varlık ile cümle

varlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
80 yaşında varlıklı ve nüfus sahibi biridir.Bol o dvadsať rokov starší, bohatý.
Roma'lılar varlıkları dahil olarak hesaplamışlardır.Rimania počítali na prstoch.
Zapotekler, günümüzde Meksika'daki bir etnik azınlık olarak varlıklarını sürdürmektedir.Rusi predstavujú dodnes nezanedbateľnú menšinu.
Ontolojinin temel sorunlarından biri "Temel varlık kategorileri nelerdir?" sorusudur.Medzi základné témy astrobiológie patria nasledovné: Čo je život?
Ona göre katiller farklı boyuttan varlıklardır.Podľa veľkosti ďatľa sú rôznej veľkosti.
Annesi varlıklı bir Viyana ailesindendi.Pochádzal z bohatej mešťanskej erbovej rodiny.
Tehlikeli ve zaman zaman kızıp yangınlar çıkaran bir varlıktır.Svet je večne sa zažíhajúci a zhasínajúci živý oheň.
İlk şiirleri Varlık’ta yayımlandı.Prvé cestoviny sa vyrábali doma.
Finansal varlıkları fiyatlandırma modelinin (Capital Asset Pricing Model) yaratıcılarından biridir.Najznámejšia metóda je model CAPM (capital asset pricing model).
Bunlar, geç 6. yüzyıla kadar Doğu Roma İmparatorluğu'nda varlıklarını sürdürdüler.Kot taki so v Vzhodnem rimskem cesarstvu obstajali do poznega 6. stoletja.
Varlıklı kesim, şeker yönünden zengin besinler tüketmekteydi ve bu durum dişeti hastalıklarına neden oluyordu.Prehrana premožnih je bila bogata s sladkorji, ki so pospeševali bolezni zob.
Hepsi birlikte ABD'de yaklaşık 85.000 siyasi varlık olduğu kestirilebilir.Vse našteto se združuje v približno 85 tisoč upravnih celot Združenih držav.
Daha sonra bir varlık Heather'a saldırarak kamerasının düşmesine ve sesinin kesilmesine neden olur.Neznana sila napade tudi Heather, ki odvrže kamero in nastane tišina.
Bunlardan ilki "Yüce Varlık"a olan inançtır.Verodostojnost glavnega vira »Spominom«.
Lukacs, varlıklı bir Yahudi ailesinden gelmektedir.Levi se je rodil bogati judovski družini.
Varlık süresi boyunca Türkiye tarafından ekonomik, siyasi ve askerî olarak desteklenmiştir.Diplomatsko priznanje je prejel le od Turčije, od katere je ekonomsko, politično in vojaško odvisen.
Çevremizde ses çıkaran sayısız varlık vardır.Nahajajo se mnogih predmetih, ki nas obdaja.
Varlıklı Mısırlılar ölülerini taş mezarlarda gömmeye başladılar.Egipčani so svoje železne premete vrednotili zadosti, da so jih pokopavali v grobnice.
Antik Mısır geleneğine göre ilahî varlıkların sayısını kesin olarak ortaya koymak oldukça zordur.Staroegipčanska mitologija je zaradi velikega števila božanstev težko razumljiva.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Izhajal je iz ugledne in bogate družine, kar mu je omogočilo dobro izobrazbo.
Mutlak varlık ve gerçeklik yoktur.Brezpogojno je kvaliteta, nikakršno bitje.
1945'te şirketi ele geçirdi ve zamanla varlıklı bir iş adamı oldu.Letalstvo je zapustil leta 1945 in postal poslovnež.
Varlıklı bir köylü ailesindendi.Bila je last premožne kmečke družine.
Yazıyla birlikte bilgiler belge denilen yerlerde varlık bulunmuşlardır.Podatki se nanašajo izključno na pripravke, ki so navedeni v naslovu.
Zebani günahkarlar işkence eden cehennemdeki varlıklardır.Res hudi grešniki pridejo v pekel.
Bir kişinin hak, değer ve varlıkları gibi tüm unsurlar; o kişinin kişilik haklarını oluşturmaktadır.Vsem zagotavljajo zasebnost, dostojanstvo in osebne pravice za vsako človeško bitje.
Mal varlıklarını satarak Paris'e yerleşmeye karar verdi.Jis nusprendė emigruoti į Paryžių, o nekilnojamąjį turtą parduoti.
Heraklitos'a göre, varlıklar sürekli değişmektedir.Heraklito teigimu, gyvenimas ir mirtis nuolatos keičia vienas kitą.
Yüzlerce Yahudi tutuklanmış ve mal varlıklarına el konmuştur.Buvo suimti keli šimtai žmonių, o jų turtas konfiskuotas.
Édouard Manet, 23 Ocak 1832'de Paris'te varlıklı ve birbirine bağlı bir ailenin üyesi olarak doğdu.Eduaras Manė gimė 1832 m. sausio 23 d. Paryžiuje turtingoje ir tvirtoje šeimoje.
