varlık ile cümle
varlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlk melez varlık doğdu.החתולה הראשונה שממנה פותח הגזע נולדה.
Türkiye'de ise varlıkları bilinmekte ama kesin bir sayı tahmini yoktur.אין ספק שהשליטה ביפן לא הייתה בידיו, אך מידת השפעתו המדויקת אינה ידועה.
Takahaşi, Japonya'nın en varlıklı manga sanatçılarından biridir.טקהאשי היא אחת מהנשים העשירות ביותר ביפן.
Varlık Yayınları. ss. sayfa 42.עמירם אזוב, עמוד 42.
Libya'da, Yahudilerin vatandaşlık hakları ellerinden alınmış, Irak'ta mal varlıklarına el konmuştur.בלוב נשללה האזרחות מן התושבים היהודים ובעיראק עוקל רכושם של התושבים היהודים.
1903 yılında keşişler tekrar sınırdışı edilmiş tüm mal varlıklarına hükümet tarafından el konulmuştur.בשנת 1903 גורשו הנזירים שוב, וכל רכושם, כולל המנזר, הולאם על ידי הממשלה.
Lovecraft, çağdaşları gibi, yabani insanları doğaüstü varlıklara uygar insanlardan daha yakın bir yere koydu.לאבקרפט, כבני זמנו, ראה את ה"פראים" כקרובים יותר לאדמה ולטבע.
Varlıklı bir ailenin tek çocuğuydu.הוא היה בנה השני של משפחה עשירה.
Varlıklı bir köylü ailesindendi.הוא היה בן למשפחת חוואים ותיקה.
Örneğin hayvan, cansız varlıklar, veya teknolojilerin her birisi birer eylemci olabilir.משתמש זואן יכול להיות כל יצור חי מטבעו, או כל חפץ על ידי טכנולוגיה מתקדמת.
Soyut bir ilahi varlıktır.היא הייתה צאצא אלוהי.
Sadece bazı varlıklı aileler çocuklarına özel öğretmen tutabilecek durumdaydı.Само заможните семейства могат да си позволят частен учител.
Libya’da Yahudilerin vatandaşlıkları ellerinden alındı ve Irak’ta mal varlıklarına el konuldu.В Либия евреите са лишени от гражданство, а в Ирак тяхна собственост е отнета.
Her üç parçacık da yaklaşık 3×10−25 s'lik yarı ömürleri ile çok kısa bir süre varlıklarını sürdürür.Трите частици имат кратко време на живот със средна продължителност около 3 x 10-25 s.
Genellikle yönetilen “varlık” dijital formatta bir araya getirilip depolanır.Управляваният „актив“ се взима и съхранява в цифров формат.
Ailesi varlıklı değildi.Семейството му не е богато.
Maidalchini'nin ailesi çok varlıklı olmamasına rağmen iki zengin adamla evlendi.Семейството на Олимпия не е заможно, но тя се омъжва за двама заможни мъже.
Hâlbuki sen varlık sâhibisin.Прави се курбан за здраве.
Kimi görüşlere göre aynı varlık, bazen de birbirlerinin kardeşidirler.Когато са представени като мъже, понякога са братя.
En önemli varlık Isten’dir.Друг голям град е Боге.
Zebani günahkarlar işkence eden cehennemdeki varlıklardır.Там, към ада, са устремени тъжните неразкаяли се грешници.
Teşkilatlanmasını henüz tamamlayamamış olan bu ordu Rus kuvvetleri karşısında önemli bir varlık gösteremedi.До началото на самата битка той няма сигурни разузнавателни сведения за размера на турските сили.
Pitsen/Pisten ile bağlantılı bir varlıktır.Между Беочин и Футок има фериботна връзка.
Çevremizde ses çıkaran sayısız varlık vardır.Имат много звуци, с които комуникират.
Bu varlık ise Firavun 90'ın geçmesi için kapı açmalıdır.Това кара Ото през 998 г. да предпиеме поход до Италия.
Bir başka görüşe göre biçimsiz (şekilsiz) düşünülen bir varlık.За други значения на Бер вижте Бер (пояснение).
Jean Paul Roux'un fikrine göre, "Kut"un dişi varlıklara verilen uyarlamasıdır.Независимо от Георг Фабер, Кран предлага доказателство на т.нар.
Daha ilk yılında büyük bir varlık göstererek millî takıma alındı.Дадени са годините на първа поява на съответния екип.
Çocukların eğitim ve kültür seviyesi ebeveynlerin kültür ve varlık seviyesi ile de ilgilidir.До голяма степен стиловете на учене са повлияни от степента на културна социализация на децата и младите хора.
Öteden beri ölümsüz olduğunu sanan Gılgamış böylece ölümlü bir varlık olduğunu hissetmiş.Тя допринася за по-късното вярване, че той е безсмъртен, прогонен от небесата.
Varlık Dergisi.Списание за култура.
Kendiliğinden ses çıkaran varlıklara doğal ses kaynakları denir.Редът, в който се явяват се нарича натурален звукоред.
Karluklar bir süre Göktürk Devleti'ne bağlı olarak varlıklarını sürdürdüler.Знамето се мени през годините, в зависимост от щатите, съставящи Съюза.
Deus (Latince yazılış ve okunuş ) Latince "tanrı" veya "kutsal varlık".Divus (мн. ч.: Divi) на латински означава „бог“ или „божествен“.
Varlıklı bir tüccar ailedendi.Произхожда от богато семейство на търговци.
Bu yüzden insanlığın doğaüstü varlıklardan korkmamaları gerektiğini belirtir.Vjerovao je stoga da se čovječanstvo ne mora bojati natprirodnog.
Yapılardan dokuzu Japonya'nın ulusal hazineleri, diğer 94'ü ise Önemli Kültür Varlıkları'dır.Od njih, 9 građevina ima status nacionalnog blaga, a ostalih 94 status spomenika kulture.
Hepsi birlikte ABD'de yaklaşık 85.000 siyasi varlık olduğu kestirilebilir.Ukupno ima više od 85.000 političkih subjekata u Sjedinjenim Američkim Državama.
Heidegger ise Varlık meselesi üzerine odaklanmıştır.Heideggerovo mišljenje je posvećeno pitanju o bitku.
Heraklitos'a göre, varlıklar sürekli değişmektedir.Heraklit govori o jedinstvu svih bića, koja su u stalnoj promjeni.
At zaten özü itibarı ile ve kutlu bir varlık Tanrının bir armağanı olarak görülür.Ti si svoje tijelo darovao kao žrtvu živu, svetu Bogu ugodnu.
Yaratılan hiçbir varlık ona benzemez.Ali, svijet živih nije onakav kakvim su ga zamišljali.
Bir başka anlamı ise tüm yaşayan varlıkların özünde mevcut olandır.U širem smislu ona se bavi svim živim bićima.
91 ^ Varlık Dergisi.Čarolija sjećanja 41.
Annesi Domitia Lucilla Konsül mevkisindeki varlıklı bir aileden gelir.Njegova majka, Lucia Aratori, došla je iz ugledne obitelji iz iste pokrajine.
Cisimsiz varlıklardır.Neklasificirani narodi.
Bu sayede içerideki hiçbir hastalık (ve dolayısıyla içerideki hiçbir varlık) dışarı çıkamayacaktır.Prema tome, u takvoj tekućini ne postoji ni unutarnje trenje (viskoznost).
Yani, bu gök katı, varlıkların görülüp gözetlendikleri yerdir.Pohľady do neba (zbierka pohrebných kázní).
Fizik dışı tüm varlıkları net bir şekilde reddeder.Všetky nadprirodzené alebo neprirodzené faktory sú úplne vylúčené.
Hâlbuki sen varlık sâhibisin.Ty si skutočne klamár.
Yüzlerce Yahudi tutuklanmış ve mal varlıklarına el konmuştur.Mnoho Židov bolo zatknutých, uväznených a odsúdených za velezradu.
Karaçi'de küçük bir Yahudi cemaati varlıklarını halen sürdürmektedir.No v Rafahu naďalej zostal malý kontingent izraelských vojsk.
Pastafaryan inanç sistemine göre, korsanlar "mutlak kutsallıktaki varlıklar"dır ve gerçek Pastafaryanlardır.Podľa viery pastafariánov, piráti sú absolútne božské bytosti a pôvodní pastafariáni.
Wolfram varlıklı bir çevrede büyüdü.Vyrastal v šľachtickom prostredí v Porýní.
Üç varlık vardır, üç boyut vardır ama biz insan oğlu sadece kendi boyutumuz ölçüsünde durabiliriz.Jeden samec môže mať 3 – 4 samice, čo zaleží od veľkosti jeho územia a počtu samíc na ňom.
Varlık nedir?Čo je substancia?
Bu bakımdan en geniş hacme ve en büyük genellike sahip "varlık" kavramı daha üstün sayılır.Univerzálie ako najvšeobecnejšie rodové pojmy majú najväčší obsah reality.
Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğan Lauda, ailesinin onaylamamasına rağmen bir yarış sürücüsü olmuştur.Lauda sa stal pretekárom aj napriek nesúhlasu jeho rodiny.
Uluslararası ilişkilerde devletlerden başka varlıklar/kuruluşlar da güç elde edip kullanabilirler.V ostatných smeroch zostávajú alebo môžu zostať združené štáty samostatné.
Üretici taraf bir şirket, işveren veya başka bir varlık olabilir.Sídlo firmy môže byť dom, byt, či nebytový priestor.