vahşi ile cümle

vahşi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Beyazlar Apaçileri bütün Kızılderililer arasında en vahşi ve en tehlikeli ulus olarak görüyordu.L'animal était, aux yeux des peuples autochtones de l'Arctique, le plus dangereux de tous.
Bu eserimde çoğu zaman William'ı övdüm ancak bu vahşice katliam hakkında iyi bir şey söyleyemem.He alabado con frecuencia a Guillermo en este libro, pero no puedo decir nada bueno de su brutal matanza.
Bazıları vahşi hayvan şeklindedir.Algunos parecen bestias.
Vahşi hayvanlara zarar vermeyin.No acoses a los animales marinos.
Diğer bir insan topluluğu ise Vahşilerdi.Otra de sus bandas fue Seres Humanos.
Great Basin Ulusal Parkı vahşi fauna bakımdan da zengindir.La fauna del parque nacional es también rica.
Doñana Ulusal Parkı doğal bir park ve güney İspanya'da vahşi yaşam barınağı konumundadır.El parque nacional de Doñana es un parque nacional y refugio de vida silvestre en el suroeste de España.
İran'da vahşi yaşam flora, fauna ve doğal habitatlarını kapsamaktadır.La biota silvestre de Japón incluye su flora, fauna y hábitats naturales.
The West: vahşi batı temalı rol yapma oyunu.The West: Juego de rol en un ambiente vaquero.
Pax: Bir vahşi asmadır.Jack Straw: Es un espantapájaros viviente.
Kadınların ırzına geçerler, vahşice işkence yaparlar.Los hermanos implacablemente la violan y torturan.
Bütün bu hayvanlar vahşi yaşamlarında ve özgür bir biçimde yaşamaktadırlar.Todas este especies animales viven en libertad.
Bu şarkıda LeToya vokalleri ve sözleriyle "vahşi bir kişilik" takınır.Como aquella vieja broma de escribir la palabra "venta" con un dedo en un coche sucio.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.Está ambientado en el salvaje oeste.
Bilinen bir başka gerçek de Kıbrıs adasında hiçbir zaman vahşi kedilerin yaşamamış olduğudur.Un hecho curioso es que dentro de la isla no habita ningún perro.
Zamanla, "vahşi", "yabani", "ilkel" ve "uygarlaşmamış" kelimeleriyle anlamdaşlık göstermiştir.Durante la Primera Ola la población se podía distinguir entre "primitiva" y "civilizada".
Sonrasında Tenten Afrika'nın vahşi doğasını keşfe çıkar.De él surgirá posteriormente el libro Animales salvajes de África oriental.
Bu ağaç, çoğunlukla erozyon kontrolü ve vahşi hayata yiyecek sağlamak için dikilir.Esta planta se utiliza a menudo como forraje y para el control de la erosión.
Sizce hangi taraf daha vahşi olabilir?¿Qué otro rostro podría ganar mejor un cetro?
Meyveleri vahşi hayvanlar tarafından yenir.Es perseguida como carne por animales silvestres.
"Vahşi Çocuk") Fransız Teknik death metal grubu Gojira'nın 5.stüdyo albümüdür.L'Enfant Sauvage es el quinto álbum de la banda francesa de death metal Gojira.
Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler timsah yavrularına düşkündür.Sus vistosos colores y complejos cantos los han convertido en apreciadas aves de jaula.
Bu vahşi kıyımda bir tek Ljuban Jednak hayatta kaldı.Sólo yo tengo la clave de esta parada salvaje.
Romanları egzotik yerlerde ve Vahşi Batı'da geçer.Por ejemplo, lo hace en Going Abroad y The World My Wilderness.
LaVeyan satanistlere göre, Şeytan; insanın vahşi doğasını temsil etmektedir.Por último, como deidad, Pan representaba a toda la naturaleza salvaje.
Surma, vahşi ölümün kişileşmiş hâli.Surma, personificación de la muerte violenta.
Vahşi ortamda ortalama ömürlerinin yırtıcıların varlığı nedeniyle daha düşük olduğu düşünülmektedir.El promedio de vida en estado salvaje es más bajo que en cautiverio, debido a la depredación.
Güneş vahşi bir renk aleviyle batıyor.Il sole sta tramontando in una fiamma selvaggia di colore.
Oyun 1911'in Vahşi Batı'sında, ABD ile Meksika sınırı arasındaki bölgede geçmektedir.Il gioco è ambientato nel 1911 lungo la frontiera tra gli Stati Uniti e il Messico.
