Otelde bir berber var mı?Is there a hairdresser in the hotel?
Otelde bir berber dükkânı var mı?Is there a barber shop in the hotel?
Otelde bir fotoğrafçı var mıdır?Is there a photo shop in the hotel?
Otelde bir çiçekçi dükkânı var mı?Is there a flower shop in the hotel?
Otelde bir hediyelik eşya dükkânı var mı?Is there a souvenir shop in the hotel?
Otelin önünde bir banka var.There is a bank in front of the hotel.
Otel kasasında bazı şeylerim var.I have some things in the hotel safe.
Otel hizmetçisi olarak yarı zamanlı bir işim vardı, ama onu pek sevmiyordum.I had a part-time job as a hotel maid, but I didn't like it very much.
Otele vardığımda hava kararmıştı.It was dark when I reached the hotel.
Otelde bir kitapçı var mıdır?Is there a book store in the hotel?
Otelde diğer beş misafir var.There are five other guests at the hotel.
Bu otelde bir doktor ya da hemşire var mı?Do you have a doctor or nurse in this hotel?
Demlikte varsa biraz daha çay alabilir miyim?May I have some more tea if there is any in the pot?
Şişenin dibinde kalmış biraz su vardı.There was a little water left in the bottom of the bottle.
Şişede biraz su var.There is a little water in the bottle.
Şişede kalmış biraz şarap var.There is little wine left in the bottle.
Bill'in çok sayıda orijinal fikirleri var.Bill has a lot of original ideas.
Banyomuzda sadece bir banyo havlusu var.There's only one bath towel in our bathroom.
Basketbolda uzun oyuncuların avantajı vardır.In basketball, tall players have an advantage.
Partiden arta kalan birçok yemek vardı.There was a lot of food left over from the party.
Partiye davet edilmiş konuklar arasında iki yabancı bayan vardı.Among the guests invited to the party were two foreign ladies.
Partide yalnızca altı kişi vardı.Only six people were present at the party.
Partide elliden fazla kız vardı.There were more than fifty girls at the party.
Partide 100'ün üzerinde kişi vardı.Over 100 people were present at the party.
Eksik bir peçete var.There is a napkin missing.
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything I can do to help?
Söyleyecek bir şeyin var mı?Do you have anything to say?
Her işte bir hayır vardır.Every cloud has a silver lining.
Her gecenin bir sabahı vardır.Every cloud has a silver lining.
Sizin hangi tür şarabınız var?What kind of wine do you have?
Her şeyin bir zamanı vardır.There is a time for everything.
Her şey için bir zaman vardır.There is a time for everything.
Ne kadar hızlı sürersen sür, oraya vaktinde varamayacaksın.No matter how fast you drive, you won't get there on time.
Hangi tür tropikal içecekleriniz var?What kinds of tropical drinks do you have?
Niçin ona ihtiyacınız var?Why do you need it?
Her toplulukta bir yüz karası vardır.There's a black sheep in every flock.
Her ulusun kendi efsaneleri vardır.Every nation has its own myths.
Her öğrencinin kilitli bir dolabı var.Each student has a locker.
Her patronun kedine ait favori çalışanı vardır.Every boss has his or her favorite employee.
Her çocuğun bir bisikleti vardır.Each boy has a bike.
Bir yanlış anlama var gibi görünüyor.There appears to be a misunderstanding.
Ateşim var gibi görünüyorum.I seem to have a temperature.
Benim ateşim var gibi geliyor.I seem to have a fever.
Telefonla bir sorun var gibi görünüyor.It seems that there is something wrong with the telephone.
Bilgisayarda bir sorun var gibi görünüyor.It seems that something is wrong with the computer.
Sınav sonucu ile ilgili endişem vardı.I'm concerned about the result of the exam.
Birkaç dakika beklemenizin bir sakıncası var mı?Would you mind waiting a few minutes?
Seninle görüşmek istediğim karışık bir sorunum var.I have a complicated matter I want to discuss with you.
Paris'te onunla buluşma şansım vardı.I had a chance to meet him in Paris.
Belki onun çok sayıda kız arkadaşı vardır.Maybe he has lots of girlfriends.
Tatsuya'nın New York'ta yaşayan bazı arkadaşları var.Tatsuya has some friends who live in New York.
Onların sadece küçük bir kızı vardı.Only one little daughter did they have.
Deve kuşunun kanatları vardır ama uçamaz.The ostrich has wings, but it cannot fly.
Sanırım birçok insan şimdi önce olduklarından daha varlıklı.I think most people are better off now than they used to be.
İşe varış çizelgesini dolduracağım.I'll punch the clock.
Çok sayıda insan vardı.There were so many people.
Tayland hakkında başka kılavuz kitaplarınız var mı?Do you have any other guidebooks about Thailand?
Onlar arasında bir dakika farkı vardı.There was a minute difference between them.
Bunun için birkaç neden var gibi görünüyor.There seem to be several reasons for that.
Tatlı bir tadı vardı.It tasted sweet.