Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Mama pracowała na farmach, potem na linii montażowej samochodów, sześć dni, na dwie zmiany.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Má matka pracovala na farmách, potom na automobilové montážní lince, šest dní v týdnu, dvojité směny.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Ma mère a travaillé dans les fermes, puis sur une chaîne de montage automobile, six jours, deux roulements.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Mẹ tôi làm việc trong trang trại, rồi trong dây chuyền sản xuất ô tô, làm việc tuần sáu ngày, hai ca.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Mijn moeder werkte op boerderijen, toen in een autofabriek, zes dagen lang, dubbele diensten.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Mi madre trabajó en granjas, luego en una línea de montaje de autos, trabajando 6 días, doble turno.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Moja mati je delala na kmetijah, nato na tekočem traku tovarne avtomobilov, delala je 6 dni v dveh izmenah.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Майка ми работеше във фермите, след това в поточна линия за автомобили, 6 дни в седмицата, двойни смени.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Моя мама работала на ферме и на линии сборки автомобилей — по шесть дней в неделю в две смены.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.אימי עבדה בחוות, ואחר בקו ייצור מכוניות, שישה ימים בשבוע במשמרות כפולות.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.عملت أمي في الحقول وثم على خط تجميع السيارات تعمل ستة ايام وبدوامين
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.それから車の組み立てラインで 週に六日の二交代勤務で働きました 母は英語を勉強する時間を作り出し
Benim vardiyam bittiğinde, caddenin karşısına geçip, Malcolm'la konuşmaya gittim.Als meine Schicht zu ende war ging ich über die Strasse zu Malcolm.
Benim vardiyam bittiğinde, caddenin karşısına geçip, Malcolm'la konuşmaya gittim.내 근무 변경 될 때에 말 콤에 게 얘기 하 길 건너 갔습니다.
Bir saat sonra vardiyam bitiyor.Mi turno termina en una hora.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.A következő sebészeti időpontom, teljesen véletlenül, épp a bolt mellett volt.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Il mio appuntamento successivo col chirurgo fu, casualmente, subito dopo un turno al negozio di regali.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Janji dengan ahli bedah berikutnya adalah, secara kebetulan, setelah jadwal kerja di toko suvenir.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.저의 다음 외과의사와의 진료약속이, 정말 우연하게도 바로 선물가게 근무시간 바로 다음이었습니다.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Mein nächster Termin mit dem Chirurg war zufälligerweise kurz nach einer Schicht im Geschenkartikelladen.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Mijn volgende afspraak met de chirurg was toevallig vlak na een shift in de cadeaushop.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Min næste tid hos kirurgen var, tilfældigvis, lige efter en vagt i butikken.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Moja ďalšia kontrola u chirurga bola, zhodou okolností, tesne po mojej práci v obchodíku.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Moje další schůzka u chirurga byla náhodně hned po směně v obchodě.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Por coincidência, a minha consulta seguinte com o cirurgião era logo depois de um turno na loja de prendas.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Som av en händelse var mitt nästa möte med kirurgen precis efter ett avslutat pass i presentbutiken.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Và cái hẹn cho cuộc phẫu thuật của tôi, thật ngẫu nhiên, ngay sau một ca trực ở cửa hàng quà tặng
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Το επόμενο ραντεβού μου με το χειρούργο ήταν, συμπτωματικά, ακριβώς μετά τη λήξη μιας βάρδιάς στο κατάστημα.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Мой следующий приём у хирурга, совершенно случайно, был сразу после того как я устроилась в магазин сувениров.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Моята следваща среща с доктора беше случайно, точно след приключване на смяната ми в магазина за подаръци.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.התור הבא שלי למנתח היה, בצירוף מקרים, מיד אחרי משמרת בחנות המתנות.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.كان موعدي القادم مع الجراح، بالصدفة، بعد نوبة العمل في محل الهدايا.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.ギフトショップでの勤務時間の直後でした 当然わたしはチョッキとIDで入っていって
Daha ilk vardiyamı bitiremeden işimi kaybettiğime inanamıyorum.Ich kann es nicht fassen, ich habe meinen Job verloren bevor die erste Schicht um war.
Daha ilk vardiyamı bitiremeden işimi kaybettiğime inanamıyorum.Je n'arrive pas à croire que j'ai été viré avant même d'avoir fini ma première soirée.
