varlık ile cümle

varlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birkaç yıl "Varlık" dergisi ile işbirliği yapmıştır.彼らは協力して雑誌"The Fugitive"を創った。
Yeraltına ruh taşıyan varlıklar olarak algılanırlardı.生息地では精霊の宿る動物として崇められていた。
Ejderhaya benzeyen kocaman bir varlıktır.巨大な竜のような姿をしている。
Romalı stoacı filozof Seneca da, Sirius’u Mars’tan daha koyu kırmızılıktaki bir varlık olarak betimlemişti.ローマ帝国の政治家ルキウス・アンナエウス・セネカもシリウスは火星よりも赤いと記述している。
Kaçıran ruh veya doyumsuz varlık demektir.精霊 実体のない霊体の種族。
Kendisinin nedeni olmayan varlık Tanrı'dır.私は神の化身を信じない。
Soyut bir ilahi varlıktır.浅見内神明社が存在する。
Varlık nedir?私の体どこですか?
Nedenler zincirini başlatan varlıktır.巻き上げチェーンの緩みが原因である。
Bütün varlıkların yaratıcısı olan bir Tanrı'nın var olduğuna inanmaktır.諸君は諸君が、創造主の創りだした全体の一部であることを認めなければならない。
Daha önce varlıklı olan sonradan yoksullaşmış bir ailenin çocuğuydu.先頃亡くなった大富豪の甥。
Maidalchini'nin ailesi çok varlıklı olmamasına rağmen iki zengin adamla evlendi.オリンピアの生家は裕福とは言えなかったが、彼女は資産家の男性と2度の結婚をした。
Bilim varlık var mıdır gibi sorularla ilgilenmez.科学者としての才能は皆無である。
Buradaki amaç; çabalarının varlıkların hepsinin yararına olduğunu göstermektir.自然よ、あなたの季節がもたらすものは皆私にとって実りある。
"Kolaylıkla Bükülebilen Pozitif Görünür Varlık".前向きな力に満ちた煌びやかな楽章。
İnsan bir varlık arayışı içerisindedir.人間の内面を探求するものだという。
"Ulusal varlık fonları".国民年金基金の創設。
İnsan böylesi zihinsel etkinlikleri gerçekleştirebilen bir organizma olduğu için “düşünen” bir varlıktır.人体錬成の結果ゆえの存在であるため、ベースとなった人間が存在する。
Bunların hepsi doğrudan doğruya veya dolaylı olarak canlı ve cansız varlıklara zarar vermektedir.基本的に全ての生物は他の生物に、直接的あるいは間接的に、依存している。
Eä'nın etrafı varlık ötesi Boşluk'la çevrilidir.社殿の周囲は苔に覆われている。
Buna göre büyü sözleri ile çağrılan varlık olarak tanrı anlaşılmaktadır.故に汝の魔法は理解と呼ばれる。
Ertesi gün, tüm sendika merkezleri işgal edildi, varlıklarına el konuldu ve sendika liderleri tutuklandı.その翌日、突撃隊とナチ企業細胞組織は労働組合の財産を接収して、幹部は逮捕された。
Devlet vasıta olup üstünlüğü olan varlık, devlet değil halktır.主権を有する人々とは政府ではなく、公衆でなければならない。
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.優しい性格だが、ごく稀に悪人っぽくなることも。
Amabiko ve Arie gibi varlıklar, Amabie ile aynı tür olduğu düşünülen varlıklar arasındadır.同種と考えられる存在にアマビコやアリエなどがある。
Kasha’ya Benzeyen Diğer Varlıklar火車に類するもの
Bu yasa koyucu da yüce bir varlıktır.這一原則對於大國(列強)而言尤其真確。
Kiliselerin mal varlıkları (banka hesapları da dahil) hazineye aktarıldı.教会的财产(包括银行账户)被收走。
Bu yüzden insanlığın doğaüstü varlıklardan korkmamaları gerektiğini belirtir.基于这个理由,他认为人类不应惧怕超自然的事物。
