vahşi ile cümle

vahşi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ojeda yerlilere karşı vahşiliğiyle ünlüydü.На первый взгляд, закон был составлен вполне благожелательно по отношению к индейцам.
Lord Kinross'a göre, "Onlar vahşice Müslüman Türklerine saldırdı ve katletmeye başladılar."ووفقاً لأقوال لورد كنروس فإنه قال" أنهم هاجموا الأتراك المسلمين بطريقة وحشية و بدأوا بإغتيالهم".
Yerel insanlara, vahşi yaşama veya çevreye zarar veya zarar verme tehlikesi kabul edilemez."فتسب الأذى، أو التهديد به، للسكان المحليين والحياة البرية والطبيعة هو أمر غير مقبول.»
Öyküde C. Auguste Dupin, Paris'te iki kadının vahşice öldürüldüğü cinayetin sırrını çözer.بطل القصة هو رجل يدعى سي أوغست دوبين، هو رجل في باريس يحاول أن يحل لغز جريمة قتل وحشية لامرأتين.
İran'da vahşi yaşam flora, fauna ve doğal habitatlarını kapsamaktadır.الحياة البرية في إيران تشتمل الحياة البرية في إيران على النباتات والحيوانات وموائلها الطبيعية.
Ressam ustalığı ile yapmacıklıktan uzak bir vahşiliğin epik tasvirini yapabilmiştir.كان يمكن للفنان تصوير الوحشية بعيدا عن التصنع.
Vahşi kurtlara tükürürler.لعب مع الذئاب.
Vahşi doğa, Dünya üzerinde insan etkinliği ile belirgin değişikliğe uğramayan bir doğal çevre.البرية هو البيئة الطبيعية على وجه الأرض التي لم يتم تعديلها بشكل كبير عن طريق النشاط البشري.
Apollon’un ikiz kız kardeşi, vahşi doğa, avcılık,okçuluk ve ay tanrıçası.ديانا وهي أم الحيوانات المتوحشة والغابات وإلهة القمر.
Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler aligator yavrularına düşkündür.مما يجعل بياض الثلج والأقزام محبوبين من قبل الأهالي.
Bu eserimde çoğu zaman William'ı övdüm ancak bu vahşice katliam hakkında iyi bir şey söyleyemem.Tenho muitas vezes elogiado Guilherme neste livro, mas não posso dizer nada de bom sobre este massacre brutal.
Vahşiliğe varan bir barbarlık; ama beni onurlandırıyor.É uma vaidade realmente, mas peço-lhe que me acredite.
Bütün bu hayvanlar vahşi yaşamlarında ve özgür bir biçimde yaşamaktadırlar.Tudo que estes tipos animais vivem em liberdade.
John the Savage (Vahşi): Linda ve Thomas’ın oğludur.John, O Selvagem ("Sr. Selvagem"), filho de Linda e Thomas (Tomakin/D.I.C.).
Büyük evcil bir nüfusa ek olarak, küçük korunmasız vahşi bir yak nüfusu vardır.Além de uma grande população doméstica, há uma população pequena e vulnerável de iaques selvagens.
Rick, kendisinden af dileyen Dan'in yanına gelir ve bıçağını Dan'e saplayarak Dan'i vahşice öldürür.Rick se aproxima de Dan, que implora por piedade, mas ele toma uma faca e brutalmente mata Dan.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.O vídeo se passa no oeste selvagem americano.
Bu şehir, vahşi batı dönemlerinde, "gerçek vahşi batı" olarak bilinmekteydi.No mundo ocidental , este era conhecido como o "Grande Terror".
Parkın yaklaşık %95'inde vahşi yaşam vardır.Cerca de 95% do parque é designado como área selvagem.
Kız olmasına rağmen son derece vahşi ve yetenekli bir savaşçı olarak adlandırılır.Filho da Puta foi descrito como sendo um cavalo de alta qualidade e poderoso.
Moğol vahşi eşeği (Equus hemionus hemionus) bölgede yok olmuştur.O jumento-selvagem-sírio (Equus hemionus hemippus) é uma subespécie extinta de onagro.
Arkasında kırık kalpler, kızgın koca ve babalar bırakır, sonunda da Don Gonzalo'yu vahşice öldürür.Atrás de si, deixa um rasto de corações partidos até que, finalmente, acaba matando um certo Don Gonzalo.
Vahşi ve kaotik bir ortama doğru evrilen gelişmeler bir insan hakları krizi ve anarşi ortamına dönüşmüştür.A situação cada vez mais violenta e caótica evoluiu para uma crise humanitária e para um estado de anomia.
Uluslararası toplum bu saldırıyı kınamış ve "vahşi bir katliam" olarak nitelendirmiştir.A União Africana condenou a ação, chamando-o como uma "tentativa de golpe de Estado".
Yemek konusunda bazen vahşileşebilmektedir.Por vezes pode alimentar-se de carniça.
