Ana içeriğe geç
Sözlük

varmak ile cümle

varmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bulanık mantıkta temel olan bir sonuca varmaktır.Objektiv ist das, was der Vernunft entspringt.
Gece gündüz bu kamplara varmaktaydılar.Tag und Nacht sollen sich dort begegnen.
Temsilci olma prensibine rastgele örnekleme biraz dolaylı olarak varmaktadır.Die Vorherbestimmung betreffend habe der Autor wohl doch ein klein wenig übertrieben.
Temel amacı en kısa zamanda sonuca varmaktır.Ziel ist es, so schnell wie möglich hinauf zu kommen.
Bu toplantının amacı her iki taraf içinde tatminkar olabilecek bir uzlaşmaya varmaktı.Damit war eine für beide Seiten befriedigende Vereinbarung erzielt.
Soruların amacı soruları ortadan kaldıracak cevaplara varmaktır.Seine Hauptaufgabe ist die Beantwortung von Anfragen zur Namensauflösung.
Tutsak yaşayan bireyler 25 yaşına kadar varmakta.In Gefangenschaft gehaltene Tiere können ein Lebensalter bis zu 25 Jahren erreichen.
Zamanında varmak için koşmalıyız.Il faut que l'on coure pour arriver à temps.
Oraya varmak için 5 dakika yürümek zorundasınız.Vous devriez l'atteindre à pied en moins de cinq minutes.
Bu toplantının amacı her iki taraf içinde tatminkar olabilecek bir uzlaşmaya varmaktı.Ces réunions de travail en équipe visent à permettre de parvenir à un accord mutuellement satisfaisant.
Bu hedef varmak için oğlunun hayatını feda etmeye hazırdı.Il est prêt à sacrifier sa propre vie pour y parvenir.
Öğleden sonra erken saatlerde Kennedy Havaalanına varmak istiyorum.Quiero llegar al aeropuerto Kennedy a primera hora de la tarde.
Oraya zamanında varmak için bir taksiye bindim.Tomé un taxi para llegar allá a tiempo.
Buradan oraya varmak ne kadar sürer?¿Cuánto se tarda en ir de aquí hasta allí?
Şehre varmak üzereyiz.Estamos a punto de llegar a la ciudad.
Temel amacı en kısa zamanda sonuca varmaktır.Creo que tenemos que mejorar este problema cuanto antes.
Bulanık mantıkta temel olan bir sonuca varmaktır.En primer lugar introduciremos una definición general de consecuencia lógica.
Yarına varmak için kalbimiz iman dolu Maarif Koleji'nin hız alan gençleriyiz.Oh, Liceo, mañana triunfantes de optimismo la patria seremos.
Bu toplantının amacı her iki taraf içinde tatminkar olabilecek bir uzlaşmaya varmaktı.Una Commissione venne incaricata di redigere un accordo accettabile per entrambe le parti.
Morgul Yolu, Minas Morgul'dan çıkarak Osgiliath'a varmaktaydı.I Nazgûl rimangono in attesa a Minas Morgul.
Bir kabinin Tatev'e ulaşmasıyla, diğer kabin de Halidzor'a varmaktadır.Mentre Asami sta per tagliare l'altro piede, giunge nella casa Shigeiko.
Dolayısıyla Allah hakkında herhangi bir kesin yargıya varmak mümkün değildir.Итак, из этого предписания Бога нельзя делать никакого исключения.
Gece gündüz bu kamplara varmaktaydılar.День и ночь возле него находились вооруженные телохранители.
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."ستقابلين رجلا يوما ما يجعلك سعيدة".
Ayrıca teleskopu belirten bir düz yola varmak zorundadır.كما يوجد تلسكوب للضرب المباشر.
Aynı zamanda Arap ülkelerindeki Yahudiler Filistin'e kara yoluyla varmaktaydı.هجرة اليهود إلى فلسطين مدججين بالسلاح.
Bu sonuca varmak için herhangi bir bağımsızlık varsayımına gerek duyulmamaktadır.عند هذه النقطة، لا ينبغي تجاهل أي فرضية.
Temsilci olma prensibine rastgele örnekleme biraz dolaylı olarak varmaktadır.قبل إعطاء تعريف دقيق رياضيا، نعطي مثالا وجيزة.
Bu sonuca varmak için herhangi bir bağımsızlık varsayımına gerek duyulmamaktadır.Note-se que nenhuma suposição de independência é requerida.
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."Identificar as coisas que te fazem feliz: esse é o trabalho de arrumar."
Bu toplanan ek vergilerin degeri yaklasık olarak 1,500,000 livres tournois yekununa varmaktaydı.Então, naturalmente, eles levantaram a US$ 13.500.000 Série A de Referência.
Bulanık mantıkta temel olan bir sonuca varmaktır.Consequência lógica é um conceito fundamental na lógica.
Ancak tam olarak belirlediği noktaya nadiren varmaktadır .Esse balanço raramente se mantém exatamente.
Temel amacı en kısa zamanda sonuca varmaktır.Het doel is om zo snel mogelijk het einde te bereiken.
Varmak fiilini çağrıştırmaktadır.Wij roepen u aan op onze pelgrimstocht.
Descartes şüphe ile işe başlar ve şüphe edilemeyecek bir noktaya varmak üzere hareket eder.Descartes vraagt zich af hoe je iets zeker kan weten.
Oraya zamanında varmak için bir taksiye bindi.Hij nam de taxi om er op tijd te komen.
Morgul Yolu, Minas Morgul'dan çıkarak Osgiliath'a varmaktaydı.Prowadziła ze wschodniego brzegu Osgiliath do Minas Morgul.
Ancak oraya varmak için sadece bir günleri vardır.Проте вони мають лише день аби побути разом.
Gece gündüz bu kamplara varmaktaydılar.Вдень і вночі привозили сюди поранених.
Ayrıca teleskopu belirten bir düz yola varmak zorundadır.Астронавти також встановили на телескопі вдосконалений датчик точного наведення.
Bu sırada Poly Lucy ile bir anlaşmaya varmak için onu ziyarete gelir.Polly navštíví Lucy, aby se nějak dohodly.
Ancak, başarılı olamayınca anlaşmaya varmak zorunda kalmıştır.Teprve když dosáhl úspěchu, mohl se se svým tchánem smířit.
Oyun bir mesut sonuca varmak üzere iken, Don John'un yakalandığı haberi bir haberci tarafından ilan edilir.V jednom díle se stane dokonce (v díle strašlivá muka) vynálezem sira Johna.
Bu toplantının amacı her iki taraf içinde tatminkar olabilecek bir uzlaşmaya varmaktı.Hledejte zastřešující cíl, jenž by umožňoval vyvážený úspěch obou stran.
Dolayısıyla Allah hakkında herhangi bir kesin yargıya varmak mümkün değildir.Nu este nici unul care să caute cu tot dinadinsul pe Dumnezeu.
Soruların amacı soruları ortadan kaldıracak cevaplara varmaktır.A befolyásolási folyamatok célja, hogy válaszokat kapjunk.
Ancak oraya varmak için sadece bir günleri vardır.Jelenleg csak egyes járatok mennek odáig.
Yokohama'ya varmak iki saatimi aldı.Két órába telt eljutni Jokohámába.
Nancy asla zamanında varmaktan geri kalmaz.Nancy tulee aina ajoissa.
Temel amacı en kısa zamanda sonuca varmaktır.Ξεκινάει στοχεύοντας να βρεθεί η λύση όσο το δυνατόν γρηγορότερα.
Tutsak yaşayan bireyler 25 yaşına kadar varmakta.Individer i fangenskab er blevet op til 25 år gamle.
Bu toplantının amacı her iki taraf içinde tatminkar olabilecek bir uzlaşmaya varmaktı.Denne debat endte med en konsensus om, at begge instrumenter generelt kan spille en rolle.
Ancak oraya varmak için sadece bir günleri vardır.Tuy nhiên nay chỉ còn lại vài địa điểm là còn giữ được.
Bazı ülkelerde engelliler arasında işsizlik oranı %80’lere varmakta.Tỷ lệ thất nghiệp của người khuyết tật ở một số quốc gia lên đến hơn 80%.
Tutsak yaşayan bireyler 25 yaşına kadar varmakta.Tục truyền Lão tử thọ đến 250 tuổi.
Ayrıca teleskopu belirten bir düz yola varmak zorundadır.信号機つき交差点を持つ路線も存在する。
Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."どうしてあげれば喜ばれるかを心得ていて、楽しそうに進んでお世話していました」と述懐している。
Ancak oraya varmak için sadece bir günleri vardır.ここであげるのはほんの一例である。
Soruların amacı soruları ortadan kaldıracak cevaplara varmaktır.) 疑问句的作用是提出问题,请求解答。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
varmak ile cümle - Sayfa 3 - varmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App