varlık ile cümle

varlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Nicholas Bulstrode — Mr. Vincy'nin kız kardeşi Harriet ile evli olan varlıklı bankacı.Nicholas Bulstrode — Un banchiere benestante spostato con la sorella di Mr. Vincy.
Dolayısıyla, görece ve göreli hiçbir varlık Mutlak'la kıyaslanamaz, oranlanamaz.Nessun approfondimento e nessun confronto parve allora possibile...
Dil, sosyal bir varlıktır.La lingua come strumento sociale.
Varlık Yayınevi, 1967.Edizioni di Comunità, 1967.
Soyut varlık.Oggetti zoomorfi.
Bu varlıkların kendine özgü bir tür mü yoksa Maia ırkından mı oldukları bilinmemektedir.Non è chiaro se appartenga o meno alla razza dei Mearas.
Ejderhaya benzeyen kocaman bir varlıktır.Un mostro simile ad un drago.
Libya’da Yahudilerin vatandaşlıkları ellerinden alındı ve Irak’ta mal varlıklarına el konuldu.In Libia gli ebrei furono privati della cittadinanza e in Iraq le proprietà furono requisite.
Varlıklarını duyurdular ve tilki kurnazlığıyla ekinleri ateşe kurban ettiler.E annunciarono i tempi e sacrificarono il raccolto nel fuoco, con l'astuzia delle volpi.
Varlıkları günümüzde arkeolojik buluntular sayesinde keşfedilmiştir.La loro esistenza è provata solo grazie alla moderna archeologia.
Albastı ile bağlantılı varlıklardır.Ha una relazione con Azzurra.
Karaçi'de küçük bir Yahudi cemaati varlıklarını halen sürdürmektedir.A Viareggio esiste un piccolo cimitero ebraico.
Lefter 17 yaşındayken gayrimüslimlere karşı Varlık Vergisi yasası çıkarıldı.All'età di 17 anni fu già denunciato per possesso illegale di armi da fuoco.
Birçok Hristiyan kilisesi tapınılan varlıkların sanatsal üretimlerine icâzet vermektedir.La maggioranza della chiese cristiane permette la creazione artistica di oggetti di culto.
Hepsi birlikte ABD'de yaklaşık 85.000 siyasi varlık olduğu kestirilebilir.In totale si stimano circa 85 000 entità politiche negli Stati Uniti, suddivisioni del Territorio nazionale.
Varlık yeryüzünde ölünce ka’sına geçer.(Dodicesimo) viaggio a sud ai confini della terra.
Alimme ve Sylleum şehirlerinin isimlerinden ve varlıklarından şüphe edilmektedir.I sestieri si distinguono tra loro mediante nomi e colori diversi.
Kelime anlamı "Kutsal Varlıklar"dır.Il nome significa “legno santo”.
Nehir bölgede önemli bir doğal varlıktır, sulama ve hidroelektrik yönünden zengindir.Questo fiume è un'importante fonte di acqua potabile, di acqua per irrigazione e di energia idroelettrica.
Maderi varlıklı bir sanayici ailesi kökenliydi.Erano eccezionali le famiglie proprietarie del fondo che lavoravano.
Epey varlıklıydı, bir evi, arazisi ve en az iki atı vardı.Un contadino molto povero, possedeva un po' di terra e due buoi.
Bunalımlı varlıklar.Eredità Inquietante.
Kent seçkinleri dinsel önderler, varlıklı toprak sahipleri ve yüksek rütbeli sivil memurlardan oluşmakta idi.L'élite era composta dai sacerdoti, dai ricchi proprietari terrieri e dagli impiegati statali d'alto rango.
Bu varlık ise Firavun 90'ın geçmesi için kapı açmalıdır.Esso darà sufficiente energia per far giungere sulla Terra il loro signore, Master Pharaoh 90.
Nedenler zincirini başlatan varlıktır.Segni ad S danno origine ad un motivo a catena.
Varlıklı ve zengin bir patronun, epeyce cimri oluşu ailesinde problem yaratmaktadır.Per un lurido frate goloso di ricchezze c'è una brutta giornata che l'aspetta.
Varlık Dergisi, Sayı 407.Il romanzo della materia 407.
Gözle görünmeyen varlıkları gösterir.Vedere l'invisibile.
Varlıklı bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmiş ve iyi bir eğitim almıştır.Era figlio di un ricco speziale e ricevette un'eccellente educazione.
O günkü şartlar içinde fazla bir varlık gösteremedi ve Antakya'yı terk etmek zorunda kaldı.Tuttavia subì varie sconfitte e dovette rinunciare all'anacronistica impresa.
Bu koşullar arasında EMI'ye ait bazı varlıkların da satışı yer alıyordu.Una di queste fu la svendita di determinate attività finanziarie della EMI.
Kitabın ismi Varlık Yayınları tarafından basılan ikinci ve üçüncü baskılarda Birtakım İnsanlar olarak kaldı.Sia il primo che il secondo libro nascono da esperienze realizzate a Radio Popolare.
İnsan, düşünen bir varlık ve zararı önceden hesaplayabilecek; sonradan öğrenebilecek bir yapıya sahiptir.L'uomo è erede di un passato e di credenze che da questo passato gli giungono.
Karakalpakistan'da derlenmiş bir efsane onun kopuzun nasıl yapılacağına olağanüstü varlıklardan öğrenmiştir.Una nota leggenda su san Gallo vuole che un fatto straordinario avesse avuto luogo presso queste cascate.
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.I noduli caldi sono molto raramente maligni.
İnsan toplumsal bir varlıktır.È un patrimonio dell'umanità.
Babası Krakovlu bir tüccar, annesi de varlıklı bir ailenin kızıydı.Il padre di Masato era il presidente di una fabbrica di armi e la sua famiglia è abbastanza ricca.
Bu bakımdan en geniş hacme ve en büyük genellike sahip "varlık" kavramı daha üstün sayılır.Così la questione della "cultura comune" o "valori comuni" è molto più complessa di quanto sembra essere.
Maçta pek varlık gösteremedi ve maçı CM Punk kazandı.Tuttavia non riuscì a ripetere l'impresa dell'anno precedente e la valigetta venne vinta da CM Punk.
14 Kutsal varlık bana, "2300 akşam, sabah olacak, sonra kutsal yer yeniden düzene konulacak" dedi.14-Gli rispose: «Fino a duemilatrecento sere e mattine: poi al santuario sarà resa giustizia» ").
Bir “Grimm” olarak, insanlarla mitolojik varlıklar arasındaki dengeyi korumakla görevlidir.Fortunatamente, esistono una varietà di tecniche per difendersi contro gli attacchi MITM.
Hasuni Mağaraları Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulunca koruma altına alınmıştır.I locali danno lui la caccia per la carne e per motivi culturali.
Pasolini, bu 'teoremini' varlıklı bir aile üzerinden anlatır.Paolo qui parla del "metodo" per assicurarsi questa giustizia.
İlk melez varlık doğdu.Era nata la prima Vespa.
Şirket Almanya'nın yanı sıra 9 farklı Avrupa ülkesinde daha varlık göstermektedir.Oltre alla Germania, distribuisce i suoi prodotti in altri 34 paesi.
Ayrıca bu tür varlıklar hortlaklar ile aynı kapasitededir.Anche alcuni altri insetti hanno simili capacità.
Başka bir açıdan Hegel'e göre düşünce ve varlık özdeştirler aslında.Hegel invece congiunse l'essere e il pensiero in forma mediata.
Varlık Dergisi, 1 Eylül 1966.Popular Photography, Settembre 1966.
'Akıllı olmayan' varlıklar.Argomento "ecologia" non riconosciuto.
Ülkeden göç etmeye zorlanan Yahudilerin ise mal varlıklarını yanlarına almasına izin verilmemiştir.Questi ebrei furono costretti ad emigrare in Israele dove nessuno gli avrebbe preso i beni.
Selçuklular bu yörede uzun zaman varlıklarını gösterememişler.Ma lo scisma continuò ad avere adepti ancora per molto tempo in questa regione.
Ülkelerinden çıkan Yahudiler evlerini, işlerini ve mal varlıklarını arkada bırakmak zorunda kaldılar.A causa della sua origine ebraica fu costretta a lasciare casa, beni e famiglia, fuggendo dal suo paese.
Çünkü göklerde RAB'be kim eş koşulur? Kim benzer RAB'be ilahi varlıklar arasında?Ибо кто на небесах сравнится с Господом? кто между сынами Божиими уподобится Господу?
Yoksa yaratılmamış (ezelî ve ebedî) bir varlık mıdır?Разве это не такое же творение, как и всё прочее сотворённое?»
Bu varlıklar mi? (kim?) sorusu ile bulunur.Отвечает на вопросы Нəгə?/Қаяққа?/Қəйəргə?
Ressamın ailesi varlıklı sayılırdı.Семья художника была состоятельной.
Bu düşünceye göre Allah tek varlıktır.Признавали только единого Бога.
Bir varlıklı Müslüman 1 ton, vali 2 ton ve baş müftü 400 kg ekmek bağışladı.Один богатый мусульманин послал тонну хлеба, губернатор послал две тонны, главный муфтий — 400 кг.
Yüzlerce Yahudi tutuklanmış ve mal varlıklarına el konmuştur.Сотни евреев были арестованы, а их имущество конфисковано.
Bir azınlık tüm dünya varlıklarını eline geçirdi."Меньшинство овладело всем богатством мира."

İlgili Sayfalar