Sizi mutlu eden eşyalarınızı farkına varmak, düzenleme bence budur."General, I hope you know what is good for you."
Farkına varmak gerekiyor ki şanslı sayı diye bir şey yoktur.But realize, there is no such thing as a lucky number.
Ama varmak istediğim bu değil.But that's not what I want to get at now.
Karara varmak ile kastettiğim şey tüm kararlarınızı denemeniz ve işe yarayıp yaramadığını görmeniz.Arriving at decisions meaning put all your decisions to test, see if they work.
Nereye varmak istediğimi görebilirsiniz. Bu rakamlar 9'un katına bölünür. -And you might see where all of this is going.
Varmak üzereyiz.We are already there.
Nerdeyse Bordeaux'ya varmak üzereler.They are almost in Bordeaux.
Peki, isteklerimizin farkına varmak için kullanılacaklar mı?They will be used to realize our aspiration"?
Karar varmak da şu demek: Tüm kararlarını test et ve işliyorlar mı gör.Arriving at decisions meaning: put all your decisions to test, see if they work.
Sanırım nereye varmak istediğimi biliyorsunuz.So it's f of a plus h, minus f of a, all over h. This is just the slope of this secant line.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.But the good news is that becoming aware of the optimism bias does not shatter the illusion.
Görsel yanılsamalar gibi bunların farkına varmak onları ortadan kaldırmıyor.It's like visual illusions, in which understanding them does not make them go away.
Bu resimle sonuca varmak istiyorum.Let me conclude with this picture.
Ahmyo - Kendine TAMAMEN ve SAF bir şekilde güvenmek, kendinin farkına varmak. 2.During the channelings, you may hear some words that you are not familiar with.
Neden bara gidelim ki, seni hemen buracıkta sikmek varmak?Why go to a bar, when I can fuck you right here?
Şimdi, varmak istediğim nokta hepinizin çok harika ve yetenekli olduğunuz.Now, what I wanted to get to is that you're all very bright, very tactile.
Bu gitgide ilginçleşiyor, neye varmak istediğimi anlamış olabilirsiniz. -This is already getting interesting and you might already see where I'm going with this.
Ve kabullenme korku tohumlarını ekecek-- durumun cidiyetinin farkına varmak.And that recognition will sow fear -- recognizing the seriousness of the situation.
Sanırım nereye varmak istediğimi anlamışsınızdır.I think you see where I'm going with this now.
Bence ilk hareket noktamız doğal tabiat sermayesinin farkına varmak olmalı.I think the first point to make is that we need to recognize natural capital.
Sıradan bir yere varmak için gökadalar arasında 1.000 kat daha uzağa gitmelisiniz.To get to a typical place, you've got to go 1,000 times as far as that, into intergalactic space.
Peki, nasıl bir sonuca varmak istiyorum?Okay, so how would I like to finish?
- Aslında, bu sonuca varmak için bir teoreme ihtiyacımız yoktu.And you know you didn't need a theorem to tell you that.
Bu sonuca varmak için yaptığım tek şey bunu eksi 2 ile çarpmak oldu. -Now I'm going to keep my top equation constant again.
Bu belkide herşeyin farkına varmak için geldiğim noktadır..That may be an ordeal that I should get over.
Peki, yüz görünümünü ve hareketi hakkında yargılara varmak konusunda iyi miyiz?But are we good at making the judgments on facial appearance and movement?
Varmak istediğim sonuç şu.So here is my conclusion.
Şimdi yapmak istediğim şu---nereye varmak istediğimi biraz anladınız herhalde di mi?Now, what I want to do and we kind of know where we're heading, right?
Sonuca varmak istiyorum.I want to conclude.
Ne, Nelson, bununla nereye varmak istediğini anlamıyorum.Gee, Nelson, I don't know what you are getting at.
Sonunda üreticiler bir uzlaşmaya varmak zorunda kaldı o uzlaşma da ikisi bir arada paketti.So, eventually, the manufacturers actually arrived at a compromise, which was the combo pack.
Tam olarak zamanında varmak istediğini söylemişti ve gerçekten de tam zamanında buradaydı.He wanted to be exactly on time and he was.
