vasi ile cümle
vasi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1817) 1866 - Vasiliy Kandinskiy, Rus ressam (ö.1866 - فاسيلي كاندينسكي، رسام روسي.
Afşin kendisinden sonra oğlunun başa geçmesini vasiyet etmişti.وتولّى الحكم من بعده ابنه ثامر بك.
Kendi vasıtası vardır.له قيمة قائمة بذاته.
Devlet vasıta olup üstünlüğü olan varlık, devlet değil halktır.فدوافعهم دون الدولة أو فوق الدولة.
Borç senetleri iktisadi mahiyeti itibarı ile kredi vasıtasıdır.حظر القروض الخاصة بأسعار فائدة عالية.
Ölümünden sonra kütüphanesinin önemli bir kısmı vasiyeti üzerine Ankarada bir üniversiteye hediye edilmiştir.بعد وفاته خلف مكتبة ضخمة هي الآن جزء من مكتبة جامعة الخرطوم، لتستفيد منها الأجيال من بعده.
Vasiyeti üzerine Bodrum'a gömüldü.ودفن ببودروم بناء على وصيته.
Vasili Zaytsev – Keskin nişancı.فورست شباير—قناص.
Shakespeare, vasiyetinde Sadler'ın ilk adını "Hamlett" olarak yazmıştır.وقد ذكرها شكسبير في مسرحيته "هاملت".
Zamanla bu gelenek Avrupalı göçmenler vasıtasıyla Amerika'ya ulaştı.أدخلت أيضاً إلى شرق الولايات المتحدة الأمريكية من خلال المهاجرين الأوروبيين.
Ürünler ve hizmetler, ürünlere ait 2000 den fazla spesifik anahtar kelime vasıtasıyla gruplandırılmıştır.Os produtos e serviços estão organizados em mais de 2000 palavras-chave específicas aos produtos.
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.Em seu testamento, ele deixou um terço de suas propriedades para Lívia e o restante para Tibério.
Yanında Hitler'in vasiyetinin bir kopyasını taşıyordu.Bormann levou consigo uma cópia do testamento de Hitler.
Shakespeare, vasiyetinde Sadler'ın ilk adını "Hamlett" olarak yazmıştır.O próprio Shakespeare escreveu o primeiro nome de Sadler como "Hamlett" em seu testamento.
Hitler daha sonra sekreter Traudl Junge'yi başka bir odaya götürerek, son vasiyetini yazdırttı.A seguir, Hitler foi com a sua secretária, Traudl Junge, para outro quarto e ditou-lhe o seu testamento.
Roma tanrıları aynı zamanda Yunan tanrılarının vasıflarını ve mitolojilerini de üstlendi.Os deuses romanos também assumiram os atributos e mitologias da tradição grega.
Devre, K3 başlatma rölesi vasıtası ile başlatılır.Através do relé inicial K3 a ligação é iniciada.
Sasha, Vasilii ve Irina Denali klanının eski üyeleridir.Sasha, Vasilii e Irina eram antigos membros do clã Denali.
Chopin'in vasiyeti üzerine bu parça (Mozart'ın Requiem'i ile birlikte) kendi cenazesinde çalınmıştır.Por pedido de Chopin, esta peça foi tocada em seu próprio funeral, juntamente com o Requiem de Mozart.
Caillebotte, vasiyetinde sahip olduğu resim koleksiyonunu Fransız devletine bıraktı.Em seu testamento, Caillebotte doou uma grande coleção ao governo francês.
Gövde ticarî turba kesicileri vasıtasıyla 1 Ağustos 1958'de bulundu.O corpo foi encontrado em 1 de Agosto de 1984 por apanhadores de turfa.
AC/DC'nin ABD'ye ilk kez açılması 1977'de Michigan'daki radyo istasyonu AM 600 WTAC vasıtasıyla oldu.A primeira exibição do AC/DC nos Estados Unidos foi em Michigan, numa estação de rádio em 1977.
Vasiyetinde, Shakespeare büyük kızı Susanna'ya bir servet yığını bıraktı.Em sua vontade, ele deixou a maior parte de sua propriedade à sua filha mais velha, Susanna.
Fakat vasiyetnameyi silemezsiniz.Escreve seu Testamento.
Görüntü çıkışı bir RF modülatörü vasıtasıyla televizyona gerçekleşiyordu.Texto e gráficos eram exibidos num televisor através de um modulador RF.
Prof. Assistant Vasilia Şarats dekanın yardımcısıdır.É o assistente e mensageiro do Rei Apetite.
Vasili Çuykov ve Sokolovsky, Weidling'in mücadeleyi bırakma emrini yazılı olarak bildirmesi istedi.Chuikov e Sokolovsky pediram a Weidling que anuncie a rendição por escrito.
Vasiyeti uyarınca cenazesi yakılmış ve külleri Heybeliada çevresinde denize dökülmüştür.De acordo com sua vontade e testamento, ele foi cremado e suas cinzas foram espalhadas no local do naufrágio.
Özel Vasıf, Kıbrıslı Türk tenisçi.Garbiñe Muguruza, tenista espanhola.
