vahşet ile cümle
vahşet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Öteki filme göre daha diyalog ağırlıklı ve vahşetten uzaktır.לסיפור המבצר פן אחר, אכזרי לא פחות.
"Hükümetimiz Paris'te aniden gerçekleşen vahşeti kınıyor.הצבא נקרא לדכא מהומות בפריז.
Mesela Caenli bir Frank görgü tanığı, haşlama ve kızartma vahşetini rapor etmiş.ידוע כי אבנר יזם לפחות ויכוח פומבי אחד, ויכוח ויאדוליד.
Vahşet: Kanlı Kingden türemiştir.Планинския цар: Охладете кръвта си!
Körleme: Vahşetin yumuşatılmış biçimidir.Типична за тялото е издължената тънка форма.
Vahşetin Çağrısı, Amerikalı Jack London tarafından yazılmış bir romandır.Лунната долина (на английски: The Valley of the Moon) е роман от американския писател Джек Лондон.
Bütün Krynn büyük bir vahşete sahne olur.Žajbelj je vsestransko zelišče.
Bu arada köy içindeki vahşet hızla artmaya başlar.Šiuo metu rajonas sparčiai plečiasi Ukmergės kryptimi.
Tacitus'un aktardıklarına göre Vipsania, Agrippa'nın çocukları arasında vahşet sonucu ölmeyen tek çocuğudur.Tacituse järgi oli Vipsania Agrippa lastest ainuke, kes suri loomulikku surma.
"Hükümetimiz Paris'te aniden gerçekleşen vahşeti kınıyor.10. augustil puhkes Pariisis ülestõus, mis kukutas kuninga.
Bay Mohammad'in de dediği gibi, o vahşet öğretirdi ve vahşice öldürüldü.그리고 씨 무하마드 있다, 그 폭력을가 르 쳤 고 그 심하게 죽 었 다.
Bence en baştan beri çok açıktı. Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç.Acho que me apercebi desde o início... ...pela fúria e pela força bruta que utilizavam.
Bengazi sokaklarında vahşeti protesto eden on binlerce kişide,في عشرات الآلاف الذين ساروا ضد العنف في شوارع بنغازي؛
Bengazi sokaklarında vahşeti protesto eden on binlerce kişide,フェイスブックの写真をクリスの 写真に変えたリビア人の中に生き
Bize diyecekler ki, bu tür vahşetin arkasındaki sebepler çok karmaşık, ve bu doğru.どのような法律も 世界から悪を排除することはできず
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.Alors ils ont entrepris de faire de San Francisco une ville sans euthanasie.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.Also setzten sie sich das Ziel, aus San Francisco eine Stadt zu machen, in der keine Tiere getötet werden.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.Aşa că au pornit să facă San Francisco un oraş unde nu se omoară animale fără stăpân.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.Así que se propusieron hacer de San Francisco una ciudad sin sacrificios.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.A tak sa rozhodli, že urobia zo San Francisca mesto, kde sa nezabíja.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.A tak vyhlásili, že ze San Franciska udělají město bez zabíjení.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.Dus namen ze zich voor om van San Francisco een 'zonder moord'-stad te maken.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.Kemudian, mereka berencana untuk membuat San Fransisco sebuah kota tanpa-pembunuhan.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.그래서 이 두 사람이 나서서 샌프란시스코를 '동물 안죽이는 도시'로 만들기로 했습니다.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.Nekikezdtek hát, hogy San Francisco-ból egy ölésmentes várost kreáljanak.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.Postanowili więc uczynić San Francisco miastem bez zabijania.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.Så de bestämde sig för att göra San Francisco till en stad utan djurmord.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.Vậy nên họ đặt mục tiêu đưa San Francisco thành một thành phố 'không giết'.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.И они начали движение за то, чтобы сделать Сан-Франциско городом, где животных не убивают.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.И така, те решават да направят Сан Франциско град без убийства.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.Тож, вони поставили мету зробити Сан-Франциско містом, де не вбивають.
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.ליצור עיר שלמה שבה כל כלב וחתול,
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.لذلك عزموا على جعل سان فرانسيسكو مدينة بدون قتل
Böylece San Francisco'yu vahşetten arındırmak için bir hedef belirlediler.「殺害なし」の街にしようと行動を始めました 街全体で
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.Aujourd'hui, dans beaucoup de classes vous ne pouvez pas écrire à propos de choses violentes.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.En muchas aulas de hoy en día no se permite escribir nada que sea violento.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.I många klassrum idag får du inte skriva om någonting som är våldsamt.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.I mange klasseværelser idag er det ikke tilladt at skrive noget som helst om vold.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.In molte classi oggi è vietato scrivere cose violente.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.În multe clase de azi nu îți este permis să scrii ceva care este violent.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.In vielen Klassen heutzutage darf man über nichts schreiben, das Gewalt beinhaltet.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.오늘날 많은 교실에서는 폭력적인 것에 관한 어떤 글쓰기도 허용되지 않습니다.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.Nas salas de aula de hoje em dia não é permitido escrever nada que seja violento.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.Ngày nay, trong nhiều lớp học bạn không được phép viết bất kỳ điều gì mang tính bạo lực
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.Pada kebanyakan kelas saat ini, anak tidak diperbolehkan menulis dengan topik kekerasan.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.Számos iskolában nem írhatsz fogalmazást semmiről, aminek köze van az erőszakhoz.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.Tegenwoordig mag je op veel scholen niet schrijven over iets gewelddadigs.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.Ve spoustě tříd dnes není dovoleno psát o čemkoli, co má co společného s násilím.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.Σε πολλές τάξεις σήμερα δε σου επιτρέπεται να γράψεις για οτιδήποτε βίαιο.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.В много от днешните класни стаи не е позволено да пише за всичко, което може да се определи като насилие.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.Во многих школах сегодня вы не можете писать о чем-либо, связанном с насилием.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.У більшості шкіл заборонено писати про насилля.
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.בהרבה כיתות היום אסור לך לכתוב על שום דבר אלים
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.في الكثير من دور التعليم اليوم فالطفل لا يسمح له بأن يكتب اي شيء يتعلق بالعنف
Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız.書くことは認められていません テレビゲームに関するものも同様です
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.C'est un procédé très violent que peu de gens connaissent.
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.Das ist ein sehr brutaler Prozess, der kaum bekannt ist.
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.Đó là một quy trình dã man mà ít người biết.
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.Este un proces violent foarte puţin cunoscut.
Bu pek fazla bilinmeyen oldukça vahşet içeren bir durum.Es un proceso muy violento y poco conocido.
İlgili Sayfalar