Bu yıl hafif bir kış var.We have a mild winter this year.
Bu kış öncekinden daha az kar var.We had less snow this winter than last.
Bu yıl bol yağmur vardı.We have had plenty of rain this year.
Böcekleri uzaklaştıran bitkiler var.There are plants that repel insects.
Benim sol kulağımda bir akıntı var.I have a discharge from my left ear.
Benim sol kulağımda yabancı bir cisim var.I have a foreign object in my left ear.
Benim sol elimde biraz uyuşma var.I have some numbness in my left hand.
Sol elinde ne varsa bana göster.Show me what you have in your left hand.
Modern gemilerin yalnızca küçük bir mürettebata ihtiyacı var.Modern ships only need a small crew.
Son karikatürlerde çok fazla şiddet ve müstehcen sahne var.Recent comics have too many violent and sexual scenes.
Bu günlerde küçük ailelere doğru bir yönelim var.There's a trend these days towards small families.
Bugünlerde okumak için az zamanım var.I've got little time for reading these days.
E-postamda bir sorun var.Something's wrong with my e-mail.
Dün saat 10.00'da dışarıda yüzlerce kişi vardı.At 10 o'clock yesterday, there were hundreds of people outside.
Dünkü konserde geniş bir dinleyici kitlesi vardı.There was a large audience at yesterday's concert.
Dün hafif bir yağmur vardı.There was a light rain yesterday.
Dün gece özel bir ön gösterim vardı.There was a special sneak preview last night.
Dün gece buraya yakın bir yangın vardı ve uyuyamadım.Last night there was a fire near here, and I couldn't sleep.
Dün gece şiddetli bir yağmur vardı.We had a heavy rain last night.
Şemsiyeye ihtiyacın varsa bir tane vereyim.If you need an umbrella I'll lend you one.
Eğer ihtiyacınız varsa bir şemsiye ödünç alabilirsiniz.You can borrow an umbrella if you need one.
Eğer bir şemsiyeniz varsa, onun altında size katılmama izin verin.If you have an umbrella, let me join you under it.
Ne kadar daha çok işin var?How much more work do you have?
İşim kolay ve bir sürü boş zamanım var.My job is easy and I have a lot of free time.
İşinden zevk alan bazı insanlar var, aslında onlar çalışmayı seviyor.There are some people who enjoy work - in fact, they love to work.
Bu binanın kaç katı var?How many floors does this building have?
Bu gülün beyaz bir çiçeği vardır.This rose has a white bloom.
Bu çantanın dört kilo fazlası var.This bag is 4 kilograms overweight.
Bu çantada neyin var?What do you have in this bag?
Bu pantolonların ütülenmeye ihtiyacı var.These trousers need pressing.
Bu çorbanın daha fazla tuza ihtiyacı var.This soup needs more salt.
Bu çorbanın şarap tadı var.This soup tastes of wine.
Bu çorbanın sadece bir tutam tuza ihtiyacı var.This soup needs just a touch of salt.
Çorbanın sarımsak tadı var.The soup tastes of garlic.
Bu çorbada çok fazla tuz var.There's too much salt in this soup.
Bardakta biraz su var.There is a little water in the glass.
Bardakta biraz süt vardır.There is a little milk in the glass.
Bardakta biraz süt var.There is little milk in the glass.
Buraya varır varmaz benimle temasa geç.Get in touch with me as soon as you arrive here.
Biz çok büyük lotus yapraklarımız var.We have very big lotus leaves.
Burada hafif bir ağrım var.I have a mild pain here.
Burada devamlı bir ağrı var.I have a persistent pain here.
Buradaki her erkek çocuğunun bir kız arkadaşı var.Every boy here has a girlfriend.
Burada birkaç çantamız var.We have several bags here.
Burada iki pul vardır.Here are two stamps.
Burada iki köpek var; biri beyaz, diğeri siyah.Here are two dogs; one is white and the other is black.
Burada fotoğraf çekmek için iznimiz var mı?Are we allowed to take pictures here?
Kate henüz varmadı mı?Hasn't Kate arrived yet?
Kate'in, Jane'in sahip olduğunun üç katı kadar çok plakları var.Kate has three times as many records as Jane has.
Kredi kartın var mı?Do you have a credit card?
Boşa geçirecek çok az zamanımız var.We have little time to waste.
Kabul masasında güzel çiçekler vardı.There were beautiful flowers on the reception desk.
Benim kuru bir öksürüğüm var.I have a dry cough.
Bir kameran var mı?Do you have a camera?
Fotoğraf makinen var mı?Do you have a camera?
Benim gazım var.I have gas.
Açlık sancım var.I have hunger pangs.
Babam ofisine zamanında vardı.Father got to his office on time.
Babamın bir dinlenmeye ihtiyacı var. O üç saattir bahçede çalışmaktadır.Dad needs to take a rest. He's been working in the garden for three hours.
Bahçenizin biraz ilgiye ihtiyacı var.Your garden needs some attention.