Yusuf suresinin son 7 ayetin Allah'ın varlık ve birliğinden ifade edilmiştir.” 楊慎《升庵詩話》:「『七月七日長生殿,夜半無人私語時』,長生殿乃齋戒之所,非私語地也。
Her şeyin içinde bu öz varlıktan vardır, o gerçektir.凡一切事實上關係都是。
Ailesi varlıklı değildi.他的家庭并不富裕。
Bu düşünceye göre Allah tek varlıktır.穆斯林認為真主是「永恆的」。
İflasa gitmeden önceki dönemde şirketin yönetimi altındaki varlıkların değeri 275 Milyar Dolar'ın üstündeydi.破产前,公司管理的资产达2750亿美元。
1921 Luger spiroketleri mide sıvısında keşfetti ve varlıklarını mide kanseri ile ilişkilendirdi.1921 盧格爾(Luger)在胃酸中發現螺旋菌,並認為此菌和胃癌有關。
Mesela rico; zengin, varlıklı anlamına gelmektedir.利:即「富」,指富有。
Buna rağmen varlıklarını sürdürmeye devam etmişlerdir.並且,仍然不變地追求著各自的人生。
İnsan, varoluşun ortasına öylece, orada bir varlık olarak (Dasein) atılmıştır.為了回收神名偏離「靈魂輪迴」的靈魂,被派遣到人間。
Devlet vasıta olup üstünlüğü olan varlık, devlet değil halktır.拥有最高统治权的当是大众,而不是政府。
Doğaüstü olgular, ne varlıkları ne de yoklukları ispatlanabildiği için sürekli tartışma konusu olurlar.虛空,其特色是沒有阻礙,沒有實體,可以容納色法在其中。
80 yaşında varlıklı ve nüfus sahibi biridir.38歲的壯年男性。
Od iyesine benzer bir varlıktır.類似較大的溪錢,上有吉祥圖案。
Yani, bu gök katı, varlıkların görülüp gözetlendikleri yerdir.于嗟一別,」天長地久,此其觀德,茲焉不朽。
Zebani günahkarlar işkence eden cehennemdeki varlıklardır.地獄(地獄) 魔法之國的罪人所送往的地方。
Bu varlıklar mi? (kim?) sorusu ile bulunur.問七有經等中有是何。
Mutlak varlık ve gerçeklik yoktur.他们都不相信有真正的存在和真理。
Bunlardan ilki "Yüce Varlık"a olan inançtır.是千憐唯一重視的“生命”。
Anna Sergeyevna Odintsova – Varlıklı bir dul olan Anna, nihilist arkadaşlarını malikanesinde ağırlamaktadır.安娜·谢尔盖耶芙娜·奥金左娃(Anna Sergeevna Odintsova):一位富有的寡婦,她用她的遺產來招待那些虛無主義的朋友。
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.不孝的人,很少不为患。
Varlıklar insan avlayıp insan etinden beslenirler.肉食性生物,會捕食人類。
Her üç parçacık da yaklaşık 3×10−25 s'lik yarı ömürleri ile çok kısa bir süre varlıklarını sürdürür.這三種粒子皆十分短命,其半衰期約為 3 × 10 − 25 {\displaystyle 3\times 10^{-25}} 秒。
Varlıkların yerini gösteren zamirlerdir.種族設定為風精靈。
Titanyum neredeyse tüm canlı varlıklarda, kayalarda, sularda ve toprakta bulunur.鈦亦同時存在於幾乎所有生物、岩石、水體及土壤中。
Skuld - (varlık, ya da gelecek) Üç norn tanrıçadan biri.塔利亚 (美惠女神),美惠三女神之一。
Édouard Manet, 23 Ocak 1832'de Paris'te varlıklı ve birbirine bağlı bir ailenin üyesi olarak doğdu.1832年1月23日马奈出生于巴黎的一个富裕家庭。
Kendisinin nedeni olmayan varlık Tanrı'dır.因而,上帝的存在没有意义。
Ailesi Kütahya'da dönemin en varlıklı ailelerindendi.贝拉斯科家族是中世纪时卡斯蒂利亚最有权利的家族之一。
Ölüp tekrar dirilen varlıktır.他在归国途中逝世。
Ona göre varlık sonsuz dönüş içindeki oluştur, Ur-Eine'dir (tek birlik).主題:耶和華對付被擄歸回的人,以建造祂的殿。
Dil, sosyal bir varlıktır.感情是人類共同的語言。

İlgili Sayfalar