Bu ilkede de varlıkların birbirinden farklı olduğu vurgulanmaktadır.Paprasčiausia esą neteisinga teigti, kad egzistavimas kažkuo skiriasi nuo esmės.
Varlıklı bir tüccar ailedendi.Gimė turtingoje prekybininkų šeimoje.
At zaten özü itibarı ile ve kutlu bir varlık Tanrının bir armağanı olarak görülür.Iš pradžių daiktas pasirodo naudingas ir laikomas dievų dovana.
Bu anlamda kutsal bir güç ve yaşam enerjisidir fakat maddi varlıklardan da soyutlanmış değildir.Ši substancija, suvokiama kaip gyvybinė energija, tačiau savo prigimtini nėra nei fizinė, nei dvasinė.
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.Paprastai jie yra saprofitai, retai kada parazitai.
İnsan toplumsal bir varlıktır.Visuomeniškumas esąs natūrali žmogaus būklė.
Kritik bilgi varlıklarını tanımlamak (Bilgi yönetimi denetimi ).Sprendiniai apie faktus (faktų tiesos).
Evren Ergüven pek çok otel sahibi varlıklı ve hırslı bir adamdır.Kinų manymu Hotei yra gausybės ir laimės, džiaugsmo dievas.
Epey varlıklıydı, bir evi, arazisi ve en az iki atı vardı.Jo viršus buvo medinis, turėjo du keltuvus, važiuojamąją dalį ir pėsčiųjų takus.
Varlıklı bir ailenin çocuğuydu.Buvo turtingų tėvų vaikas.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Jis buvo kilęs iš palyginti turtingos šeimos, taigi gerai išsilavinęs.
İlk öykülerinden biri 1969 Varlık Yıllığı'nda yayımlandı.Jo pirmoji laida – tai 1969 metų gimusiųjų grupė.
Annesi Domitia Lucilla Konsül mevkisindeki varlıklı bir aileden gelir.Domicija Liucila buvo kilusi iš turtingos konsulo rango šeimos.
Varlıkların her zerresinde Tanrı'yı arayışını coşkun bir şekilde dile getirmiştir.Teresei į širdį kiekvienąkart pripildydamas ją Dievo meilės.
Adada değer artış kazancı vergisi, varlık vergisi, damga vergisi ve veraset vergisi uygulanmamaktadır.Saloje nėra įmonių pelno mokesčio, PVM, socialinio draudimo mokesčio ir tradicinio gyventojų pajamų mokesčio.
Skuld - (varlık, ya da gelecek) Üç norn tanrıçadan biri.Skandinavų mitologijoje Skulda – viena iš trijų likimo deivių nornų.
Çorlar ise daha çok cinlere benzeyen varlıklardır.Išore labiau panašūs į beždžiones.
Zebani günahkarlar işkence eden cehennemdeki varlıklardır.Pragare taip pat degs visi nusidėję velnio angelai.
Pek çok mitolojik varlık kuş olup uçabilir.Dauguma paukščių keičia tik kelias plunksnas, kad galėtų skraidyti.
Varlık (kavram); varlık kavramı.Kas žinios? – negyvi objektai, sąvokų struktūra.
LaVeyan satanizm, Şeytan kavramını doğaüstü bir varlık olarak kabul etmez.Šėtonas nėra sąmoninga būtybė, kurią reikia garbinti.
Devlet politik ve jeopolitik bir varlık, ulus ise kültürel ve/veya etnik bir varlıktır.Riik on poliitiline ja geopoliitiline moodustis; rahvus on kultuuriline ja/või etniline moodustis.
Üretici taraf bir şirket, işveren veya başka bir varlık olabilir.Teenuse osutaja võib olla ettevõte, tööandja või mis tahes muu üksus.
Bu varlıklar mu? (ne?) sorusu ile bulunur.Nad vastavad küsimusele ачӀвыйа? (ачӀвыя?) 'mis?'.
İhtiyar ise varlıklı bir kişidir.Vello on eestipärane mehenimi.
Bu yüzden insanlığın doğaüstü varlıklardan korkmamaları gerektiğini belirtir.Samal põhjusel arvas ta ei inimesed ei tohiks karta üleloomulikust.
Sanatçı varlıklı bir aileye sahip değildi.Suguvõsas ei olnud tõenäoliselt ühtegi kunstnikku.
Bu gruplar varlıklarını partinin dağılışına kadar sürdürmüştür.Osa neist projektidest jätkus ka pärast organisatsiooni tegevuse hääbumist.
Bir azınlık tüm dünya varlıklarını eline geçirdi."Ja nagu sa tead, kannab Lunastaja kogu maailma koormat."
Kendisinin nedeni olmayan varlık Tanrı'dır.Milline on elu mõte ilma Jumalata?

İlgili Sayfalar