vahşi ile cümle
vahşi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Vahşi Batı'da babası öldürülen bir genç kız, babasının intikamını almak için paralı silahşor tutar.Az egyikük Pöröly kisöccse, Hatlövetű, aki bátyja halálát akarja megbosszulni.
Vahşi kurtlara tükürürler.Zeneszerző Farkas Ödön.
Nijer Nehri'ne yaklaştıkça, insanlar vahşileşiyordu.Gubaha alatt a folyó erősen szennyezett.
Linç eylemlerini, kızılderililerin topraklarının gasp edilmesini ve vahşi kapitalizmi eleştirir.Hän arvosteli lynkkayksia, intiaanien maiden viemistä ja Yhdysvaltain liike-elämän raakuutta.
Glam metal türünün sözleri hedonizmden ve vahşi davranışlardan oluşuyordu.Näiden glam metal -yhtyeiden sanoitukset painottuivat nautinnonhakuisuuteen ja villiin käytökseen.
Vahşi kurtlara tükürürler.Vakiona vilkut.
Küçük oldukları için vahşi yaşamı rahatsız etmezler.Se ei ole vaarallinen ihmiselle sen pienen koon vuoksi.
Ormanda ağaçlar tarafından vahşice tecavüze uğrar.Seuraa miesten välinen väkivaltainen yhteenotto metsässä.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.Sarjan tapahtumat sijoittuvat villiin länteen.
Vahşi doğadaki en son bireyi 1930 yılında vurulmuştur.Viimeinen luonnonvarainen susi ammuttiin vuonna 1926.
Bu bölümde savanalardaki vahşi yaşam anlatılıyor.Tällä alueella puhutaan yleisesti Savonlinnan seudun välimurteita.
Vahşi hayvanlar ormanda yaşarlar.Villipedot elävät metsässä.
Hem vahşi hem de evcil hayvanlar aracılığıyla yayılır.Η ασθένεια μεταδίδεται τόσο από άγρια όσο και από οικόσιτα ζώα.
Yemek konusunda bazen vahşileşebilmektedir.Μερικές φορές μαγειρεύεται με ρεβίθια.
En vahşi hayallerimin de ötesinde zenginim.Η φύση είναι συνήθως πλουσιότερη σε φαντασία από εμάς.
At bir süre sonra "vahşi ve şeytani" özellikler göstermeye başlar.Τότε ξυπνούν τα αρχέγονα «τέρατα και κτήνη».
Rottweiler, genel olarak vahşi ve tehlikeli bir ırk olarak görülür.Το Κουρτσχααρ γενικά θεωρείται μια υγιής ράτσα.
Berserker'in kelime anlamı "vahşi savaşçı, çılgına dönmüş olan"dır.Το πολεμικό του όνομα, Πρατσάντα, σημαίνει «ο άγριος».
Uluslararası toplum bu saldırıyı kınamış ve "vahşi bir katliam" olarak nitelendirmiştir.Η Αφρικανική Ένωση καταδίκασε την πράξη και τη χαρακτήρισε "απόπειρα πραξικοπήματος".
Vahşi kurtlar lamalardan kaçar.Οι λυκάνθρωποι το έχουν σκάσει.
Fareler vahşi hayvanlardan kaçmak için tünel kazmak zorundaydı.Τα αγκάθια χρησίμευαν για να αμύνεται από τα αρπακτικά ζώα.
Tom vahşi.Ο Τομ είναι βίαιος.
Bu sırada çok vahşi görünüşlü bir kadın, Kundry, ortaya çıkar.En vild kvinde, Kundry, styrter ind.
Los Angeles’taki diğer glam metal gruplarına göre daha vahşi ve tehlikeli bir tarz benimsemişlerdir.I modsæting til deres samtidige inden for glam metal i L.A., blev de set som mere rå og farlige.
1962 ormanda vahşice öldürülmüş 14 ceset, arasında 12 çocuk ve 2 yetişkin şahıs, bulunur.I 1972 fandt man en gruppe særdeles velbevarede mumier bestående af seks voksne og to børn.
CR: (Kritik tehlikede): Vahşi yaşamda soyu tükenme tehlikesi had safhada (extreme) olan türler.Truet: Sårbar (VU): Der er en stor risiko for at arten uddør i vild tilstand på længere sigt.
Saint Blaise) vahşi hayvanların koruyucu azizidir.Sankt Johannes (Johannes Døberen) var kvæghyrdernes skytshelgen.
Doğada düşük yoğunlukta bulunmaları ve iyi gizlenmeleri sebebi ile vahşi yaşamda görülmeleri çok zordur.Hermed opnås gode skjulesteder for vildt.
Karındeşen Jack'in yöntemleri vahşiceydi.Ordoviciske muslingers lukkesystem var primitivt.
Şişli'de ölü bulunmuş, gasba uğramış, vahşice öldürülmüştür.Armé, blev dræbt, blev Hausser cfef.
