Ana içeriğe geç
Sözlük

valiz ile cümle

valiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Benim valizime ne oldu?What happened to my suitcase?
Tom, Mary'nin valizlerini nereye koyduğunu biliyordu.Tom knew where Mary had put her suitcases.
Konuklar gidiş için hazırlandılar ve valizlerini gürültüyle paketlediler.The guests prepared for their departure and packed their suitcases noisily.
Senin valizini kimin aldığı konusunda hiç bir fikrim yok.I have no idea who took your suitcase.
Tom'a valizlerin nereye koyacağını söyle.Tell Tom where to put the suitcases.
Tom, Mary'nin valizlerini nereye koyduğunu bilmiyordu.Tom didn't know where Mary had put her suitcases.
Tom, Mary'nin valizlerini nereye koyduğunu bilmiyor.Tom doesn't know where Mary put her suitcases.
Sanırım valizimi toplamaya başlasam iyi olur.I guess I'd better start packing.
Bu valizler sizin mi?Are these suitcases yours?
Valizimi hazırlamaya başlamalıyım.I must start packing.
Leyla valizlerini topladı ve Kahire'ye taşındı.Layla packed her bags and moved to Cairo.
Leyla valizlerini topladı.Layla packed her bags.
Valizlerini unuttun.You forgot your bags.
Bu valizi sana kim verdi?Who gave you this suitcase?
Valizini unuttun.You forgot your suitcase.
Valizimi bekliyorum.I'm waiting for my suitcase.
Bu valizi al.Take this suitcase.
Tom, Mary'nin valizlerini odasına taşıdı.Tom carried Mary's suitcases to her room.
Valizinizin ağırlığı ne kadar?How much does your suitcase weigh?
Mary'nin valizlerini nereye koyduğunu Tom'un bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows where Mary put her suitcases.
Tom Mary'nin valizini bagajdan çıkardı.Tom took Mary's suitcase out of the trunk.
Tom, Mary'nin valizlerini taşımasına yardım etmedi.Tom didn't help Mary carry her suitcases.
Bu valizler Tom'un ve Mary'nin valizleri.These suitcases are Tom's and Mary's.
Bunlar Tom'un ve Mary'nin valizleri.These are Tom's and Mary's suitcases.
Valizimi boşaltmak zorundayım.I have to unpack my suitcase.
Valizleri buraya koy.Just put the suitcases here.
Tom'un bir sırt çantası ve bir küçük valizi var.Tom has a backpack and one small suitcase.
Tom, Mary'nin valizini çoktan arabadan çıkarmıştı.Tom has already taken Mary's suitcase out to the car.
Valizlerimizi kaybettiler.They lost our bags.
Sami'nin valizleri kayıptı.Sami's suitcases were missing.
Bu üç valiz Tom'un.Those three suitcases are Tom's.
Tom, Mary'nin valizini toplamasına yardım etti.Tom helped Mary pack her suitcase.
Tom, Mary'nin valizini misafir odasına taşıdı.Tom carried Mary's suitcase up to the guest room.
Tom valiz topluyor, değil mi?Tom is packing, isn't he?
Bu valizleri nereye koymalıyım?Where should I put these suitcases?
Tom zaten Mary'nin valizini arabadan çıkardı.Tom has already taken Mary's suitcase out of the car.
Bir sürü valizle seyahat etmeyi sevmiyorum.I don't like to travel with a lot of luggage.
Bir el at da şu valizi taşıyalım.Give me a hand with this suitcase.
Valizlerim nerede?Where are my suitcases?
Bunu valizime sokamıyorum. Çok büyükmüş.I can't fit that in my suitcase. It's too big.
Daha büyük bir valize ihtiyacım var.I need a larger suitcase.
Bunların hepsi birden valizime sığmaz.All of this won't fit in my suitcase.
Hangisi senin valizin?Which one is your suitcase?
Arka koltukta bütün valiz ve eşyalarla birlikte otururken eciş bücüş oldum.I felt cramped sitting in the back seat with all the luggage.
Ülkeden ayrılanlar yanlarında sadece iki valiz getirebilmekteydi.Those who left could only take two suitcases.
Valizi açar; kız kardeşinin resmini içinde bulur ve yakın silah arkadaşının Alvaro olduğunu anlar.He opens the valise, finds his sister’s picture, and realizes Alvaro's true identity.
Ben Jessi ve bu benim valizim.I'm Jessi, and this is my suitcase.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Exactly one week's worth of undies is all I put in my suitcase.
Bu belli ki işler benim küçük valizime uyacak şekilde gitmiyor.So obviously this is not all going to fit back in my tiny suitcase.
"Tren'e bindikten sonra hala valizini kafanın üzerinde taşır mısın?""Would you go on a train and still carry your luggage on your head?"
Boite en valise, yani valizdeki kutu.The red box, series F
Valiz kelimesini duyduğuma aklıma hemen bir şeyleri taşıma fikri geldi. . . . .When I hear the word "valise" I think of could carry around Like a suitcase. Yeah.
Tüm kişisel müzesi bir valizin içinde.His own musuem in a suitcase.
İlk versiyonu gerçekten de bir valiz.The earliest version is actually a Valise
Deri bir valiz. Bunlar mekanik olarak tekrar üretilmiş objeler, evinde küçük çaplı üretim yapıyor.A leather valise, because these are mechanically reproduced objects he had a little cottage industry
İsterseniz valizlerinizi bagaja koyun.Put your luggage in the trunk, if you don't mind.
Yardım edeyim mi valizine?Should I help you?
O da tam olarak 15 ton valizle Büyük bir Birleşik Devletler ulaşım uçağına binerHe gets on a big US transport plane with literally 15 tons of luggage.
Sizi, bu valizlerin ne kadar olduğunu düşünmeye bırakıyorum ve 15 milyon dolar değerinde altın-I"il let you think about how much luggage that is. And 15 million dollars worth of gold--
ABD'li turizm derneği Kosova'ya gitmek üzere valizlerini topladıUS tourism society packs its bags for Kosovo
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod