var ile cümle

var kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Biraz daha küçük olanı var mı?Do you have one a little smaller?
Daha ucuz bir odanız var mı?Do you have a cheaper room?
Biraz daha ucuz olan bir odanız var mı?Do you have a room that's a little cheaper?
Henüz bir karara vardın mı?Have you arrived at a decision yet?
Bir fincan daha kahve içmemin bir sakıncası var mı?Would you mind my drinking another cup of coffee?
Onun başka bir DTP çekimine ihtiyacı var.She needs another DPT shot.
Gidecek üç sayfam daha var.I have three more pages to go.
Lisede bir yılım daha var.I have another year at high school.
Bir kişi için daha yer var mı?Is there any space for one more person?
Menünün içinde büyük bir çeşit yemek vardı.There was a great variety of dishes on the menu.
Meg'in diller için bir yeteneği var.Meg has a facility for languages.
Meg'in bir evcil hayvan olarak bir kedisi var.Meg has a cat as a pet.
Meg'in güzel bir yüzü var.Meg has a lovely face.
Her birinin kendi tadı var.Each has his own taste.
Mary'nin sosyal bir doğası vardır.Mary has a social nature.
Mary'nin bir sosyal mizacı vardır.Mary has a social nature.
Kalbimde Mary için her zaman bir zaafım vardı.I have always had a soft spot in my heart for Mary.
Mary'nin tatmin olmak için her türlü sebebi vardı.Mary had every reason to be satisfied.
Mary otobüs durağına vardığında, son otobüs zaten gitmişti.When Mary reached the bus stop, the last bus had already left.
Bir zamanlar, Bu köyde yaşlı bir adam varmış.Once upon a time, there was an old man in this village.
Herkesin kendi karakteri var.Everyone has a character of his own.
Kavanozda biraz şekerleme var.There are some cookies in the jar.
Kavanozda birkaç kurabiye var.There are some cookies in the jar.
Dolaşmak için yeterli yiyecek var.There's enough food to go round.
Hepiniz için harika haberim var.I have wonderful news for all of you.
Herkese yetecek kadar yeterli sandalye var mı?Are there enough chairs to go around?
Süte karşı allerjim var.I have an allergy to milk.
Bayanlar baylar, havaalanındaki bir kaza sebebiyle varışımız gecikecek.Ladies and gentlemen, due to an accident at the airport, our arrival will be delayed.
Birkaç kitap var ama onlarda bazı baskı hataları var.There are a few books, but they have some misprints.
Tom ile esrar kullanımı ile ilgili bir tartışma vardı.I had an argument with Tom about the use of marijuana.
Mary'nin elinde bir çiçek var.Mary has a flower in her hand.
Mayuko'nun keskin gözleri var.Mayuko has sharp eyes.
Mayuko'nun parmağında bir kesiği var.Mayuko got a cut on her finger.
Maçınız var mı?Have you got a match?
Ateşin var mı?Do you have a match?
Barbar milletler hâlâ var.There are still barbarous nations.
Bizim gidecek uzun bir yolumuz var.We have a long way to go.
Orada hâlâ hiç şeker var mı?Is there still any sugar?
Hâlâ boş birkaç oda vardı.There were several rooms still vacant.
Hala yeterince zamanımız var.We still have plenty of time.
Hala bol zamanımız var.We still have plenty of time.
Çok zamanın var.You've got plenty of time.
Hâlâ çaya ihtiyacın var mı?Do you still need tea?
Her geçen gün daha fazla insan sigaranın zararlarının farkına varıyor.More and more people are becoming aware of the dangers of smoking.
İster inanın ister inanmayın, onun üç çocuğu var.Believe it or not, she has three children.
Geleceği varsa göreceği de var.You reap what you sow.
Mike'ın güzel bir raketi var.Mike has a nice racket.
Mike'ın Şikago'da yaşayan bir arkadaşı var.Mike has a friend who lives in Chicago.
Mike'ın Florida'da birkaç arkadaşı var.Mike has a few friends in Florida.
Mike'ın iki sevgilisi var.Mike has two girl friends.
Margaret'in müzik için bir yeteneği var.Margaret has a talent for music.
Benim biraz şekere ihtiyacım var.I need a bit of sugar.
Bay White, saat 10:30 'da Tokyo'ya varacak.Mr White arrives in Tokyo at 10:30.
Sesi azaltmanızın sakıncası var mı?Would you mind turning down the volume?
Bak! Mutfakta bir kedi var.Look! There's a cat in the kitchen.
Bak! o ağaçta bir kuş var.Look! There's a bird in that tree.
Bob'ın odasında bir sürü kitap var.Bob has a lot of books in his room.
Bob'ın okumak için pek çok kitabı var.Bob has too many books to read.
Çoğu Japon şirketinde, sadece birkaç yöneticinin kendisine ait bir odası vardır.In most Japanese companies, only a few executives have a room to themselves.
Otelde bir berber var mı?Is there a hairdresser in the hotel?

İlgili Sayfalar