Unutulmuş Topraklarda bulunan şekilsiz askerler, ortama uyum sağlamış ve vahşileşmişlerdir.Ficaram intactos o modo de vida interiorano, valores esquecidos e sotaques.
Aşkı vahşi, vampirik ve romantik bir bakış açısıyla anlatıyor.Nele ele descreve a vida de um vagabundo e romântico aventureiro.
Glenn öldüresiye dövülür ve yan hücrede Vali tarafından vahşice tecavüz edilen Maggie'yi dinlemeye zorlanır.Glenn foi espancado e forçado a ouvir o Governador brutalmente estuprar Michonne em um cômodo ao lado.
Daha sonra Lady Tressilian odasında vahşice öldürülür.Aí, a própria Lady Tressillian aparece morta também.
Kadınların ırzına geçerler, vahşice işkence yaparlar.Ela tem medo de serpentes e de ser estuprada.
Surma, vahşi ölümün kişileşmiş hâli.A sobrevivência humana à morte física.
Glam metal türünün sözleri hedonizmden ve vahşi davranışlardan oluşuyordu.As letras dessas bandas de glam rock normalmente enfatizavam o hedonismo e o comportamento selvagem.
Kendisi bir kurtadamdır, vahşi yaşamayı kendisi seçmiştir.Era maior, assumira vida própria.
Ancak, vahşi yaşam, iklim, bitki örtüsü, toprak özellikleri insan yaşamına elvermez.Honrarás a fauna, a flora, todas as formas de vida, e não apenas a humana.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.Het spel speelt zich af in het Wilde Westen.
Uluslararası toplum bu saldırıyı kınamış ve "vahşi bir katliam" olarak nitelendirmiştir.De Verenigde Naties veroordeelden het bloedbad en bestempelden het als "genocide".
Cesareti vahşilikten uzaktır.De toon is uitermate wollig.
Bölgede sığır, camız ve vahşi at sürüleri vardı.In het gebied leven uitgezette runderen, paarden en edelherten.
Gwyn ap Nudd, Vahşi Av'ın lideridir.Gwyn ap Nudd is koning van de tylwyth tegs.
Oyun, 1880'lerin Vahşi Batı'sında geçmektedir.De serie speelt zich af in 1884 in het Wilde Westen.
Vahşi kurtlara tükürürler.Ik luister naar de oude wolven.
Vahşi kurtlar lamalardan kaçar.De Spikkersbeek mondt uit in de Loolee.
İki vahşi çizmenin arasında kaldık.Zij zitten tussen twee gouden zuilen.
Şu anda, bu kaplanları 2008 yılında vahşi doğaya salma amaçlı yetiştirme çabaları vardır.Het doel van het herstelplan is om tegen 2008 ongeveer 100 wolven uit te zetten in het wild.
Vahşi kurtlara saldırırsanız size geri saldırırlar.Ze jagen op wilde zwijnen om de wolven opnieuw te lokken.
Guanako (Lama guanicoe), devegiller (Camelidae) familyasının vahşi bir türü olup, lamalar ile akrabadır.De guanaco (Lama guanicoe) is een wilde lama uit de familie der kameelachtigen (Camelidae).
Great Basin Ulusal Parkı vahşi fauna bakımdan da zengindir.De fauna van het nationale park is ook rijk .
Kayıtlardaki vahşi en büyük Sibirya kaplanı 384 kg. ağırlığındaydı.De zwaarste Siberische tijger woog 465 kg.
Bütün bu hayvanlar vahşi yaşamlarında ve özgür bir biçimde yaşamaktadırlar.Deze dieren leven in het wild in onherbergzame gebieden.
Onun ölümünün nedenini saklayıp bir bir vahşi domuz tarafından öldürüldünü ilan edeceklerdir.Hij wordt daarom ter dood veroordeeld en zal door wilde dieren worden verscheurd.
1950'lerde önlem alındığında vahşi ortamda sadece 25 birey kalmıştı.Rond 1950 waren er mogelijk nog maar 30 individuen in het wild over.
Deniz gittikçe vahşileşti.De zee werd steeds wilder.
Her hayvan vahşi değildir.Niet alle dieren zijn wild.
Tüm hayvanlar vahşi değildir.Niet alle dieren zijn wild.
Cesareti vahşilikten uzaktır.Odwaga jest lepsza od tchórzostwa.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.Akcja toczy się na Dzikim Zachodzie.
Vahşi kurtlara tükürürler.Uczy wilcze szczenięta.
Sizce hangi taraf daha vahşi olabilir?Który z nich okaże się bardziej przebiegły?
Kadınların ırzına geçerler, vahşice işkence yaparlar.Wy szkodzicie naszym braciom i mordujecie z dzikim okrucieństwem.
Özel olarak, bu onun rakiplerini vahşice öldürme geleneğinin alıştırmasıydı.To właśnie ów głos miał mu nakazać zabijanie prostytutek.
İlgili Sayfalar