Düzlüklerde vahşi olarak bulunabilir.Den er muligvis vildtvoksende her.
Surma, vahşi ölümün kişileşmiş hâli.Det var at glemme, at mennesket er dødeligt.
Kadınların ırzına geçerler, vahşice işkence yaparlar.De har filmet sig selv, voldtage og torturerer deres ofre.
Az kökü Azman (Vahşi Hayvan) sözüyle de yakından alakalıdır.Antennene er forholdsvis korte (når omtrent bak til midtveis på pronotum) og sagtakkede.
Bu, Sovyetler'in vahşi Kızıl Devrimi ya da İran Şahı'nın Beyaz Devrimi gibi değil.Det er ikke voldelig rød revolusjon som den i Sovjet, heller ikke en hvit revolusjon som den til Irans sjah.
Erkekler oldukça fazla derecede bölgelerini savunur ve boyutlarına göre çok vahşidirler.Hannene er ekstremt territoriale og gjerne svært voldsomme i forhold til størrelsen.
Vahşi kurtlara tükürürler.Lever sammen med ulverytterne.
Ülkenin çoğu bölgelerinde vahşi hayvanlar bulunur.Det er her man finner det meste av dyrelivet i Belgia.
Ama sadece üç kişi kurtulmuş diğerleri vahşice öldürülmüştür.Tre andre personer var i livsfare, men ble reddet.
Bu gözler canlandığında vahşi bir hayvan gibi avlanacaktır."Når det kommer til kamper oppfører han seg som et villdyr.
Parkın yaklaşık %95'inde vahşi yaşam vardır.Omtrent 95% av parken er utpekt som villmark.
Saint Blaise) vahşi hayvanların koruyucu azizidir.Santo Blasius adalah santo binatang buas.
Kısmen göçebe olan bu kuşlar, genellikle vahşi bambu tohumlarının bol olduğu bölgelerde yuvalarını kurarlar.Selain dari teror-teror itu, rumah itu sering di kelilingi bau-bau kentang yang sedang direbus.
Tam bir centilmen olduğu halde derinlerde vahşi bir aslan saklıyor.Walaupun kini sudah menjadi raja, di dalam hatinya, dia tetaplah seekor singa hutan.
Büyük evcil bir nüfusa ek olarak, küçük korunmasız vahşi bir yak nüfusu vardır.Di alam liar hanya sedikit populasi kerbau liar yang masih hidup.
Fareler vahşi hayvanlardan kaçmak için tünel kazmak zorundaydı.Manusia purba memanfaatkan anjing untuk mengusir hewan liar pengganggu manusia.
Vahşi doğada Afrika aslanı, sadece Afrika kıtasının bazı bölümlerinde bulunur.Tetapi sekarang habitat singa hanya di sebagian kecil anak benua India dan Afrika.
Hâlen bu türden sadece 80 civarında hayvan vahşi hayatta yaşamaktadır.Hiện nay chỉ còn khoảng 80 loài sống trong môi trường hoang dã.
Vahşi hayvanlara zarar vermeyin.Không run sợ trước lũ thú cuồng bạo.
Moğol vahşi eşeği (Equus hemionus hemionus) bölgede yok olmuştur.Lừa hoang Mông Cổ (Equus hemionus hemionus).
Bu dönemdeki yozlaşmış insanların davranışları vahşi hayvanlarınkine benzetilir.Trong kỷ này xuất hiện phổ biến các loài bò sát tương tự như động vật có vú.
Hem vahşi hem de evcil hayvanlar aracılığıyla yayılır.Bệnh truyền nhiễm từ cả động vật hoang dã lẫn thú nuôi.
Bozdiyar'de az sayıda vahşi yaşar.Có rất ít động vật có vú ở Maldives.
Cesareti vahşilikten uzaktır.Ý chỉ Lê Thọ Vực rất hung bạo.
Buradaki vahşi hayat hafiftir.Cuộc sống người dân nơi đây rất yên lành.
Doğa ile özdeşleştirilmiş, özellikle bazı vahşi hayvanlarla ilişkilendirilmiştir.Cần tránh tiếp xúc với các loài động vật khác, đặc biệt là chuột.
Arazi çıplak ve vahşi görünüşlüdür.Địa hình đặc trưng của tỉnh là hoang dã và gồ ghề đẹp mắt.
Köpek vahşileşir ve sonunda intikam için sahibini öldürür.Hổ là loài nhớ dai, thù lâu, nên nó sẽ trả thù đến tận cùng, đến tàn khốc.
"Kan Mirası: Kapsamlı Vahşi Filmler Rehberi".“Phim hành động hấp dẫn: Dòng máu anh hùng”.
Fareler vahşi hayvanlardan kaçmak için tünel kazmak zorundaydı.Các nhà bảo tồn cho rằng cần phải tiêu hủy các sản phẩm hổ từ đường dây tiêu thụ động vật hoang dã.
İlgili Sayfalar