NATO ve Varşova Paktı gibi askeri ittifaklar ise nüfuz gösterilmesine vasıta olan diğer alanlardan biridir.As alianças militares como a OTAN e o Pacto de Varsóvia são fóruns através do qual a influência é exercida.
Eski kitaplarda, peygamberlerin kitaplarında da isim ve vasıfları vardır.Os outros são os lictores, viadores (mensageiros ou invocadores) e pregões (anunciadores ou arautos).
Vasıtası ve gizliliği az kinayeler.Simplicidade e confiabilidade são algumas delas.
Adını ülkenin ulusal kahramanı Vasil Levski'den almaktadır.O seu nome homenageia o revolucionário e herói nacional búlgaro Vasil Levski.
Sonunda Mariya ve kocası Vasili de iskorbüte yenik düştü ve geri dönüş yolunda hayatlarını kaybettiler.Finalmente Pronchishcheva e seu marido sucumbiram ao escorbuto e morreram no caminho de volta.
2004 yılında Güney Kore'de bulunan Daewoo şirketinin ağır vasıta bölümünü bünyesine katmıştır.No ano de 2004 comprou a divisão de caminhões da sul-coreana Daewoo.
Kendi vasıtası vardır.Eles têm orgulho próprio.
Dizide insanlar ve hayvanlar arasındaki bağ,doğanın önemi çeşitli olaylar vasıtasıyla anlatılıyor.Sente-se uma tensão na relação do homem e dos animais com a natureza numa paisagem com uma amplitude notável.
Kuzey Avrupa ve Kuzeybatı Rusya'yı İdil Nehri vasıtasıyla Hazar Denizi'yle bağladı.Esta, ligou o norte da Europa e o noroeste da Rússia com o mar Cáspio, através do rio Volga.
Yerden 85 metre yukarıda, asansör vasıtası ile ulaşılabilen bir gözetleme güvertesi yer almaktadır.Um elevador leva os visitantes até 85m de altura, onde um piso de observação está localizado.
KENler kablolu bilgisayar ağına tümleşik (dahili) ya da harici bir yönlendirici vasıtasıyla bağlanırlar.Inicialize os pesos da rede aleatoriamente ou segundo algum método.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Tomou posse em 2 de fevereiro.
Ayrıca tramvay, troleybüs gibi vasıtaları kullanarak da ulaşım sağlanabilmektedir.Vale lembrar também que essa plataforma também foram usadas para construir os trolebus.
Vasiyet sözlü veya yazılı olabilir.Propriedades podem ser de leitura ou escrita.
Bir yandan da eyaletlerden uygun vasıfta adamlar topladı.Ao mesmo tempo procurou homens elegíveis dentre as províncias.
Bu vasiyetnamede parti ve devlet yönetimi hakkında çok önemli uyarılarda bulundu.Deflagrou-se um grande expurgo nos quadros partidários e do governo.
Vasilyev İvanoviç Bazarov – Bazarov’un babası, emekli bir askeri hekim ve küçük çaplı bir derebeyi.Vasili Ivanovitsj Bazarov - Bazarov’s vader, en een gepensioneerde legerdokter.
Ancak ölünün yakınları bu vasiyeti yerine getirebilirler.Dit is het thema van Sterven om te Leven (Only Fear Dies).
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.Ondanks zijn goede zorgen, aldus Purmerent, was de Swaen ondankbaar en ongehoorzaam.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.Op 2 december loste hij op.
İndeksler genellikle B+ ağaçları, R-ağaçları ve bitmap'ler vasıtasıyla uygulanır.Om precies te zijn, databases gebruiken B-Trees, gebalanceerde bomen.
Eski kitaplarda, peygamberlerin kitaplarında da isim ve vasıfları vardır.Zij kenden het Oude Testament met de boeken en de profeten daarin.
Devre, K3 başlatma rölesi vasıtası ile başlatılır.Via het startrelais K3 wordt de schakeling gestart.
Üyesi olduğu hristiyan işçi birlikleri vasıtasıyla politikaya girdi.Via de christelijke arbeidersbeweging kwam hij in de politiek terecht.
Nobel'in bu vasiyeti önceleri büyük tartışma yarattı.Het originele citaat van deze Nobelprijs heeft geleid tot veel controverse.
Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.Op zijn lichaam is de huid verdeeld in drie delen.
Vakıf, dinamitin mucidi Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine kurulmuştur.De wijze waarop de commissie is georganiseerd is gebaseerd op het testament van Alfred Nobel.
Türbinler vasıtasıyla da elektrik üretimi sağlanmış olur.Door middel van turbines wordt er elektriciteit opgewekt.
Bu rivayetle amel etmek isteyenler, önceden yazdırmalı, yakınlarına da vasiyet yapmalı.Degenen die hun wil wilden rechten vervolmaakten eerst hun kennis.
Bütün âlemi kuşatan vâsî ruhun kaynağı olan Tanrı'ya dönüş, büyük diriliştir (ba's-ü ba'd el-mevt).Pas na zijn terugkeer uit Saba (een ander eiland) wordt hij vergeven.
Washington (Vaşington) şu anlamlara gelebilir: George Washington, ABD'nin ilk başkanı.Het is vernoemd naar George Washington, de eerste President van de Verenigde Staten.