Kabirlerin içi dışına getirildiği vakit,When the graves are overturned,
Onlara uğradıkları vakit birbirlerine göz kırpıyorlardı.And winked at one another as they passed by them;
Müminleri gördükleri vakit; "işte bunlar sapıklar" diyorlardı.And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray."
Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,And hearkens to its Lord and is dutiful,
Ve Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,And hearkens to its Lord and is dutiful,
O vakit kitabı sağ eline verilen,And he who is given his ledger in his right hand
Karşılarında Kur'ân okunduğu vakit secde etmezler?And when the Qur'an is recited to them do not bow in adoration?
De ki: Onlar insanlar için; özellikle hac için vakit ölçüleridir.Say: "These are periods set for men (to reckon) time, and for pilgrimage."
Bâri, kendilerine şiddetimiz geldiği vakit yalvarsaydılar, tövbe etseydiler!Then why did they not submit when Our punishment came upon them?
O vakit annene ilham edip dedik ki:When We told your mother what We relate:
Seher vakitleri istiğfar ederlerdi.And every morning asked forgiveness,
Bir vakit Rabbin meleklere: “Ben,” dedi, “çamurdan bir beşer yaratacağım.”When your Lord said to the angels: "I am going to create a man from clay;
Hayır! Vakit vakit inen Kur'ân’a yemin ederim ki,So I call the placement of the stars to witness --
O vakit can çekişenin yanında bulunan sizler bakar durursunuz.And you wait for the moment (of death),
Hamile olan kadınların iddetleri, çocuklarını doğurdukları vakit biter.As for those who are pregnant, their prescribed period is until the delivery of the child.
Resullere ümmetleri hakkında şahitlik vakitleri belirlendiği zaman; beklenen kıyamet kopmuştur.And when the time comes for raising the little girls (buried alive) --
İnananlar, açıklandığı vakit hoşunuza gitmeyecek şeyler hakkında sorular sormayın.O believers, do not ask about things which, if made known to you, may vex you.
Sizden birine ölüm geldiği zaman elçilerimiz onun canını hiç vakit geçirmeden alırlar.When death comes to one of you, Our messengers take away his soul, and do not falter.
İbrahim, ALLAH'a boyun eğen, monoteist bir öncü idi. Hiç bir vakit ortak koşmadı.Abraham was certainly a model of faith, obedient to God and upright, and not one of idolaters,
Ne var ki, sağırlar uyarıldıkları vakit çağrıyı işitmez.But the deaf do not hear the call when they are warned.
"Yakaladığınız vakit acımasız yakalıyorsunuz."And whenever you apply force become tyrannical.
Halka bir rahmet tattırdığımız vakit onunla sevinirler.When We give men a taste of Our benevolence they start rejoicing in it.
Ne bir vasiyet bırakmaya vakit bulurlar ne de ailelerine dönebilirler.Then they would not be able to make a will, or go back to their people.
Geçtiği vakit geceye,And the night when on the wane,
Ağardığı vakit sabaha,The morning when it is unveiled,
Yargılama Günü, belirlenmiş bir vakittedir.Surely a time is fixed for the Day of Judgement.
Düştüğü vakit kurtaramaz parası/malı onu.And his riches will not avail him when he falls headlong (into the Abyss).
"Kıskandığı vakit kıskananın şerrinden."From the evil of the envier when he envies.
Ey İnananlar! Allah yolunda yürüdüğünüz vakit, her şeyi iyice anlayın.O People who Believe!
O vakit bunlardan bir grup: "Ey Medine halkı!And when a group among said, “O people of Medinah!
Bir vakit şöyle dediniz: “Mûsa! Biz bir çeşit yemeğe imkânı yok katlanamayız.And when you said, “O Moosa!
Bir vakit de İbrâhim: “Ya Rabbî, ölüleri nasıl dirilteceğini bana gösterir misin?” demişti.And when Ibrahim said, “My Lord!
Bir vakit de Mûsâ kavmine şöyle demişti. “Ey kavmim!And when Moosa said to his people, “O my people!
Bir vakit de havariler: “Ey Meryem oğlu İsa!When the disciples said, “O Eisa, the son of Maryam!
Bâri, kendilerine şiddetimiz geldiği vakit yalvarsaydılar, tövbe etseydiler! Fakat heyhât!So why did they not humbly plead when Our punishment came to them?
Bir de, İbrâhim, bir vakitler şöyle demişti: “Ya Rabbî!And remember when Ibrahim prayed, “O my Lord!
De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir." Evlere arkalarından girmek iyilik değildir.Say: 'They are appointed times for the people, and the Pilgrimage.'
Zekeriyya, ne vakit mihRaba girse yanında bir yiyecek bulurdu.Whenever Zachariah went in to her in the Sanctuary, he found her provisioned.
Bir kasabaya konaklayın o vakit istediğiniz elbette olacaktır." dedi.He said, 'Would you have in exchange what is meaner for what is better?
Sana hilâllerden soruyorlar. De ki: Onlar insanlar için de, hac için de vakit ölçüleridir.They will question thee concerning the new moons.
O vakit onlar şöyle diyerek teslim olurlar: "Biz, bir kötülükten dolayı yapmıyorduk."Then they will offer surrender: 'We were doing nothing evil.
Nihayet dağın iki ucunu denkleştirdiği vakit: "Ateş yakıp körükleyin" dedi.Until, when he had made all level between the two cliffs, he said, 'Blow!'
O vakit, O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir. Çünkü O, bütün kalplerin özünü bilir.He knows the thoughts within the breasts.
Onları biz yarattık ve mafsallarını sımsıkı bağladık. Dilediğimiz vakit de kılıklarını değiştiririz.We created them, and We strengthened their joints; and, when We will, We shall exchange their likes.
Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” dediği vakit onlar: “Â!And when thy Lord said to the angels, 'I am setting in the earth a viceroy.'
Bir vakit de Mûsâ kavmine: «Allah, bir sığır kesmenizi emrediyor» demiş, onlar da: «Ay!And when Moses said to his people, 'God commands you to sacrifice a cow.'
Şunu da hatırda tutun ki: Bir vakit Rabbi İbrâhim'i birtakım emirlerle sınamıştı.And when his Lord tested Abraham with certain words, and he fulfilled them.
Sana hilâlleri sorarlar. De ki: Onlar insanlar için; özellikle hac için vakit ölçüleridir.They will question thee concerning the new moons.
O vakit, kim ateşten uzaklaştırılıp cennete yerleştirilirse, işte o muradına ermiştir.Whosoever is removed from the Fire and admitted to Paradise, shall win the triumph.
O vakit babasına ve halkına: “Nedir bu karşısında durup taptığınız heykeller?” dedi.when he said to his father and his people, 'What are these statues unto which you are cleaving?'
Vakit vakit inen Kur'ân’a yemin ederim ki,I swear by the fallings of the stars
Sana yalvarışta, Rabbim, hiç bir vakit umut kesmedim."And in calling on Thee, my Lord, I have never been hitherto unprosperous.
Eğer sözleşmiş olsaydınız dahi, sözleştiğiniz vakitte öyle buluşamazdınız.And if ye had mutually appointed ye would surely have failed the appointment.
Medyen halkı arasında yıllarca kaldın. Sonra belirlediğimiz bir vakitte bize geldin ey Musa!Then thou tarriedst for years among the people of Madyan then thou camest according to fate, O Musa!
(Bu münafıklar) müminlerle karşılaştıkları vakit "(Biz de) iman ettik" derler.And when they meet those who have believed, they say: We believe.
Allah onları karaya çıkararak kurtardığı vakit içlerinden bir kısmı orta yolu tutar.Then when He delivereth them on the land, only some of them keep to the middle course.
Hani o vakitler Allah sana uykunda (rüyanda) onları az gösteriyordu.And recall what time Allah shewed them few unto thee in thy dream.
(Yine unutma ki) Bir vakit meleklere: "Âdem'e secde edin" demiştik.And recall what time We said unto the angels: prostrate youselves before Adam.
Gecenin bir kısım vakitlerinde ve gündüzün etrafında da tesbih et ki hoşnudluğa eresin.And hallow Him in part of the night and the ends of the day, haply thou wilt be pleased.
Yanları yere yaslandığı vakit de onlardan yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin.Then when they fall down on their sides, eat thereof and feed the contented and suppliant.