bir kopyasını taşıyordu.Medaljen ble levert sammen med en personlig gratulasjon fra Hitler.
Üç erkek kardeş babalarının vasiyeti uyarınca Roma İmparatorluğu'nu aralarında bölüştürdüler.De tre gjenværende delte farens rike.
Vasiyetnamesinde mülkü Philadelphia şehrine bıraktı.Hun trakk seg tilbake til sin eiendom i Westfalia.
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.Dalam surat wasiatnya, ia mewariskan sepertiga hartanya kepada Livia, dan dua pertiga lainnya kepada Tiberius.
Vasiyet sözlü veya yazılı olabilir.Janji juga bisa berupa sumpah atau jaminan.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Sebuah tes kedua pada tanggal 10 Desember berhasil.
Vasiyete göre, bu bağıştan, on yılda iki defa kamu kuruluşları pay verilecekti.Umpar dalam usia 11 tahun telah menapaki dua fase yaitu; fase perintisan, dan fase pengembangan.
Hitler daha sonra sekreter Traudl Junge'yi başka bir odaya götürerek, son vasiyetini yazdırttı.Sau đó Hitler đưa thư ký Traudl Junge sang một phòng khác và ra lệnh di chúc và di chúc cuối cùng.
Nobel'in bu vasiyeti önceleri büyük tartışma yarattı.Câu trích dẫn trong di chúc của Nobel về giải thưởng này đã dẫn đến nhiều tranh cãi.
Vasiyetiyle Nobel Ödülleri'ni başlatmıştır.Ông dùng tài sản của mình để sáng lập ra Giải thưởng Nobel.
John Harvard vasiyetinde üniversiteye 400 adet kitap ve birkaç yüz pound bıraktığını açıklamıştır.John Harvard khi mất đã để lại cho trường 779 bảng Anh (một nửa gia sản của ông) và chừng 400 cuốn sách.
Vasiyeti üzerine evinin yanındaki mezarlıkta eşinin yanında toprağa verildi.Ông được an táng ở nghĩa trang thành phố bên cạnh vợ.
Gene Süha Tarık, Ömer Baba'nın gizli vasiyetini açıklamıştır.Ba chị em, dù vậy, lại thỏa thuận ngầm giữ kín bí mật của cha mẹ.
Afşin kendisinden sonra oğlunun başa geçmesini vasiyet etmişti.Ông sau đó đã được kế vị bởi con trai cả của mình.
Ancak ölünün yakınları bu vasiyeti yerine getirebilirler.従者の賀来惟元も戦死する。
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.しかしそれが強い負の刺激である(と常識的に考えられる)場合、それは過度に伝わらないように出来ている。
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.10日には遺書を書いた。
Doğduğu şehre gömülmeyi vasiyet etti, ancak bu yerine getirilemedi.娘は生き埋めにされたと考えられたが、これは立証されなかった。
Vasiyete göre, bu bağıştan, on yılda iki defa kamu kuruluşları pay verilecekti.現世に転生した「十幽将」の一人で、二将・符の幽将。
Yanında Hitler'in vasiyetinin bir kopyasını taşıyordu.ヒトラーの遺言状も彼女がタイプした。
Bu rivayetle amel etmek isteyenler, önceden yazdırmalı, yakınlarına da vasiyet yapmalı.相手の所持する衣装の中から欲しいものを選び、勝利するとその衣装が手に入る(守備側は鍵付きクローゼットを使うことにより対抗可能である)。
Vasiyeti üzerine cenazesinde hiçbir dini merasim yapılmamıştır.遺言により、無宗教で葬儀が行われた。
Afşin kendisinden sonra oğlunun başa geçmesini vasiyet etmişti.息子が後を継いでくれることを喜んでいる。
Vasiyeti üzerine ölüsü yakılmıştır.死体は遺言に沿って焼却された。
Hemen arkasından Hitler, politik ve özel vasiyetini ona yazdırdı.終末が近づいたことを悟ったヒトラーは、個人的、政治的遺書の口述を行った。
On tane vasiyetname hazırlamış olduğu anlaşıldı.十項目確認書作成。
Bu bilgilerin aktarımı vasiyeti üzerinedir.われわれの資料はその証拠に満ちている。
Vasiyeti, ülkesi bağımsızlığına kavuştuktan sonra cenazesinin Polonya'ya gönderilmesiydi.本人は遺書により、母国への再埋葬を希望していた。
Sözlü vasiyetin ispat kuvveti zordur.厳格な要求は強さの証。
Yanındakilere Şehit olduğu takdirde vurulduğu yere gömülmesini vasiyet etti.ただし、棺に入れられた状態で火葬されると葬れる。
Burada, umumi vasiyette de belirtilmesi gereken bir noktaya dokunmalıyım.典拠明示の為、追記される場合は其処に願いたい。
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.廷玉謂無足當此者,撰議以為不可行。
Vasiyetinde, Shakespeare büyük kızı Susanna'ya bir servet yığını bıraktı.在遗嘱中,莎士比亚将他大量地产的大部分留给了大女儿苏珊娜。
Bu rivayetle amel etmek isteyenler, önceden yazdırmalı, yakınlarına da vasiyet yapmalı.會欲盡坑魏將以舉大事,授維重兵,使為前驅。
Babasının vasiyeti üzerine, babası ölünce de babasının topraklarından ayrılmamıştır.因為父親荀肸早死,荀勗惟有依靠舅父生活。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
vasiyet ile cümle - Sayfa 5 - vasiyet kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App