Ana içeriğe geç
Sözlük

vaki ile cümle

vaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Biraz vakit alacak.Va dura o vreme.
Biraz vakit alacak.Vai demorar algum tempo.
Biraz vakit alacak.Žádá si to čas.
Biraz vakit alacak.Θα πάρει χρόνο.
Biraz vakit alacak.Це займе деякий час.
Biraz vakit alacak.Ще отнеме известно време.
Biraz vakit alacak.Это потребует времени.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Aber eines Nachts, als ich den Bericht verfasste, wurde mir meine Entdeckung wirklich bewusst.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Ale jednou pozdě večer, když jsem zpracovával referát, jsem si uvědomil svůj objev.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Ale potom, neskoro v noci, keď som spisoval správu, som si uvedomil skutočný dosah môjho objavu.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Azonban egyik este, amikor épp a jelentést állítottam össze, ráébredtem, hogy mit feldeztem fel valójában.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Dar într-o seară târzie, cînd compilam raportul am realizat într-adevăr descoperirea mea.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.하지만 어느날 밤 늦게, 보고서를 종합하고 있었을 때 저는 정말로 중대한 사실을 깨달았습니다.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Mais un soir, alors que je compilais le rapport, je me suis rendu compte de quelque chose.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Mas, uma noite, quando estava a compilar o relatório, é que me apercebi bem da minha descoberta.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Men en sen nat, hvor jeg skrev rapporten, blev jeg virkelig klar over min opdagelse.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Mutta myöhään yhtenä iltana kun laadin raporttia todella tajusin mitä olin saanut aikaan.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Namun suatu malam, ketika saya sedang menyusun laporannya Saya baru menyadari penemuan ini.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Nhưng vào một đêm, đã muộn khi tôi đang chỉnh sửa bản báo cáo tôi thực sự có một khám phá.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Op een late avond, toen ik het rapport aan het opstellen was deed ik pas echt mijn ontdekking.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Pero una noche, mientras recopilaba datos para un informe realmente tomé conciencia de mi descubrimiento.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.(Śmiech) Ale pewnego wieczoru, gdy opracowywałem raport, zrozumiałem wagę swojego odkrycia.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Una sera, mentre compilavo il rapporto,
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Αλλά αργά ένα βράδυ, όταν έγραφα την αναφορά συνειδητοποίησα πραγματικά την ανακάλυψή μου.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Але одного пізнього вечора, коли я складав звіт, я таки справді зрозумів своє відкриття.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Но късно една вечер, когато съставях доклада, наистина прозрях моето откритие.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.Но однажды поздно вечером, составляя отчет, я в полной мере осознал сделанное открытие.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.אך לילה אחד, כשערכתי את הדו"ח, הבנתי את התגלית שלי באמת.
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.وفي ليلة متأخرة، كنت أكتب التقرير وأدركت بالفعل اكتشافي. لقد أوضحت
Bir gece geç vakit, raporumu düzenlerken buluşumun farkına vardım.夜遅く その答案をまとめている時でした スウェーデンの学生の世界の知識は 統計的有意に
Bir istisna hariç, okumalar üzerinde konuşarak vakit geçirmeyeceğim.한 가지만 제외하고, 책에 대한 이야기는 그렇게 많이 하지 않을 것입니다
Birlikte çok vakit geçirmeye baţladýk, arkadaţçaydý.Comenzamos a pasar mucho tiempo juntos solo como amigos. Hablábamos, por horas, durante la noche.
Birlikte çok vakit geçirmeye baţladýk, arkadaţçaydý.Iniziammo a passare un sacco di tempo insieme, come amici. Parlavamo, per ore, fino a notte fonda.
Birlikte çok vakit geçirmeye baţladýk, arkadaţçaydý.Začali jsme spolu trávit spoustu času jako přátelé. Povídali jsme si dlouhé hodiny až do noci.
Birlikte çok vakit geçirmeye baţladýk, arkadaţçaydý.Είχαμε μόλις αρχίσει να περνάμε πολύ χρόνο, απλώς σαν φίλοι. Θα μιλούσαμε μόνο για ώρες, μέσα στη νύχτα.
Birlikte çok vakit geçirmeye baţladýk, arkadaţçaydý.كنا للتو بدأنا في قضاء بعض الوقت معاً، كمجرد أصدقاء مجرد أن نتحدّث لساعاتٍ في الليل
Birlikte çok vakit geçirmeye baţladýk, arkadaţçaydý.友達のような感じで。 よく夜まで何時間も語り合いました。
Birlikte vakit geçirdiği insanlar çıkrıklardan ve dişlilerden bahsediyordu.La gente con la que se asoció hablaba de elevadores y mecanismos...
Birlikte vakit geçirdiği insanlar çıkrıklardan ve dişlilerden bahsediyordu.Orang-orang yang bertemu dengan dia, berbicara tentang tuas dan roda gigi
Birlikte vakit geçirdiği insanlar çıkrıklardan ve dişlilerden bahsediyordu.Хората, с които е общувал, са говорили за зъбни колела и лостове.
Birlikte vakit geçirdiği insanlar farklı şeylerden bahsediyordu.La gente con la que él se asoció habló sobre cosas diferentes
Birlikte vakit geçirdiği insanlar farklı şeylerden bahsediyordu.La gente lo associa a discorsi su diversi argomenti
Birlikte vakit geçirdiği insanlar farklı şeylerden bahsediyordu.Orang-orang yang berhubungan dengan dia berbicara tentang hal yang berbeda
Birlikte vakit geçirdiği insanlar farklı şeylerden bahsediyordu.Хората, с които е общувал, са говорили за различни неща.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Allí comencé mi carrera de profesor, cuando mi madre tuvo tiempo de leer para mi.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Atunci mi-am început cariera de profesor, când mama avea timp să-mi citească.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.A vtedy začala moja kariéra profesora, keď moja mama mala čas čítať mi.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.C'est là que j'ai commencé ma carrière de professeur, quand ma mère a eu le temps de me lire des livres.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Das war der Punkt, an dem ich meine Karriere als Professor begann, als meine Mutter Zeit hatte mir vorzulesen.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Det är var här jag startade min karriär som professor, när min mor fick tid att läsa för mig.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Det var her, jeg startede min karriere som professor, da min mor fik tid til at læse for mig.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Đó là nơi tôi bắt đầu sự nghiệp giáo sư của mình, khi mẹ có thời gian đọc cho tôi.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Ecco dove ho iniziato la mia carriera di professore, quando mia madre ha avuto tempo per leggere a me.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Hier begon mijn carrière als professor, toen mijn mama tijd had om voor te lezen.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Itt kezdtem a karrieremet, mint professzor, amikor anyámnak volt ideje olvasni nekem.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.어머니가 제게 책을 읽어줄 시간이 있었을 때, 저는 이 책으로 교수로서의 경력을 시작했습니다.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Takto začala má kariéra profesora, když má matka měla čas, kdy mi mohla číst.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Zacząłem karierę profesora wtedy, gdy mama miała czas żeby mi poczytać.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Εκεί ξεκίνησε η καριέρα μου ως καθηγητής, όταν η μητέρα μου είχε χρόνο να μου διαβάζει.
Bir profesor olarak kraiyerime bu şekilde, annem bana kitap okumaya vakit ayrılabildiği gün başladım.Моя карьера профессора началась тогда, когда у моей мамы появилось время читать мне вслух.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod