vahşi ile cümle

vahşi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Anadolu'yu haraca kesen vahşi Galatlarla savaşır.Teren miasteczka Delamar nadal przemierzają dzikie konie.
Vahşi insanların burada yaşamış olabileceği tahmin ediliyor.Przypuszcza się, że na Barbarce mogło stracić życie ok.
Diğer bir insan topluluğu ise Vahşilerdi.To cywilizowani ludzie są barbarzyńcami."
LaVeyan satanistlere göre, Şeytan; insanın vahşi doğasını temsil etmektedir.Według katarów szatan (lub zły bóg) stworzył ciała ludzkie.
Evcil ve vahşi hayvanların yanı sıra insanlara da bulaşabilir.Losy zwierząt i ludzi mogły też występować paralelnie.
Diğeri Büyük Vahşi Kaz Pagodasıdır.Trzecim jest rekin wielkogębowy.
Bu resimde Goya'nın resmindeki yamyamca vahşilik yoktur.W powieści Dumasa nie ma tego wydarzenia.
Kyōgen (Japonca: 狂言; "kızgın sözler" veya "vahşi konuşma") geleneksel bir Japon komedi tiyatrosu türüdür.Kyōgen|狂言|, "tokiga ord" eller "vilt tal", är en form av traditionell japansk teater.
Son yıllarda kaçak avlanma ve Kongo İç Savaşı, vahşi yaşam nüfusuna ciddi şekilde zarar vermiştir.På senare år har tjuvskytte och inbördeskriget hårt drabbat parkens viltbestånd.
Sizce hangi taraf daha vahşi olabilir?Vart går gränsen för vad som är moraliskt försvarbart?
Buna karşın vahşi hayattaki konumları endişe vericidir.Dock ger säkerheten kring dessa tillgångar anledning till oro.
1950'lerde önlem alındığında vahşi ortamda sadece 25 birey kalmıştı.Trots deras insatser fanns det på 1960-talet endast ett 50-tal hundar kvar.
Vahşi yaşamda Amerika tapirinin doğal düşmanları timsahlar ve puma ile jaguar gibi büyük kedilerdir.Vanlig näsbjörns naturliga fiender är medelstora till stora kattdjur som jaguar och puma.
Diğeri Büyük Vahşi Kaz Pagodasıdır.Förleden är (vild)svin.
Vahşi hayattaki su aygırları 30 ile 40 yıl yaşarlar.De med svåra former av MJD förväntas leva till 30-40 år.
Vahşi kurtlara saldırırsanız size geri saldırırlar.Den som blir utsatt för en attack av vargar bör försöka att kämpa mot vargarna.
Kurucuları "vahşi kapitalist rejimi" değiştirmeye çalışmaktadırlar.Den reformerar hastigt ett uselt kapitalistsamhälle.”
Hem vahşi hem de evcil hayvanlar aracılığıyla yayılır.Sjukdomen överförs både från vilda och tama djur.
Great Basin Ulusal Parkı vahşi fauna bakımdan da zengindir.Abisko nationalpark är känt för sin rika flora, men även djurlivet är välutvecklat.
Kayıtlardaki vahşi en büyük Sibirya kaplanı 384 kg. ağırlığındaydı.Найбільший зареєстрований амурський тигр важив 384 кілограми.
İki vahşi çizmenin arasında kaldık.Перебувала у двох цивільних шлюбах.
Askerlerini ve subaylarını vahşice cezalandırırdı.Демонстрантів жорстоко побили солдати та поліціянти.
Saint Blaise) vahşi hayvanların koruyucu azizidir.Святий Євстахій вважається покровителем мисливців.
Resimlerine Vahşi Batı'yı ve Kızılderilileri konu etmiştir.Як прихильник неоромантизму, зображував на своїх полотнах Дикий Захід та індіанців.
Eskiden ormanlık olan bölgede çeşitli vahşi hayvanlar yaşarmış.В останні роки деякі групи тварин почали постійно населяти ліси.
Her hayvan vahşi değildir.Не всі тварини є дикими.
Vahşi hayvanları görmek için Afrika'ya gitti.Він поїхав до Африки, щоб побачити диких тварин.
Diğer Siu liderleri ile birlikte Buffalo Bill'in Vahşi Batı Şovu'nda dolaşmıştır.Společně s ní vystupoval v Buffalo Bill's Wild West.
Ay Kurtları, vahşi kovan dünyası Cthonia’dan alınan insanlardan kurulmuştur.Hvězdní pěšáci kapituly Měsíčních vlků byli vytvořeni z lidských zdrojů planety Cthonia.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.Děj je zasazen do prostředí divokého západu.
Çukur Dönüş Çevengur Can Muhteşem Vahşi DünyaVracovská lípa Zdebořická lípa
Great Basin Ulusal Parkı vahşi fauna bakımdan da zengindir.Fauna národního parku je také bohatá.
Düzlüklerde vahşi olarak bulunabilir.V Prysku mohou být pyšní.
Glam metal türünün sözleri hedonizmden ve vahşi davranışlardan oluşuyordu.Glam metal se vyznačuje hédonistickými texty a živelným chováním.
Meyveleri vahşi hayvanlar tarafından yenir.Dužnaté plody jsou šířeny zvířaty.
Bu yüzden warglar olan vahşi kurtları da yardıma getirmiştir.S tím mu pomáhali i vlci.
Vahşiliğe varan bir barbarlık; ama beni onurlandırıyor.Což zní morbidně, ale je to pravda.
Bir günde iki vahşi cinayet işlenmesi halkı paniğe ve korkuya sürükledi.V minulosti jasné komety způsobovaly mezi veřejností paniku a hysterii.
Uluslararası toplum bu saldırıyı kınamış ve "vahşi bir katliam" olarak nitelendirmiştir.Mezinárodní společenství čin odsoudilo a prohlásilo za teroristický.
Dedektif Eric Matthews, vahşi bir cinayetin kanlı sonuçlarını araştırmaktadır.Detektiv James Sachs se ujímá vyšetřování série vražd.
Nijer Nehri'ne yaklaştıkça, insanlar vahşileşiyordu.Později po přítoku Volhy, řece Bělé se stáhly do Ufy.
Öyküde C. Auguste Dupin, Paris'te iki kadının vahşice öldürüldüğü cinayetin sırrını çözer.C. Auguste Dupin este un bărbat din Paris care rezolvă misterul uciderii brutale a două femei.
At bir süre sonra "vahşi ve şeytani" özellikler göstermeye başlar.Calul manifestă înclinații „fioroase și demonice”.
Vahşi doğada kaplanlar 5 m. kadar yükseğe ve 9–10 m. kadar uzağa zıplayabilirler.În timpul vânătorii, tigrul poate sări până la 5 m în înălțime și până la 9–10 m în lungime.
Uluslararası toplum bu saldırıyı kınamış ve "vahşi bir katliam" olarak nitelendirmiştir.Comisia Europeană a condamnat atacul, numindu-l „un act barbar”.
Ayılar çok vahşi ve yırtıcı hayvanlardır.În general, suidele sunt animale sălbatice și agresive.
Arazi çıplak ve vahşi görünüşlüdür.Suprafața sa este albă și lucioasă.
(Darwin bu kabileleri "sefil ve rezil vahşiler" olarak tanımlıyordu.)Groenlandezii i-au numit pe aceștia Skraelinger ("slăbănogi" sau "urâți").
Oyun, 1880'lerin Vahşi Batı'sında geçmektedir.A játék az 1880-as évek Vadnyugatán játszódik.
Los Angeles’taki diğer glam metal gruplarına göre daha vahşi ve tehlikeli bir tarz benimsemişlerdir.Los Angeles-i glam metal kortársaikkal ellentétben ők sokkal nyersebbnek és veszélyesebbnek tűntek.
2003'te Çevre, Doğal Kaynaklar ve Vahşi Hayat Bakanlığı'nda bakan yardımcısı olarak görev almıştır.2003-tól ő volt a miniszterhelyettes a Környezet, Természeti Erőforrások és Vadvilág Minisztériumában.
Vahşi yaşamNézd élőben
Dünyadaki ılıman vahşi doğanın son örneklerinden biridir ve Güney Batı Vahşi Bölgesini de içerir.A világ egyik utolsó kiterjedt mérsékelt övi vadonja, amely magában foglalja a South West Nemzeti Parkot.
Hem vahşi hem de evcil hayvanlar aracılığıyla yayılır.Többnyire vadon élő és háziállatok terjesztik.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.A témájuk a Vadnyugat.
Bazıları vahşi hayvan şeklindedir.Némely edény állatfej formájú.
Diğer Siu liderleri ile birlikte Buffalo Bill'in Vahşi Batı Şovu'nda dolaşmıştır.Hétéves volt, amikor az apja elvitte Buffalo Bill vadnyugati műsorára.
Linç eylemlerini, kızılderililerin topraklarının gasp edilmesini ve vahşi kapitalizmi eleştirir.Ezért elhatároztam, fiatal barátaim, hogy mesélek róla, elbeszélem az indiánok életét, mostoha sorsát.
Benim vahşi kıskanç aşkımı") Bundan sonra Düka aleyhinde çalışmayacağına yemin eder.Szuppiluliumasz a vereség után megesküdött, hogy nem állt szándékában Kádesre támadni.
Vahşi insanların burada yaşamış olabileceği tahmin ediliyor.Itt feltehetőleg munkások laktak.
İlgili Sayfalar