Ana içeriğe geç
Sözlük

vaki ile cümle

vaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Craze, boş vakitlerinde balık tutmaktan hoşlanmaktaydı.Ve volném čase Arvydas rád rybaří.
Vakit öğlen olmuştur.Je k půlnoci.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Ti totiž chtěli více času trávit se svými rodinami.
Bir evde cenaze olduğu vakit komşular hemen el birlik ederler.Po pohřbu se u něj doma zastavují sousedé s kondolencí.
Bu vakitten sonra her şey tersine döner ve isyan bastırılır.Ještě té noci se zmocní zbraní a vypukne vzpoura.
Bunlar nasıl, ne vakit yapıldı, edildi?Kdy a kde byly použity?
Boş vakitlerinde en çok uyumayı ve resim yapmayı sevdiğini söylemiştir.Ve svém volném čase rád modeloval a maloval.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Udělejte si ze života někdy trochu zábavu!
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Autorka miluje čtení knih, vyšívání, zahradničení a ráda také tráví čas se svými vnoučaty.
DP'ye muhalif olduğu dönemlerde Vakit gazetesinde parti aleyhinde yazılar yazdı.Během pokládání otázek ze strany novinářů se dostal do slovního konfliktu s M.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Îi plac filmele, shoppingul, cititul și petrecerea timpului cu familia.
Vakit öğlen olmuştur.Timpul de dimineață.
"Allahım vakit yetecek mi?Dumnezeu - tributar timpului?
O vakitte Alamo garnizonunda yaklaşık 100 Texian bulunuyordu.Aproximativ 100 de texani erau la acea vreme cantonați la Alamo.
Bu vakitlerde uyunulması uygun görülmezdi.De data aceasta nu doarme.
Ketcham boş vakitlerinin tadını resim yaparak çıkarıyor.Henriette pictează în timpul ei liber.
Vakitlerini eğlenerek geçirirler.El se distrează cu prietenii săi.
Ayarlarla vakit kaybetmeyin.Să nu umbli cu bârfeli.
Bunlar nasıl, ne vakit yapıldı, edildi?Cum și cât de bine procedăm?
Uzun bir vakit Arap Alfabesi kullanılmıştır.Mai târziu, alfabetul arab a fost adoptat.
Yeterince vakit yoktu.Nu mai era timp de pierdut.
Tıva Türkçesi'nde zaman, vakit anlamındaki üye sözü ile bağlantılıdır.În uzul occidental termenul a ajuns să se refere în mod specific la o concubină din harem.
O vakitte yedi bin yıldan daha yaşlıdır.Nadășul are o vechime de cel puțin 750 de ani.
Pazar günü öğle vakitlerine doğru artık insanlar yangını söndürmeye uğraşmayı bırakıp, kaçmaya başladılar.Vasárnap délelőttre az emberek felhagytak azzal, hogy megpróbálják eloltani a tüzet és csak menekültek.
Yeterince vakit yoktu.Kevés az idő!
Genellikle Antik Mısır ile vakit geçirir.Leggyakrabban, már az ókori Egyiptomban a Kr. e.
Bunlar nasıl, ne vakit yapıldı, edildi?Ha igen, mikortól és milyen mértékben?
Bu da araç için vakit kaybıydı.Ez szintén időveszteséghez vezetett.
Vakit darlığından ötürü birinci seçmenlere müracaat edilmedi.Ebben az időszakban betegsége miatt nem indult választásokon.
Fakat hala boş vakitlerini fotoğraf çekerek geçirdi.Ezek után szabadidejében önállóan fotózott.
Claudius, Sulpicius Flavus ve filozof Athenodorus ile bol vakit geçirdi.Claudius rengeteg időt töltött az utóbbival és egy másik filozófussal, Athenodoros Cananitesszel.
