Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Тогава започна кариерата ми като професор, когато майка ми имаше време да ми чете.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Я зробив перший крок до кар'єри професора, коли у моєї мами з'явився час почитати мені вголос.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.כך התחלתי את הקרירה שלי כפרופסור, כאשר לאמא שלי היה זמן לקרוא לי.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.وهكذا غدوت " استاذا " كانت والدتي تملك الوقت لكي تقرأ لي " تُعلمني "
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.母が本を読んでくれる時間ができてからです 母は自分用にも本を借り
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.C'est cette interview immédiate après que quelque chose se soit passé, vous savez.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Czyli kiedy wywiad przeprowadzany jest od razu po zdarzeniu.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Es esa entrevista inmediata justo después de algúna mision.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Este acel interviu luat imediat dupa ce s-a intamplat ceva rapid.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.아시다시피 무슨 일이 일어나면 곧장 인터뷰를 해야 합니다.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.l'intervista fatta immediatamente dopo l'avvenimento.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Това е незабавното интервю, веднага след като се случи нещо.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.Это когда кого-то интервьюируют сразу же после происшествия.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.שזה הראיון המיידי, תיכף אחרי שמשהו קורה.
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.إنه المقابلة الفورية بعد حدوث أي حدث فوريا , تعرفون .
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.時間が経ってしまうと
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Chúng ta có thể có một thời gian với nhau.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Kita dapat memiliki waktu yang baik bersama-sama.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Kunnen we een goede tijd samen.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Lahko imajo dober čas skupaj.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Mi lehet egy jó ideje együtt.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Môžeme sa baviť spolu.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Możemy się dobrze bawić razem.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Můžeme se bavit spolu.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Nous pouvons passer un bon moment ensemble.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Podemos pasar un buen rato juntos.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Podemos ter um bom tempo juntos.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Possiamo avere un buon tempo insieme.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Putem avea un moment bun împreună.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Vi kan have en god tid sammen.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Voimme pitää hauskaa yhdessä.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Wir können eine gute Zeit zusammen haben.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Μπορούμε να έχουμε μια καλή στιγμή μαζί.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Ми можемо добре провести час разом.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Мы можем хорошо провести время вместе.
Biz, birlikte iyi vakit geçirebilirsiniz.Ние можем да имаме добро време заедно.
Biz en çok ne vakit bakalava satıyoruz?¿Cuando vendemos baklava mejór?
Biz en çok ne vakit bakalava satıyoruz?Quand nous vendons baklava au maximum ?
Biz en çok ne vakit bakalava satıyoruz?Πότε πουλάμε τον μπακλαβά περισσότερο;
Biz en çok ne vakit bakalava satıyoruz?Мы больше всего когда продаем паклаву?
Bizim için, beraberce vakit geçirebilmek için bir fırsattı,우리를 위해, 그건 그냥, 서로 함께 될 수 있는 기회
Boş vakit mi?De temps libre ?
Boş vakit mi? Kraliyet ailesini kurmak onun için çok önemli.وقت فراغ؟ اعادت بناء العائلة الملكية مهم بالنسبة له, وتسبب له الكثير من المشاكل
Boş vakit mi?Nincs munkája?
Boş vakit mi?Αν έχει ελεύθερο χρόνο;
Böylece çocukların müziğe aşık oluyor ve vakitlerini müzikle geçirmek istiyorlar.어린이용으로 아이들이 음악을 좋아하게 되고 즐기고,연주법을 배우고 싶어할 것이며
Böylece çocukların müziğe aşık oluyor ve vakitlerini müzikle geçirmek istiyorlar.知らず知らずに 音楽を作ることに引き込まれてしまい 時間を忘れてのめりこみ しかも「この楽器はどうして音が出るのだろう」 とか
"Bu insanların çok boş vakitleri var." şeklinde유투브에 익명으로 올라온 것은:
"Bu insanların çok boş vakitleri var." şeklindeשמשאירים אותה באנונימיות בתגובות ביוטיוב:
Bu kadar boyamış mıydık? Haydi acele edelim. Festivale az bir vakit kaldı.Boeun...
Bu kadar geç vakitte?A quest'ora?
Bu kadar geç vakitte?Asa traziu?
Bu kadar geç vakitte?Muộn thế này à?
Bu kadar geç vakitte?O tej godzinie?
Bu kadar geç vakitte?Så här sent?
Bu kadar geç vakitte?Selarut ini?
Bu kadar geç vakitte?So spät?
Bu kadar geç vakitte?Takto neskoro?
Bu kadar geç vakitte?Zo laat nog?
Bu kadar geç vakitte?Τόσο αργά;