Onun babasının bir kölesi olduğu için varisi olan kendinin de bir kölesi olduğunu bildirdi.Porém, a Suprema Corte decidiu que ele, como escravo, era propriedade.
Ancak bunlar yalnızca vâris değildi.Não eram apenas santistas.
Karaya döndükten sonra ikili, Kitty'nin Lord Sutcliffe'in vârisleri olduğunu öğrenir.Voltando à superfície, eles descobrem com Kitty que seu benfeitor é o Senhor Sutcliffe, um homem rico.
Nero, üvey kardeşi Britannicus'dan daha büyüktü ve böylece tahtın vârisi haline geldi.Ao ser mais velho que o seu meio-irmão Britânico, Nero tornou-se herdeiro do trono.
Hiçbir evliliğinden çocuğu olmamış ve öldüğünde varisi küçük kardeşi Konstantinos olmuştur.Nunca se casou nem deixou descendentes, sendo sucedido pelo seu irmão mais novo, Carlos Frederico.
Babası tarafından AIMA kehaneti gereği çok beklenen bir erkek varisti.Seu pai esteve atrás da Presa? / Chloe: Ah, o meu pai era muito obcecada por ela.
Karısı Matilda 1125 yılında babasının unvanına varis olarak Bolougne Kontes'i oldu.Em 1112, ela herdou o condado da Provença de sua mãe.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.Significa que o vendedor paga para o transporte das mercadorias até o porto de embarque.
Genç senatör Lucius Calpurnius Piso Licinianus'u varisi olarak evlatlık edindi.Ele adotou um jovem senador, Lúcio Calpúrnio Pisão Liciniano, como seu sucessor.
Hatlar renklerle belirtilmiştir, aynı renkler hat haritasında ve varış istasyonlarında da belirtilmiştir.Ele é identificado pela pela cor vermelha na sinalização das estações e nos mapas do metrô .
Bu görevlendirmeler Selahaddin'in öldükten sonra varislerinin kim olacağını tespit etmesi olarak kabul edildi.Por isso, quando é valorado o fato (acontecimento), leva-se em conta a conduta de quem o cometeu (agente).
Kim Jong-nam'ın, üvey kardeşi Kim Jong-un 2010 yılının Eylül ayında varis seçildi.O meio-irmão paterno mais jovem de Kim Jong-un foi nomeado herdeiro aparente, em setembro de 2010.
Salih Eyyub belirlenmiş bir varis bırakmamıştı.EénNL haalde echter geen zetels.
Hanover'deki Salic Kanunu altında, hiçbir kadın tahta varis olamazdı.Door de in Hannover geldende Salische wet kon een vrouw de troon niet erven.
Hilton otellerinin varisidir.Het is een Hiltonhotel.
Şirketin günümüzdeki varisi BAE Systems'dır.Dit bedrijf is eigendom van BAE Systems.
Yol üzerinde malların çoğu değiştirilmiş ve asıl varış noktasına yetişmeden birden çok el değiştirmiştir.Na een aantal omwentelingen te hebben gemaakt, zal het schroefje dus een bepaalde weg hebben afgelegd.
1165 yılı sonbaharında, Manuel, Béla ve kızını kendi varisleri ilan etti.In 1165 benoemde Manuel I Komnenos zijn dochter en Béla tot officiële troonopvolgers.
İzleme ve farklı milletlerden gezginlerin kalkış ve varışlarını kolaylaştırmak.Regels rondom het betreden en oversteken van andermans land.
Sadece 20 bisikletçi varış noktasına ulaştı.Een nadeel was dat slechts 20 fietsen mee konden.
İki ağabeyinin erken yaştaki ölümleri sonucu Mehmed tahtın vârisi oldu.Na de dood van zijn twee oudere broers werd Otto II troonopvolger.
Paşanın ölümünden sonra varislerine intikal eden köşk, bugün mevcut değildir.Voor de dood, die vandaag zo vele gedaanten heeft, ben ik niet bang.
Michael Corleone – Ünlü Vito Corleone'nun oğlu ve Corleone ailesinin varisi.Centraal staat Michael Corleone, de zoon van patriarch Don Vito Corleone.
Konstantin'in taht varisi II. Constantius bu hareketi sürdürdü.De troonopvolger van Constantijn de Grote, Constantius II, zette zijn werk voort.
Longbourn’e varışından kısa bir süre sonra Elizabeth’e evlenme teklif eder.Hij besluit Elizabeth ten huwelijk te vragen om Longbourn in de familie te houden.
Cody başarılı ve etkin teknoloji şirketine koşar ve onun tek varisidir.Roddy is bekend om zijn extreem snelle en vaardige drumtechniek en is volledig autodidact.
Ebu Bekir ise onlara şöyle demiştir: "Resulullah’ın 'Bize kimse vâris olamaz.Vervolgens vroeg hij: "O Heilige Profeet, elke profeet had een wasi (een aangewezen opvolger).
Hatlar renklerle belirtilmiştir, aynı renkler hat haritasında ve varış istasyonlarında da belirtilmiştir.Beide diensten staan op de plattegronden, stationsborden en de koersrol aangegeven in de kleur paars.
