varsayım ile cümle

varsayım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Batı'da çok yaygın bir varsayım var, o da; ülkelerin modernleştikçe batılılaşacağı yönünde.Lännessä otaksutaan laajalti, että maiden nykyaikaistuessa, ne myös länsimaistuvat.
Batı'da çok yaygın bir varsayım var, o da; ülkelerin modernleştikçe batılılaşacağı yönünde.Nu ved jeg, det er en udbredt antagelse i Vesten, at, som lande moderniserer, vestliggøres de også.
Batı'da çok yaygın bir varsayım var, o da; ülkelerin modernleştikçe batılılaşacağı yönünde.Ξέρω ότι είναι μια ευρέως διαδεδομένη υπόθεση στη Δύση ότι, καθώς οι χώρες εκμοντερνίζονται, δυτικοποιούνται.
Batı'da çok yaygın bir varsayım var, o da; ülkelerin modernleştikçe batılılaşacağı yönünde.На Западе принято считать, что модернизация стран напрямую связана с воплощением влияний Запада.
Batı'da çok yaygın bir varsayım var, o da; ülkelerin modernleştikçe batılılaşacağı yönünde.אני יודע שזו סברה רווחת במערב שכאשר מדינות הופכות מודרניות יותר, הן גם הופכות מערביות יותר.
Batı'da çok yaygın bir varsayım var, o da; ülkelerin modernleştikçe batılılaşacağı yönünde.وانا اعلم انه من الشائع في الغرب اعتقاد انه ما ان تتطور الدول حتى تكتسب شخصية الدول الغربية
Batı'da çok yaygın bir varsayım var, o da; ülkelerin modernleştikçe batılılaşacağı yönünde.国家の近代化は 西洋化を意味してきました これは幻想にすぎません
Bazılarımız, kendi varsayımlarından çıkan sonuca bakarak, ben kirada oturmalıyım diyecekler. -Manche Menschen, werden sie machen eine Menge von Annahmen und sagen, ah-ha! Ich sollte zu mieten.
Bazılarımız, kendi varsayımlarından çıkan sonuca bakarak, ben kirada oturmalıyım diyecekler. -Někteří lidé udělají nějaký soubor předpokladů a řeknou aha. Měl bych si pronajmout.
Bazılarımız, kendi varsayımlarından çıkan sonuca bakarak, ben kirada oturmalıyım diyecekler. -Πολλοί άνθρωποι κάνουν κάποιες υποθέσεις και λένε, αχ-χα! Θα έπρεπε να νοικιάσω.
Bazılarımız, kendi varsayımlarından çıkan sonuca bakarak, ben kirada oturmalıyım diyecekler. -こう言うでしょう、 賃貸にするべきと。 それか、別の人は、
Bazı varsayımlarda bulunduk.אני מתכוון שלמעשה שעשינו בכל מקרה, כמה הנחות
Bazı varsayımlarda bulunduk.اعني اننا في الواقع قد وضعنا عدة افتراضات، على اي حال
Ben basitleştirerek varsayımların bir demet yapmak için gidiyorum많은 단순화한 가정을 만들 것입니다
Ben basitleştirerek varsayımların bir demet yapmak için gidiyorumאני הולך להניח כמה הנחות מפשטות
Ben basitleştirerek varsayımların bir demet yapmak için gidiyorumسأصنع مجموعة من الافتراضات التبسيطية
Bence artık ütopik varsayımlarımızı ortadan kaldırıp bu konuda gerçekten bir şeyler yapmaya başlamalıyız.Acho que deveríamos quebrar alguns dos nossos pressupostos utópicos e começar a fazer algo sobre isto.
Bence artık ütopik varsayımlarımızı ortadan kaldırıp bu konuda gerçekten bir şeyler yapmaya başlamalıyız.Entonces, creo que deberíamos olvidar nuestros supuestos utópicos y empezar a hacer algo al respecto.
Bence artık ütopik varsayımlarımızı ortadan kaldırıp bu konuda gerçekten bir şeyler yapmaya başlamalıyız.Jadi menurut saya, kita harus membuang beberapa asumsi utopia kita dan mulai mewujudkannya.
Bence artık ütopik varsayımlarımızı ortadan kaldırıp bu konuda gerçekten bir şeyler yapmaya başlamalıyız.따라서 저는 우리들의 유토피아적 가정 중 일부를 부수고 실제로 그것을 위해 무언가를 해나가야 한다고 봅니다.
Bence artık ütopik varsayımlarımızı ortadan kaldırıp bu konuda gerçekten bir şeyler yapmaya başlamalıyız.Myślę, że powinniśmy dać spokój naszym utopijnym założeniom i zacząć coś naprawdę robić w tej sprawie.
Bence artık ütopik varsayımlarımızı ortadan kaldırıp bu konuda gerçekten bir şeyler yapmaya başlamalıyız.Myslím, že bychom se měli zbavit některých našich utopistických předpokladů a raději s tím začít něco dělat.
Bence artık ütopik varsayımlarımızı ortadan kaldırıp bu konuda gerçekten bir şeyler yapmaya başlamalıyız.Úgyhogy szerintem szét kell zúznunk néhány utópista álmot, és tényleg el kell kezdenünk a valódi cselekvést.
Bence artık ütopik varsayımlarımızı ortadan kaldırıp bu konuda gerçekten bir şeyler yapmaya başlamalıyız.ולכן לדעתי עלינו לנתץ כמה מהנחותינו האוטופיות ולהתחיל לעשות בפועל משהו בעניין.
Bence artık ütopik varsayımlarımızı ortadan kaldırıp bu konuda gerçekten bir şeyler yapmaya başlamalıyız.لذا أعتقد أننا يجب أن ننهي بعض إفتراضاتنا الطوباوية وأن نبدأ بالفعل في فعل شئ حيال الأمر.
