Öykünün yayımlanmasından hemen birkaç ay önce ise Poe bir vapurla seyahat ederek ile New York'a taşınmıştır.Několik měsíců před vydáním povídky absolvoval Poe plavbu parníkem do New Yorku.
Bandırma Vapuru Müzesinden Millî Mücadele Parkına bakış.Přímo u rozhledny se nachází muzeum bitvy.
İZDENİZ, üç arabalı vapur ile hizmet vermektedir.Parní stroje poháněly tři lodní šrouby.
Sonuç, bugünkü A.P. Moller - Maersk olacak olan Buharlı Vapur Şirketi Svendborg kuruldu.Loď vlastní dánská plavební společnost A.P. Moller-Maersk Group.
Adaya vapur seferi yoktur.Na ostrov se dá dostat pouze lodí.
Vapur, çoğunlukla kısa mesafelerde yolcu taşımacılığında kullanılan bir deniz taşıtı.Obchodní loď je loď sloužící k přepravě nákladu, v některých případech i k omezené přepravě osob.
1910 yılında imtiyazı kullanmak için Haliç Vapurları Şirketi adıyla bir şirket kurulmuştur.Companiei i-a fost oferită in anul 2000 o licență de exploatare minieră a aurului fără licitație.
Homer vapurla ülkesine yalnız başına döner.Marion egyedül indul el hazafelé a szállítmánnyal.
Şirketin zaman içinde 77 vapuru oldu.Vettel előnye ekkor már 77 pont volt.
Bu, Amerika'ya gelen ilk Türk vapuru idi.Ez volt az első ókori szobor, amely Oroszországba került.
Bugün Boğaziçi vapurlarının pek çoğu, yenilenen emektar vapurlardır.A tagság jelentős része ma is a járműjavító dolgozóiból, nyugdíjasaiból kerül ki.
Homer vapurla ülkesine yalnız başına döner.Meredith menee vauvan kanssa yksin kotiin.
Aynı zamanda, Birleşik Krallık'tan iki adet vapur satın alındı.Lisäksi alus otti sotasaaliiksi kaksi brittiläistä laivaa.
"GEMİ (Şilep, vapur, tekne, sefîne)".Laskea (vettä, vesiä, merta, jokea ym.)
Vapuru karşılamak için bütün teşkilatlardan delegeler gelmişlerdi.Samtlige partileder varslede deres ankomst.
Vapurlar 78,9 metre uzunluğunda olup 71 araç ve 450 yolcu kapasitelidir.Busserne er 18,7 m lange og har plads til 147 passagerer.
Ayrıca Van-Tatvan arasında karşılıklı vapur seferleri yapılmaktadır.Der går også færge mellem Nesvik og Skipavik.
Hikâye New York'tan Buenos Aires'e yolculuk yapan bir deniz vapurunda yaşanır.Rammefortellingen er lagt til en passasjerdamper på vei fra New York til Buenos Aires.
Iquitos'a Lima'dan kara yolu ile ulaşmak mümkün olmayıp, ulaşım uçak ya da vapurlarla olur.For å komme til Iquitos må man reise enten med fly eller båt.
Bugün Boğaziçi vapurlarının pek çoğu, yenilenen emektar vapurlardır.Mange av hvalkokeriene fra denne tiden var gamle ombygde passasjerbåter.
Bazı kayıtlarda vapurun ikiye bölündüğünden de söz edilir.Enkelte mener at non-deklarativ hukommelse igjen deles opp i to systemer.
Hikâye New York'tan Buenos Aires'e yolculuk yapan bir deniz vapurunda yaşanır.Ini kisah yang terjadi di bawah langit New York...
Zaman içinde vapur seferlerinin sıklaşması kıyı semtlerinin gelişmesinde önemli bir etkendi.Jura sớm là thời điểm quan trọng trong sự tiến hóa của loài bò sát biển.
William Symington ilk başarılı vapuru üretti, Charlotte Dundas.1 tháng 1 - William Symington trình diễn Charlotte Dundas của mình, "tàu hơi nước thực tế đầu tiên".
"GEMİ (Şilep, vapur, tekne, sefîne)".船縁(ふなべり)、船端(ふなばた)とも言う。
İZDENİZ, üç arabalı vapur ile hizmet vermektedir.カーフェリー3隻、高速旅客船3隻を保有している。
Bandırma Vapuru, bu telgraftan bir gün sonra da 19 Mayıs 1919'da Samsun'a varmıştır.そしてバンドゥルマ号は、この電報の翌日、1919年5月19日にサムスンに到着した。
Vapurun iskelesi Beykoz Belediyesi binasının önünde yer almaktadır.弁天の祠は店の前にある。
Her vapurda 8 adet cankurtaran simidi bulundurulmasını sağladı.それぞれの原子炉の周辺には蒸気発生器が8基設けられていた。
“Tuna Ticaret Vapurları”’nı işletmeye açtı.……代理……鸦片购销业务”。
Zaman içinde vapur seferlerinin sıklaşması kıyı semtlerinin gelişmesinde önemli bir etkendi.באותה עת החל להתפתח רעיון המייחס לפליטת מים מהרי געש תפקיד חשוב בהתפתחות האוקיינוסים.
Iquitos'a Lima'dan kara yolu ile ulaşmak mümkün olmayıp, ulaşım uçak ya da vapurlarla olur.Iquitos iz Lime ni dostopen po cesti ampak le z letalom ali ladjo.
"GEMİ (Şilep, vapur, tekne, sefîne)".Zgornji del: Slokarji, Brod, Čohi, Gorenje, (Rovtarše, Znosnica).
Metro, otobüs ve vapur ile ulaşmak mümkündür.Pasiekiamas greitkeliais, autobusu ir traukiniu.
1985: Bazı özel gemi ve vapur seferleri de tarifeye eklendi.1985: jūrų keltai buvo prijungti prie sistemos.
12 yıl önce vapurdan indiğim zaman, bunun anlamını kavramaya çalıştım.제가 12년 전에 배에서 처음 내렸을 때, 이걸 이해하려고 했습니다.
12 yıl önce vapurdan indiğim zaman, bunun anlamını kavramaya çalıştım.Toen ik 12 jaar geleden van de boot stapte, probeerde ik er inzicht in te krijgen.
12 yıl önce vapurdan indiğim zaman, bunun anlamını kavramaya çalıştım.Vì vậy, khi tôi bước ra khỏi thuyền 12 năm trước đây,
12 yıl önce vapurdan indiğim zaman, bunun anlamını kavramaya çalıştım.כך שירדתי מהאוניה לפני 12 שנים, אני השתדלתי להבין את ההגיון בזה,
12 yıl önce vapurdan indiğim zaman, bunun anlamını kavramaya çalıştım.لذلك عندما نزلت من القارب قبل 12 عاما حاولت أن استوعب هذا
12 yıl önce vapurdan indiğim zaman, bunun anlamını kavramaya çalıştım.私はこの路線図を 覚えようとしました 歩いて街を散策しても たかが知れています
Araba? Vapur? İçeriye gitmek için ne istiyorsun?Mitä tarvitset mennäksesi sisään?
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Bell diz: "Como correu a travessia "no ferry de Burntisland?
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Bell fragt: "Wie war Ihre Überfahrt mit der Fähre von Burntisland?"
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Bell le chiede: "Come è andata la traversata sul traghetto da Burntisland?"
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Bell menjawab, "Bagaimana perjalananmu di atas kapal feri dari Burntisland?"
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Bell mówi: "Jaką miała pani podróż promem z Burntisland"?
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Bell na to: "Jakou jste měla cestu přívozem z Burntislandu?"
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Bell nói, "Chị đi phà qua sông từ Burntisland có suôn sẻ không?"
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Bell pregunta: "¿Cómo estuvo su viaje en el transbordador de Burntisland?"
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Bell säger, "Hur var din färd över med färjan från Burntisland?"
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Bell siger, "Hvordan var turen med færgen fra Burntisland?"
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Bell spune "Cum a fost traversarea pe feribot din Burntisland?"
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Bell zegt: 'Hoe verliep de oversteek met de veerboot van Burntisland?'
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar."Comment était votre traversée sur le ferry de Burntisland ?"
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.벨은 "번트 아일랜드에서 페리를 타고 오실 때 어땠나요??"라고 물었습니다
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar."Milyen volt az útja a kompon Burntislandből idefelé?"
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Ο Bell λέει, "Πως ήταν το ταξίδι με το φέρρυ-μποτ απο το Burntisland?"
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Белл спрашивает: "Как вы добрались паромом из Бернтайленда?
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Бел отговаря: "Как пътувахте на ферибота от Бърнтайлънд?"