Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Byl by to den, kdyby se svět sešel prostřednictvím filmu, síly filmu.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Dar ar fi ziua în care lumea este reunită prin film, prin puterea filmului.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Het zou de dag zijn dat de wereld samen komt via film, de kracht van film.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.하지만 그건 세계가 영화를 통해, 하나가 되는 그 날일 겁니다. 영화의 힘을 통해서요.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Mais ce serait le jour où le monde se rassemblerait à travers un film, la puissance d'un film.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Nhưng đó sẽ là ngày thế giới xích lại gần nhau thông qua phim ảnh, sức mạn của phim.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Però sarebbe il giorno in cui il mondo si riunisce attraverso il cinema, il potere del cinema.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Pero sería el dia en que el mundo se una a través del cine, el poder del cine.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.To byłby dzień, w którym świat jednoczy się poprzez film, potęgę filmu.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Но ще е деня, в който света ще се обедини чрез силата на филма.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Это будет день, который объединит весь мир с помощью кино, силы кино.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.אבל זה יהיה היום בו העולם מתאחד דרך סרטים, הכוח של הסרטים.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.لكنه سيكون اليوم الذي يجتمع فيه العالم سوياً عبر الفيلم، الفيلم القوي.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.一つになるのです ジャハニさんでした
Eğer arabuluculuk vasıtasıyla da anlaşmaya varamıyorsanız çözüm için yerel mahkemeye başvurmalısınız.Jos sovittelussakaan ei päästä sopimukseen, teidän täytyy hakea ratkaisua käräjäoikeudesta.
Eğer arabuluculuk vasıtasıyla da anlaşmaya varamıyorsanız çözüm için yerel mahkemeye başvurmalısınız.Si la mediación familiar tampoco permite llegar a un acuerdo, debe solicitarse una solución judicial.
Eğer arabuluculuk vasıtasıyla da anlaşmaya varamıyorsanız çözüm için yerel mahkemeye başvurmalısınız.Если эта процедура также не поможет прийти к согласию, вам необходимо подать заявление в уездный суд.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Deci Einstein a descoperit că mediul care transmite gravitaţia este spaţiul însuşi.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Donc Einstein a découvert que le medium qui transmet la gravité, c'est l'espace lui-même
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Dus Einstein ontdekte dat het medium dat zwaartekracht overdraagt, ruimte zelf is.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Einstein descobriu que o meio que transmite a gravidade é o próprio espaço.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Einstein encontró que el medio que trasmite la gravedad es el mismo espacio.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Einstein fand heraus, dass das Medium, das die Gravitation überträgt, der Raum selbst ist.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Einstein rájött, hogy maga az űr az a közeg mely a gravitációt közvetíti.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Einstein scoprì che il mezzo che trasmette la gravità è lo spazio stesso.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Einstein tìm ra rằng trung gian trung chuyển lực hấp dẫn chính là không gian.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Einstein zjistil, že prostředkem, s jehož pomocí se gravitace šíří, je sám prostor.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.아인슈타인이 발견한 것은 중력을 전달하는 매개체는 공간 그 자체라는 사실입니다.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Odkrył, że to sama przestrzeń niesie siłę grawitacji. Odkrył, że to sama przestrzeń niesie siłę grawitacji.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Så Einstein fandt ud af, at mediet, som tyngdekraften virker gennem, er rummet selv.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Takže Einstein zistil, že médium, ktoré prenáša gravitáciu, je samotný priestor.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Ο Αινστάιν ανακάλυψε ότι το μέσο που μεταδίδει τη βαρύτητα είναι ο ίδιος ο χώρος.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.И така, Айнщайн открил, че средата, пренасяща гравитацията е самото пространство.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Итак, Эйнштейн обнаружил, что носителем гравитации является само пространство.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.אז איינשטיין מצא שהאמצעי (גם: החומר) שמשדר כְּבִידָה הוא החלל בעצמו.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.إكتشف أينشتاين بأن الوسط الذي ينقل قوة الجاذبية هو الفراغ نفسه.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.重力を伝達する媒体は空間自体であるということを発見しました こんなアイデアです
Farklı teknolojiler, kişiler ve mekanlar vasıtasıyla kişilere uygun öğrenme yöntemlerini geliştirirsiniz.Ale nájdite spôsoby ako získať učenie relevantné pre týchto ľudí pomocou vhodnej technológie, ľudí a miest.
Farklı teknolojiler, kişiler ve mekanlar vasıtasıyla kişilere uygun öğrenme yöntemlerini geliştirirsiniz.하지만, 교육수단, 사람, 장소가 모두 다르기 때문에 대상에 따라 다른 교육방법을 찾아야 합니다.
Farklı teknolojiler, kişiler ve mekanlar vasıtasıyla kişilere uygun öğrenme yöntemlerini geliştirirsiniz.Nhưng bạn phải tìm ra cách học phù hợp với mọi người thông qua công nghệ, con người và địa điểm khác nhau
Farklı teknolojiler, kişiler ve mekanlar vasıtasıyla kişilere uygun öğrenme yöntemlerini geliştirirsiniz.אבל מוצאים דרכים להביא למידה רלבנטית לאנשים דרך טכנולוגיה, אנשים ומקומות אחרים.
Farklı teknolojiler, kişiler ve mekanlar vasıtasıyla kişilere uygun öğrenme yöntemlerini geliştirirsiniz.لكي تجد طرق مبدعة لتعليم الطلاب عبر التكنولوجيا كل بحسب بيئته ومجتمعه
Farklı teknolojiler, kişiler ve mekanlar vasıtasıyla kişilere uygun öğrenme yöntemlerini geliştirirsiniz.人に応じた学習方法を考えましょう こちらは建設現場にある
Fin vatandaşı olan ebeveyn vasıtası ile,de los padres, en caso de que estos tengan nacionalidad finlandesa,
Fin vatandaşı olan ebeveyn vasıtası ile,d'un parent qui est de nationalité finlandaise ;
Fin vatandaşı olan ebeveyn vasıtası ile,om du har en förälder som är finsk medborgare,
Fin vatandaşı olan ebeveyn vasıtası ile,vanhemmalta, joka on Suomen kansalainen
Fin vatandaşı olan ebeveyn vasıtası ile,от родителя, являющегося гражданином Финляндии;
Fin vatandaşı olan ebeveyn vasıtası ile,من الوالد أو الوالدة الذي هو مواطن فنلندي.
Fin vatandaşı olan ebeveyn vasıtası ile,下列情况中,您可取得芬兰国籍:
Fin vatandaşı olan ebeveyn vasıtası ile,父母为芬兰公民 在芬出生
İkinci şey ise nesnelerin vasıtasızlığı.Al doilea e caracterul imediat al lucrurilor.
İkinci şey ise nesnelerin vasıtasızlığı.A második a dolgok azonnali volta.
İkinci şey ise nesnelerin vasıtasızlığı.A segunda coisa é a urgência dos objetos.
İkinci şey ise nesnelerin vasıtasızlığı.Det andra är omedelbarheten av saker.
İkinci şey ise nesnelerin vasıtasızlığı.Drugą rzeczą jest dostępność i szybkość urządzeń.
İkinci şey ise nesnelerin vasıtasızlığı.Het tweede punt is de directheid van objecten
İkinci şey ise nesnelerin vasıtasızlığı.두번째는 물체의 즉시성입니다.
İkinci şey ise nesnelerin vasıtasızlığı.La seconda è l'immediatezza degli oggetti
İkinci şey ise nesnelerin vasıtasızlığı.La seconde, c'est l'immédiateté des objets.