Onların etraftaki valizlerini çekmeyeceğim.I'm not going to drag their suitcases around.
Valizine senin için göz kulak olurum.I'll keep an eye on your suitcase for you.
Lütfen bana valizimi nereye koyacağımı göster.Please tell me where to put my suitcase.
Valizleri, Tom'un odasına koyacağım.I'll put the suitcases in Tom's room.
Ben valizlerim için sonra geri geleceğim.I'll be back for my suitcases later.
Benim valizim kayboldu.My suitcase was lost.
Ben biletleri alırken valizime göz kulak ol.Keep an eye on my suitcase while I buy the tickets.
Tom ve Mary henüz valizlerini açmadı.Tom and Mary haven't unpacked their suitcases yet.
Tom iki valiz taşıyarak Mary'nin peşinden gitti.Tom followed behind Mary, carrying two suitcases.
Tom'un valizinde Mary için bir şey var.Tom has something in his suitcase for Mary.
Tom'un valizlerini taşımasına yardım etmeliydin.You should've helped Tom carry his suitcases.
Tom valizimi taşımak için yeterince nazikti.Tom was kind enough to carry my suitcase for me.
Tom Mary'nin valizlerini nereye koymasını istediğini bilmiyordu.Tom didn't know where Mary wanted him to put her suitcases.
Valizimi toplamama yardım eder misin?Will you help me pack my suitcase?
Tom Mary'nin valizini onun için taşıdı.Tom carried Mary's suitcase for her.
Valize sığanları alabildim ancak.I could only take what fit into the suitcase.
Sadece valize koyabildiklerimi aldım.I could only take what fit into the suitcase.
Bütün valizlerimiz nerede?Where are all our suitcases?
Gezinde kaç tane valiz alıyorsun?How many suitcases are you taking on your trip?
Bana valizlerimi nereye koymam gerektiğini söyle.Tell me where I should put my suitcases.
Tom valizinin kilidini açtı.Tom unlocked his suitcase.
Benim valizim Tom'unki kadar ağır değil.My suitcase isn't as heavy as Tom's.
Tom valizini bıraktı ve kaçtı.Tom dropped his suitcase and ran away.
Tom Mary'ye valizini nereye koyacağını söyledi.Tom told Mary where to put her suitcase.
Tom'a valizini nereye koyacağını söyledim.I told Tom where to put his suitcase.
Tom bize valizlerimizi nereye koyacağımızı söyledi.Tom told us where to put our suitcases.
Tom'a valizlerini nereye koymasını söyledin?Where did you tell Tom to put his suitcases?
Valizlerimi burada bırakmak güvenli mi?Is it safe to leave my suitcase here?
Valiziniz çok ağır.Your suitcase is too heavy.
Valizin hangisi?Which is your suitcase?
Şimdi vardım. Valizimi bile henüz boşaltmadım.I've just arrived. I haven't even emptied my suitcases yet.
Valizlerimizi toplayalım ve gitmeye hazırlanalım.Let's pack our suitcases and get ready to go.
Tom Mary'nin valizini hazırlamasını bitirmesi için sabırla bekledi.Tom waited patiently for Mary to finish packing her suitcase.
Tom aceleyle valizini hazırladı.Tom hastily packed his suitcase.
Tom bana valizini taşıttı.Tom made me carry his suitcase.
Bu valizi nereye koymamı istiyorsunuz?Where do you want me to put this suitcase?
Tom benim için valizimi taşıyacak kadar kibardı.Tom was nice enough to carry my suitcase for me.
Tom valizini boşaltmayı bitirdi.Tom has finished unpacking his suitcase.
Valizlerini odana koydum.I put your suitcases in your room.
Lütfen bu elbiseleri valize koy.Please pack these clothes in a suitcase.
Tom valizini açtı ve boşaltmaya başladı.Tom opened his suitcase and began unpacking.
"Tom nerede?" - "Diğer odada, valizlerini hazırlıyor.""Where's Tom?" - "In the other room, packing his bags."
Neden valizlerini topluyorsun?Why are you packing?
Zaten valizlerimi topladım?I've already packed.
Kapının yanında üç valiz var.There are three suitcases near the door.
Onların valizlerini onlar için topladım.I packed their suitcases for them.
Onun valizini onun için topladım.I packed his suitcase for him.
Hangi valizler Tom'un?Which suitcases are Tom's?
Hangi valiz Tom'un?Which suitcase is Tom's?
Bu valiz için anahtarın var mı?Do you have the key to this suitcase?
Beş dakika için valizime bakabilir misin?Could you keep an eye on my suitcase for a few minutes?
Beş dakika için valizime göz kulak olabilir misin?Could you keep an eye on my suitcase for a few minutes?
Tom tüm kişisel eşyalarını küçük bir valize koydu.Tom put all his belongings in a small suitcase.
Henüz geldim. Valizlerimi bile açmadım.I've just arrived. I haven't even unpacked my suitcases yet.
Onlar valizlerimi toplamak için bana 3 gün verdiler.They gave me 3 days to pack my bags.
Tom'un valizi ağır görünüyor.Tom's suitcase looks heavy.
Valizi güçlükle kapatabildim.I could hardly close the suitcase.
30 kilodan daha ağır bir valizi kaldıramam.I can't lift a suitcase heavier than 30 kilos.
Havayolu, valizlerimi kaybetti.The airline lost my bags.
Tom üç valizi taşımak zorunda kaldı.Tom had to carry all three suitcases.