Ana içeriğe geç
Sözlük

vakit ile cümle

vakit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dilediğimiz vakit de kılıklarını değiştiririz.And whenever We list, We can replace them with others like Unto them.
Bunlar iman edenlerle karşılaştıkları vakit “Biz de müminiz” derler.And when they meet those who have believed, they say: We believe.
O vakit Allah sana müşrik askerlerini rüyanda az göstermişti.And recall what time Allah shewed them few unto thee in thy dream.
Düşünün ki Biz, bir vakit meleklere: “Âdem'e secde edin!” dedik.And recall what time We said to the angels: prostrate yourselves before Adam.
Onlar, yapmış olduklarından ötürü hiç bir vakit onu dileyemiyeceklerdir.And they will never wish there for, because of that which their hands have sent forward.
Çünkü namaz, mü'minlere vakitli olarak farz kılınmıştır.Verily, the prayer is enjoined on the believers at fixed hours.
Sonra belirlediğimiz bir vakitte bize geldin ey Musa!Then you came here according to the fixed term which I ordained (for you), O Musa (Moses)!
Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.Verily, the prayer is enjoined on the believers at fixed hours.
Namaz şüphesiz, inananlara belirli vakitlerde farz kılınmıştır.Verily, the prayer is enjoined on the believers at fixed hours.
O vakit birisini öldürmüş, çekişip suçu üstünüzden atmıştınız hani.And (remember) when you killed a man and fell into dispute among yourselves as to the crime.
Ey inananlar, muayyen bir müddet için borçlandığınız vakit bunu mutlaka yazın.O you who believe! When you contract a debt for a fixed period, write it down.
O vakit biz meleklere, "Âdem'e secde edin" demiştik de İblis dışında tümü secde etmişti.And (remember) when We said to the angels: "Prostrate yourselves before Adam.".
Ama Allah onları kurtarınca, hiç vakit geçirmeden yeryüzünde haksızlığa sapıp azgınlaşırlar.But when He delivered them, behold! They rebel (disobey Allah) in the earth wrongfully.
Sonra, belirlenen bir vakitte/bir kadere göre geliverdin, ey Mûsa!"Then you came here according to the fixed term which I ordained (for you), O Musa (Moses)!
Belirlenmiş bir süre için birbirinize borçlandığınız vakit onu yazın.When you contract a debt for a fixed period, write it down.
O vakit Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın!And by the Mercy of Allah, you dealt with them gently.
Belli bir vade ile karşılıklı borç alış verişinde bulunduğunuz vakit onu yazın.When you contract a debt for a fixed period, write it down.
Alım satım yaptığınız vakit de yine şahit tutun.But take witnesses whenever you make a commercial contract.
Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.Verily, the prayer is enjoined on the believers at fixed hours.
Böylece dönüp babalarına geldikleri vakit, dediler ki: "Ey babamız!So, when they returned to their father, they said: "O our father!
Sonra dönüşünüz, Rabbinizedir. O vakit, O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir.Then to your Lord is your return, so He will inform you what you used to do.
O vakit meleklere: “Âdem‘e secde edin!” dedik. İblis dışındaki bütün melekler secde ettiler.And (remember) when We said to the angels: "Prostrate yourselves before Adam.".
Bir vakit şöyle dediniz: “Mûsa!And (remember) when you said, "O Musa (Moses)!
Şahitler, çağrıldıkları vakit çekinmesin.And the witnesses should not refuse when they are called on (for evidence).
Namaz, inananlar üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır.Verily, the prayer is enjoined on the believers at fixed hours.
İnkarcılar, "Saat, hiç bir vakit gerçekleşmeyecek," dediler.Those who disbelieve say: "The Hour will not come to us."
Bir vakit Musa'ya kırk gecelik vade verdik.And recall that We appointed for Moses forty nights.
Tanıklar da, çağrıldıkları vakit kaçınmasınlar.Witnesses must not refuse when called upon.
Mallarını geri vereceğiniz vakit bu muameleyi tanıklar huzurunda yapın.When you hand over their properties to them, have it witnessed for them.
O vakit askeriniz çok da olsa size hiç bir şekilde fayda vermez.And if you return, We will return; and your troops, however numerous, will not benefit you.
Fakat o vakit iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş bir kasaba olsaydı?If only there was one town that believed and benefited by its belief.