Varmak istediğin son noktaya geldik, eğitim.Which brings me to the final element, which is education.
Etrafta gezinip durmak istemezler. Sadece gitmek ve hedefe varmak isterler. Nedir bu?They don't want to look around, they just want to go, to get to that point.
Eğer bunun çarpanlarına ayrılabildiği söylenmesi, bunun farkına varmak o kadar da kolay değildi. .Now that wouldn't be completely obvious if they didn't already tell us that we could factor this.
Çıkarım yapmak ve sonuca varmak zorunda bırakılırız, çünkü gerçek hayatta yaptığımız şey bu.We're compelled to deduce and to deduct, because that's what we do in real life.
Bir yere varmak istediğimi hissetmişsinizdir umarım. -I'm going some place with this, just so you get hopefully, a little intuition.
Bu nedenle, olumlu bir sonuca varmak biraz zor.So it's a little bit difficult from there to spin in some kind of positive conclusion.
Çocuk ölüm oranları için konan Milenyum Gelişme Hedefleri oranlarına varmak gayet mümkün.Millennium Development Goal rates for child mortality is fully possible.
Oraya varmak için çok sayıda fiyasko yaşandı.It took a lot of failures to get there.
Peki varmak üzere misiniz ?And do you get along?
Rabbinin tapısına varmaktan korkana iki cennet var.But for him who lived in awe of the sublimity of his Lord, there will be two gardens --
Ey insan, sen Rabbine varmak için çok didinecek, sonunda O'na kavuşacaksın!O man, you have to strive and go on striving towards your Lord, then will you meet Him.
O gün onlar kabirlerinden çıkıp sür'atle sanki bir hedefe varmak istercesine koşarlar.The day when they will come out of their graves in all haste as though rushing to their altars,
Anlaşmaya varmak için koşullar hiç olmadığı kadar elverişli.Conditions for reaching agreement are as favourable as they have ever been.
Yazar, bu neslin bile yargıya varmakta acele etmemesi grektiğini söylüyor.And even that generation should be wary of rushing to judgment, he adds.
SETimes: Sizce hükümetle anlaşmaya varmak mümkün mü?SETimes: Do you think it's possible to come to an agreement with the administration?
Bunun olması için de uzlaşmaya varmak zorundayız."For that to happen, we need to reach a compromise."
Hükümet, amacının IMF ile bir standby veya kredi düzenlemesine varmak olduğunu söylüyor.The government says its objective is to reach a stand-by or credit arrangement with the IMF.
Lider, "Buraya varmak için çok çalıştık."We have worked hard to get here.
Ban, ilgili tüm tarafları çözüme varmak için her türlü çabayı sergilemeye çağırdı.He urged all parties involved to make every effort to reach a solution.
Şimdilik anlaşmaya varmak için çalışacağız.In the meantime we will work for reaching an agreement ...
Başkan, "Zirveye ulaştığınızda, etrafa bakıp yaşadığınız şeyin farkına varmak harika bir duygu."When you reach the top, it feels fantastic to look around and realise what you've gone through.
Rusmaili, "İddialar ne olursa olsun, acele ve asılsız sonuçlara varmak için kullanılmamalıdır."Whatever the allegations are, they should not be used to draw hasty or ill-founded conclusions.
Ancak terimin tanımı üzerinde fikir birliğine varmak kolay değildir.However, it is not easy to reach a consensus on the term's definition.
Japonlar ve Ruslar, Çin direnişiyle karşılaştıkları için kapılara varmakta geciktiler.The Japanese and Russians were delayed at their gates by Chinese resistance.
Konferansın temel amacı, IMF konusunda bir anlaşmaya varmaktı.The main goal of the conference was to achieve an agreement on the IMF.
(Güvenlinin farkına varmak için: Kayganlar çok kurnazdır.)To take notice of safe: The slippery are very crafty.
Oraya zamanında varmak için bir taksiye bindim.Ich nahm ein Taxi, um rechtzeitig dorthin zu kommen.
Ancak tam olarak belirlediği noktaya nadiren varmaktadır .An ihm zusagenden Standorten ist er nicht selten anzutreffen.