Ana içeriğe geç
Sözlük

var ile cümle

var kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Birçok grip vakası vardı.There were many cases of influenza.
Hindistan'da şimdi gıda sıkıntısı var.India is now short of food.
Hindistan'ın İngiltere'den farklı bir iklimi var.India has a different climate from England.
Ann'in müşfik bir kalbi var.Ann has a kind heart.
Ann'in bu sabah acelesi vardı.Ann was in a hurry this morning.
Ann'in çikolataya zafiyeti var.Ann has a weakness for chocolate.
Ann'in yanında biraz parası var.Ann has a little money with her.
Anne'in birçok hayranları var.Anne has many admirers.
İyi bir kameran var.You have a good camera.
Herhangi bir alerjiniz var mı?Do you have any allergies?
Amerika'da birçok kişinin evlerinin etrafında çitleri var.In America, many people have fences around their homes.
ABD'de hala bazı alkol karşıtı eyaletler vardır.There are still some dry states in the U.S.
Amerika'da pek çok orman yangını var.There are a great many forest fires in America.
Amerika'da her kasabanın bir kütüphanesi vardır.Every town in America has a library.
Amerika'da nereye giderseniz gidin, yollar ve otoyollar vardır.There are roads and freeways wherever you go in America.
Onun kim olduğuna dair hiç fikrin var mı?Have you any idea who he is?
Onun kim olduğuna dair bir fikrin var mı?Have you any idea who he is?
O dini mezhebin bazı acayip fikirleri var.That religious cult has got some pretty off the wall ideas.
Kaza konusunda gizemli bir şey var.There is something mysterious about the accident.
O caddede çok trafik var.There is a lot of traffic on that street.
O turun zaten bir yedek listesi var.That tour already has a waiting list.
O takımın çok az, eğer varsa, kazanma şansı var.That team has little, if any, chance of winning.
O kamerayı satın almak için bir on dolara daha ihtiyacın var.You need another ten dollars to buy that camera.
İki kitabınız var mı?Do you have two books?
Senin iki kitabın var.You have two books.
Sizin iki kitabınız var.You have two books.
Senin iki topun var.You have two balls.
Hava değişikliğine ihtiyacınız var.You need a change of air.
Yanlış giden bir şeyin var mı?Is there anything wrong with you?
Cebinde ne var?What do you have in your pocket?
Bir sürü kalemin var mı?Do you have a lot of pens?
Çantanızda neyiniz var?What do you have in your bag?
Bir kemanın var mı?Do you have a violin?
Ne güzel bir bahçen var!What a beautiful garden you have!
Bizim tavsiyene ihtiyacımız var.We do need your advice.
Arabanızı hareket ettirmemin bir sakıncası var mı?Would you mind my moving your car?
Arabanı kullanmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I used your car?
Senin yaşındaki insanların genellikle bu sorunu vardır.People of your age often have this problem.
Onun evine vardığında, o uyuyor olacak.He will be sleeping when you get to his house.
Senin varışından önce, o, Londra'ya gitti.Prior to your arrival, he left for London.
Tavsiye edebileceğin biryer var mı?Is there any place you recommend?
Havaalanına ne zaman varacağını bana bildir.Let me know when you will arrive at the airport.
Bunu bitirmek için ne kadar zamanımız var?How much time do we have to finish this?
Yazacak iki mektubum daha var.I have another two letters to write.
Oraya varır varmaz sana yazacağım.I'll write you as soon as I arrive there.
Lütfen oraya vardığında bana yaz.Please write to me when you get there.
Orada burada güzel göller var.There are beautiful lakes here and there.
Her yerde çiçekler vardı.There were flowers all around.
Saat beş buçukta onunla bir randevum var.I have an appointment with him for five-thirty.
Beş dolar'dan biraz fazla param var.I have little more than 5 dollars.
500.000 yenlik bir kişisel vergi muafiyetin var.You have a personal tax exemption of 500,000 yen.
Mevcut beş yüz kişi kadar vardı.There were as many as five hundred people present.
Benim yaklaşık 5,000 yenim var.I have about 5,000 yen.
Nisanda bir sürü okul etkinliklerimiz var.In April we have a lot of school events.
On bin metre koşmak için büyük tahammüle ihtiyacın var.You need great endurance to run ten thousand meters.
Bir yıl içinde dört mevsim vardır. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış.There are four seasons in a year: spring, summer, fall and winter.
Bir yılda kaç tane mevsim vardır?How many seasons are there in a year?
Bir yılda on iki ay vardır.A year has twelve months.
Bir yılın on iki ayı vardır.A year has twelve months.
Günün bu saatinde burada her zaman yoğun trafik vardır.There is always heavy traffic here at this time of the day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod