vahşet ile cümle
vahşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.31
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
-- şey değil, değil yanlış oldu, ek olarak bu konuştuğumuz vahşeti nasıl engelleriz.調べた方がいいと指摘しました 確かにテロ行為は少なくともアメリカのメディアでは注目されますが
Şiddet. Hiç bitmeyen vahşet.Våld är brottet som aldrig slutar.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.Eén van de redenen dat geweld minder werd is dat men de slachtingen en het geweld beu was.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.Einer der Gründe warum die Gewalt sank ist, dass Menschen der Gewalt in ihrer Zeit überdrüssig wurden.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.Jedna z příčin poklesu násilí je, že lidem začala být odporná ta krveprolití a krutosti v jejich době.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.사람들이 자기 시대의 대학살과 잔인함에 넌덜머리가 났기 때문입니다.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.Одна з причин, чому зменшилось насилля - людям остогидли різанина та жорстокість в їхній час.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.Одна из причин сокращения насилия состоит в том, что людей стало тошнить от жестокости и резни в их время.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.אחת הסיבות לירידה באלימות היא שלאנשים נמאס מהטבח והאכזריות של תקופתם.
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.هو إن الناس سأمت من المذابح و القسوة خلال أيامهم .
Şiddetteki düşüşün nedenlerinden biri insanların kendi dönemlerindeki vahşet ve zulümden nefret etmeleri.変化してしまうと 当時の歴史的な基準に照らした場合以上に 野蛮であったと見なされます
Tanrı sevgisi ve inanç ile şiddet ve vahşetin kesiştiği noktada kendi arzusuyla duranlara taşıdı.신의 사랑과 믿음, 폭력과 범죄, 그리고 잔혹함의 교차점에 기꺼이 서는 사람들의 질문이었습니다.
Tanrı sevgisi ve inanç ile şiddet ve vahşetin kesiştiği noktada kendi arzusuyla duranlara taşıdı.lásky k bohu, víry, ale i násilí, zločinu a krutosti.
Tanrı sevgisi ve inanç ile şiddet ve vahşetin kesiştiği noktada kendi arzusuyla duranlara taşıdı.Божої Любові, віри, але насильства, злочинності і жорстокості.
Tanrı sevgisi ve inanç ile şiddet ve vahşetin kesiştiği noktada kendi arzusuyla duranlara taşıdı.הסוגייה של אלו העומדים מרצון בנקודת המפגש הזו של אלוהים, אמונה, אך אלימות ופשע ואכזריות.
Tanrı sevgisi ve inanç ile şiddet ve vahşetin kesiştiği noktada kendi arzusuyla duranlara taşıdı.السؤال من الذين يقفون في ذلك التقاطع عن طيب خاطر لمحبة الله، والإيمان ، وكذلك العنف والجريمة والقسوة.
Tanrı sevgisi ve inanç ile şiddet ve vahşetin kesiştiği noktada kendi arzusuyla duranlara taşıdı.交差する場所へ自ら足を運ぶ 人々の問題です 私の主要なテーマとなりました
Ve bizim şu konuda hemfikir olmamız gerekir: hiç bir konuşma, anlamsız vahşeti haklı çıkaramayacaktır.Und dazu müssen wir zustimmen: Es gibt keine Rede, die blinde Gewalt rechtfertigt. [Applaus]
Ve bizim şu konuda hemfikir olmamız gerekir: hiç bir konuşma, anlamsız vahşeti haklı çıkaramayacaktır.Y en esto debemos estar de acuerdo: no existe discurso que justifica la violencia insensata.
Ve bizim şu konuda hemfikir olmamız gerekir: hiç bir konuşma, anlamsız vahşeti haklı çıkaramayacaktır.وعلى هذا يجب أن نتفق: لا يوجد الكلام الذي يبرر العنف الطائش. [تصفيق]
Ve bizim şu konuda hemfikir olmamız gerekir: hiç bir konuşma, anlamsız vahşeti haklı çıkaramayacaktır.無実の人を殺す口実などありません
Ve buna tahammül edemediler. Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.Então decidiram fazer de São Francisco uma cidade que não mata.
Ve sadece birkaç yıl içerisinde, San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.A během jen několika let se San Francisko stalo prvním městem bez zabíjení.
Ve sadece birkaç yıl içerisinde, San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.A za niekoľko rokov sa zo San Francisca stalo prvé mesto, kde sa nezabíja.
Ve sadece birkaç yıl içerisinde, San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.Binnen de paar jaren werd San Francisco de eerste 'zonder moord'-stad.
Ve sadece birkaç yıl içerisinde, San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.Och på bara några år, blev San Francisco den första döds-fria staden.
Yıkımın, ölümün, mezhep çatışmalarının, ve vahşetin görüntülerini yayınlıyoruz.Bilder des Tötens, von religiösen Konflikten,
Yıkımın, ölümün, mezhep çatışmalarının, ve vahşetin görüntülerini yayınlıyoruz.문명과 문화 예술의 발원지였던 위대한 땅에서
Yıkımın, ölümün, mezhep çatışmalarının, ve vahşetin görüntülerini yayınlıyoruz.תמונות של הרג, של סכסוך עדתי, תמונות של אלימות,
Yıkımın, ölümün, mezhep çatışmalarının, ve vahşetin görüntülerini yayınlıyoruz.وصور القتل والصراعات الطائفية وصورالعنف
Yıkımın, ölümün, mezhep çatışmalarının, ve vahşetin görüntülerini yayınlıyoruz.しかし 残念なことに ここ10年で 私たちは自分たちのイメージを
İlgili Sayfalar