Sinclair’in büyükbabası oldukça varlıklıydı, Sinclair çoğu zaman onlarda vakit geçirirdi.Sinclair-nek gazdag nagyszülei voltak, gyakran tartózkodott náluk.
Nero vakit kaybetmeden Gnaeus Domitius Corbulo komutasındaki orduyu bölgeye gönderdi.Nero idejében a légió részt vett Gnaeus Domitius Corbulo pártus hadjáratában.
Vakitlerini eğlenerek geçirirler.Mindig élvezet volt vele tölteni az időt.
Vakit öğlen olmuştur.Az óra másnap volt.
Her iki çeşit safra kesesi iltihabında da; vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.Ha mégis kimarad két adag egymás után, orvosi ellenőrzésre van szükség.
Bundan dolayı filmin daha o vakit kaybolduğu sonucuna varılabilir.Ennek oka az lehet, hogy ilyenkor már a szöveg továbbfejlesztése is lehetővé válik.
Vakit ve Edirne Postası gazetelerinde ilk yazıları yayınlandı.Az első helyi újságot és nyomdát az ő időszakában indították el.
Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder.Herramme vuorisaarna (lat.
"Allahım vakit yetecek mi?Irrallaan Onko vielä aikaa?
Yeterince vakit yoktu.Aikarajaa ei ollut.
O vakitte yedi bin yıldan daha yaşlıdır.Paikka on noin 7 000 vuotta vanha.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Hän kuitenkin halusi viettää enemmän aikaa perheensä kanssa.
Ve her vakit bu istikamette çalışacağız."Tulisin vastaavissa olosuhteissa toimimaan aina samoin.»
Diğerleri için vakit ayırırım.Hän herättää muut.
Sultan bu sözleri işittiği vakitte ağlamağa başladı.Liekö ollut tahto Herran, kun se päättyi kyyneliin?
Ana madde: Namaz Geleneksel Sünni islam anlayışında bir günlük süre içinde beş vakit namaz kılınır.Kyseinen lause liittyy islamin viisi kertaa päivässä tehtävään rukoukseen.
Bununla birlikte, evde uzun vakitler kitap okurdu.Lisäksi Aula on lukenut pitkään äänikirjoja.
Vakit Çok Geç, şiir, 2001.Vantaa: Aika, 2001.
Vakit öğlen olmuştur.On keskiyö.
Uyku apnesi tespit edilen hastalarda vakit geçirmeksizin tedaviye başlanması gerekir.Epäillyissä yliannostustapauksissa tulisi hakeutua lääkärin hoitoon välittömästi.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Kaksikko pitääkin paljon hauskaa yhdessä.
Bu açıdan, çok geç vakitte gösterilmesi gayet uygun.Siihen filosofia näet ilmaantuu joka tapauksessa aina liian myöhään.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Muslimin tulisi suorittaa rukous viidesti päivässä.
Nem oranı ortalaması sabah saatlerinde 74% iken, öğle vakitlerinde 43% olarak ölçülmüştür.Το ποσοστό υγρασίας το πρωί βρίσκεται κατά μέσο όρο στο 74% και το μεσημέρι στο 43%.
Vakit öğlen olmuştur.Είναι μεσημέρι.
O vakitte yedi bin yıldan daha yaşlıdır.Οι διαστάσεις του είναι περίπου 7000 έτη φωτός.
Claudius, Sulpicius Flavus ve filozof Athenodorus ile bol vakit geçirdi.Ο Κλαύδιος περνούσε αρκετές ώρες με τον Λίβιο, όπως επίσης και με το φιλόσοφο Αθηνόδωρο.
Bu vakitlere kerahat vakti denir.Οι τύποι αυτοί λέγονται χρόνοι.
Nero vakit kaybetmeden Gnaeus Domitius Corbulo komutasındaki orduyu bölgeye gönderdi.Ο Νέρων δυσαρεστήθηκε και έστειλε τον στρατηγό Γναίο Δομίτιο Κόρβουλο με στρατό.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod