Ana içeriğe geç
Sözlük

vakum ile cümle

vakum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Işık hızı elmasın içinde vakumdaki hızına oranla çok yavaştır. -האור נע הרבה יותר לאט ביהלום, יחסית לריק.
Işık hızı hava ve vakumda hemen hemen aynıdır. Ama elmas için durum elbette farklı.И после в диаманта ще пътува доста по-бавно.
Işık hızı hava ve vakumda hemen hemen aynıdır.In der Luft, das ist ziemlich nah am Vakuum.
Işık hızı hava ve vakumda hemen hemen aynıdır.Takže vzduch je pořád celkem blízko vakuu.
Işık hızı hava ve vakumda hemen hemen aynıdır.מקדם השבירה באוויר די קרוב לזה שבריק.
Işık vakumda çok hızlı camda ise yavaş ilerler. -האור נע מהר מאד שם - זה יישים לשני תווכים כלשהם. נגיד שיש לנו כאן זכוכית. בזכוכית האור נע לאט יותר.
Işık vakumda maksimum hızında ilerler.A luz viaja mais rapidamente no vácuo.
Işık vakumda maksimum hızında ilerler.Licht bewegt sich am schnellsten fort im Vakuum
Işık vakumda maksimum hızında ilerler. Vakumda su hava hiç bir şey yoktur.Řekněme, že tady nahoře je vakuum.
Işık vakumda maksimum hızında ilerler.Το φως ταξιδεύει γρηγορότερα στο κενό.
Işık vakumda maksimum hızında ilerler.Светлината се движи най-бързо във вакуум.
Işık vakumda maksimum hızında ilerler.מהירות האור היא מhרבית בריק.
Kapasitörün ne olduğunu bilmiyorlar. Vakum tübünü bilmiyorlar.Не знаят какво е транзистор, кондензатор или електронна лампа.
Kırılma indisi, ışığın vakumdaki hızı yani c bölü ortamda ilerleme hızı V 'dir.E é definido como a velocidade da luz no vácuo É o C. Dividido pela velocidade da luz no meio
Kırılma indisi, ışığın vakumdaki hızı yani c bölü ortamda ilerleme hızı V 'dir.Je definován jako rychlost světla ve vakuu, to je "c", dělená rychlostí světla v daném prostředí (materiálu).
Kırılma indisi, ışığın vakumdaki hızı yani c bölü ortamda ilerleme hızı V 'dir.הוא מוגדר כמהירות האור בריק, זה c, חלקי מהירות האור בתווך.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.De kunne ikke lave vacuumrørene mindre og samtidig holde på vacuumen.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Ils ne pouvaient pas réduire plus la taille du tube à vide tout en gardant le vide.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.진공 상태를 유지하면서 크기를 더 이상 줄일 수가 없었어요.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Mereka tidak bisa menyusutkan tabung vakum lagi sambil tetap menjaga vakumnya.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Não se podia diminuir mais o tubo de vácuo mantendo o vácuo.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Nemohli více zkrátit trubici a přitom zachovat vakuum.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Nie umieli zmniejszyć lampy i zachować w niej próżni.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Nu au putut să mai micşoreze tubul vidat şi să păstreze vidul.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Oltre un certo livello non si era più in grado di rimpicciolirle e di mantenere il vuoto all'intero.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Sie konnten die Vakuumröhre nicht weiter verkleinern und gleichzeitig das Vakuum halten.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Ya no se podía reducir el tubo y mantener el vacío.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Ze konden de vacuüm buizen niet verder verkleinen met behoud van het vacuüm.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Δεν μπορούσαν να συρρικνώσουν και άλλο το σωλήνα και να διατηρήσουν το κενό.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Дальше сокращать размер при сохранении вакуума стало невозможно.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Не могли да продължат да намаляват вакуумните тръбите и едновременно да запазват вакуума.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.הם לא יכלו להקטין עוד את השפופרות ועדיין לשמור על הואקום.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.لا يمكنهم تقليص الأنابيب المفرغة والمحافظة على الفراغ
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.そして真空管の時代の終わりがきます
Levhalar arasındaki ortam hava veya vakum olsaydı yükün yukarı hareketi çok zor hatta imkansız olabilirdi.¿Cuál es el potencial eléctrico en este punto en relación con este punto o la diferencia de potencial
Levhalar arasındaki ortam hava veya vakum olsaydı yükün yukarı hareketi çok zor hatta imkansız olabilirdi.Je-li tady vzduch, nebo vakuum, bude těžké, či nemožné, se nahoru dostat.
Levhalar arasındaki ortam hava veya vakum olsaydı yükün yukarı hareketi çok zor hatta imkansız olabilirdi.אם יש לנו כאן אוויר, יכול להיות שיהיה קשה עד בלתי אפשרי לעלות לכאן.
Mesela bu soruda vakum ve suyun kırılma indisleri farklıdır. -Es gibt einen Brechungsindex für das Vakuum, für Luft, für das Wasser.
Mesela bu soruda vakum ve suyun kırılma indisleri farklıdır. -Tem um índice de refração pro vácuo, pro ar, pra água.
Mesela bu soruda vakum ve suyun kırılma indisleri farklıdır. -Známe index lomu pro vakuum, pro vzduch, pro vodu.
Mesela bu soruda vakum ve suyun kırılma indisleri farklıdır. -Има индекс на пречупване за вакуум, за въздух, за вода.
Mesela bu soruda vakum ve suyun kırılma indisleri farklıdır. -קיים מקדם שבירה עבור ריק, אוויר, עבור מים.
Mesela Robert Boyle vakum pompası adında bir alet geliştirdi mi geliştirmedi mi diye.'누가 맞고 그른지'에 대해 싸우기도 했습니다. 1659년 Robert Boyle이 진공펌프를 발명하게 됩니다.
Mesela Robert Boyle vakum pompası adında bir alet geliştirdi mi geliştirmedi mi diye.בגלל נושאים כמו, האם זה בסדר או לא שרוברט בויל בנה מתקן בשם משאבת ריק.
Mesela Robert Boyle vakum pompası adında bir alet geliştirdi mi geliştirmedi mi diye.حول قضايا مثل ما إذا كان من الأحسن أن يقوم روبرت بويل بصنع جهاز يدعى مضخة الفراغ.
Mesela Robert Boyle vakum pompası adında bir alet geliştirdi mi geliştirmedi mi diye.装置を発明したのは良いのか といった問題で喧嘩を始める さて ボイルはチャールズ二世の友人で
Önceden hazırlanmış vakum ortamında karşılıklı duran iki pervaneden oluşan bir sistem kurdu.Es sind zwei Windräder, von denen er eines von außen drehen konnte, nachdem er das Vakuum erzeugt hatte.
Önceden hazırlanmış vakum ortamında karşılıklı duran iki pervaneden oluşan bir sistem kurdu.여기 두 개의 팬(Fan)이 있고, 하나는 진공 안에 있고, 다른 하나는 진공 밖 공간에 있는데
Önceden hazırlanmış vakum ortamında karşılıklı duran iki pervaneden oluşan bir sistem kurdu.Jednym z wiatraczków mógł kręcić z zewnątrz, gdy już wytworzył próżnię.
Önceden hazırlanmış vakum ortamında karşılıklı duran iki pervaneden oluşan bir sistem kurdu.Met twee ventilatoren, een die hij van buiten kon doen draaien.
Önceden hazırlanmış vakum ortamında karşılıklı duran iki pervaneden oluşan bir sistem kurdu.Sunt două moriști și una din ele poate fi rotită din exterior.
Önceden hazırlanmış vakum ortamında karşılıklı duran iki pervaneden oluşan bir sistem kurdu.יש שני מאווררים, אחד שאפשר לסובב מבחוץ, אחרי שהוא יצר את הריק,
Önceden hazırlanmış vakum ortamında karşılıklı duran iki pervaneden oluşan bir sistem kurdu.إنها مروحتان، واحدة يمكنه إدارتها من الخارج وبعد أن حصل على الفراغ،
Önceden hazırlanmış vakum ortamında karşılıklı duran iki pervaneden oluşan bir sistem kurdu.外から回すことができます そして彼は 全ての空気を吸い出して真空にした後は
O -- yaptigi eylemi gelistirmek olarak adlandirdi -- o cihazı ilk anda vakum pompasi olarak adlandirmadilar.A zis -- a numit ce-a obținut a fi facerea -- n-au numit pompă de vacuum chiar atunci.
O -- yaptigi eylemi gelistirmek olarak adlandirdi -- o cihazı ilk anda vakum pompasi olarak adlandirmadilar.Dijo -- llamó a lo que había hecho como hacer -- no lo llamaron una bomba de vacío entonces.
O -- yaptigi eylemi gelistirmek olarak adlandirdi -- o cihazı ilk anda vakum pompasi olarak adlandirmadilar.Hij zei dat hij een... - ze noemden het toen nog geen vacuümpomp.
O -- yaptigi eylemi gelistirmek olarak adlandirdi -- o cihazı ilk anda vakum pompasi olarak adlandirmadilar.Il a dit - il a appelé ce qu'il avait fait - on ne l'a pas appelé une pompe à vide à l'époque.
O -- yaptigi eylemi gelistirmek olarak adlandirdi -- o cihazı ilk anda vakum pompasi olarak adlandirmadilar.Nazywał to wytwarzaniem próżni. Nie pompą próżniową, jak obecnie, tylko próżnią.
O -- yaptigi eylemi gelistirmek olarak adlandirdi -- o cihazı ilk anda vakum pompasi olarak adlandirmadilar.그는 진공펌프를 압축 엔진 (Pneumatical Engine)이라고 불렀지만 그 당시의 사람들은 그것을 진공펌프라고 부르지 않았었습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod