Ana içeriğe geç
Sözlük

vasiyet ile cümle

vasiyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak ölünün yakınları bu vasiyeti yerine getirebilirler.Diese Getöteten sollten dem Toten im Jenseits zu Diensten sein.
Doğduğu şehre gömülmeyi vasiyet etti, ancak bu yerine getirilemedi.Er ging durch eine völlig zerstörte Stadt zu seinem Geburtshaus, das er intakt vorfand.
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.Dieser Standort erwies sich jedoch als ungünstig, da nur schlecht erschlossen.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Sein Vertrag lief am 24. Dezember aus.
Yanında Hitler'in vasiyetinin bir kopyasını taşıyordu.Seine Ernennungsurkunde trug Hitlers eigenhändige Unterschrift.
29 Nisan 1945'te Berlin Savaşı sırasında Hitler son iradesini ve politik vasiyetini dikte ettirdi.Am 29. April 1945 verfasste Hitler im Bunker sein politisches und persönliches Testament.
Fakat vasiyetnameyi silemezsiniz.Er hinterließ kein Testament.
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.Son livre ne manque pas d’heureuse invention ; mais il propose et ne conclut rien.
Hemen arkasından Hitler, politik ve özel vasiyetini ona yazdırdı.Hitler s'isole peu après avec cette dernière et lui dicte ses testaments politique et personnel,.
Fakat vasiyetnameyi silemezsiniz.Prépare ton testament gars.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Elle est honorée le 2 décembre.
Vasiyetinde mirasının esas bölümünü Melzi’ye bıraktı.Par la suite, Henri a décidé de donner son héritage à Mélanie.
597'de Mauricius bir siyasi vasiyetname hazırlamıştır.En 549, Aratius est engagé dans une action importante.
Cenazesinin yakılmasını vasiyet etmişti.Elle s'immole sur le bûcher funéraire de ce dernier.
Vakıf, dinamitin mucidi Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine kurulmuştur.Elle a été établie selon les vœux du testament d'Alfred Nobel.
Vasiyeti uyarınca cenazesi yakılmış ve külleri Heybeliada çevresinde denize dökülmüştür.Puis, selon ses dernières volontés, elle est incinérée et ses cendres sont dispersées en mer.
Evinin bahçesine gömülmeyi vasiyet etti.Il est enterré dans le jardin de sa villa.
Vasiyeti üzerine Kenan ülkesinde toprağa verildi.Elle lui en laissera la propriété dans testament.
Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.L'armée est divisée en deux corps.
Vasiyetnamesinde mülkü Philadelphia şehrine bıraktı.Au moment de sa mort sa famille habitait Philadelphie.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.El 2 de diciembre escribió su testamento.
Ancak ölünün yakınları bu vasiyeti yerine getirebilirler.Luego de esto lo dejan sólo para que (supuestamente) muera.
Babasının vasiyeti üzerine, babası ölünce de babasının topraklarından ayrılmamıştır.Ella eligió la no existencia por encima de él (aunque aparentemente es inmortal, como lo es su padre).
Kongre süresince vasiyetten bahsedilmeyecektir.No se mencionaría el testamento durante la sesión plenaria del Congreso.
Hemen arkasından Hitler, politik ve özel vasiyetini ona yazdırdı.Una vez finalizada la boda, Hitler redactó sus testamentos: político y personal.
Vasiyetnamesinde mülkü Philadelphia şehrine bıraktı.Por motivos de seguridad fue trasladado a la ciudad de Filadelfia.
Dreverhaven vasiyetinde bütün malvarlığını oğluna bırakmıştır.Por qué ¿Te dejó Pursewarden algo de dinero en su testamento?
Babasının vasiyeti üzerine vaftiz babasının yanında kaldı.Sucedió a su padre junto a su hermano Cristián.
Chopin'in vasiyeti üzerine bu parça (Mozart'ın Requiem'i ile birlikte) kendi cenazesinde çalınmıştır.Por petición del compositor, esta pieza fue ejecutada en su propio funeral junto con el réquiem de Mozart.
Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.En altura se divide en dos cuerpos.
Bu şekilde vasiyet Lenin’in öngördüğü etkiyi yaratmadı.La mujer no cree lo que Terr dice.
Afşin kendisinden sonra oğlunun başa geçmesini vasiyet etmişti.Compromiso que posteriormente heredó su hijo.
1938 - Atatürk, vasiyetnamesini yazdırdı.Zaragoza, 1931 El testamento es un absurdo.
Vasiyeti üzerine sınırdaki bir tepeye gömülür.De acuerdo a sus deseos, es enterrado en una colina frente al mar.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.La sua memoria ricorre il 2 agosto.
Vakıf, dinamitin mucidi Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine kurulmuştur.La Fondazione si basa sulle ultime volontà di Alfred Nobel.
On tane vasiyetname hazırlamış olduğu anlaşıldı.Ha conseguito dieci vittorie accertate .
Gauss bu başarısından o kadar memnun oldu ki, mezar taşına bir düzgün onyedigenin oyulmasını vasiyet etti.Fu così orgoglioso di questo risultato che volle che fosse inciso sulla sua pietra tombale.
Cenaze töreninden sonra ailesi Richard'ın vasiyetnamesinin okunması için Richard'ın evinde toplanır.Dopo il funerale del ricco Richard Abernethie, i suoi familiari si riuniscono per la lettura del testamento.
Vasiyeti üzerine Eyüp’te, Mihrişah Valide Sultan İmareti bahçesine defnedildi.Il fratello giura al posto suo dato che al Flamen Dialis il giuramento era vietato.
Vasiyete göre, bu bağıştan, on yılda iki defa kamu kuruluşları pay verilecekti.Обсуждает урожай, относительно которого имеются сомнения, отделена ли от него десятина.
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.Но он отлично сыгран и поставлен, и остаётся незабываемым наслаждением».
Yanında Hitler'in vasiyetinin bir kopyasını taşıyordu.Вместе с ним, в руках американских спецслужб оказалась и копия завещания Гитлера.
Vasiyeti gereği mezar taşına şunların yazılmasını istedi: NANKÖR VATAN, SANA KEMİKLERİMİ VERMEYECEĞİM...В отчаянии, он с мольбой обращается к Предкам: «Прошу, не дайте моему милосердию погубить этот мир!».
Babasının vasiyeti üzerine, babası ölünce de babasının topraklarından ayrılmamıştır.Разобравшись, они отвезли тело убитого к отцу с извинениями.
Vasiyetinde mirasının esas bölümünü Melzi’ye bıraktı.В своей последней воле большую часть своего состояния он завещал ричмондскому племяннику.
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.По его завещанию треть своего состояния он оставил Ливии, а две трети — Тиберию.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Впервые дал показания 2 декабря.
Cenazesinin yakılmasını vasiyet etmişti.Отвечал за проведение похорон.
Vasiyetinde, Shakespeare büyük kızı Susanna'ya bir servet yığını bıraktı.В завещании Шекспир оставил большую часть своего недвижимого имущества своей старшей дочери Сьюзен.
Caillebotte, vasiyetinde sahip olduğu resim koleksiyonunu Fransız devletine bıraktı.В своем завещании Кайботт подарил большую коллекцию живописи французскому правительству.
Geriye hiçbir vasiyet ve kendisi ile ilgili dilek bırakmadı.Ведь никто не хотел ни сидеть с ним, ни возиться».
On tane vasiyetname hazırlamış olduğu anlaşıldı.Было разыграно десять комплектов наград.
Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.Он решил разделить корпус на две части.
Hitler daha sonra sekreter Traudl Junge'yi başka bir odaya götürerek, son vasiyetini yazdırttı.Затем фюрер пригласил секретаря Траудль Юнге в отдельную комнату, где продиктовал ей своё завещание.
Afşin kendisinden sonra oğlunun başa geçmesini vasiyet etmişti.После этого старик доводит решение до сына.
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.وكان حليمًا، إلا إنه عند الشدة كانت قسوته شديدة ولا ترحم أحد.
Evinin bahçesine gömülmeyi vasiyet etti.أوصي بدفنه في حديقه منزله.
Vasiyete göre, bu bağıştan, on yılda iki defa kamu kuruluşları pay verilecekti.تفاجأ بالاختلاف بين من هم في سن العاشرة تقريبًا (الذين أحبهم) ومن هم في سن سنة واحدة أو سنتين.
Vasiyeti üzerine geceleyin Bâki Mezarlığı'na gömülmüştür.ڕۆژگاي بهههشت / طريق الجنة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod