var ile cümle
var kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kapıda her ne pahasına olursa olsun sizi görmek isteyen bir adam var.There's a man at the door who wants to see you at all costs.
Senin için acil bir mesaj var.There is an urgent message for you.
Seninle acil bir işim var.I have urgent business with you.
Kapıda seni görmek isteyen bir adam var.There is a man at the door who wants to see you.
Kapıda sizi görmek isteyen bir adam var.There is a man at the door who wants to see you.
Seni görmek isteyen Amerikalı bir kız var.There's an American girl who wants to see you.
Seni görmek isteyen bir beyefendi var.There is a gentleman to see you.
Seninle görüşmek isteyen biri var.There's somebody who wants to meet you.
Senin için iyi haberim var.I have good news for you.
Sizin iki erkek kardeşiniz var.You have two brothers.
Hiç erkek kardeşin var mı?Do you have any brothers?
Senin bir mizah duygun var.You have a sense of humor.
Çok hobin var mı?Do you have many hobbies?
Sana söyleyecek iyi bir şeyim var.I have something good to tell you.
Seni görmek isteyen bir bayan var.There is a woman who wants to see you.
Sana verecek bir şeyim var.I have something to give you.
Seninle konuşmam gereken bir şey var.There's something I need to talk with you about.
Senin düşüncenle onunki arasında bir farklılık var mı?Is there any difference between your idea and hers?
Senin yaşındaki insanların genellikle bu sorunu vardır.People of your age often have this problem.
Onun evine vardığında, o uyuyor olacak.He will be sleeping when you get to his house.
Senin varışından önce, o, Londra'ya gitti.Prior to your arrival, he left for London.
Tavsiye edebileceğin biryer var mı?Is there any place you recommend?
Sen eve vardığında yatakta olacağım.I'll be in bed by the time you get home.
Hata yaptığın birkaç nokta var.There are a few points where you are mistaken.
Varsayalım ki on bin doların olsa ne yaparsın?What would you do if you had, say, ten thousand dollars?
Havaalanına ne zaman varacağını bana bildir.Let me know when you will arrive at the airport.
Bunu bitirmek için ne kadar zamanımız var?How much time do we have to finish this?
Yazacak iki mektubum daha var.I have another two letters to write.
Oraya varır varmaz sana yazacağım.I'll write you as soon as I arrive there.
Lütfen oraya vardığında bana yaz.Please write to me when you get there.
Orada burada güzel göller var.There are beautiful lakes here and there.
Her yerde çiçekler vardı.There were flowers all around.
O köşede bir eczane vardı.There used to be a drugstore on that corner.
Aspirin, penesilin ve sülfa ilaçlara alerjim var.I am allergic to aspirin, penicillin, and sulfa drugs.
Asya'da bir sürü insan vardır.There are many people in Asia.
Asya'da çok sayıda insan var.There are many people in Asia.
Asya'da birçok insan vardır.There are many people in Asia.
Ertesi gün zamanın var mı?Do you have time the day after tomorrow?
Akira parası varken New York'ta kalacak.Akira will stay in New York while his money lasts.
Onun çok parası var.He's got money to burn.
Onun keskin bir dili var.He has a sharp tongue.
Onun yumuşak bir dili vardır.He has a smooth tongue.
Bak, kalkan bir uçak var.Look! There's a plane taking off.
Time'a bir aboneliğim var.I have a subscription to Time.
Kaç tane CD'n var?How many CDs do you have?
09:30 trenine binersek Akita'ya ne zaman varırız?What time will we reach Akita if we take the 9:30 train?
Dokuza kadar oraya varmalıyım.I must get there by 9 o'clock.
Saat dokuza beş var.It is five minutes to nine.
Biz saat sekizde Heathrow Havaalanına varmayı umuyoruz.We expect to arrive at Heathrow Airport at eight.
Altı kişi için kalacak yere ihtiyacımız var.We need accommodation for six.
O, saat 6:30'da Şikago'ya varacak.It'll arrive in Chicago at 6:30.
Altıda onunla bir randevum var.I have an appointment with him at six.
Haziranda çok sayıda yağmurlu günlerimiz var.We have many rainy days in June.
Yürüyerek beş dakikada parka vardık.Five minutes' walk brought us to the park.
Bende beş nüsha var ama bana bunun iki katı lazım.I have five copies, but I need twice as many.
Saat beş buçukta onunla bir randevum var.I have an appointment with him for five-thirty.
Beş dolar'dan biraz fazla param var.I have little more than 5 dollars.
500.000 yenlik bir kişisel vergi muafiyetin var.You have a personal tax exemption of 500,000 yen.
Mevcut beş yüz kişi kadar vardı.There were as many as five hundred people present.
Benim yaklaşık 5,000 yenim var.I have about 5,000 yen.