varsayım ile cümle

varsayım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu varsayımsal dil, günümüz dilbiliminin karşılaştırmalı metodu kullanılarak üretilmiştir.Powstała w ten sposób komparatywistyka, czyli językoznawstwo porównawcze.
Onun bir varsayımı vardı.Zarzut ten miał podstawy.
Varsayım belirgin olmalıdır.Zachowanie ma być przewidywalne.
Bu varsayım, bazı akademisyenler tarafından sorgulanmıştır.Jej działalność doprowadziła do represji wobec niektórych nauczycieli akademickich.
Ay'ın oluşumunu açıklayan çeşitli varsayımlar önerilmiştir.Powstało kilka teorii wyjaśniających pochodzenie ziemskiego Księżyca.
Ada genellikle şiiri ve bilimi birleştirmek üzerine temel varsayımları sorgulardı.Lovelace często kwestionowała podstawowe założenia przez łączenie poezji i nauki.
Bu noktada Yeni Osmanlıların liberal düşüncenin etkisinde kaldığı varsayımı doğdu.Ostatecznie przyjęto za punkt wyjścia koncepcję umiarkowanych federalistów.
Bu varsayımsal telaffuz ile Avrupa dillerinde geçen Hun kelimesi benzerlik göstermektedir.Wykazał on radykalne podobieństwo sanskrytu do języków europejskich.
Bu varsayımlar aşağıda anlatılmıştır.Warunki te wymienione są poniżej.
Ada genellikle şiiri ve bilimi birleştirmek üzerine temel varsayımları sorgulardı.Lovelace ifrågasatte ofta grundläggande antaganden genom att kombinera poesi och vetenskap.
Vulcan (varsayımsal gezegen), Merkür ve Güneş arasında yer alan varsayımsal gezegen.Den här artikeln handlar om en hypotetisk planet mellan Merkurius och Solen.
Bir varsayımın kullanılabilir bir varsayım olması da gerekmektedir.En hypotes är ett antagande om verkligheten.
Varsayım 1844'te basıldı ve 2002'de matematikçi Preda Mihăilescu tarafından kanıtlandı.Han formulerade Catalans förmodan år 1844, som först blev visad av Preda Mihăilescu år 2002.
Varsayım sağlam bir mantığa dayanmalıdır.Kampen följer en logik.
Bu yüzden genel olarak iktisat bilimi hep varsayımlar üzerine kuruludur.Tidigare slutsatser om honom är mestadels baserade på gissningar.
Bu varsayımın yanlış olduğu ortaya çıktı.Sedan kom det fram att sådana påståenden var felaktiga.
Ancak bu sadece bir varsayımdır.)Den går förmodligen bara att få tag i som bootleg.)
Bu varsayım biyolojik bilimlerde doğru değildir.Denna hypotes har inga vetenskapliga bevis och är biologiskt osannolik.
Varsayıma göre insanlar doğru olmayan bir şeye inanırlarsa sürekli kuşkular yaşayacaklardır.Припускається, що якщо люди вірять в щось хибне, то їх постійно будуть мучити сумніви.
Varsayım sağlam bir mantığa dayanmalıdır.Алогічність набуває строгої логіки.
Onun bir varsayımı vardı.Але є припущення.
Varsayım belirgin olmalıdır.Провідність розчину позначають σ .
Basılmamış bir kitapla ilgili varsayım üzerine gelmişler" diye konuştu.I розділ «Якби знайшлась неопалима книга».
Ancak, bu varsayım yıkılabilir.Проте це передбачення може і не справдитись.
Günümüzde de çeşitli psikoloji ekolleri rüyaların anlamlarına ilişkin çeşitli varsayımlar ortaya atmışlardır.У сучасні часи, різні школи психології запропонували теорії про значення сновидінь.
Örneğin "Karını dövmeyi bıraktın mı?" tarzında bir soru karını geçmişte dövdün varsayımını içerir.Наприклад: «Чи ти перестав бити свою дружину?».
Bu problem sadece varsayımsal değildir.Проблема не просто гіпотетична.
Bu hipotez atomların bölünmez olduğunun antik varsayımını çürütmek için önemli bir adım oldu.Tato hypotéza se stala důležitým krokem k vyvrácení starověkého předpokladu, že atomy jsou nedělitelné.
Ayrıca, JIT derleyicileri spekülatif olarak kod üzerinde varsayımlar yaparak sıcak kod optimize edebilir.Mimo jiné, JIT kompilátory mohou spekulativně optimalizovat tzv. hot code, na kterém vytváří předpoklady.
Onun bir varsayımı vardı.Ten měl však alibi.
Bu varsayımın yanlış olduğu ortaya çıktı.Toto tvrzení se zdá být klamným.
