varsayım ile cümle
varsayım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Futhark alfabesinin kökeni bilinmemekte olup, kökeni hakkında yalnızca varsayımlar ileri sürülebilmektedir.Florimo indítékai nem ismertek, csak találgatások léteznek.
Ancak, bu iki yaklaşım farklı varsayımlara dayandırılmıştır.Mindkét becslés erősen függ a megtett feltételezésektől.
Varsayım yeni bilgiler üretmelidir.Induktio tuottaa uutta tietoa.
Kanıtları daha kolay ve kısa tutmak için bu varsayım genellikle yapılır.Tämä oletus kuitenkin usein tehdään, koska todistus on silloin helpompi ja lyhempi.
Soruyu evet veya hayır olarak yanıtlayacak kişi bu varsayımı baştan kabul etmiş sayılır.Kysymykseen vastattiin joko kyllä tai ei.
Kararsal Diffie–Hellman Varsayımı.Salausavain käyttää Diffie-Hellman-algotrimia.
14. Yüklü soru / loaded question: Sorunun ardında yatan varsayımların doğru olduğu savı.57) Neljäs mietiskely: Todesta ja epätodesta käsittelee ongelmaa, joka seuraa edellä käsitellyistä.
Ancak, bu iki yaklaşım farklı varsayımlara dayandırılmıştır.Sellaisenaan se perustuu kahteen ydinolettamukseen.
Varsayım 1: Osman insandır.Lidman, Satu: Häpeä!
Son varsayıma göre Bağdat'taki Yahudi nüfusu 7 veya 8'dir.Ensimmäiset tiedot Keski-Aasian juutalaisista ovat 700–800-luvuilta.
Gerçekten, Boolos'un üçüncü açıklaması bu varsayımı çürütmektedir.Myös choctawien oma suullinen perimätieto tukee viimeksi mainittua otaksumaa.
Hastalığının asıl sebebi de bir varsayımdır.Toisaalta perinnöllinen alttius taudille on myös keskeinen syy sairastua.
Önemli tarihsel varsayımlar nihayet ispatlandı.Lopultakin elementtipedot olivat lopullisesti voitettu.
Varsayımlar bir dilin içindeki saklı anlamlardır.Alaosastaan kielet kiinnitetään kielenpitimeen.
Söz konusu varsayıma göre, tüm canlıların fiziksel bedenleri bu biyoplazmik bedenleri üzerine kuruludur.Entä jos kaikki ihmiskehon elimet aivolohkoja myöten vaihdetaan tällä tavoin?
Bunda, durumu basitleştirmek için bazı varsayımların yapıldığı unutulmamalıdır.Lisäksi ajankohdan laskemiseen käytetään tiettyjä yksinkertaistettuja oletuksia.
Bu konuda farklı varsayımlar da mevcuttur.Asiasta on esitetty eri väitteitä.
Bu durumdan şu varsayımı yapmak isteyebilir: Bütün kuğular beyazdır.Syyksi Kekana kertoi sen, että nämä olivat valkoisia.
1998 yılında Thomas Callister Hales, Kepler varsayımını ispatladı.Το 1998 ο Thomas Callister Hales απέδειξε την εικασία του Κέπλερ.
Önemli tarihsel varsayımlar nihayet ispatlandı.Αξιοσημείωτες ιστορικές εικασίες τελικά αποδείχθηκαν.
Bu varsayımın iki farklı etkisi vardır: doğru etki ve yanlış etki.Η προϋπόθεση παρέχει δύο ξεχωριστές επιδράσεις: Την πραγματική επίδραση και την ψευδή επίδραση.
Doğru etkide, varsayımlar bir ayrıntıyı daha kolay hatırlanabilir yapar.Στην πραγματική επίδραση, οι προϋποθέσεις καθιστούν μια λεπτομέρεια πιο πρόθυμα ανακαλούμενη.
Bu varsayımın yanlış olduğu ortaya çıktı.Είναι πλέον γνωστό ότι η εικασία αυτή είναι λανθασμένη.
Ancak bu sadece bir varsayımdır.)Εν τούτοις, αυτό αμφισβητείται. ]]
Varsayım somut bir gereksinmeden kaynaklanmaktadır.Ο φόβος πηγάζει από την αναγκαιότητα.
Bu varsayım Galois’in ölmeden önceki gece arkadaşlarına yazdığı mektuplarla desteklenmektedir.Denne teori støttes af de breve, som Galois skrev til sine venner, natten før han døde.
Bu bakış açısı bu tip hipotez ve temelsiz varsayımlara katılmayan diğer uzmanlar tarafından reddedilmiştir.Denne holdning er udfordret af andre, der afviser sådanne hypoteser som ubeviste antagelser.
Sözü edilen yetki ve yetkilerin yukarıda belirtilen amaçlar için varsayımı, Almanya'nın ilhakını etkilemez.Overtagelse, med de overnnævnte formål, af de omtalte bemyndigelser indebærer ikke en annektering af Tyskland.
Varsayımlara göre kayanın eteğinde 2550 ton altın madeni rezervi bulunmaktadır.Det er anslået at der er 15 ton guld i fjeldet.
Bu varsayım doğrulandı ve kuyruklu yıldız 1758, 1835, 1910 ve 1986'da yeniden ortaya çıktı.Kometen vendte tilbage i 1835, 1910 og 1986.
Whybray, varsayımların mantıksız ve çelişkili olduğunu ileri sürer.Ved ankomsten optrådte Wenche Behring mistroisk, fordringsfuld og desorienteret.
Bazıları bu varsayımın Ay üzerinde metalik demirin azlığını açıklayamadığı için doğru olmadığını belirtmiştir.Det er anført, at denne hypotese ikke fyldestgørende forklarer manglen på metallisk jern på Månen.
Varsayımlara göre 1917'de Bolivya'da Yahudi olduğunu söyleyen 20 ila 25 kişi bulunmaktaydı.I 1917 blev det anslået, at der kun var 20 til 25 bekendende jøder bor i landet.
Bu varsayım daha sonra The New York Times tarafından reddedilmiştir.Denne hypotesen ble senere forkastet av den amerikanske avisen The New York Times.
Onun bir varsayımı vardı.Men det finnes hypoteser.
Varsayım 1844'te basıldı ve 2002'de matematikçi Preda Mihăilescu tarafından kanıtlandı.Han formulerte Catalans formodning i 1844, som først ble bevist av Preda Mihăilescu i 2002.
Varsayım belirgin olmalıdır.Resten blir antagelser.
Bu varsayım, bazı akademisyenler tarafından sorgulanmıştır.Denne teori er imidlertid blitt betvilt av noen forskere.
(Varsayımsal üçüncü bir türe ise, öbek III, bizim gökadamızda rastlanmamaktadır.)(Antatt referanse til Act IV, Scene 4: Det var synd det at vi kan dø bare én gang for å tjene landet vårt.).
Alikot dizileri üzerinde Katalan-Dickson varsayımı n > 1 için herhangi bir Taxicab(5, 2, n) var mıdır?Finnes det noen Taxicab(5, 2, n) for n > 1 {\displaystyle n>1} ?
Örneğin Osman soyundan gelenlerin insan olduğu iki temel varsayım ile ispatlanabilir.Oddmund er et mannsnavn med to mulige opprinnelser.
Söz konusu varsayıma göre, tüm canlıların fiziksel bedenleri bu biyoplazmik bedenleri üzerine kuruludur.Alle menneskelige kropper er ifølge denne lære å tilbakeføre til denne urkropp.
1927 yılında Heisenberg bu varsayımların doğru olmadığını kanıtlamıştır.Tahun 1927, Heisenberg membuktikan bahwa asumsi terakhir ini tidak benar.
Bu "eşit olasılık" varsayımı, derin şekilde kökleşmiş bir sezgidir (Falk 1992:202).Asumsi "probabilitas sama" ini berakar kuat pada intuisi seseorang (Falk 1992:202).
Toplu olarak, formülasyon ve arka plan varsayımları rasyonalitenin uygulandığı modeldir.Secara kolektif, perumusan dan latar belakang asumsi yang model di mana rasionalitas berlaku.
Spekülatif veya varsayımsal açıklamalara hipotez denir.Penjelasan spekulatif atau konjektur disebut sebagai hipotesis.
Fransa'da yaşayan Müslümanların sayısı konusundaki varsayımlar oldukça değişkendir.Perkiraan jumlah Muslim di Prancis selalu bermacam.
Bu varsayım 1990 yılında Journal of the American Medical Association'da (JAMA) tekrar ortaya çıkmıştır.Hasil proyek ini diterbitkan dalam Journal of the American Medical Association (JAMA) pada 1988.
Ancak, bu iki yaklaşım farklı varsayımlara dayandırılmıştır.Namun kedua hipotesis diragukan dengan berbagai alasan.
Bu yüzden yaşantımı onun var olmadığı varsayımıyla yaşıyorum."Karenanya berarti bahwa ia memiliki substansinya dari ketiadaan".
Anlatım içerisinde karşılaşılan denklemler ideal işlemsel yükselteç varsayımı doğrultusunda çıkarılacaktır.Semua perhitungan di atas berdasarkan anggapan peranti ideal.
Ay'ın oluşumunu açıklayan çeşitli varsayımlar önerilmiştir.Terdapat argumen-argumen lain yang mendukung kebenaran pendaratan di bulan.
Bu varsayımın iki farklı etkisi vardır: doğru etki ve yanlış etki.Dampak yang kita rasakan menurut sifatnya ada dua yaitu dampak positif dan dampak negatif.
Bu varsayımın yanlış olduğu ortaya çıktı.Tapi ternyata dugaan mereka salah.
Tanrı insanların korkularından kaynaklanan bir varsayım mıdır?Kapitalisme adalah penghisapan manusia oleh manusia.
Vulcan (varsayımsal gezegen), Merkür ve Güneş arasında yer alan varsayımsal gezegen.Vulcan adalah planet kecil yang diusulkan keberadaannya di antara Merkurius dan Matahari.
1996 yılında, Alexander Giventel Kontsevich’in bu varsayımını kanıtlamak için bir kâğıt yayınladı.Năm 1996, Alexander Givental công bố một bài báo chứng minh giả định của Kontsevich.
Fransa'da yaşayan Müslümanların sayısı konusundaki varsayımlar oldukça değişkendir.Các ước tính về số người Hồi giáo tại Pháp rất khác biệt.
Dolayısıyla kilit tür varsayımı tüm bilimadamları tarafından desteklenmez.Do đó, giả thuyết động vật ăn thịt chủ chốt không được tất cả các nhà khoa học chấp nhận.
Varsayım belirgin olmalıdır.Một số thông tin là phỏng đoán.