Arabanın benzini bittiğinde neredeyse eve varmak üzereydim.I was almost home when the car ran out of gas.
Biz, zamanında istasyona varmak istiyorsak acele etmeliyiz.We must hurry if we want to arrive at the station on time.
Arabayla istasyondan amcamın evine varmak yaklaşık sadece beş dakika aldı.It took only about five minutes to get to my uncle's house from the station by car.
Hava kararmadan önce eve varmak istiyorsan, acele etsen iyi olur.You'd better hurry up if you want to get home before dark.
Hava kararmadan otele varmak istiyorum.I want to reach the hotel before it gets dark.
Bugün Londra'ya varmak istediyse hemen yola çıkmalı.If he wanted to get to London today, he should leave now.
Nancy asla zamanında varmaktan geri kalmaz.Nancy never fails to arrive on time.
Oraya zamanında varmak için bir taksiye bindim.I took a taxi to get there in time.
Oraya varmak ne kadar sürer?How long will it take to get there?
Oraya varmak bir saat alacaktır.It'll take an hour to get there.
Bu hususta uzlaşmaya varmak zorunda kaldım.I had to compromise on this point.
Buradan oraya varmak ne kadar sürer?How long does it take to get there from here?
Vienna'ya yürüyerek varmak ne kadar sürer?How long does it take to get to Vienna on foot?
Öğleden sonra erken saatlerde Kennedy Havaalanına varmak istiyorum.I want to arrive at Kennedy Airport early in the afternoon.
Yokohama'ya varmak iki saatimi aldı.It took me two hours to get to Yokohama.
Oraya vaktinde varmak için biz bir taksi tuttuk.We took a taxi so as to get there on time.
O, zamanında varmak için koştu.He ran, so as to arrive on time.
Öğleye kadar oraya varmak imkansız.It's impossible to get there by noon.
Onun borçları 2,000 dolara varmaktadır.His debts amount to $2,000.
İstasyona erken varmak için çaba harcadı.He made an effort to get to the station early.
Oraya zamanında varmak için bir taksiye bindi.He took a taxi to get there in time.
Onlar tatmin edici bir uzlaşmaya varmak için müzakere ediyorlar.They are negotiating to reach a satisfactory compromise.
Havaalanı otobüsüyle havaalanına varmak ne kadar sürer?How long does it take to get to the airport on the airport bus?
Başkan Cleveland uzlaşmaya varmak zorunda kaldı.President Cleveland had to compromise.
Ofisime varmak yaklaşık on beş dakika alır.It takes about 15 minutes to get to my office.
Oraya zamanında varmak için koştu.He ran so he would get there on time.
Zamanında varmak için koştum.I ran so I would be on time.
Atina'da varmak iki saatimizi aldı.It took us two hours to get to Athens.
Zamanında oraya varmak için çok çalışacağım.I'm going to try real hard to get there on time.
Hava kararmadan önce eve varmak zorundayım.I have to get home before it gets dark.
Tüm yapman gereken şey oraya zamanında varmaktır.All you have to do is get there on time.
Roma'ya varmak üç saat sürmez.It doesn't take three hours to get to Rome.
Mağaraya varmak kolay.The cave is easy to get to.
Eve varmak iyi olacak.It'll be good to get home.
Tom eve varmak için acele ediyordu.Tom was in a hurry to get home.
Boston'a varmak ne kadar zamanını aldı?How long did it take you to get to Boston?
2.30'a kadar Boston'a varmak mümkün olmalı.It should be possible to get to Boston by 2:30.
Tom zamanında oraya varmak için elinden geleni yaptı.Tom tried his hardest to get there in time.
Eve varmak neredeyse Dan'ın üç saatini aldı.It took Dan almost three hours to get home.
Varmak istediğiniz yere ulaştınız.You have reached your destination.
Birkaç dakika erken varmak her zaman iyi bir fikir.It's always a good idea to arrive a few minutes early.
Tom hava kararmadan önce eve varmak istiyorsa acele etse iyi olur.Tom had better hurry if he wants to get home before dark.
Ne olacağının sonucuna varmak imkânsıza yakındır.It's nigh-on impossible to work out what will happen.
Eve varmak için acele ediyorum.I'm in a rush to get home.
Bir anlaşmaya varmak zorundayız.We have to come to some agreement.
Boston'a varmak ne kadar sürer?How long does it take to get to Boston?
Oraya varmak zorundayız.We've got to get over there.
Korkarım hava kararmadan önce eve varmak istiyorsak gitmeliyiz.I'm afraid we must go if we want to get home before dark.
Yapmanız gereken üçüncü şey bu yeteneği geliştireceğinizin farkına varmakThe third thing you have to do is develop this ability to notice.
Tom, zamanında havaalanına varmak için ne zaman terk etmemiz gerektiğini düşünüyor?What time does Tom think we should leave in order to get to the airport on time?
Bugünkü toplantı için zamanında Boston'a varmak için Tom bütün gece araba sürdü.Tom drove all night to get to Boston in time for today's meeting.
Stadyuma varmak ne kadar alır?How long will it take to get to the stadium?
26 Nisan 1949 tarihinde RMS Magdalena Rio de Janeiro şehrine varmak üzereyken ikiye bölündü.On 26 April 1949, RMS Magdalena broke in two as she was being towed into Rio de Janeiro harbour.
Bu sonuca varmak için herhangi bir bağımsızlık varsayımına gerek duyulmamaktadır.Note that no assumption of independence is required.
Gece gündüz bu kamplara varmaktaydılar.We used to camp down there every other night.
Bir kabinin Tatev'e ulaşmasıyla, diğer kabin de Halidzor'a varmaktadır.When the first cabin reaches the Tatev station, the second one arrives at the Halidzor station.
Ancak oraya varmak için sadece bir günleri vardır.It just takes a while to get there.
Bu örnekten yola çıkarak, sürü psikolojisi sonucuna varmak söz konusu olabilir.In fact, without acceptance, it could lead to a host of psychological issues.
Soruların amacı soruları ortadan kaldıracak cevaplara varmaktır.Advances are made by answering questions.
Morgul Yolu, Minas Morgul'dan çıkarak Osgiliath'a varmaktaydı.The west-east road was the Morgul-road up from the Causeway and Osgiliath to Minas Morgul.