Caligula'nın hiçbir vârisi olmadı.Wladislaus had dus geen erfgenaam.
Varisi Aviatik B.I ve Aviatik B.II modelleridir.Verder vormde de B.I de basis voor de C.I en de C.II verkenningsvliegtuigen.
Robb Stark, Eddard Stark ve Catelyn Stark’nin en büyük oğulları, Kıştepesi'nin varisi.Robb Stark, oudste zoon van Eddard en erfgenaam van Winterfell.
Birinci Çağ'da yaşadı ve Bëor Hanedanı'nın varisidir.Hij leefde in de Eerste Era en stamde uit het Huis van Bëor van de Edain.
Bankacılık sektörü, Avrupa bankalarının varışı sayesinde genişlemiş ve otomobil satışları yükselmiştir.De omzet van UCB is toegenomen door de afzet van nieuwe geneesmiddelen.
Michael Corleone – Ünlü Vito Corleone'nun oğlu ve Corleone ailesinin varisi.Michael Corleone – syn sławnego Vito Corleone i przyszła głowa rodziny.
Hilton otellerinin varisidir.Hotel Hilton w Gorzowie.
Dış Dünya tahtının gerçek varisidir.Pozostawiono dziedziczność tronu.
Edward’ın oğlu veya varisi yoktur.Ludwik nie ma żony ani potomstwa.
Salih Eyyub belirlenmiş bir varis bırakmamıştı.Seiyū: Kōki Miyata Yūko Ichihara (jap.
Hoşkadem kendine bir varis seçmemişti.Nie pozostawił po sobie dziedzica.
Şirketin günümüzdeki varisi BAE Systems'dır.Aparat powstał jako całkowicie własna inicjatywa firmy BAE Systems.
Kral Harold hastalandığından taht için varis gerekmektedir.Bu görev de Shrek'e düşer.Kiedy teść Shreka – król Harold zaczyna chorować, Shrek jest wzięty pod uwagę jako dziedzic jego ziem.
2010 Ocak ayına kadar Yemen'e yaklaşık 50 ülke vatandaşına, varışta vize verme politikası bulunmaktaydı.Do końca lipca jedynie 50 tysięcy wypędzonych kosowskich Albańczyków wciąż jeszcze oczekiwało na repatriację.
Slytherin'in varisidir.Był opiekunem Slytherinu.
Caligula'nın hiçbir vârisi olmadı.Ks. Varga nikogo nie zdradził.
Hawkins varis olarak Sir Richard Hawkins'ı bırakmıştır.Hawkins efterträddes av sin son sir Richard Hawkins.
2570: Brego'nun oğlu ve varisi Baldor, Ölülerin Yolu'na girdi ve bir daha geri dönmedi.2570: Bregos son Baldor går in genom den förbjudna dörren och försvinner.
Babaları öldüğü zaman her iki kardeş her birinin diğerinin varisi olduğuna dair bir anlaşma yaptılar.Vid faderns död kom bröderna överens om att de skulle bli varandras tronarvingar.
Michael Corleone – Ünlü Vito Corleone'nun oğlu ve Corleone ailesinin varisi.Michael Corleone - Vito Corleones yngste son och efterträdare som Gudfader.
Şirketin günümüzdeki varisi BAE Systems'dır.I dag ingår Supermarine i BAE Systems.
Herhangi bir ülkenin vatandaşları ülkeye varışta vize alabilirler.Djur som reser mellan EU-länder ska ha pass.
11 Nisan – Roger Mortimer, 4th Earl of March, İngiltere tahtının varisi (ö.11 april – Roger Mortimer, engelsk earl av March och Ulster.
Britanya tahtının altıncı sıradaki vârisidir.Han är för närvarande den tionde i den Brittiska tronföljden.
Robb Stark, Eddard Stark ve Catelyn Stark’nin en büyük oğulları, Kıştepesi'nin varisi.Robb Stark är den äldste av Neds och Catelyns söner och arvinge till Vinterhed.
Şevket bu sırada kayın biraderi ve rejimin varisi Beşar Esad 'le yakın ilişki kurdu.Vid denna tid styrdes landet av ett råd där hennes morbror Sten och svåger Per Brahe ingick.
Slytherin'in varisidir.Tillhörde Slytherins elevhem.
En büyük oğlu Västerbotten dükü Gustaf Adolf'u varis ilan etti.Staden föräras besök av arvprins Gustaf Adolf, hertig av Västerbotten.
2570: Brego'nun oğlu ve varisi Baldor, Ölülerin Yolu'na girdi ve bir daha geri dönmedi.2570 — Балдор син Брего пішов Шляхом Мертвих і зник.
Ülkeye varış tarihinden öncesinde en az 4 gün önce başvuru yapılmalıdır.Вони повинні бути придбані принаймні за 4 години до поїздки.
Artık zayıflamış olan imparatorluğun son varisi Romulus Augustus henüz on iki yaşındadır.Так Ромул Август став наймолодшим імператором — йому було тоді всього 12 років.
Ancak bunlar yalnızca vâris değildi.Однак не всі вони були куркулями.