Ana içeriğe geç
Sözlük

var ile cümle

var kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kız kardeşimin çok iyi zekası var.My sister has a very good brain.
Kız kardeşimin hoş bir piyanosu var.My sister has a nice piano.
Çocukların çok uykuya ihtiyacı vardır.Children require much sleep.
Bir çocuğun sevgiye ihtiyacı vardır.A child needs love.
Çocukların mutlu bir ev ortamına ihtiyacı var.Children need a happy home environment.
Çocukların çok şeye ihtiyacı var, ancak her şeyden önce sevgiye ihtiyaçları var.Children need many things, but above all they need love.
Çocuklar varken böyle bir şey söylememelisin.You shouldn't say such a thing in the presence of children.
Şehrin ortasında bir park var.There is a park in the middle of the city.
Şehrin merkezinde bir istasyon var.There is a station in the center of the city.
Hiç şehir turları var mıdır?Are there any tours of the city?
Beklediğimden çok daha fazla insan var.There are many more people than I expected.
Orada hiç kimse varlığımın farkında değildi.Nobody was conscious of my presence there.
Benim oraya gitmeme herhangi bir ihtiyaç var mı?Is there any need for me to go there?
Ben oraya vardığımda, ev yanıyordu.When I got there, the house was on fire.
Oraya vardığımda oldukça karanlıktı.It was quite dark when I got there.
Oraya vardığımda onlar gitmek üzereydi.They were about to leave when I arrived there.
Ben oraya varır varmaz onlar başladı.No sooner had I got there than they started.
Mektubumu okur musun ve varsa hataları düzeltir misin?Would you read my letter and correct the mistakes, if any?
Trenim saat altıda Kyoto'dan ayrıldı ve saat dokuzda Tokyo'ya vardı.My train left Kyoto at six, and arrived in Tokyo at nine.
Benim çok az başarı umudum vardır.There is little prospect of my success.
Onun uçağı, Narita Havaalanına vardığımda zaten ayrılmıştı.His airplane had already left when I got to Narita Airport.
Öğleden önce oraya varmam mümkün değildir.It is impossible for me to get there before noon.
Pencereyi açmamın sizce bir sakıncası var mı?Would you mind if I open the window?
Köye vardığımızda hava kararmıştı.It was after dark when we got to the village.
Ben vardığımda, o çoktan gitmişti.By the time I arrived, he had already left.
Ben vardığımda konser neredeyse bitmişti.The concert was all but over when I arrived.
Ben vardığımda o zaten gitmişti.She had already gone when I arrived.
Ben vardığımda çabucak evden kaçtılar.When I arrived, they quickly cleared out of the house.
Otobüs durağına vardığımda son otobüs zaten gitmişti.The last bus had already gone when I got to the bus stop.
Öneride bulunmamın bir sakıncası var mı?Do you mind my making a suggestion?
Tokyo'ya varışımdan beri iki ay oldu.It has been two months since my arrival in Tokyo.
Ben vardığımda, yağmur yağıyordu.When I arrived, it was raining.
Ben vardığımda parti neredeyse bitmişti.The party was all but over when I arrived.
Ben varıncaya kadar beni bekledi.He waited for me until I arrived.
Benim için yer var mı?Is there any room for me?
Kütüphanede bir sürü İngilizce kitabımız var.We have a lot of English books in the library.
Öğretmenimizin harika bir espri anlayışı var.Our teacher has a wonderful sense of humor.
Kentimizde birçok park var.There are many parks in our town.
Şehrimizde bir kütüphane vardır.There is a library in our city.
Bizim kasabanın yakınında büyük bir göl var.There is a large lake near our town.
Bizim kasabanın yakınında büyük bir nehir var.There is a large river near our town.
Bahçemizin iki kiraz ağacı vardır.Our garden has two cherry trees.
Biraz paraya ihtiyacım var.We need some money.
Biz öğle yemeği saatine kadar Chicago'ya varmalıyız.We should get to Chicago by lunchtime.
Bu konuda bir görüş birliğine varabilir miyiz?Can we reach a consensus on this issue?
İmzalı bir makbuza ihtiyacımız var.We need a signed receipt.
Şikago'da bir molamız vardı.We had a stopover in Chicago.
Tsubasa'nın kaç arabası var?How many cars does the Tsubasa have?
John'ın iki oğlu var.John has two sons.
John'ın iki oğlu vardır.John has two sons.
John'un iki oğlu var.John has two sons.
John'un bir araba satın alması için yeterli para var.There is enough money for John to buy a car.
John ve Sue'nun evleneceğine dair bir söylenti var.There is a rumor that John and Sue will get married.
Jane'in saçında sarı bir kurdela vardı.Jane had a yellow ribbon in her hair.
Jane'in ciddi bir sorunu var.Jane is in serious trouble.
Bu kapının boyanmaya ihtiyacı var.This gate needs painting.
İki ülke bu ihtilaf üzerine politik bir anlaşmaya vardı.The two countries came to a political settlement over this dispute.
Son zamanlarda, bu çevrede birçok hırsızlıklar var.Recently, there are a lot of burglaries around here.
Yakınlarda bir posta kutusu var mı?Is there a mailbox near here?
Buraya yakın bir banka var mı?Is there a bank near here?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod