Honinbo hanedanı liderliğinin resmi varisi olarak Shusaku daha ünlü bir duruma geldi.Como herdeiro oficial do líder da Escola Honinbo, Shusaku tinha uma posição eminente.
Ancak o da 14 Eylül 23'de, İmparatordan önce ölerek Tiberius'u varissiz bıraktı.Porém, ele também morreu antes do imperador, em 14 de setembro de 23.
Tiberius, varis ve oğul olarak evlat edinildi.Tibério foi adotado como filho e herdeiro de pleno direito.
Onun babasının bir kölesi olduğu için varisi olan kendinin de bir kölesi olduğunu bildirdi.Porém, a Suprema Corte decidiu que ele, como escravo, era propriedade.
Hiçbir evliliğinden çocuğu olmamış ve öldüğünde varisi küçük kardeşi Konstantinos olmuştur.Nunca se casou nem deixou descendentes, sendo sucedido pelo seu irmão mais novo, Carlos Frederico.
Babası tarafından AIMA kehaneti gereği çok beklenen bir erkek varisti.Seu pai esteve atrás da Presa? / Chloe: Ah, o meu pai era muito obcecada por ela.
Karısı Matilda 1125 yılında babasının unvanına varis olarak Bolougne Kontes'i oldu.Em 1112, ela herdou o condado da Provença de sua mãe.
Genç senatör Lucius Calpurnius Piso Licinianus'u varisi olarak evlatlık edindi.Ele adotou um jovem senador, Lúcio Calpúrnio Pisão Liciniano, como seu sucessor.
Bu görevlendirmeler Selahaddin'in öldükten sonra varislerinin kim olacağını tespit etmesi olarak kabul edildi.Por isso, quando é valorado o fato (acontecimento), leva-se em conta a conduta de quem o cometeu (agente).
Kim Jong-nam'ın, üvey kardeşi Kim Jong-un 2010 yılının Eylül ayında varis seçildi.O meio-irmão paterno mais jovem de Kim Jong-un foi nomeado herdeiro aparente, em setembro de 2010.
Salih Eyyub belirlenmiş bir varis bırakmamıştı.EénNL haalde echter geen zetels.
Hanover'deki Salic Kanunu altında, hiçbir kadın tahta varis olamazdı.Door de in Hannover geldende Salische wet kon een vrouw de troon niet erven.
Hilton otellerinin varisidir.Het is een Hiltonhotel.
Şirketin günümüzdeki varisi BAE Systems'dır.Dit bedrijf is eigendom van BAE Systems.
1165 yılı sonbaharında, Manuel, Béla ve kızını kendi varisleri ilan etti.In 1165 benoemde Manuel I Komnenos zijn dochter en Béla tot officiële troonopvolgers.
Paşanın ölümünden sonra varislerine intikal eden köşk, bugün mevcut değildir.Voor de dood, die vandaag zo vele gedaanten heeft, ben ik niet bang.
Michael Corleone – Ünlü Vito Corleone'nun oğlu ve Corleone ailesinin varisi.Centraal staat Michael Corleone, de zoon van patriarch Don Vito Corleone.
Konstantin'in taht varisi II. Constantius bu hareketi sürdürdü.De troonopvolger van Constantijn de Grote, Constantius II, zette zijn werk voort.
Cody başarılı ve etkin teknoloji şirketine koşar ve onun tek varisidir.Roddy is bekend om zijn extreem snelle en vaardige drumtechniek en is volledig autodidact.
Varisi Aviatik B.I ve Aviatik B.II modelleridir.Verder vormde de B.I de basis voor de C.I en de C.II verkenningsvliegtuigen.
Robb Stark, Eddard Stark ve Catelyn Stark’nin en büyük oğulları, Kıştepesi'nin varisi.Robb Stark, oudste zoon van Eddard en erfgenaam van Winterfell.
Birinci Çağ'da yaşadı ve Bëor Hanedanı'nın varisidir.Hij leefde in de Eerste Era en stamde uit het Huis van Bëor van de Edain.
Michael Corleone – Ünlü Vito Corleone'nun oğlu ve Corleone ailesinin varisi.Michael Corleone – syn sławnego Vito Corleone i przyszła głowa rodziny.
Hilton otellerinin varisidir.Hotel Hilton w Gorzowie.
Dış Dünya tahtının gerçek varisidir.Pozostawiono dziedziczność tronu.
Edward’ın oğlu veya varisi yoktur.Ludwik nie ma żony ani potomstwa.
Salih Eyyub belirlenmiş bir varis bırakmamıştı.Seiyū: Kōki Miyata Yūko Ichihara (jap.
Hoşkadem kendine bir varis seçmemişti.Nie pozostawił po sobie dziedzica.
Şirketin günümüzdeki varisi BAE Systems'dır.Aparat powstał jako całkowicie własna inicjatywa firmy BAE Systems.
Kral Harold hastalandığından taht için varis gerekmektedir.Bu görev de Shrek'e düşer.Kiedy teść Shreka – król Harold zaczyna chorować, Shrek jest wzięty pod uwagę jako dziedzic jego ziem.
Slytherin'in varisidir.Był opiekunem Slytherinu.