Bence artık ütopik varsayımlarımızı ortadan kaldırıp bu konuda gerçekten bir şeyler yapmaya başlamalıyız.なにかもっと有効な手段に 乗り出すべきなのです ありがとうございました
Bence gayet mantıklı bir varsayım, gene de eğer isterseniz değiştirebilirsiniz.Es ist eine vernünftige Annahme, denke ich. Obwohl Sie es ändern kann.
Bence gayet mantıklı bir varsayım, gene de eğer isterseniz değiştirebilirsiniz.Myslím, že je to rozumný předpoklad. Ačkoli to můžete změnit.
Bence gayet mantıklı bir varsayım, gene de eğer isterseniz değiştirebilirsiniz.Είναι μία λογική υπόθεση νομίζω. Παρ' ότι μπορείτε να την αλλάξετε.
Bence gayet mantıklı bir varsayım, gene de eğer isterseniz değiştirebilirsiniz.それでも、あなたは、それを変える事も出来ます。 あなたは、それを毎年づつ、上げる事が出来ます。
Bence hayatta en iyi sonuçlar yanlış fikirler ve denenmemiş varsayımlar yüzünden engelleniyor.Często przeszkodą sukcesu są błędne i niesprawdzone założenia.
Bence hayatta en iyi sonuçlar yanlış fikirler ve denenmemiş varsayımlar yüzünden engelleniyor.Ik vind dat de beste resultaten in het leven vaak uitblijven door foutieve denkkaders en ongeteste aannames.
Bence hayatta en iyi sonuçlar yanlış fikirler ve denenmemiş varsayımlar yüzünden engelleniyor.저는 인생에 있어서 가장 좋은 결과가 종종 잘못된 생각과 검증되지 않은 가정으로 방해받는다는 것을 알게 되었습니다.
Bence hayatta en iyi sonuçlar yanlış fikirler ve denenmemiş varsayımlar yüzünden engelleniyor.אני מוצא שהתוצאות הטובות ביותר בחיים לעתים קרובות נבלמות על ידי מחשבות שגויות והשערות לא בדוקות.
Bence hayatta en iyi sonuçlar yanlış fikirler ve denenmemiş varsayımlar yüzünden engelleniyor.أجد أن أحسن النتائج في الحياة تكون غالباً متنكرة بمبادئ مغلوطة ومعرفة غير مستجوبة.
Bence hayatta en iyi sonuçlar yanlış fikirler ve denenmemiş varsayımlar yüzünden engelleniyor.誤った考え方や未実証の仮定にとらわれています 私にとってのきっかけは
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.Anii mei de misticism m-au făcut să mă îndoiesc de toate presupunerile mele.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.Éveim misztikusként megtanítottak megkérdőjelezni majdnem minden feltételezésemet.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.I miei anni da mistico mi hanno fatto mettere in discussione quasi tutte le mie certezze.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.영적인 사람으로 살아온 수 년간 저는 사실이라고 생각하는 거의 모든 것에 대해 의문을 가졌습니다.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.Lata, które przeżyłam jako mistyczka, sprawiły, że zaczęłam kwestionować niemal wszystkie moje przekonania.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.Léta strávená jako "mystická" mě přiměla pochybovat o všech mých domněnkách.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.Meine Jahre als Mystikerin haben mich fast alle meine Anschauungen in Frage stellen lassen.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.Mes années de spiritualité m'ont fait remettre en question presque toutes mes théories.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.Mijn jaren als mysticus hebben mij bijna al mijn veronderstellingen in vraag doen stellen.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.Mis años como mística me han hecho cuestionar casi todos mis supuestos.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.Os meus anos como mística fizeram-me questionar quase todas as minhas suposições.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.Tahun-tahun saya sebagai seorang yang mistis telah membuat saya bertanya tentang hampir semua anggapan saya.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.Τα χρόνια που πέρασα ως μυστικίστρια με έκαναν να αμφισβητήσω σχεδόν ότι είχα σκεφτεί μέχρι τότε.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.Ті роки, що я прожила як містик змусили мене переосмислити майже всі мої погляди.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.החיים שלי כמיסטיקנית גרמו לי להעמיד בסימן שאלה כמעט את כל ההנחות שלי.
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.ان سنواتي التي قضيتها في شخصية " الصوفي " جعلتني أُشكك في كل افتراضاتي ..
Bir gizemci olarak geçirdiğim hayatım bana hemen hemen bütün varsayımlarımı sorgulattı.私は自分の思い込みを 疑うようになりました こうして無知への恥を拭い去りました
Bir gün kuzeniyle evleneceğim yaygın bir varsayımdı.Đã có lời đồn rằng tôi sẽ kết hôn cùng em họ của cậu ấy.
Bir gün kuzeniyle evleneceğim yaygın bir varsayımdı.Det har allmänt antagits att jag en dag skulle äkta hans kusin.
Bir gün kuzeniyle evleneceğim yaygın bir varsayımdı.Det har været en gængs antagelse, at jeg en dag skulle giftes med hans kusine.
Bir gün kuzeniyle evleneceğim yaygın bir varsayımdı.Era algo sabido, que un día me casaría con su prima.
Bir gün kuzeniyle evleneceğim yaygın bir varsayımdı.Era de aşteptat ca într-o bună zi să mă căsătoresc cu verişoara lui.
Bir gün kuzeniyle evleneceğim yaygın bir varsayımdı."Era já previsível por todos "que um dia casaria com a prima dele.
Bir gün kuzeniyle evleneceğim yaygın bir varsayımdı.Es war eine verbreitete Annahme, dass ich eines Tages seine Kusine heiraten würde.
İlgili Sayfalar