Ojeda yerlilere karşı vahşiliğiyle ünlüydü.Harmon era famoso per le atrocità nei confronti degli indiani.
Vahşi olarak yaşayan nüfusu 420 olarak tahmin edilmektedir.La popolazione residua in natura è stimata intorno ai 420 esemplari.
Apollon’un ikiz kız kardeşi, vahşi doğa, avcılık,okçuluk ve ay tanrıçası.Artemide - sorella gemella di Apollo e dea della caccia, della natura selvaggia, degli animali e della luna.
Vahşi hayvanlara zarar vermeyin.Essa non si estendeva agli animali selvaggi.
John the Savage (Vahşi): Linda ve Thomas’ın oğludur.John Il selvaggio, figlio naturale di Linda e del Direttore Thomas 'Tomakin'.
Vahşi kurtlara tükürürler.Eventuali avvistamenti di lupi.
Dizi, Vahşi Batı temalı bilim kurgu olarak farklı tarzları birleştirmesiyle hatırlanmaktadır.Questo metodo, raccomandato dalla Soil Science Society of America, contempla diverse varianti.
Hızlı ve vahşi harekât İtalyanları savunmasız bırakmıştır.La velocità e la violenza della campagna lasciarono attoniti gli italiani.
Nijer Nehri'ne yaklaştıkça, insanlar vahşileşiyordu.Infatti, grazie alla vicinanza del fiume omonimo, le terre del villaggio erano molto fertili.
Vahşı ve deli adam isimli skeciyle tekrar komediye döner.Formerà poi una Stable con Super Crazy e Psicosis chiamata The Mexicools.
Vahşi gri sakalı dallar ve yosunlardan yapılmış bir hasır gibiydi.Malvagie creature che sarebbero un misto degli elfi e degli orchi.
Köpek sahibini kaybetti ve vahşileşti.Собака потеряла хозяина и одичала.
Vahşi bir at gibi gemimi ısırıyorum.Я, как дикий конь, грызу удила.
İnsandan daha vahşi bir canlı yok ki doğada.В природе нет создания более дикого, чем человек.
Oyun, 1880'lerin Vahşi Batı'sında geçmektedir.Сюжет переносит игрока на Дикий Запад в 1889 год.
En vahşi hayallerimin de ötesinde zenginim.Он далеко перешагнул самые смелые мои мечтания.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.Действие происходит на Диком Западе.
Vahşi hayvanlar birbirlerini parçalar, insanlar birbirleriyle ya da vahşi hayvanlarla kıyasıya dövüşürlerdi.Зверь повержен, человечки рады друг друга видеть.
Bu şehir, vahşi batı dönemlerinde, "gerçek vahşi batı" olarak bilinmekteydi.Данный район назывался у военных «Диким Западом».
Diğer Siu liderleri ile birlikte Buffalo Bill'in Vahşi Batı Şovu'nda dolaşmıştır.Работал вместе с Буффало Биллом в его «Шоу Дикого Запада».
Seçenekler, mantığın timsali İnsanlar ile vahşi ve savaşçı ırk Magmarlardır.Там, кроме людей, живут ведьмы и разумные бронированные медведи.
Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler timsah yavrularına düşkündür.Молодые собаки интересуются и пернатой дичью.
Vahşi doğada kaplanlar 5 m. kadar yükseğe ve 9–10 m. kadar uzağa zıplayabilirler.Во время охоты тигр способен прыгать на высоту до 5 м и на 9—10 м в длину.
İran'da vahşi yaşam flora, fauna ve doğal habitatlarını kapsamaktadır.Дикая природа Мьянмы включает его флору и фауну, и их естественную среду обитания.
Vahşi kurtlar lamalardan kaçar.Волкам удаётся сбежать с награбленным.
Surma, vahşi ölümün kişileşmiş hâli.Смерть — персонификация смерти мужского рода.
Apollon’un ikiz kız kardeşi, vahşi doğa, avcılık,okçuluk ve ay tanrıçası.Артемида - богиня диких животных, охоты и лунного света.
Ama asıl vahşi kurşun Tara'ya gelir.Главное оружие — таран.
Bu gözler canlandığında vahşi bir hayvan gibi avlanacaktır."Они выглядели так, будто над ними поработал дикий зверь».
Vahşi doğadaki en son bireyi 1930 yılında vurulmuştur.Последняя особь была поймана в дикой природе 1913 году.
Buna karşın vahşi hayattaki konumları endişe vericidir.Однако состояние дома по-прежнему вызывает опасения.
İlgili Sayfalar