Hawkins varis olarak Sir Richard Hawkins'ı bırakmıştır.Hawkins efterträddes av sin son sir Richard Hawkins.
2570: Brego'nun oğlu ve varisi Baldor, Ölülerin Yolu'na girdi ve bir daha geri dönmedi.2570: Bregos son Baldor går in genom den förbjudna dörren och försvinner.
Babaları öldüğü zaman her iki kardeş her birinin diğerinin varisi olduğuna dair bir anlaşma yaptılar.Vid faderns död kom bröderna överens om att de skulle bli varandras tronarvingar.
Michael Corleone – Ünlü Vito Corleone'nun oğlu ve Corleone ailesinin varisi.Michael Corleone - Vito Corleones yngste son och efterträdare som Gudfader.
Şirketin günümüzdeki varisi BAE Systems'dır.I dag ingår Supermarine i BAE Systems.
11 Nisan – Roger Mortimer, 4th Earl of March, İngiltere tahtının varisi (ö.11 april – Roger Mortimer, engelsk earl av March och Ulster.
Robb Stark, Eddard Stark ve Catelyn Stark’nin en büyük oğulları, Kıştepesi'nin varisi.Robb Stark är den äldste av Neds och Catelyns söner och arvinge till Vinterhed.
Şevket bu sırada kayın biraderi ve rejimin varisi Beşar Esad 'le yakın ilişki kurdu.Vid denna tid styrdes landet av ett råd där hennes morbror Sten och svåger Per Brahe ingick.
Slytherin'in varisidir.Tillhörde Slytherins elevhem.
En büyük oğlu Västerbotten dükü Gustaf Adolf'u varis ilan etti.Staden föräras besök av arvprins Gustaf Adolf, hertig av Västerbotten.
2570: Brego'nun oğlu ve varisi Baldor, Ölülerin Yolu'na girdi ve bir daha geri dönmedi.2570 — Балдор син Брего пішов Шляхом Мертвих і зник.
Artık zayıflamış olan imparatorluğun son varisi Romulus Augustus henüz on iki yaşındadır.Так Ромул Август став наймолодшим імператором — йому було тоді всього 12 років.
Küçük yaşta babası Ekber tarafından tahtın varisi ilan edildi.Із самого дитинства його було визнано спадкоємцем данського трону.
V. Stefan Uroš çocuğu olmadığı için varisi de olmamıştır.Він писав, що Роберт Гартпоул не мав спадкоємців чоловічої статі.
Robb Stark, Eddard Stark ve Catelyn Stark’nin en büyük oğulları, Kıştepesi'nin varisi.Робб Старк — найстарший законний син Едарда Старка, і спадкоємець Вінтерфелла.
Nedeni, varisli yerde meydana gelen herhangi bir yaralanmadır.Ve staří se na něm vyskytují nahnědlé skvrny po poškození.
Genç yaşına rağmen Jens Lehmann'ın varisi olarak gösterildi.V mládí byl jeho velkým vzorem německý brankář Jens Lehmann.
Şirketin günümüzdeki varisi BAE Systems'dır.V současné době je společnost součástí BAE Systems.
1371'de Richard'ın ağabeyi olan " Edward Anglomelu" öldü ve Richard babasının varisi oldu.Jeho starší bratr Eduard z Angoulême zemřel roku 1371 a Richard se tak stal otcovým dědicem.
Yerine oğlu ve varisi II. Wilhelm geçti.Jisté je, že jeho syn a nástupce Vilém II.
Kendisi de bu zenginliğin ve nüfuzun varisi oldu.Stal se zakladatelem slávy a bohatství rodu.
Honinbo hanedanı liderliğinin resmi varisi olarak Shusaku daha ünlü bir duruma geldi.Jako oficiální dědic Honinbóova domu, měl Šúsaku vysokou pozici.
Edward’ın oğlu veya varisi yoktur.Není známo, že by s Edmundem měli potomky.
Hanover'deki Salic Kanunu altında, hiçbir kadın tahta varis olamazdı.Podle práva uplatňovaného pro nástupnictví na hannoverský trůn nemohla být nástupkyní na trůnu žena.
1720'de John Flamsteed'in varisi olarak ölümüne kadar sürdüreceği Kraliyet Astronomu görevine getirildi.V roce 1720 vystřídal zesnulého Flamsteeda na místě královského astronoma a tuto pozici si udržel až do smrti.
Hilton otellerinin varisidir.Až na Hotel Hilton se jedná o kancelářské budovy.
Edward, Kral Edgar'ın en büyük oğludur, ancak babası tarafından varisi olarak tasdik edilmemiştir.Eduard a fost fiul cel mare al regelui Edgar, dar nu a fost recunoscut ca moștenitor al tatălui său.
Küstah ve kibirli olan Cal Pittsburgh'da çelikten elde edilen bir servetin varisidir.Arogant și snob, el este moștenitorul unei rafinării de oțel din Pittsburgh.
Abisi Arthur, Galler Prensi, 1502'de ölünce Henry krallığın varisi oldu.Fratele său mai mare, Arthur, Prinț de Wales, a murit în 1502, lăsându-l pe Henric moștenitor al tronului.