Daha ilk vardiyamı bitiremeden işimi kaybettiğime inanamıyorum.Non posso credere d'aver perso il lavoro ancora prima di finire il primo turno.
Daha ilk vardiyamı bitiremeden işimi kaybettiğime inanamıyorum.Δεν πιστεύω ότι έχασα τη δουλειά μου πριν καλά καλά τελειώσω την πρώτη μου βάρδια.
Daha ilk vardiyamı bitiremeden işimi kaybettiğime inanamıyorum.Я потерял работу в первый же день.
Daha ilk vardiyamı bitiremeden işimi kaybettiğime inanamıyorum.わたしは中に入んなきゃ
Eğer siz pisliklerden sarhoş dönen olursa iki vardiya çalışacak!Avete una notte libera. Se uno di voi farabutti torna ubriaco, fate turno doppio!
Eğer siz pisliklerden sarhoş dönen olursa iki vardiya çalışacak!Wer betrunken zurück kommt, schiebt morgen eine Doppelschicht!"
Finlandiya’da ödenen tipik ek ücretler tecrübe, mesai ve vardiya ekleridir.Son complementos típicos el plus de experiencia, la paga de horas extra o el plus de trabajo por turnos.
Finlandiya’da ödenen tipik ek ücretler tecrübe, mesai ve vardiya ekleridir.Typiska lönetillägg i Finland är erfarenhetstillägg, övertidstillägg och skiftarbetstillägg.
Finlandiya’da ödenen tipik ek ücretler tecrübe, mesai ve vardiya ekleridir.Tyypillisiä palkan lisiä Suomessa ovat kokemuslisät, ylityölisät ja vuorotyölisät.
Finlandiya’da ödenen tipik ek ücretler tecrübe, mesai ve vardiya ekleridir.الإضافات العادية للراتب في فنلندا هي إضافة الخبرة وإضافة العمل الإضافي وإضافة عمل الورديات.
Gardiyanların vardiyası ise sadece 8 saatti.仕事が終わると学生生活に戻った
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.Aveva una scusa valida. Ha fatto il doppio turno al lavoro ed era esausto.
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.Er hatte eine gute Entschuldigung. Er hatte eine Doppelschicht und war kaputt.
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.Hij had een goed excuus. Hij moest dubbele uren werken en was uitgeput.
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.Il avait une bonne raison, il a travaillé toute la nuit et il est crevé.
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.Miał dobrą wymówkę. Pracował na dwie zmiany i jest wykończony.
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.Είχε μια καλή δικαιολογία. Είχε διπλοβάρδια και ήταν πολύ κουρασμένος.
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.У него уважительная причина. Он работал две смены подряд. Он устал.
Haklı mazeretleri vardı, çift vardiya çalışıyordu ve yorgunluktan bitmiş durumdaydı.オッケー、何考えてるか大体わかるけどさ
İlk vardiya tanıştığı koy ve neredeyse tam gibi dokuz diğerleri oluşuyordu onu her açıdan.Az első műszak állt az öböl találkoztunk és kilenc másik szinte pontosan olyan, mint vele minden tekintetben.
İlk vardiya tanıştığı koy ve neredeyse tam gibi dokuz diğerleri oluşuyordu onu her açıdan.De eerste shift bestond uit de baai we hadden ontmoet en negen anderen bijna net zoals hem in alle opzichten.
İlk vardiya tanıştığı koy ve neredeyse tam gibi dokuz diğerleri oluşuyordu onu her açıdan.Den första förändring bestod av viken hade vi träffat och nio andra nästan precis som honom i alla avseenden.
İlk vardiya tanıştığı koy ve neredeyse tam gibi dokuz diğerleri oluşuyordu onu her açıdan.Den første skift bestod af vigen, vi havde mødt og ni andre næsten præcis ligesom ham i enhver henseende.
İlk vardiya tanıştığı koy ve neredeyse tam gibi dokuz diğerleri oluşuyordu onu her açıdan.첫 번째 변화는 우리가 만났 코브 거의 정확하게 같은 구 다른 사람들의 구성되어 그 모든 존경 인치
İlk vardiya tanıştığı koy ve neredeyse tam gibi dokuz diğerleri oluşuyordu onu her açıdan.První posun sestával z malého zálivu jsme se setkali a devět dalších téměř stejně jako ho v každém ohledu.