vasi ile cümle
vasi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ve 5 Mayıs 1941'de Chiano vasıtasıyla Benito Mussolini ile görüştü.Fue inaugurada el 15 de mayo de 1939 en presencia de Benito Mussolini.
Hemen arkasından Hitler, politik ve özel vasiyetini ona yazdırdı.Una vez finalizada la boda, Hitler redactó sus testamentos: político y personal.
Vasiľ Biľak (11 Ağustos 1917 - 6 Şubat 2014), Slovak komünist lider.Vasiľ Biľak (11 de agosto de 1917– 6 de febrero de 2014) fue un dirigente comunista eslovaco de origen ruteno.
Vasiyetnamesinde mülkü Philadelphia şehrine bıraktı.Por motivos de seguridad fue trasladado a la ciudad de Filadelfia.
Tozlaşma böcekler vasıtasıyla sağlanır.La polinización es llevada a cabo por insectos.
Sovyet uzay programında Korolyov'un halefi Vasili Mişin oldu.El sucesor de Koroliov en el programa espacial soviético fue Vasili Mishin.
Bir yandan da eyaletlerden uygun vasıfta adamlar topladı.Al mismo tiempo buscó hombres elegibles de entre las provincias.
Devlet vasıta olup üstünlüğü olan varlık, devlet değil halktır.El 'poder residual' sigue siendo del Estado y no de la Unión.
Öğretmenlerine göre liderlik vasıflarına sahip bir öğrenciydi.Para él un profesor debía imponer respeto.
Vasıfsız tarım alanlarıda mevcuttur.Existen recursos de turismo rural sin explotar.
Dreverhaven vasiyetinde bütün malvarlığını oğluna bırakmıştır.Por qué ¿Te dejó Pursewarden algo de dinero en su testamento?
Eski kitaplarda, peygamberlerin kitaplarında da isim ve vasıfları vardır.En el libro de los profetas (Nevim), aparece la misma metáfora.
Çok vasıtalı kinayeler.Materiales muy duros.
Gözlerinin üzerinde bulunan iki büyük yüzgeç bir iç kabuk vasıtasıyla desteklenir.Luego, se muestra a las dos mujeres agarradas de la mano con la imagen de una calavera de fondo.
Babasının vasiyeti üzerine vaftiz babasının yanında kaldı.Sucedió a su padre junto a su hermano Cristián.
Propaganda, reklam vasıtası yaptılar.Realizó ilustraciones para publicidad.
Şehir 1737'de Volga Stavropolü (Ста́врополь-на-Во́лге) adı ile Vasili Tatişçev tarafından kurulmuştur.La ciudad fue fundada en 1737 por Vasili Tatíshchev como Stravropol del Volga.
Yeğeni II. Vasili'ye karşı Moskova tacını talep etti.Reclamó el trono de Moscú contra su sobrino Basilio II de Rusia.
Ayrıca belediyeler bazı özel TV yayın kuruluşlarının yayınlarını çanak anten vasıtasıyla halka izletmektedir.Surgió a través de la unión de una serie de televisiones locales privadas que gestionaban redes de cable.
Aynı zamanda Ayrancı Barajı vasıtası ile de sulama yapılabilmektedir.También se puede hacer reaccionando flúor frío con telurio.
Nevrast diyarı ise Ered Lómin’in güney sırası vasıtasıyla Hithlum’dan ayrılıyordu.La tierra de Nevrast fue separada de Hithlum por la parte sur de la cordillera Lómin Ered.
Chopin'in vasiyeti üzerine bu parça (Mozart'ın Requiem'i ile birlikte) kendi cenazesinde çalınmıştır.Por petición del compositor, esta pieza fue ejecutada en su propio funeral junto con el réquiem de Mozart.
Vasiyetine göre vücudu iki parçaya bölünmüştür.En altura se divide en dos cuerpos.
Bu şekilde vasiyet Lenin’in öngördüğü etkiyi yaratmadı.La mujer no cree lo que Terr dice.
Bu desenler, ahşap kalıplar vasıtası ile oyularak elde edilir.Se sujetan gracias a vigas de madera hechas a propósito.
Afşin kendisinden sonra oğlunun başa geçmesini vasiyet etmişti.Compromiso que posteriormente heredó su hijo.
Beş birinciliğinin beşi de yabancı sanatçılar vasıtasıyla kazanılmıştır.De los cinco primeros premios Nobel en Química que se concedieron, tres fueron ganados por estudiantes suyos.
Vasıta bilgisayarı...El ordenador...
Devre, K3 başlatma rölesi vasıtası ile başlatılır.El circuito se rearma mediante el relé de rearme K3.