O vakit meleklere: “Âdem‘e secde edin!” dedik.And We said to the angels, “Bow down to Adam.”
Ve bir vakit Mûsâ'ya kırk gecelik bir süre ayırmıştık.And recall that We appointed for Moses forty nights.
Geceyi dinlenmeniz, güneş ve Ay’ı da vakitlerinizi hesaplamak için O yarattı.And He made the night for rest, and the sun and the moon for calculation.
Eşlerinizi boşayacağınız vakit onların iddetlerini dikkate alarak boşayın ve iddeti dikkatle sayın.If any of you divorce women, divorce them during their period of purity, and calculate their term.
Sonra sizi yerden bir tek çağrıyla çağırdığı vakit siz çıkıverirsiniz.And then, when He calls you out of the earth, you will emerge at once.
Çağrıldığınız vakit girebilirsiniz.And when you are invited, go in.
Bunlar sizin üstünüzün açılabileceği üç vakittir.These are your three times of privacy.
Musa, tayin ettiğimiz vakitte gelip Rabbi onunla konuşunca, Musa: "Rabbim!And when Moses came at Our appointment, and his Lord spoke to him, he said: 'O my Lord!
O vakit onlar ateş içinde çekişir dururlar.Just imagine when they will remonstrate with one another in Hell.
Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm.I hear and answer the prayer of the suppliant, when he calls to Me.
Ey iman edenler! Belirlenmiş bir süre için birbirinize borçlandığınız vakit onu yazın.O Believers, when you contract a debt for a fixed; term, you should put it in writing.
Çağırıldıkları vakit şahitler gelmemezlik etmesin.The witnesses should be from among such people whom you approve of as witnesses.
Musa tayin ettiğimiz vakitte (Tur'a) gelip de Rabbi onunla konuşunca "Rabbim!And when Moses came at Our appointment, and his Lord spoke to him, he said: 'O my Lord!
Eğer (savaş için) sözleşmiş olsaydınız, sözleştiğiniz vakit hususunda ihtilafa düşerdiniz.Had you made a mutual appointment to meet in encounter, you would have declined.
Ancak davet edildiğiniz vakit girin.Do not linger in idle talk.
Fakat çağırıldığınız vakit girin. Yemeği yediğinizde de hemen dağılın.Do not linger in idle talk.
Beni çağırdığı vakit çağıranın çağrısına karşılık veririm.I hear and answer the prayer of the suppliant, when he calls to Me.
Hiç bir vakit ortak koşmadı.And he was never one of those who associated others with Allah in His Divinity.
Hiç bir vakit kararsızlığa düşmediler.They have not changed in the least.
Yusuf'un yanına girdikleri vakit, o, kardeşini (Bünyamin'i) yanında alıkoydu.And when they went in before Joseph, he took his brother unto him, saying: Lo!
Çağrıldığınız vakit girebilirsiniz. Yemeği yedikten sonra ayrılıp dağılın.But if ye are invited, enter, and, when your meal is ended, then disperse.
Sonra, ona bizden bir ni'met verdiğimiz vakit; "Bu, (benim) bilgi(m) sayesinde bana verildi" der.Then, when We grant him a blessing from Us, he says, ‘I was given it by virtue of [my] knowledge.’
Rabbimin vaadi geldiği vakit de onu dümdüz yapacaktır. Rabbimin vaadi de haktır.But when the promise of my Lord is fulfilled, He will level it; and my Lord’s promise is true.’
Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder. Rabbimin vâdi mutlaka gerçekleşir.”But when the promise of my Lord is fulfilled, He will level it; and my Lord’s promise is true.’
Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılın; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.Then, when you are secure, establish the prayer, surely, prayer is timely written upon the believer.
Ve indirildikleri vakit de onlara (kâfirlere) hiç mühlet verilmez.Then they shall have no respite.
Rabbimin vaadi geldiği vakit de onu dümdüz yapacaktır.But when my Lord's promise is come, He will make it dust.
Bir vakit İsrailoğullarından söz alıp: “Allah'tan başkasına ibadet etmeyin!(Remember) when We made a covenant with the Children of Israel, you shall worship none except Allah.
Bir vakit de Mûsâ kavmine şöyle demişti.(Remember) when Moses said to his people.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod