vahşet ile cümle
vahşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.É um processo muito violente que é pouco conhecido.
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.E' una procedura estremamente violenta di cui si sa poco.
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.Ez egy nagyon durva, kevéssé ismert folyamat.
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.Het is een erg gewelddadig proces dat bij weinigen bekend is.
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.이것은 거의 알려지지 않은 매우 잔혹한 과정입니다.
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.To bardzo okrutny proces, o którym nikt nie wie.
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.Това е много насилствен, малко познат процес.
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.Это очень жестокий процесс, о котором мало известно.
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.זה תהליך מאוד אלים שעליו ידוע רק מעט.
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.انها عملية عنيفة جدا والتي هي غير معروفة إلا القليل.
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.もちろん ホワイトタイガーはいろいろな形で人々を楽しませています
Burada yaşanan vahşeti duydunuz, değil mi?Chyba pan słyszał, jakie walki się tu toczyły?
Burada yaşanan vahşeti duydunuz, değil mi?Du har väl hört om våldsamheterna här?
Burada yaşanan vahşeti duydunuz, değil mi?Du har vel hørt om ødelæggelserne her?
Burada yaşanan vahşeti duydunuz, değil mi?Está ciente da violência que tomou conta deste local, certo?
Burada yaşanan vahşeti duydunuz, değil mi?Lo sa, vero, che questa città è stata devastata dalla rivoluzione?
Burada yaşanan vahşeti duydunuz, değil mi?Supongo que estará enterado de toda la violencia que hubo aquí.
Burada yaşanan vahşeti duydunuz, değil mi?Tiedäthän väkivaltaisuuksista täällä?
Burada yaşanan vahşeti duydunuz, değil mi?Δεν γνωρίζετε για τα βίαια γεγονότα που συνέβησαν εδώ;
Burada yaşanan vahşeti duydunuz, değil mi?Ты ведь знаешь о насилии, которое здесь произошло?
Bu vahşet salgınının arkasındaki bilimsel gerçekleri bilmememizin, bize bir yararı yok.우리는 전염적 폭력의 저 편에 깔린 과학을 이해하지 못하고서는 이익을 얻을 수 없습니다.
Bu vahşet salgınının arkasındaki bilimsel gerçekleri bilmememizin, bize bir yararı yok.No nos beneficia el no conocer la ciencia de la epidemia de la violencia.
Bu vahşet salgınının arkasındaki bilimsel gerçekleri bilmememizin, bize bir yararı yok.これを含めた23の大統領行政上措置を本日発表します
Delacroix da olup bitenleri penceresinden seyrediyor. yaşanan vahşet gerçekten ürkütücü boyutlarda.A Delacroix sa na tento výjav pozerá z okna. Harris: Zobrazené násilie je naozaj odstrašujúce.
Delacroix da olup bitenleri penceresinden seyrediyor. yaşanan vahşet gerçekten ürkütücü boyutlarda.E Delacroix sta osservando questa scena dalla sua finestra. >>HARRIS: E la violenza fa veramente paura.
Delacroix da olup bitenleri penceresinden seyrediyor. yaşanan vahşet gerçekten ürkütücü boyutlarda.Zobrazení postavy vlevo dole je nemilosrdné.
Delacroix da olup bitenleri penceresinden seyrediyor. yaşanan vahşet gerçekten ürkütücü boyutlarda.І Делакруа спостерігає це зі свого вікна. Гарріс: І насильство справді було жахливим
gerekli. Bize diyecekler ki, bu tür vahşetin arkasındaki sebepler çok karmaşık, ve bu doğru.Chúng ta sẽ được nói cho biết rằng những nguyên nhân gây ra bạo lực rất phức tạp, điều đó đúng.
gerekli. Bize diyecekler ki, bu tür vahşetin arkasındaki sebepler çok karmaşık, ve bu doğru.Ci verrà detto che le cause di questa violenza sono complesse, ed è vero.
gerekli. Bize diyecekler ki, bu tür vahşetin arkasındaki sebepler çok karmaşık, ve bu doğru.Nam powiedzą że przyczyny takiej przemocy są złożone, i to prawda.
gerekli. Bize diyecekler ki, bu tür vahşetin arkasındaki sebepler çok karmaşık, ve bu doğru.On nous dit que les causes de tant de violence sont complexes, et c'est vrai.
gerekli. Bize diyecekler ki, bu tür vahşetin arkasındaki sebepler çok karmaşık, ve bu doğru.Se no dirá que la causa de dicha violencia es compleja, y eso es cierto.
gerekli. Bize diyecekler ki, bu tür vahşetin arkasındaki sebepler çok karmaşık, ve bu doğru.нам скажут, что причины этих трагедий чрезвычайно сложны, и это будет правдой.
gerekli. Bize diyecekler ki, bu tür vahşetin arkasındaki sebepler çok karmaşık, ve bu doğru.سيخبروننا بأن اسباب هذا العنف معقدة، وهذا صحيح.
gerekli. Bize diyecekler ki, bu tür vahşetin arkasındaki sebepler çok karmaşık, ve bu doğru.我們將會被告知,造成這些暴力的原因是複雜的,而這理由是正確的
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Codzienny widok umierających ludzi, widok mojej płaczącej matki, to tak jak bym został wychowany w przemocy.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Elke dag mensen zien sterven, mijn moeder zien huilen.. het was alsof ik in geweld werd opgevoed.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.J'ai vu des gens mourir tous les jours, ma mère pleurer. C'est comme si j'avais été élevé dans la violence.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.매일 사람이 죽는 것을 봤고, 어머니는 매일 울었습니다. 저는 폭력 속에서 자라났습니다.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Nhìn thấy người chết mỗi ngày, tiếng mẹ khóc, nó giống như thể tôi lớn lên trong bạo lực.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Să văd oameni murind în fiecare zi, pe mama plângând, este ca şi cum aş fi fost crescut în violenţă.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Sehen wie jeden Tag Menschen sterben, wie meine Mutter weint, es ist als ob ich in Gewalt aufgewachsen bin.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Vedere gente morire ogni giorno, mia madre piangere, è come essere cresciuto nella violenza.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Ver pessoas morrer todos os dias, a minha mãe a chorar, eu fui criado no meio da violência.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Viendo cada día a personas muriendo, a mi madre llorando, es como si hubiera sido criado en la violencia.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Видя, как каждый день умирают люди, как плачет моя мать, я рос в жестокости.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Виждах хора да умират всеки ден, майка ми да плаче, като че ли бях отгледан сред насилие.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.לראות בני אדם מתים מידי יום, את אמי בוכה, זה כאילו שגדלתי בתוך אלימות.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.رأيت الناس يموتون يومياً، والدتي تبكي، مثل أنني نشأت في دوامة العنف.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.母は泣いていた 僕は「暴力」に育てられたんだ だから「戦争の落とし子」ってわけさ
Hiç bitmeyen vahşet.A ofensa que nunca cessa.
Hiç bitmeyen vahşet.È l'offesa che non cessa mai.
Hiç bitmeyen vahşet.Es la ofensiva que nunca cesa.
Hiç bitmeyen vahşet.Forbrydelsen der aldrig forsvinder.
Hiç bitmeyen vahşet.Ona nie zna końca.
Hiç bitmeyen vahşet.Se on päättymätön rikos.
Hiç bitmeyen vahşet.Μία ασταμάτητη επιθετικότητα.
Hiç bitmeyen vahşet.Оно никогда не прекратится.
Hoşgörü eksikliği ve vahşet en başta Batı'yı hedef alıyor olabilir ancak zaman içinde, kontrolden çıkacaktır.في البداية قد الدافع نحو التعصب والعنف أن تركز على الغرب،
Hoşgörü eksikliği ve vahşet en başta Batı'yı hedef alıyor olabilir ancak zaman içinde, kontrolden çıkacaktır.やがて西側諸国は関係なくなり 過激思想に向かう勢いは
İlgili Sayfalar