vahşi ile cümle
vahşi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu eserimde çoğu zaman William'ı övdüm ancak bu vahşice katliam hakkında iyi bir şey söyleyemem.私はこの本の中でよくウィリアムを称揚するが、この凶悪な虐殺については何も良いことは言えない。
Vahşi doğadaki en son bireyi 1930 yılında vurulmuştur.1921年に野生の最後の一頭が射殺された。
Sizce hangi taraf daha vahşi olabilir?どちらがいっそう、バッカイらしく見えるだろうか。
Ancak, çözülebilir Lie cebiri sınıflandırma 'vahşi' bir sorundur, ve genel olarak başarılı olmaz.しかし、可解リー代数の分類は「手に負えない」問題であり、一般には完成できない。
Bedeni çok güçlü olduğundan vahşi davranışlar sergilediğinde tehlikeli olur.魔物が強力すぎると精神を冒され危険。
Üstelik ada tehlikelerle doludur, birçok insan yiyen vahşi çiçek türleri bulunmaktadır.ほかにも多くの動物が生息しており、絶滅危惧種のウミガメも多くの種類が生息している。
1946 yılında Lopé-Okanda Vahşi Yaşam Alanı kurulduğunda Gabon'un ilk korunan alanı oldu.1946年にロペ=オカンダ野生動物保護区が創設された際に、最初に保護された地域である。
Vahşi bir digimondur.絶対的野生児。
1940'ların sonu ve 1950'lerin başında EC Comics gibi vahşi suç ve korku öğeli çizgi romanların artması.1940年代後半から1950年代前半にかけて、多数の暴力表現と流血沙汰を含んだ作品で悪名高いECコミックの大きな成功に伴い、恐怖漫画や実録犯罪漫画が台頭した。
Apollon’un ikiz kız kardeşi, vahşi doğa, avcılık,okçuluk ve ay tanrıçası.前世ではアポロンの双子の妹で、月と狩猟の女神。
Fareler vahşi hayvanlardan kaçmak için tünel kazmak zorundaydı.チュンリー 動物園から脱走した動物を捕獲するべく行動している。
(Darwin bu kabileleri "sefil ve rezil vahşiler" olarak tanımlıyordu.)バードはそのような開拓者を「野蛮人で破壊者」だと考えていた。
Bu bireylerin vahşi cinayet işlemediği saptanmıştır.彼女は殺人を信じられないと言った。
Küçük oldukları için vahşi yaşamı rahatsız etmezler.体が小さいからといってバカにされるのが嫌い。
Vahşi yaşamın yeniden canlandırılmasına yönelik yetiştirme programları üzerinde çalışılmaktadır.実は蛮野のバックアップとして用意した復活プログラムが仕込まれている。
Çok vahşi olma Jack.ジャック、そんなに乱暴に振る舞うな。
Bu ormanda çok vahşi hayvanlar var.この森に多い野生動物がいます
Vahşi hayattaki su aygırları 30 ile 40 yıl yaşarlar.野生鴕鳥的壽命為30至40年。
Yerel insanlara, vahşi yaşama veya çevreye zarar veya zarar verme tehlikesi kabul edilemez."因圖利而危害到當地人、野生動物或環境是不能接受的。
CR: (Kritik tehlikede): Vahşi yaşamda soyu tükenme tehlikesi had safhada (extreme) olan türler.极危(Critically Endangered, CR):野生种群即将面临绝灭的机率非常高。
Vahşi doğa, Dünya üzerinde insan etkinliği ile belirgin değişikliğe uğramayan bir doğal çevre.荒野,是地球上尚未受到大規模人類活動改造的自然地帶。
Bu bireylerin vahşi cinayet işlemediği saptanmıştır.法院认定,二人没有参与合谋杀人。
Ama sadece üç kişi kurtulmuş diğerleri vahşice öldürülmüştür.只有3人成功逃脱,其余人全部被处决。
Vahşi doğada yapayalnız..."사막에서는 조금 외롭구나..."
Beslenemez, eğitilemezler kurtlar arasında en vahşi olanıdır.먹이가 부족하면, 이는 늑대 구성원 중 새끼에게 가장 큰 부담이 된다.
Ayrıca vahşi yaşamın korunması için de önemli bir alandır.또, 목숨과 건강을 유지하는 데 중요한 신호 가운데 하나이다.
1950'lerde önlem alındığında vahşi ortamda sadece 25 birey kalmıştı.1950년대에 25마리 미만이 야생에서 서식하고 있다고 알려져 있었다.
Şu anda, bu kaplanları 2008 yılında vahşi doğaya salma amaçlı yetiştirme çabaları vardır.참고로, 초록뱀 미디어는 2008년에 일지매를 드라마로 제작한 적이 있다.
Küçük oldukları için vahşi yaşamı rahatsız etmezler.난폭한 남자들을 싫어하기 때문에 남자를 대하는 것이 서툴다.
Oyun, 1880'lerin Vahşi Batı'sında geçmektedir.עלילת הסרט מתרחשת במערב הפרוע בשנת 1880.
Yerel insanlara, vahşi yaşama veya çevreye zarar veya zarar verme tehlikesi kabul edilemez."פגיעה, או איום בפגיעה בתושבים המקומיים, חיות הבר או הסביבה אינם מתקבלים על הדעת"..
Surma, vahşi ölümün kişileşmiş hâli.זוהי משמעות מותה של הפרה.
Cesareti vahşilikten uzaktır.המרד דוכא באכזריות.
Tarihçi Earl F. Ziemke, bu muharebeyi "Savaşın en vahşi tank muharebelerinden biri" olarak nitelemektedir.החוקר ארל זיימקה מתאר זאת כ"אחד מקרבות הטנקים הפרועים ביותר של כל המלחמה".
Vahşi bir hayvan görünümündedir.אמר לו כמין חיה אני רואה.
Belli bir süreç sonunda vahşi kediler, yaklaşılabilir, nazlı ve nihayetinde bakılabilir hayvanlar oldular.לפני שנים רבות ניתן היה גם לראות כלבי פרא, צ'יטות ואריות אך הם נכחדו כמעט לגמרי.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.הסגנון שעליו מדבר הקליפ הוא על המערב הפרוע.
Vahşi kurtlar lamalardan kaçar.שאז מצוות נטילת לולב נוהגת מהתורה.
Oyun, 1880'lerin Vahşi Batı'sında geçmektedir.Действието се развива в Дивия Запад през 1880.
Tunus İnsan Hakları Birliği başkanı Muhtar Trifi, Tunus'taki avukatların "vahşice dövüldüğünü" kaydetmiştir.Моктар Трифи, президент на Лигата за човешки права на Тунис, казва, че адвокатите в Тунис са „зверски бити“.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.Действието се развива в Дивия запад .
Buradaki insanlar koyu tenli, başınabuyruk ve vahşidirler.Тукашните хора са будни, с кротък нрав и трудолюбиви.
Vahşi doğada yapayalnız...Вървиме ний самотни на светът...
Meyveleri vahşi hayvanlar tarafından yenir.Venatores: Сражаващи се с диви животни.
Sizce hangi taraf daha vahşi olabilir?И що е по-яко от лъв?
Nijer Nehri'ne yaklaştıkça, insanlar vahşileşiyordu.С приближаването до устието на река Великая, все по-често се срещат островчета.
Çünkü dönen kişi, saldırgan ve vahşi bir şekilde dönmüştür.Испанците отвръщат с брутално насилие и убийства.
Los Angeles’taki diğer glam metal gruplarına göre daha vahşi ve tehlikeli bir tarz benimsemişlerdir.За разлика от техните глем метъл съвременници в Лос Анджелис, те са „по-сурови“.
Başlarda Aşağı Mısır'ın koruyucu tanrıçası konumundaydı ve vahşi bir aslan olarak betimlenirdi.U početku smatralo ju se božicom zaštitnicom Donjeg Egipta, i prema tome prikazivana je kao razjarena lavica.
Vahşi doğa, Dünya üzerinde insan etkinliği ile belirgin değişikliğe uğramayan bir doğal çevre.Međutim tu je prirodni pejzaž potpuno izmijenjen djelovanjem čovjeka.
Vahşi ortamlarında 7-10 yıl kadar yaşarlar.Dožive 7-10 godina u prirodi.
Bu durum fareleri, sıçanları ve vahşi kedileri kendine çekti.Prijetnja su joj mačke i štakori.
Surma, vahşi ölümün kişileşmiş hâli.Harry ako jediný prežil smrtiacu kliatbu.
Kaleyi vahşi bir şekilde ele geçirdiler.Tí dali hrad opevniť.
Glam metal türünün sözleri hedonizmden ve vahşi davranışlardan oluşuyordu.Glam metal sa vyznačuje hedonistickými textami a živelným správaním.
Hem vahşi hem de evcil hayvanlar aracılığıyla yayılır.Loví divoké aj domáce zvieratá.
Kız olmasına rağmen son derece vahşi ve yetenekli bir savaşçı olarak adlandırılır.Napriek vysokému veku je stále považovaná za krásnu a elegantnú ženu.
Vahşi yaşamZasvätený život
Vahşi Irk filminde baş rolde oynamıştır.Hrala hlavnú rolu vo filme Divoká žúrka.
Great Basin Ulusal Parkı vahşi fauna bakımdan da zengindir.Şirvanský národný park je neobyčajne bohatý na vtáctvo.
İlgili Sayfalar