varlık ile cümle

varlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ailenin varlıkları günden güne azalmaktadır.Farens drikking blir ikke noe mindre med tiden.
11 Kasım - Varlık Vergisi Kanunu kabul edildi.10. desember – Menneskerettighetserklæringen vedtas.
Böylece Tûsî'nin aksine Allah Konevî'ye göre, zorunlu varlık olarak ileri sürülemez.Satan blir ikke betraktet som en fiende av Gud, men en som blant annet tester menneskehetens tro.
Ar kökü bu dünyaya ait olmayan varlıkları ifade eder.Sporene peker mot en morder som ikke er av denne verden.
Yine de subayların çoğu varlıklı Kartacalılardı.Flere av seriens offiserer hadde levende forbilder i virkeligheten.
Bu durumdan onun kötücül bir varlık olması gerektiği akla gelir fakat tam aksine çocukları korumaktadır.Han har opparbeidet seg et rykte for å være bråkmaker, men egentlig ønsker han bare å beskytte alle rundt seg.
Bütün varlıklar kendini yaşamın döngüsünde bulur.Balanse er viktig for oss alle i vår tilværelse.
Tanrı'dan sonra melekler vardır, meleklerin de bedensel varlıkları yoktur, onlar da bedensiz ruhlardır.Etter den Allmektige Gud følger englene i følgende rangordning: Erkeengelen, Serafene, Kjerubene, englene.
Bugün varlıkları zayıflamış ve insanlar tarafından az yerleşilmiş bölgelere indirgenmiştir.Men det Nizami Aruzi i dag er aller mest kjent for er sitt verk Chahâr maqâle (Fire skrifter).
Zaten kainatın varlık sebebi de insandır.Rytme er grunnleggende for mennesker.
Hükümet onları stratejik varlık olarak tutmakta veya doğal tekel oldukları için korumaktadır.Pemerintah menjaganya sebagai aset strategis atau karena mereka sebagai monopoli natural.
Varlıklarının ve faaliyetlerin temel kanıtları Mezar sanatı örnekleri ve özellikle mozaiklerdir.Wasiat utama untuk keberadaan dan kegiatan mereka adalah contoh seni pemakaman, khususnya mosaik.
Varlıklı kişiler için pek çok şey daha farklıydı.Berbagai hal adalah berbeda bagi orang kaya.
Yoksa yaratılmamış (ezelî ve ebedî) bir varlık mıdır?Maka apakah Yang menciptakan setara dengan yang tidak dapat menciptakan? tidakkah kalian berpikir?
Zaman içerisinde yedi günahtan her biri bir şeytanî varlıkla ilişkilendirilmiştir.Tiap-tiap kebajikan tersebut berlawanan dengan salah satu dari tujuh dosa mematikan.
Eserde insan, Allah, varlık konuları işlenmiştir.Allah telah menyimpan akal dalam jiwa (nafs) manusia.
Gözle görünmeyen varlıkları gösterir.U menunjukkan penampilan tidak terkredit.
Tasavvuf inancına göre, evrende Allah'ın varlığından başka gerçek varlık yoktur.Basilides memahami Allah yang super-eksistensi, tetapi tidak bereksistensi atau Allah yang absolut.
3. Çağ’ın 2850 yılında, Gandalf Dol Guldur’a girdi ve şeytani varlık Sauron’un dönüşünü doğruladı.Pada TA 2850, Gandalf masuk Dol Guldur dan menegaskan bahwa kehadiran jahat itu memang Sauron.
İslam inancına göre Allah, her varlık için bir yaşama süresi belirlemiştir.Sebagai Nabi, ia percaya bahwa Allah adalah pemberi segala sesuatu dan kehidupan.
İnsan toplumsal bir varlıktır.Sosialbudaya Manusia adalah makhluk sosial.
Lukacs, varlıklı bir Yahudi ailesinden gelmektedir.Lion berasal dari keluarga Yahudi yang kaya raya.
Bu varlık, Tanrı'nın oğludur.Julukannya adalah anak Tuhan.
Dabbe'tül Arz: Kur'an'da ismi geçen bir varlık.Artikel ini berisi daftar nama mahluk/benda yang disebut di Al-Qur'an.
Bilanço Eşitliği Varlıklar = Sermaye+ Borçlar 'dır.Prinsip utama yang dipakai dalam akuntansi keuangan adalah persamaan akuntansi (Aset = Liabilitas + Ekuitas).
Eski Mısır toplumunun varlıklı sınıfları, ayrıca tekne gezileri ve avcılıktan hoşlanırlardı.Orang-orang kaya di Mesir Kuno juga gemar berburu dan berlayar untuk hiburan.
Vahiy 4:11 ayetinde, göksel varlıkların Tanrı’yı yücelttikleri, gökte gerçekleşen sahneyi okuyoruz.Dalam Wahyu 3:12, mereka yang menyandang nama Allah dapat berakhir di Surga.
Kendi kaynakları üzerinde denetim sağladıkları andan itibaren taşra giderek daha varlıklı oldu.Setelah menguasai sumber daya mereka sendiri, provinsi-provinsi menjadi lebih kaya.
Buna göre, tanrı en yetkin varlıktır.Misalnya, Allah adalah satu-satunya yang ada.
