vahşet ile cümle
vahşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İhlalkar kuvvet geçmişiyle yeninden karşılaşınca, vahşet anıları canlanmaya başlar.Cuando el poder ilícito se encuentra con el pasado recuerdos de violencia vuelven a la memoria.
İhlalkar kuvvet geçmişiyle yeninden karşılaşınca, vahşet anıları canlanmaya başlar.Kiedy pogwałcona moc wyzywa przeszłość, powracają wspomnienia aktów przemocy.
İhlalkar kuvvet geçmişiyle yeninden karşılaşınca, vahşet anıları canlanmaya başlar.Kun loukkaava voima löytää menneisyyden- -muistot väkivallasta palautuvat mieleen.
İhlalkar kuvvet geçmişiyle yeninden karşılaşınca, vahşet anıları canlanmaya başlar.Når de krænkende kræfter rager op i fortiden, - - trænger minderne om volden sig på.
İhlalkar kuvvet geçmişiyle yeninden karşılaşınca, vahşet anıları canlanmaya başlar.När de kränkande krafterna råkar på det förflutna- -gör sig minnena från våldet påminda.
İhlalkar kuvvet geçmişiyle yeninden karşılaşınca, vahşet anıları canlanmaya başlar.Quando la forza usurpante sfida il passato, ricordi di violenza sono richiamati alla memoria.
İhlalkar kuvvet geçmişiyle yeninden karşılaşınca, vahşet anıları canlanmaya başlar.Quando o poder transgressor se cruza com o passado, memórias de violência vêm ao de cima.
İhlalkar kuvvet geçmişiyle yeninden karşılaşınca, vahşet anıları canlanmaya başlar.Όταν η παραβατική δύναμη συναντά το παρελθόν, ανασύρονται βίαιες αναμνήσεις.
İhlalkar kuvvet geçmişiyle yeninden karşılaşınca, vahşet anıları canlanmaya başlar.Когда разрушающая сила сталкивается с прошлым, это вызывает воспоминания о насилии.
Pinochet yönetiminde, bir vahşet yeri oldu. Bugün, çok sayıdaki kurbanları için bir anıt özelliği taşıyor.Za vlády Pinocheta sa stala miestom hrôzy, dnes je to pamätník mnohých jej obetí.
Pinochet yönetiminde, bir vahşet yeri oldu.Con Pinochet, se coinvirtió en un lugar de horror.
Pinochet yönetiminde, bir vahşet yeri oldu.Di bawah Pinochet, itu menjadi tempat horor
Pinochet yönetiminde, bir vahşet yeri oldu.Pod Pinochetovim vodstvom je postala kraj groze.
Pinochet yönetiminde, bir vahşet yeri oldu.Sotto Pinochet, diventò un luogo di terrore.
Pinochet yönetiminde, bir vahşet yeri oldu.Under Pinochet blev det en plats av skräck.
Pinochet yönetiminde, bir vahşet yeri oldu.Unter Pinochet wurde es ein Palast des Horrors.
Pinochet yönetiminde, bir vahşet yeri oldu.Za Pinocheta, stała się miejscem jak z koszmaru
Pinochet yönetiminde, bir vahşet yeri oldu.Την εποχή του Πινοσέτ έγινε ένα μέρος τρόμου.
Pinochet yönetiminde, bir vahşet yeri oldu.През времето на Пиночет, се превръща в ужасяващо място.
Pinochet yönetiminde, bir vahşet yeri oldu.При Пиночете она стала местом ужаса
Pinochet yönetiminde, bir vahşet yeri oldu..ותחת פינושה, היא הפכה למוקד זוועה
Pinochet yönetiminde, bir vahşet yeri oldu.今日ここは多くの犠牲者への 追悼の場所です
Ruanda ve diğer vahşetlere tanıklık ettik.21世紀に突入して まだ7年しか経過していませんが
Ruanda ve diğer vahşetlere tanıklık ettik.르완다에서 벌어진 잔인한 대학살을 목격해야 했습니다.
Ruanda ve diğer vahşetlere tanıklık ettik.Stalina, Hitlera, Mao, Pol Pota, Ruandy i innych ludobójstw,
Ruanda ve diğer vahşetlere tanıklık ettik.סטלין, היטלר, מאו, פול פוט, רואנדה והשמדות-עם נוספות,
Ruanda ve diğer vahşetlere tanıklık ettik.كل من ستالين , هتلر , ماو , بول بوت , رواندا و غيرها من إبادات جماعية
Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç.Den grymheten, det brutala våldet som de använde.
Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç.Diese Grausamkeit, diese schiere, rohe Gewalt, die sie zeigten.
Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç. Herhangi bir insani haysiyeti reddediş.A kegyetlenség, a brutális erő amit használtak, az emberi méltóság teljes semmibevétele.
Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç. Herhangi bir insani haysiyeti reddediş.Semplicemente la ferocità, la forza bruta che usavano, il disprezzo per ogni forma di dignità umana.
Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç. Herhangi bir insani haysiyeti reddediş.Просто яростта и силата, която ползваха, презрението спрямо човешкото достойнство...
Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç.Ich bezwzględność, brutalna siła, której używali
Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç.Keberingasannya saja, kebrutalan yang mereka lakukan
Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç.Krvoločnost, njihova surova sila,
Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç.La ferocidad, la fuerza bruta que emplearon.
Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç.Len tá zúrivosť, brutálna sila, ktorú používali.
Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç.Από την αγριότητα, την ωμή βία που χρησιμοποιούσαν.
Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç.Именно жестокость, открытая грубая сила, которую они использовали
Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç.הזוועות, הכוח המופרז ,שהתשתמשו בו
Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç.あらゆる人間の尊厳の無視
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.E nel corso di solo un paio di anni, San Francisco diventò la prima città "no-kill".
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.샌프란시스코는 최초로 동물 안죽이는 도시가 됐습니다.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.San Francisco a ajuns primul oraş unde nu se omoară animale.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.San Francisco est devenue la première ville sans euthanasie.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.San Francisco lett az első ölésmentes város.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.San Francisco se convirtió en la primera ciudad sin sacrificios.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.San Francisco stało się pierwszym miastem bez zabijania.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.San Francisco trở thành thành phố 'không giết' đầu tiên.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.San Fransisco menjadi kota pertama tanpa-pembunuhan
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.São Francisco tornou-se na primeira cidade que não matava. Não havia nenhum défice.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.Сан-Франциско став першим містом, де не вбивають.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.Сан-Франциско стал первым городом, где животных не убивают.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.Сан Франциско стана първият град без убийства.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.ללא גרעון. נתמכת לחלוטין על ידי הקהילה.
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.أصبحت سان فرانسيسكو أول مدينة بدون قتل
San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.赤字にもなりませんでした 全面的にコミュニティの支援を受けてです
-- şey değil, değil yanlış oldu, ek olarak bu konuştuğumuz vahşeti nasıl engelleriz.그와 더불어 무엇이 공포감을 일으키고, 공포에 빠지는 것을 막을 수 있을지 고려해야 한다고 지적했죠.
-- şey değil, değil yanlış oldu, ek olarak bu konuştuğumuz vahşeti nasıl engelleriz.במקום... לא במקום, בנוסף לניסיונות לעצור את המאורעות הללו.
-- şey değil, değil yanlış oldu, ek olarak bu konuştuğumuz vahşeti nasıl engelleriz.بدلاً عن -- ليس بدلاً عن، لكن بالإضافة الى وقف الفظائع التي تقلقنا جميعاً .
İlgili Sayfalar