O'nun 1591 yılında yayınlanan eserinde, bu konuda, önemli varsayımlar ve öneriler bulunmaktadır.Při 150. výročí její smrtí v roce 2007 zde byly velké oslavy a výstava.
Ordinal Fayda Teorisinden temel farkı, faydanın ölçülebilir olduğu varsayımına dayanmasıdır.Kardinalistická teorie měření užitku předpokládá, že užitek je přímo měřitelný.
Varsayımda kullanılan kavramlar açıkça tanımlanmalıdır.Je důležité definovat svá přání srozumitelně.
Varsayım somut bir gereksinmeden kaynaklanmaktadır.Zápor se tvoří pomocí předpony ne-.
Bu varsayım 1990 yılında Journal of the American Medical Association'da (JAMA) tekrar ortaya çıkmıştır.Tento obal se zachoval i v reedici americké společnosti Rykodisc v roce 1990.
Varsayım bir kurama dayanmalıdır.Převažujícím náboženstvím je Súfismus.
Varsayım 1: Osman insandır.Premisa 2: Sokrates je člověk.
Varsayım yeni bilgiler üretmelidir.Viz podnadpis Další informace.
Bu "yukarıdan aşağıya" ya da "yeşil dünya" varsayımı olarak bilinir.Někdy se označuje jako „Zelená internacionála“ nebo jako „První zelená internacionála“.
Bu varsayımlar aşağıda anlatılmıştır.Základní teorie jsou uvedeny níže.
Böylece, bu varsayımsal parçacıklara, graviton unvanı verilmiş oldu.Určitou oblibu si získala hypotéza gravitační nestability.
Demir yıldız, Evrende 101500 yıl sonra oluşabilen varsayımsal yıldız türüne verilen ad.În astronomie, o stea de fier este un tip ipotetic de stea care ar putea să apară în univers în 101500 ani.
Büyükbaba paradoksu varsayımsal bir durumdur.Paradoxul buniculului este imposibil.
Bu denklemin altında yatan iki önemli varsayım daha vardır.Există două categorii principale ale acestei subordonate.
Bu varsayımın yanlış olduğu ortaya çıktı.Această presupunere se dovedește a fi corectă.
Bu varsayımlar, günümüzde pek geçerli değildir.Aceste tehnici sunt în prezent nesigure.
Bu konuda farklı varsayımlar da mevcuttur.Exista diferite ipoteze cu privire la acest eveniment.
Goldbach, bu varsayımından 1742’de Euler’e gönderdiği ünlü mektubunda bahseder.Problema care îi poartă numele (conjectura lui Goldbach) a expus-o într-o scrisoare din 1742 către Euler.
Ancak bu iki varsayımıyla ilgili olarak herhangi bir ispat sunmamıştır.E két feltételezésnek nem akadt bizonyítéka.
Bu bakış açısı bu tip hipotez ve temelsiz varsayımlara katılmayan diğer uzmanlar tarafından reddedilmiştir.Ezt a nézetet mások kétségbe vonták, mert elvetették az ehhez hasonló elfogadhatatlan feltételezéseket.
Basılmamış bir kitapla ilgili varsayım üzerine gelmişler" diye konuştu.Gondolatok egy kiadatlan írása kapcsán.”
Ancak, bu varsayım yıkılabilir.Ez azonban ellentmond a feltevésünknek.
(Varsayımsal üçüncü bir türe ise, öbek III, bizim gökadamızda rastlanmamaktadır.)(Természetesen a locsolócső 3 dimenziós, de mi csak a felületén mozgunk.
Her iki olası sonuç da teoremin varsayımıyla çelişmektedir.Látható, hogy mindkét lehetséges feltételezés ellentmondásra vezet.
Yeni Mersenne varsayımı Erdős–Mollin–Walsh varsayımı Sonsuz sayıda dördüz asal var mıdır?Erdős–Mollin–Walsh-sejtés arról, hogy nem létezik egymást követő három négyzetteljes szám.
Varsayıma göre insanlar doğru olmayan bir şeye inanırlarsa sürekli kuşkular yaşayacaklardır.Aki azt állítja, hogy az élet hiábavalóság, az esztétikailag él.
Ancak 1990'lı yıllarda alınan gözlem sonuçları bu varsayımla çelişmektedir.Az 1990-es évek tapasztalatai azonban azt sugallják, hogy ez a feltételezés nem állja meg a helyét.
Bu yüzden yaşantımı onun var olmadığı varsayımıyla yaşıyorum."Fogadj tehát tétovázás nélkül az Ő létezésére."
Ayrıca bugünkü Ömercioğlu Mahallesinde bulunan Kale kalıntıları da bu varsayımları güçlendirmektedir.A városközpontban folyó ásatások legalsó rétegbeli leletei is megerősítik ezt.
İlgili Sayfalar