Ana içeriğe geç
Sözlük

vapur ile cümle

vapur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Vapur şimdi görünmüyor.The steamer is now out of sight.
Bir vapura ihtiyacımız var.We need a steamboat.
Tom arabaları araba vapuruna yükledi.Tom loaded the cars onto the ferryboat.
Vapur saat kaçtaydı?When is the ferry coming?
Bu vapur şu anda Mudanya'da restoran olarak kullanılmaktadır.This boat is now used as a restaurant in Mudanya.
1939'da Koenigstein ve Caribia isimli vapurlar Nazi Almanyası'ndan ayrılıp Venezuela'da demir attı.In 1939 the steamboats Koenigstein and Caribia left Nazi Germany and docked in Venezuela.
Bana yalnız bir vapur bileti alın.Buy a ticket.
1985: Bazı özel gemi ve vapur seferleri de tarifeye eklendi.1985: Certain ferry services were included.
Ürettiği bu vapur ilk buharlı vapur olma özelliğini taşır.This class of ship is capable of forming its own jump point.
Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği.Representing shipowners and shipping companies.
Buhar gücüyle çalışan vapur çarklarına ek olarak gemiye dört adet yelken direği koyulmuştur.In addition to its steam-powered paddle wheels, the ship carried four masts for sails.
İZDENİZ, üç arabalı vapur ile hizmet vermektedir.The Coast Guard dispatched three patrol vessels.
Kartal‟da ilk vapur iskelesi 1857 yılında inşa edilmiştir.The first shipping pier was built in 1857.
Bu, Amerika'ya gelen ilk Türk vapuru idi.This was the first Kia to be exported to the US.
Bell "Burntisland'dan buraya vapur yolculuğunuz nasıl geçti?" diye sorar.Bell says, "What sort of crossing did you have on the ferry from Burntisland?"
Fife'dan buraya en yakın vapur Burntisland'dan geliyor.And the nearest ferry crossing from Fife is from Burntisland.
Yani vapurla gelmiş olması gerekir.And so she must have taken the ferry over.
12 yıl önce vapurdan indiğim zaman, bunun anlamını kavramaya çalıştım.So when I stepped off the boat 12 years ago, I tried to make sense of that.
Feribot gelene kadar geçici bir vapur kullanılıyor.In advance of the boat's arrival, a temporary vessel is being used.
23 Temmuz'da Rus silahlı vapur Vesta'yla sonuçsuz bir çatışmaya girdi.On 23 July, she engaged the Russian armed steamer Vesta in an inconclusive action.
28 Mart 1929'da Libia, Çin kıyı vapuru SS Kangtai ile Woosung açıklarında çarpıştı.On 28 March 1929, Libia collided with the Chinese coastal steamer SS Kangtai off Woosung, China.
1854'te İspanyol yetkililer, vapur Black Warrior'ı bir teknik açıdan ele geçirdi.In 1854, the Spanish authorities captured the steamer Black Warrior on a technicality.
Resim, kar fırtınasına yakalanmış bir çarklı vapuru tasvir ediyor.The painting depicts a paddle steamer caught in a snow storm.
Çarklı Vapur Ariel,1831 yılında Samuel Walters tarafından boyanmışThe Paddle Steamer Ariel, painted by Samuel Walters in 1831
Iquitos'a Lima'dan kara yolu ile ulaşmak mümkün olmayıp, ulaşım uçak ya da vapurlarla olur.Iquitos ist von Lima aus nicht auf dem Landweg erreichbar, sondern nur mit dem Flugzeug oder dem Boot.
Milletvekilleri pencereleri gazeteyle kapatılmış vapura bindirmiş, Yassıada'ya götürülmüşlerdir.Seine Fenster wurden mit Zeitungen verschlossen, er nach Yassıada gebracht.
İZDENİZ, üç arabalı vapur ile hizmet vermektedir.Als Reeder betrieb er auch drei Fährschiffe.
Mecidiye, bir vapur şerketi.Book a Cruise That's a Pleasure.
Homer vapurla ülkesine yalnız başına döner.Walter rentre dans son pays seul.
59 numaralı Kamer vapurunda birinci mevki üç, ikinci mevki iki salonludur.41 Un fauteuil à la plage ! 2 planches 3.
William Symington ilk başarılı vapuru üretti, Charlotte Dundas.William Symington construye el primer barco de vapor funcional, el Charlotte Dundas.
Atatürk deniz gezilerini zaman zaman Gülcemal Vapuru ile yaptı.Ya se habían realizado intentos en tierra mediante relojes de péndulo con cierto éxito.