Silahın toplusu bir mandal vasıtasıyla genellikle yana devrilmek suretiyle açılır.En general, el metal de aportación se va introduciendo manualmente entre las partes a unir.
1938 - Atatürk, vasiyetnamesini yazdırdı.Zaragoza, 1931 El testamento es un absurdo.
Vasiyeti üzerine sınırdaki bir tepeye gömülür.De acuerdo a sus deseos, es enterrado en una colina frente al mar.
Kendi vasıtası vardır.Tiene patrimonio propio.
Savunma Bakanı (General) Vasile Milea’nın şüpheli ölümü medya tarafından açıklandı.La morte sospetta del ministro della difesa Vasile Milea fu annunciata dai media.
2 Aralık'ta vasiyetinii hazırladı.La sua memoria ricorre il 2 agosto.
Ürünler ve hizmetler, ürünlere ait 2000 den fazla spesifik anahtar kelime vasıtasıyla gruplandırılmıştır.In oltre 2000 parole chiave specifiche sono rappresentati prodotti e offerte.
Vakıf, dinamitin mucidi Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine kurulmuştur.La Fondazione si basa sulle ultime volontà di Alfred Nobel.
110/728) dersini terk eden Vâsıl bin Atâ (ö.28024); resti di una barca (cat.
İlk övgü gören tasarımı, Vasily Polenov ile birlikte gerçekleştirilen, Abramtsevo'da bir kilise içindi (1882).Il suo primo acclamato progetto fu per la chiesa di Abramcevo (1882), realizzato insieme a Vasilij Polenov.
On tane vasiyetname hazırlamış olduğu anlaşıldı.Ha conseguito dieci vittorie accertate .
Gauss bu başarısından o kadar memnun oldu ki, mezar taşına bir düzgün onyedigenin oyulmasını vasiyet etti.Fu così orgoglioso di questo risultato che volle che fosse inciso sulla sua pietra tombale.
Vasıtası ve gizliliği az kinayeler.La caratterizzazione e il dialogo, però, sono meno che sufficienti.
28 Aralık 2010'da taşıyıcı anne vasıtasıyla kızı Faith Margaret Kidman Urban dünyaya gelmiştir.Il 28 dicembre 2010 nasce la secondogenita della coppia, Faith Margaret, tramite madre surrogata.
Tozlaşma böcekler vasıtasıyla sağlanır.L'impollinazione avviene tramite insetti.
Hemen hepsinin Romalı tüccarlar vasıtası ile Romalılarla bağlantıları bulunmaktaydı.Questo popolo aveva rapporti commerciali coi romani.
Cenaze töreninden sonra ailesi Richard'ın vasiyetnamesinin okunması için Richard'ın evinde toplanır.Dopo il funerale del ricco Richard Abernethie, i suoi familiari si riuniscono per la lettura del testamento.
Vasilyus tarafından öldürüldü.Fu ucciso da Ulisse.
Çok vasıtalı kinayeler.Costolature molto pronunciate.
Görüntü çıkışı bir RF modülatörü vasıtasıyla televizyona gerçekleşiyordu.Testo e grafica sono visualizzati sullo schermo televisivo attraverso il modulatore RF.
Fakat işgüzar, tedbirli ve cömert vasıflarını da buna eklerlerdi.(EN) La ballerina e i suoi adoratori, su Silent Era.
İlk Avrupalı kafilelerin bu topraklara gelişi Fransızlar ve kürk ticareti ile uğraşanlar vasıtasıyla olmuştur.I primi uomini bianchi che entrarono nella contea furono francesi e britannici, commercianti di pellicce.
Vasiyeti üzerine Eyüp’te, Mihrişah Valide Sultan İmareti bahçesine defnedildi.Il fratello giura al posto suo dato che al Flamen Dialis il giuramento era vietato.
Aynı zamanda Ayrancı Barajı vasıtası ile de sulama yapılabilmektedir.Il vetrocemento, inoltre, può essere colorato.
Genellikle deniz vasıtalarında , lokomotiflerde ve sanayi işlerinde kullanılan motorlardır.Tali sistemi sono spesso utilizzati nelle locomotive o nei tram.
Vasıta beyti her bentte farklıdır.Il periodo di tempo tra ogni battito è lo stesso.
Tüm yaz devamlı vasıta bulunur.Si tiene ogni estate.
D.D. Vasilyev, bir Türkolog'dur.In sintesi, Šereševskij era un cretino.
Düşünceler kelimeler vasıtasıyla ifade edilirler.Мысли выражаются словами.
Vasiyete göre, bu bağıştan, on yılda iki defa kamu kuruluşları pay verilecekti.Обсуждает урожай, относительно которого имеются сомнения, отделена ли от него десятина.
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.Но он отлично сыгран и поставлен, и остаётся незабываемым наслаждением».