Başlangıçta Türkistan'ın güneyinde varlık gösterdi ve daha sonra kuzeye doğru yayıldı.Islam awalnya terdapat di bagian selatan dari Turkestan dan setelah itu secara bertahap menyebar ke utara.
Kendisi tanrıyı en yüce varlık olarak kabul etmiştir.Mereka menyatakan dirinya di bawah derajat Tuhan yang agung.
Bu düşünceye göre Allah tek varlıktır.Baginya, hanya Allah yang sungguh-sungguh ada.
Parlamenter sistemi olan, saygın bir siyasi varlık haline gelmişti.Sich ini menjadi entitas politik yang memiliki sistem pemerintahan parlementer.
Yine de subayların çoğu varlıklı Kartacalılardı.Namun, kebanyakan perwira yang mengkomandokan tentara adalah penduduk Kartago.
İkincisi ise bilinç seviyesindeki varlıktır (être-pour-soi).Zikir kedua dengan mengingat perintah, larangan dan hukum Allah.
Varlık, 1947-1948 (seri yazılar).Sampai dengan Tahun 1947 -1948; a.
Buna göre, varlıkları bize oldukları gibi veren bilgi, sezgidir.Sebagai manusia, kita harus mensyukuri apa yang kita miliki.
Bu varlıklar mu? (ne?) sorusu ile bulunur.Ahok: Kita sudah punya nih (peralatan yang dianggarkan).
Bir başka görüşe göre biçimsiz (şekilsiz) düşünülen bir varlık.Maksudnya kira-kira, kekuatan yang tumbuh karena adanya campuran zat tertentu.
Bazı varlıkların ruhları başka bir yerde saklıdır.Dalam kebudayaan terletak jiwa dari suatu bangsa.
Tanrı zaman ve mekanın dışında olan bir varlıktır.Tuhan tidak dijelaskan dengan ruang dan lokasi.
Ruhlar âlemindeki bedensiz varlıklar, dünyadaki bedenlilerle gerek maddi gerekse manevi etkileşim içindedir.Demikian pula, roh adalah daya yang menghidupkan tubuh manusia.
Sadece bazı varlıklı aileler çocuklarına özel öğretmen tutabilecek durumdaydı.Hanya keluarga tertentu atau yang berkecukupan untuk dapat memberikan pendidikan tinggi untuk anaknya.
Göklerde dolaştığına inanılan kötücül bir varlık.Dia adalah seorang pertapa sakti yang diturunkan dari langit.
Çocukların eğitim ve kültür seviyesi ebeveynlerin kültür ve varlık seviyesi ile de ilgilidir.Ia dan rekan kelasnya juga harus beradaptasi dengan budaya Belanda.
Friedrich Nietzsche'nin varlık görüşü de bengi dönüşü temel alır.Friedrich Nietzsche juga menjadi salah satu panutannya.
Louis (Pitt) varlıklı bir gençtir.Charlie Bucet adalah seorang anak yang miskin.
Bu ateş, evrendeki en yüksek varlık türüdür.Ia adalah makhluk yang paling mengerikan di seluruh alam semesta.
Yarı kadın yarı balık olan varlık.Dia biasanya digambarkan bertubuh setengah manusia setengah ikan.
Üç varlık vardır, üç boyut vardır ama biz insan oğlu sadece kendi boyutumuz ölçüsünde durabiliriz.Mereka memiliki tiga orang anak, namun hanya anak sulung saja yang selamat sampai dewasa.
VARLIK VERGİSİ...Diskriminasi harga
Hepsi birlikte ABD'de yaklaşık 85.000 siyasi varlık olduğu kestirilebilir.Tóm lại, có khoảng chừng 85.000 thực thể chính trị hiện có tại Hoa Kỳ.
Eski Mısır toplumunun varlıklı sınıfları, ayrıca tekne gezileri ve avcılıktan hoşlanırlardı.Những thành viên giàu có của xã hội Ai Cập cổ đại rất thích săn bắn và chèo thuyền.
Bu yüzden insanlığın doğaüstü varlıklardan korkmamaları gerektiğini belirtir.Vì lý do này, ông tin rằng loài người không nên sợ hãi những gì siêu nhiên.
Diprotodon'ların varlıklarını sürdüren en yakın akrabaları vombatlar ve koala'dır.Họ hàng gần nhất còn sinh tồn của Diprotodon là wombat và koala.
Padişah oğlusun sen, Cebrâil'in bile secde ettiği varlıksın sen.Con ông là Cơ Hốt (姬忽) kế vị và được gọi là Trịnh Chiêu Công (鄭昭公).
Varlıkları günümüzde arkeolojik buluntular sayesinde keşfedilmiştir.Sự tồn tại của họ được phát hiện gần đây bởi những phát hiện khảo cổ học.
Mesela rico; zengin, varlıklı anlamına gelmektedir.Ân Phú, theo nghĩa chữ Hán 殷富 là giàu có thịnh vượng.
Varlıklı bir ailenin çocuğudur.Ông là con của một gia đình giàu có.
Toplumcu gerçeklik, sanatçıyı toplumsal bir varlık olarak görür.Đối với ông, nghệ thuật được nhìn nhận là một hoạt động xã hội.

İlgili Sayfalar