8 Ekim - Karaköy Vapur İskelesi değiştirildi.El 8 de diciembre resultó hundido otro carguero.
Homer vapurla ülkesine yalnız başına döner.Imperturbabile, Homer va al ballo da solo.
Ürettiği bu vapur ilk buharlı vapur olma özelliğini taşır.La prima cosa da fare è costruire la nave necessaria per raggiungere questa lontana terra.
Aynı zamanda, Birleşik Krallık'tan iki adet vapur satın alındı.Inoltre la marina imperiale ricevette in nolo due navi trasporto truppe da parte degli Stati Uniti.
Bugün Boğaziçi vapurlarının pek çoğu, yenilenen emektar vapurlardır.La maggior parte delle seasteads proposte finora sono navi da crociera modificate.
1939'da Koenigstein ve Caribia isimli vapurlar Nazi Almanyası'ndan ayrılıp Venezuela'da demir attı.В 1939 году пароходы Koenigstein и Caribia покинули нацистскую Германию и причалили к берегам Венесуэлы.
4 Aralık'ta Bosporus vapuruna torpido saldırısı yaptı.4 февраля произвела торпедную атаку.
Selanik'ten vapura bindirildiler.Продажей велосипедов занимался Салганик.
Nisan ayında Şahin vapuru ile Novorossiysk'ten 1 adet gemi topu, 150 adet mayın getirildi.في شهر أبريل أحضرت شاهين من نوفوروسياسيك ، مدفع خاص بالسفن و 150 لغم.
4 Kasım'da Rüsumat vapuru Trabzon'a ulaştı ve 632 mavzer, 1180 sandık cephane, 615 kasatura getirildi.في الرابع من نوفمبر وصلت سفينة رسومات إلى ترابزون و أحضرت 632 مازور ، 1180 صندوق ذخيرة ، 615 حِرَب بنادق.
Ertesi gün Nilüfer mayın vapuru, 32 mayın daha getirdi.وفي اليوم التالي أحضرت السفينة البخارية نيلفر اثنين وثلاثين لغما .
Şirketin zaman içinde 77 vapuru oldu.خاض خلال مسيرته 77 سباقاً.
1985: Bazı özel gemi ve vapur seferleri de tarifeye eklendi.1985: Determinados serviços de ferry foram incluídos.
Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği.Segurança da tripulação e estivadores.
"Rauf Başaran: Beykoz Kazandı mı Bütün Vapur İnlerdi".Não houve, pois o Náutico venceu todos os turnos.
İzmir alsancak pasaport vapur iskelesinin arka duvarında ve körfez içindeki mendirekte de gözlemlenmiştir.Roteiro Roadmaster foi encontrado nos quartos traseiros e dentro do enfeite de convés.
Iquitos'a Lima'dan kara yolu ile ulaşmak mümkün olmayıp, ulaşım uçak ya da vapurlarla olur.Wie naar Iquitos wil reizen moet dat doen per boot of per vliegtuig.
John Fitch, çarklı ve gücünü buhar motorundan alan vapuru üretmiştir.John Fitch experimenteerde met een schroef op zijn raderstoomboot.
Hikâyesini tamamlayınca bir vapur bileti alarak Kopenhaga gitti.Hij kocht bij een overstap in Kopenhagen reispapieren en de bootticket.
Bir Rus vapuruna binmişti.Hij werd gered door een Russisch schip.
Vapuru karşılamak için bütün teşkilatlardan delegeler gelmişlerdi.Ze hadden elke uitzending gasten.
Vapurlar 78,9 metre uzunluğunda olup 71 araç ve 450 yolcu kapasitelidir.Het schip is 68 meter lang, kan 970 passagiers en 55 auto's vervoeren.
Öykünün yayımlanmasından hemen birkaç ay önce ise Poe bir vapurla seyahat ederek ile New York'a taşınmıştır.Poe przeniósł się do Nowego Jorku (parowcem) kilka miesięcy przed publikacją.
İZDENİZ, üç arabalı vapur ile hizmet vermektedir.Podróż odbyto, płynąc trzema statkami po Wiśle.
O dönem yalnızca atlı tramvaylar ve vapurlar kullanılmaktaydı.Od tego czasu kursowały tu tylko pociągi specjalne i towarowe.
Aynı zamanda, Birleşik Krallık'tan iki adet vapur satın alındı.II-jaktplan som man hade köpt in från Storbritannien.
Hikâyesini tamamlayınca bir vapur bileti alarak Kopenhaga gitti.Han fortsatte sin dagliga ridtur genom Köpenhamn.
Vapur, çoğunlukla kısa mesafelerde yolcu taşımacılığında kullanılan bir deniz taşıtı.Den används mest då långväga fartygstransporter ingår i transporten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod