Ana içeriğe geç
Sözlük

var ile cümle

var kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hepiniz için harika haberim var.I have wonderful news for all of you.
Herkese yetecek kadar yeterli sandalye var mı?Are there enough chairs to go around?
Süte karşı allerjim var.I have an allergy to milk.
Hâlâ boş birkaç oda vardı.There were several rooms still vacant.
Hala yeterince zamanımız var.We still have plenty of time.
Hala bol zamanımız var.We still have plenty of time.
Çok zamanın var.You've got plenty of time.
Hâlâ çaya ihtiyacın var mı?Do you still need tea?
İster inanın ister inanmayın, onun üç çocuğu var.Believe it or not, she has three children.
Geleceği varsa göreceği de var.You reap what you sow.
Mike'ın güzel bir raketi var.Mike has a nice racket.
Bay White, saat 10:30 'da Tokyo'ya varacak.Mr White arrives in Tokyo at 10:30.
Sesi azaltmanızın sakıncası var mı?Would you mind turning down the volume?
Bak! Mutfakta bir kedi var.Look! There's a cat in the kitchen.
Bak! o ağaçta bir kuş var.Look! There's a bird in that tree.
Cekette düğmeler var.There are buttons on the coat.
Patronun çalışmanız hakkında iyi bir fikri var.The boss has a good opinion of your work.
Boston'a bir günde kaç uçuşunuz var?How many flights to Boston do you offer a day?
Hiç suyun var mı?Do you have any water?
Bugün bir sürü aptalca fikrim var.I am so full of foolish ideas today.
Bir İran kedisi hakkında eski bir hikaye var.There is an old story about a Persian cat.
Çan var.There's the bell.
Sahanlıkta sadece bir kişi daha vardı.There was only one other person on the platform.
Platformda iyi bir çok kişi vardı.There were a good many people on the platform.
Bay Brown'ın dört çocuğu var.Mr Brown has four children.
Bay Brown diye birinden telefon var.It's a phone call from a Mr Brown.
Brian'ın cüzdan ve banka hesabında az para var.There is a shortage of money in Brian's wallet and bank account.
Bir fikrim var.I have an idea.
Kötü bir diş ağrım var.I have a bad toothache.
Benim kötü bir mide ağrım vardı.I had a bad stomach-ache.
Bir sürü ekmeğimiz var ve tereyağına gelince gereğinden fazlasına sahibiz.We have lots of bread, and as for butter, we have more than enough.
Biraz ekmek ve süte ihtiyacım var.I need some bread and milk.
Kabak bir lastiğim var.I have a flat tire.
Birkaç askıya ihtiyacım var.I need some hangers.
Hawaii'de bir sürü plaj serserisi var.There are a lot of beach bums in Hawaii.
Partiden arta kalan birçok yemek vardı.There was a lot of food left over from the party.
Partiye davet edilmiş konuklar arasında iki yabancı bayan vardı.Among the guests invited to the party were two foreign ladies.
Partide yalnızca altı kişi vardı.Only six people were present at the party.
Partide elliden fazla kız vardı.There were more than fifty girls at the party.
Partide 100'ün üzerinde kişi vardı.Over 100 people were present at the party.
New York'ta çok sayıda ticari firma vardır.There are many commercial firms in New York.
New York'ta çok sayıda yüksek binalar vardır.There are a lot of tall buildings in New York.
Ne güzel bir yüzü var!What a nice face she has!
Ben istasyona zamanında varabildim.I managed to get to the station on time.
Ne güzel gözlerin var!What pretty eyes you have!
Nancy'nin kocası üzerinde bir etkisi var.Nancy has a hold on her husband.
Nancy'nin bir piyanosu var.Nancy has a piano.
Nancy asla zamanında varmaktan geri kalmaz.Nancy never fails to arrive on time.
Nancy, burada sizin için bir mektup var.Nancy, here's a letter for you.
Ne sıklıkta piyano derslerin var?How often do you have your piano lessons?
Hangi miktarda kağıda ihtiyacın var?What quantity of paper do you need?
Tom'un iki odalı bir evi var.Tom has a house which has two rooms.
Tom'un bir sürü yeteneği var.Tom has many talents.
Tom'un modern resme yeteneği var.Tom has a talent for modern painting.
Tom ve Bill birbirlerinden bağımsız olarak karara vardılar.Tom and Bill arrived at the conclusion independently of each other.
Eğer varsa, Tom'un seçimi kazanmasına dair küçük bir ümit var.There is little, if any, hope that Tom will win the election.
Donna varlıklı bir ailede doğdu.Donna was born with a silver spoon in her mouth.
Her yazar kasada uzun bir sıra vardır.There's a long line at every cash register.
Benim neyim var?What's wrong with me?
Herhangi bir yerde bir telefon var mı?Is there a telephone anywhere?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod