varsayım ile cümle
varsayım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama eğer ivmeniz sabitse, bu örnekte bu varsayımda bulunuyoruz, ortalama hız denilen bir şey bulabiliriz. -Maar als je constante versnelling hebt en daar gaan we van uit in dit voorbeeld
Ama eğer ivmeniz sabitse, bu örnekte bu varsayımda bulunuyoruz, ortalama hız denilen bir şey bulabiliriz. -Pero ¿cuál es nuestra velocidad inicial?
Ama eğer ivmeniz sabitse, bu örnekte bu varsayımda bulunuyoruz, ortalama hız denilen bir şey bulabiliriz. -Но если ускорение постоянное, и это то, что мы предполагаем в данном примере...
Ama eğer ivmeniz sabitse, bu örnekte bu varsayımda bulunuyoruz, ortalama hız denilen bir şey bulabiliriz. -אבל באם יש תאוצה קבועה ואנו מניחים כי זה מה שיש במקרה זה
Ama eğer ivmeniz sabitse, bu örnekte bu varsayımda bulunuyoruz, ortalama hız denilen bir şey bulabiliriz. -لكن اذا كان لديك تسارع ثابت وهذا الذي فرضناه في هذا المثال
Ama şimdi şunu söylüyorum. Burada varsayım verirsek herhangi bir k olabilir.A tu widzę, że uwzględniając te reguły wartość k może być dowolna, absolutnie dowolna.
Ama şimdi şunu söylüyorum. Burada varsayım verirsek herhangi bir k olabilir.Vi kan dog se nu, at når vi har de her antagelser, kan der stå hvad som helst på k's plads.
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.2つ目の思い込み "選択肢が
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.Asumsi kedua yang menggambarkan opini orang Amerika tentang pilihan bunyinya kurang lebih seperti ini.
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.Cea de-a doua ipoteză care defineşte perspectiva americană asupra libertăţii de decizie spune cam aşa:
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.Den anden formodning der informerer om amerikanernes syn på valg ser cirka sådan her ud.
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.Det andra antagandet, vilket är typiskt i USA, låter ungefär som följer:
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.De tweede veronderstelling die de Amerikaanse visie op keuze bepaalt, gaat ongeveer als volgt.
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.Die zweite Annahme, die die Amerikanische Sichtweise auf Entscheidungen prägt, lautet in etwa so:
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.Drugim założeniem, które charakteryzuje amerykański sposób postrzegania wyboru brzmi mniej więcej tak.
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.Druhá domnienka, ktorá sprevádza americký pohľad na rozhodovanie, znie asi takto.
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.Druhý předpoklad informující o americkém pohledu na volbu zní přibližně takto:
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.Giả thiết thứ hai khi cho rằng quan điểm của người Mỹ về sự lựa chọn là như thế này.
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.Il secondo presupposto alla base della visione statunitense della scelta è più o meno questo.
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.선택에 대한 미국인의 시각을 알리는 두 번째 가정은 이처럼 나아갑니다.
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.La seconde hypothèse qui informe la vision américaine du choix est à peu près ceci.
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.La segunda suposición que delata a la perspectiva estadounidense sobre elegir dice más o menos así:
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.O segundo pressuposto que enforma o ponto de vista americano sobre a escolha é mais ou menos assim.
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.Toinen oletus amerikkalaisesta valinnanvapaudesta menee osapuilleen seuraavasti:
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.Η δεύτερη υπόθεση που κατατοπίζει την αμερικανική οπτικής ως προς την επιλογή είναι κάπως έτσι:
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.Второто предположение, което е част от американския възглед върху избора е нещо такова:
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.Друге припущення, характерне для американської точки зору, звучить приблизно так.
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.ההנחה השניה בבסיס התפיסה האמריקאית של בחירה היא משהו כזה:
Amerikan bakış açısını besleyen bir diğer varsayım ise şu şekilde.والافتراض الثاني والذي يشكل المفهوم الامريكي عن الاختيارات هو بصياغة مثل هذه:
Ancak unutmayın, burada önemli varsayımlar yaptık, sonucu ciddi derecede etkileyecek varsayımlar.Aber sie wissen nicht, dass sie einige Annahmen gemacht.
Ancak unutmayın, burada önemli varsayımlar yaptık, sonucu ciddi derecede etkileyecek varsayımlar.Ale neuvědomují si, že udělali nějaké předpoklady.
Ancak unutmayın, burada önemli varsayımlar yaptık, sonucu ciddi derecede etkileyecek varsayımlar.Αλλά δεν συνειδητοποιούν ότι έχουν κάνει κάποιες υποθέσεις.
Ancak unutmayın, burada önemli varsayımlar yaptık, sonucu ciddi derecede etkileyecek varsayımlar.それでは、年間3%、価値が上がると仮定したら、
Anlaşılıyor ki, çoğumuz bu insanları aynı şekilde açıklıyoruz, birkaç talihsiz varsayıma dayandırarak.알고 보면, 우리는 대개 같은 방법으로 설명합니다. 일련의 맞지않는 편견을 사용합니다.
Anlaşılıyor ki, çoğumuz bu insanları aynı şekilde açıklıyoruz, birkaç talihsiz varsayıma dayandırarak.Nos, az derült ki, hogy legtöbbünk ugyanazt a magyarázatot adja, egy pár szerencsétlen feltevéshez folyamodva.
Anlaşılıyor ki, çoğumuz bu insanları aynı şekilde açıklıyoruz, birkaç talihsiz varsayıma dayandırarak.Okazuje się, że większość z nas robi to w taki sam sposób, uciekamy się do niefortunnych założeń.
Anlaşılıyor ki, çoğumuz bu insanları aynı şekilde açıklıyoruz, birkaç talihsiz varsayıma dayandırarak.Ukazuje se, že většina z nás tyto lidi vysvětluje stejně, že se uchýlí k řadě velmi nešťastných předpokladů.
Anlaşılıyor ki, çoğumuz bu insanları aynı şekilde açıklıyoruz, birkaç talihsiz varsayıma dayandırarak.Useimmiten selitämme ne samalla tavalla, tukeutumalla kehnoihin oletuksiin.
Anlaşılıyor ki, çoğumuz bu insanları aynı şekilde açıklıyoruz, birkaç talihsiz varsayıma dayandırarak.Виявляється, більшість з нас пояснює цих людей в подібний спосіб, вдаючись до серії безталанних припущень.
Anlaşılıyor ki, çoğumuz bu insanları aynı şekilde açıklıyoruz, birkaç talihsiz varsayıma dayandırarak.מסתבר, שרובנו מסבירים אנשים אלו בדרך דומה, על ידי שימוש בסדרת הנחות אומללות.
Anlaşılıyor ki, çoğumuz bu insanları aynı şekilde açıklıyoruz, birkaç talihsiz varsayıma dayandırarak.حسناً .. سأخبركم .. لقد تبين اننا جميعاً نبرر ذلك التعنت بنفس الطريقة عن طريق القيام بعدة افتراضات واهية
Anlaşılıyor ki, çoğumuz bu insanları aynı şekilde açıklıyoruz, birkaç talihsiz varsayıma dayandırarak.同じ方法を使って説明します 周囲に反対されたら まず最初に
Asi olmak, uzmanların varsayımlarının ve metodolojilerinin kolaylıkla hatalı olabileceğini anlamakla ilgili.Att vara en rebell handlar om att inse att experters antaganden och deras metodiker lätt kan ha brister.
Asi olmak, uzmanların varsayımlarının ve metodolojilerinin kolaylıkla hatalı olabileceğini anlamakla ilgili.Bycie buntownikiem polega na przyznaniu, że założenia ekspertów oraz ich metodologie mogą być błędne.
Asi olmak, uzmanların varsayımlarının ve metodolojilerinin kolaylıkla hatalı olabileceğini anlamakla ilgili.Byť rebel znamená uznať, že domnienky a metodológie odborníkov môžu byť ľahko chybné.
Asi olmak, uzmanların varsayımlarının ve metodolojilerinin kolaylıkla hatalı olabileceğini anlamakla ilgili.반역자가 된다는 것은 전문가의 추측들과 그들의 방법들에도 결함이 있을 수 있다는 것을
Asi olmak, uzmanların varsayımlarının ve metodolojilerinin kolaylıkla hatalı olabileceğini anlamakla ilgili.Rebelovat znamená rozpoznat, že domněnky expertů a jejich metodologie mohou být prostě špatné.
Asi olmak, uzmanların varsayımlarının ve metodolojilerinin kolaylıkla hatalı olabileceğini anlamakla ilgili.Să fii un rebel înseamnă să recunoşti că prezumţiile experţilor şi metodologiile lor pot avea greşeli.
Asi olmak, uzmanların varsayımlarının ve metodolojilerinin kolaylıkla hatalı olabileceğini anlamakla ilgili.Ser rebelde es reconocer que los supuestos de los expertos y sus metodologías pueden fácilmente tener fallas.
Asi olmak, uzmanların varsayımlarının ve metodolojilerinin kolaylıkla hatalı olabileceğini anlamakla ilgili.Бути бунтівником означає визнавати, що припущення експертів та їх методології можуть часто мати недоліки.
Asi olmak, uzmanların varsayımlarının ve metodolojilerinin kolaylıkla hatalı olabileceğini anlamakla ilgili.להתקומם פירושו להכיר בכך שההנחות של מומחים ושיטות העבודה שלהם
Asi olmak, uzmanların varsayımlarının ve metodolojilerinin kolaylıkla hatalı olabileceğini anlamakla ilgili.كونك متمرد يتعلق بمعرفة أن افتراضات الخبراء و منهجياتهم
Asi olmak, uzmanların varsayımlarının ve metodolojilerinin kolaylıkla hatalı olabileceğini anlamakla ilgili.専門家の作った前提や手法が 間違っている可能性が あることを認識することです
Aslında bu; matematiğimde değişkenler arasındaki bağıntı varsayımıdır.이 결과 역시 매우 중요한
Aslında bu; matematiğimde değişkenler arasındaki bağıntı varsayımıdır. Vazgeçmiyorum.Dokładnie odzwierciedla jedno z moich niezłomnych założeń, których nigdy nie odrzucę.
Başka bir şey diyemeyiz. Bazı varsayımlarda bulunduk. -Quiero decir, asumimos algunas cosas que el gráfico es continuo y diferenciable durante toda la función
Batı'da çok yaygın bir varsayım var, o da; ülkelerin modernleştikçe batılılaşacağı yönünde.Există o idee foarte răspândită în vest că, în timp ce ţările se modernizează, ele se și occidentalizează.
Batı'da çok yaygın bir varsayım var, o da; ülkelerin modernleştikçe batılılaşacağı yönünde.Het is een wijdverbreide veronderstelling in het Westen dat, als landen moderniseren, ze ook verwestersen.
Batı'da çok yaygın bir varsayım var, o da; ülkelerin modernleştikçe batılılaşacağı yönünde.Istnieje głeboko zakorzeniony pogląd, że rozwój pociąga za sobą westernizację.
Batı'da çok yaygın bir varsayım var, o da; ülkelerin modernleştikçe batılılaşacağı yönünde.많은 서양 국가에서 막연히 생각하기로 국가가 근대화될 때에는 서양화가 된다고 생각한다는 것을 잘 알고 있습니다.