var ile cümle
var kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Elma ağacının güzel bir çiçeği var.The apple tree has a beautiful blossom.
Elma ile kitap arasında bir kalem var.There is a pen between the apple and the book.
Ağaçta birkaç elma var, değil mi?There are a few apples on the tree, aren't there?
Bu çamaşırlarda deterjan var mı?Are there any detergents in the laundry?
Kalabalık saatteki bir trafik sıkışıklığı benim varışımı iki saat geciktirdi.A rush-hour traffic jam delayed my arrival by two hours.
Radyoyu açmamın bir sakıncası var mı?Do you mind my turning on the radio?
Bir rugby oyunu için kaç kişiye ihtiyacınız var?How many people do you need for a rugby game?
Hiç hafif biran var mı?Do you have any light beer?
Bir çakmağın var mı?Have you got a lighter?
Aslanların şahinler üzerinde kolay bir galibiyeti vardı.The Lions had an easy win over the Hawks.
Avrupa'nın Asya'dan daha az nüfusu var.Europe has a smaller population than Asia.
Avrupa'nın Asya'dan daha az nüfusu vardır.Europe has a smaller population than Asia.
Şimdi bile Avrupa'da hayaletlere inanan birçok kişi var mı?Are there many people in Europe who believe in ghosts even now?
Avrupa'da bir sürü farklı insan var.There are a lot of different people in Europe.
Eğer iyi bir bahçeniz varsa, o, evinizin değerini artıracaktır.If you have a good garden, it will enhance the value of your house.
Yumi'nin şimdi çok parası var.Yumi has much money now.
Acele etme. Alışveriş yapmak için bütün öğleden sonramız var.Take your time. We have all afternoon to shop.
Dün gece gök gürültüsü ve şimşek vardı.There was thunder and lightning last night.
Dün gece beş yangın vardı.There were five fires last night.
Dün gece piyano resitalinde büyük bir seyirci vardı.There was a large audience at the piano recital last night.
Dün gece bu şehirde bir yangın vardı.There was a fire in this city last night.
Yapacak çok ev ödevim var.I have a lot of homework to do.
Daha yapılacak çok iş var.Much still remains to be done.
Yapılacak az şey var.Little remains to be done.
Onu yapmanın birçok yolu var.There are a lot of ways of doing it.
Eğer varsa yapılmamış olarak bıraktıklarını yap.Do what you have left undone, if anything.
Onu yapmayın! İlaç deposunda bir bilgisayar var.Don't do that!!! There's a computer at the drug store.
Bir sürü zamanımı alan eylemlerim var.I have a lot of activities which take up my time.
Montgomery'de otobüslerin içinde ırk ayrımcılığı vardı.The buses in Montgomery were segregated.
Molly'nin büyük bir saati var.Molly has a large clock.
Sana soracağım bir şeyler var.I have something to ask of you.
Daha büyük bir bedeni var mı?Do you have a larger size?
Daha erken varsaydım Kelly'yi görebilirdim.Had I arrived earlier, I could have seen Kelly.
Daha küçük bedenleriniz var mı?Do you have any smaller sizes?
Daha küçük bir boyutu olan var mı?Do you have a smaller size?
Daha ucuz bir yayınınız var mı?Haven't you got a cheaper edition?
Daha ucuz bir şeyin var mı?Do you have anything cheaper?
Daha ucuz koltuklarınız var mı?Do you have any cheaper seats?
Daha az pahalı olanları var mı?Do you have less expensive ones?
Daha az pahalı bir şeyin var mı?Do you have anything less expensive?
Biraz daha turta isteyen var mı?Does anyone want some more pie?
Tabii ki, kasabada konserler vardı.Of course, there were concerts in the town.
Mıknatısların, tabii ki, etrafında bir manyetik alanı vardır.The magnets, of course, have a magnetic field around them.
Bir aşı belgeniz varsa lütfen onu gelirken getirin.If you have a certificate of immunization, please bring it when you come.
İlginç kitapların varsa, bana birkaç tane ödünç ver.If you have any interesting books, lend me some.
Herhangi bir şikayetiniz varsa bana bildirin, ve onlara bakacağım.If you have any complaints, let me know, and I'll look into them.
Eğer ihtiyacın varsa, sana yardım edeyim.Let me help you, if necessary.
Saat onda çıksaydı, şimdiye kadar buraya varırdı.If he had left at ten, he would have arrived here by now.
Eğer Güneş olmasaydı, yaşayan hiçbir canlı Dünya üzerinde var olamayacaktı.If it were not for the sun, no living creatures could exist on the earth.
Dünyada komşularımızın yardıma ihtiyacı varsa yardım eli uzatalım.If our neighbors around the world are in need, let's lend a helping hand.
Eğer bir tıp diploman varsa, onu getir.If you have a medical certificate, bring it.
Herhangi bir sorununuz varsa Kullanıcı Kılavuzu'na bakın.Refer to the Users' Guide if you have any problems.
Bütün yolu koşsaydın oraya zamanında varırdın.Had you run all the way, you'd have got there in time.
Eğer hava ve su olmasa canlı hiç bir şey var olmaz.If it were not for air and water, nothing alive would exist.
Acil bir şey varsa, benimle bağlantıya geçebilirsiniz.If there's anything urgent, you can get in touch with me.
Bugün Londra'ya varmak istediyse hemen yola çıkmalı.If he wanted to get to London today, he should leave now.
Affedersiniz ama yardıma ihtiyacınız var mı?Excuse me, but do you need any help?
Eğer o kaza olmasaydı biz zamanında varırdık.If it had not been for the accident, we would have been in time.
Sue uçakla geliyorsa o çok erken varmalı.If Sue is coming by air, she ought to arrive very soon.
Daktilonuzu ödünç almamla ilgili bir ihtimal var mı?Is there any chance of my borrowing your typewriter?