Ana içeriğe geç
Sözlük

varis ile cümle

varis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Honinbō Shūsai (本因坊秀哉, 1874 - 1940) 9p, Honinbo Unvanı'nın son varisi ve Nihon Ki-in'in kurucusu.Hon'inbō Shūsai (本因坊秀哉, 1874 - 1940) 9p, dernier héritier du titre Hon'inbō.
Kuttu Varisai Tamil Nadu kökenli antik savaş sanatı.Varma Kalai, un art martial originaire du Tamil Nadu.
Böylece, Livilla Augustus tarafından varisinin karısı olarak seçilmiş oldu.Auguste avait donc choisi Livilla comme épouse du futur empereur.
Harezmşah Atsız ise, oğlu II. Arslan'ı varisi olarak seçtikten sonra, 1156'da vefat etti.Atsiz meurt en 1156 laissant son fils Il-Arslan comme héritier.
Richard'ın varisinın kim olacağı gayet problemli olmaya başladı.Pour Richard, la situation devient plus facile.
Cody başarılı ve etkin teknoloji şirketine koşar ve onun tek varisidir.Cody dirige una exitosa e influyente empresa de tecnología y es su único heredero.
VIC-40 kod adlı bu ürün VIC-20'nin varisiydi.El producto tenía el nombre en clave de VIC-40, al ser el sucesor del popular VIC-20.
Type 59 ve onun varisi Type 69'u geniş ölçüde ihraç etmektedir, 100lerce satmaktadır.Este carro y su sucesor el Tipo 69, fue profusamente exportado, con miles vendidos.
Tiberius, varis ve oğul olarak evlat edinildi.Tiberio fue adoptado como hijo y heredero de pleno derecho.
1692’de Brunswick Dükü Kutsal Roma İmparatorluğu’nun varis seçmen prensi oldu.En 1692, el duque de Brunswick se convirtió en elector hereditario del Sacro Imperio Romano Germánico.
Bazı kaynaklara göre Urfa'ya geldiğinde Thoros'a evlatlık ve varis olarak kabul edildi.Una vez allí, convenció al señor de la ciudad, Thoros, de que lo adoptase como hijo y heredero.
Genç yaşına rağmen Jens Lehmann'ın varisi olarak gösterildi.Desde pequeño, su ídolo ha sido Jens Lehmann.
Theodred, Rohan kralı Theoden'in tek oğlu ve varisi.Allí murió Théodred, hijo y heredero del Rey Théoden.
İbrahim'in oğlu ve varisi İshak doğduğu zaman Avimeleh bir antlaşma yapmak için onlara yanaştı.Bajo Ibrahîm y sus sucesores el imperio disfrutó de un período de tranquilidad sostenida.
Honorius 423'te hiçbir varis bırakmadan ödemden öldü.Honorio murió de hidropesía en 423, sin dejar heredero.
Kadehin sahibi Hepzibah Smith, Helga Hufflepuff'ın uzaktan varisiydi.Uno de esos encargos le llevó hasta Hepzibah Smith, la descendiente de Helga Hufflepuff.
Honinbo hanedanı liderliğinin resmi varisi olarak Shusaku daha ünlü bir duruma geldi.Como heredero oficial a la jefatura de la casa Honinbō, Shūsaku mantenía una posición eminente.
Diğer varis, ağabeyi Şehzade Selim idi.El sacerdote antes mencionado tenía su residencia en Suiza.
Ona oğlu gibi davranıp onun kendisinin varisi olduğunu söylemiştir.Ella se preocupa por él y lo trata como su familia.
Hilton otellerinin varisidir.Administrar la Cuota Hilton.
Salih Eyyub belirlenmiş bir varis bırakmamıştı.Seiyū: Asuka Tanii Una hikikomori.
Ancak, evliliği altı yılında varis olacak bir erkek evlat olmaması sebeplerden bir olabilir.La falta de un heredero varón tras seis años de matrimonio pudo también ser una de las razones.
"Bugünkü Türkiye, Türk tarihinin varisi ve devam ettiricisidir.Dicha hacienda siempre represento el ir y venir de la historia mexicana.
Şirketin günümüzdeki varisi BAE Systems'dır.La plataforma ya no es producida por BAE Systems.
Genç senatör Lucius Calpurnius Piso Licinianus'u varisi olarak evlatlık edindi.Adoptó a un joven senador, Lucio Calpurnio Pisón Liciniano, como su sucesor.
2570: Brego'nun oğlu ve varisi Baldor, Ölülerin Yolu'na girdi ve bir daha geri dönmedi.2570 - Baldor figlio di Brego entra nella Porta Proibita ed è disperso.
1720'de John Flamsteed'in varisi olarak ölümüne kadar sürdüreceği Kraliyet Astronomu görevine getirildi.Nel 1720, Halley successe a John Flamsteed come Astronomo Reale, impiego che mantenne fino alla sua morte.
Hoşkadem kendine bir varis seçmemişti.Non vi fu scelta di un nuovo arcivescovo.
Konstantin'in taht varisi II. Constantius bu hareketi sürdürdü.Il successore al trono di Costantino, Costanzo II continuò questo movimento.
VIC-40 kod adlı bu ürün VIC-20'nin varisiydi.Tali caratteristiche sono ereditate direttamente dal VIC-20.
Honorius 423'te hiçbir varis bırakmadan ödemden öldü.Archelao morì nel 38 senza lasciare eredi.
Ona oğlu gibi davranıp onun kendisinin varisi olduğunu söylemiştir.Questi la trattarono come se fosse la loro figlia.
Ama bunların varisleri Lancasterliler olarak mücadeleye devam ettiler.Sostenne sempre la causa dei Lancaster contro quella di York.
Degas’nın 1917’de ölümünün ardından varisçileri, bronz dökümlere izin vermiştir.Alla morte di Degas (1917) le sue opere vennero messe in vendita.
Hanover'deki Salic Kanunu altında, hiçbir kadın tahta varis olamazdı.Secondo la legge salica in vigore nell'Hannover, infatti, le donne non potevano ascendere al trono locale.
Hartley, başarılı iki nesil şarap tüccarı bir aileden kalan mirasın varisidir.Lo stemma di Brindisi rappresenta due covoni di spighe di grano sormontati da una croce.
Bu devletin varisi Macaristan Krallığı'dır.Il ponte sarà di proprietà dello Stato greco.
Damadı, oğullarının önünde tahtın varisi oldu.I suoi figli sarebbero diventati gli eredi al trono.
Hayal bile edemeyeceği servetin tek varisidir.La sua è la sottomissione di chi non spera.
Ancak iki evliliğini de erkek varis olmadığı için bitirmiştir.Был дважды женат, но не оставил после себя потомства.
Hilton otellerinin varisidir.Владеет международной сетью Hilton Hotels.
Ailenin tek erkek varisi olarak babasının yerine geçmiştir.Он оказался единственным наследником отца по мужской линии.
Şu an Fransa'da yaşayan sözde varis Philippe, zaman zaman Mapuçeler adına konuşmaya çalışmıştır.Текущий наследник престола, Филипп, живущий во Франции, от случая к случаю говорит от имени народа мапуче.
Böylece, hikâyeye göre, Anastasius yeğenlerinin kendine varis olamayacağına karar kıldı.При этом неясно, смог ли его племянник в самом деле унаследовать Наварино.
31 Ekim 1448 tarihinde, VIII. İoannis öldü, belirlenmiş varisi Konstantin Mora'daydı.31 октября 1448 года, когда Иоанн VIII умер, а его наследник, Константин, находился в Морее.
V. Stefan Uroš çocuğu olmadığı için varisi de olmamıştır.При этом Ричард II не имел официального наследника.
Honinbo hanedanı liderliğinin resmi varisi olarak Shusaku daha ünlü bir duruma geldi.Как официальный наследник дома Хонъимбо, Сюсаку занял в обществе более высокое положение.
Damadı, oğullarının önünde tahtın varisi oldu.Взошёл на трон как сын своего предшественника.
Küçük yaşta babası Ekber tarafından tahtın varisi ilan edildi.Десятилетним мальчиком унаследовал отцовский престол.
Mississippi kültürünün varisleridir.Являются предками миссисипской культуры.
Robb varisini atar.Русь в ожидании варягов.
Babaları öldüğü zaman her iki kardeş her birinin diğerinin varisi olduğuna dair bir anlaşma yaptılar.في وقت وفاة والدهم قدم الأخوين اتفاقا يكون وريث بعضها البعض.
VIC-40 kod adlı bu ürün VIC-20'nin varisiydi.تمت تسمية المنتج الجديد باسم رمزي وهو فيك-40 (VIC-40) ليكون خليفة لجهاز فيك-20 (VIC-20) عالي الشعبية.
Gayri menkullerinin varisi olarak zengin oldu.فأصبح اللص صاحب ثروة..
Bu ağaç yasal olarak olmasa da asıl ağacın varisi olarak kabul edilmiştir.Esta árvore é considerada, popularmente se não legalmente, como herdeira completa da árvore original.
Edward, Kral Edgar'ın en büyük oğludur, ancak babası tarafından varisi olarak tasdik edilmemiştir.Era o filho mais velho do rei Edgar mas não seu herdeiro reconhecido.
Aminta'nin meşru varis olduğunu düşünmektedir.Ele pensa que Aminta é o herdeiro legítimo.
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.Ele é arrogante e esnobe, herdeiro de uma fortuna de aço de Pittsburgh.
Konstantin'in taht varisi II. Constantius bu hareketi sürdürdü.O herdeiro de Constantino ao trono Constâncio II, continuou esse movimento.
Nero, Tiberius'un en büyük evlatlık torunuydu ve imparatorun en gözde varisi olarak görülüyordu.Nero passou então a ser o neto adotivo mais velho de Tibério e era visto como seu mais óbvio sucessor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod